Ana SayfaTürkiyeAhmet Davutoğlu, Bahçeli'ye Abant'tan cevap verdi: PKK'ya özlem duyan varsa Kırmızı Bülten...

Ahmet Davutoğlu, Bahçeli’ye Abant’tan cevap verdi: PKK’ya özlem duyan varsa Kırmızı Bülten ile aranan Osman Öcalan’ın devlet televizyonuna çıkarılmasına sessiz kalanlardır

Gelecek Partisi üç günlük Abant Kampı’nın sonuna gelirken Genel Başkan Ahmet Davutoğlu bir kapanış konuşması gerçekleştirdi. Davutoğlu, partisinin teşkilatlanma çalışmalarına değinirken dün kendisine “PKK’ya özlem duyan Serok Ahmet’ ifadeleriyle yüklenen Bahçeli’ye de yanıt verdi.

Büyük kongre Haziran’da

Yaklaşık iki aylık bir zaman zarfında 37 ilin kurcu il başkanını atadıklarını söyleyen Davutoğlu, “Dün son olarak Diyarbakır İl Başkan olarak Aydın Altaç’ı göreve getirdik.” derken, geri kalan 44 il başkanınını da bir ay içerisinde atanacağını söyledi. Ahmet Davutoğlu, büyük kongreyi de Haziran ayında gerçekleştirmeyi planladıklarını ifade etti.

Emeklilikte Yaşa Takılanlar

Türkiye’nin her meselesiyle ilgili olarak milletin sesi olmaya devam edeceklerini vurgulayan Ahmet Davutoğlu, “EYT konusu sadece bir ekonomi meselesi değil aynı zamanda bir adalet meselesidir.” dedi. Davutoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle son günlerde bir taraftan emeklilerin maaşları ile ilgili kesintiler yapılacağının söylenmesi çok ciddi kaygılar uyandırmıştır. Ekonomi birimimiz, Hazine ve Maliyet Politikaları başkanlığımız ve ekonomi ile ilgili birimlerimiz bütün bu gündemi takip edecekler ve inşallah en özgün bir modeli EYT başta olmak üzere kamuoyuyla paylaşacaklar.”

Bahçeli’ye ‘Serok Ahmet’ cevabı

Dün, MHP Grup Toplantısı’nda Ahmet Davutoğlu’na “PKK’ya özlem duyan Serok Ahmet” ifadeleriyle yüklenen Bahçeli’ye Davutoğlu’ndan cevap gecikmedi.

Ahmet Davutoğlu, “Her şeyden önce Sayın Bahçeli’ye geçmiş olsun diyorum. Allah şifa versin, sağlığına kavuşmuş olması ve tekrar bu sert konuşmalarıyla da olsa siyasetimize geri dönmüş olması bizi mutlu eder. Allah sağlık sıhhat versin.” derken, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ülkeye hizmetten başka hiçbir kaygı gözetmemiş bir vatandaş olarak ‘vatan haini’ gibi bir ifadeyle bana hitap edilmesini ne şahsım, ne Gelecek Partisi ne de Türkiye Cumhuriyeti’nin siyaset geleneği açısından kabul etmem mümkün değildir. Kim ihanet kelimesini dikkatsizce kullanmışsa o kelime daha sonra kendisine geri dönmüştür. Eğer elinde bir ihanet belgesi varsa bunu hukuki mercilere vermeli ve nerede hesap vermek gerekiyorsa bu hesabı vermeye hazırız ama kimse bir diğer siyasi lideri bu şekilde itham etmemeli. Terörle mücadele sürerken Diyarbakır ziyaretimde oraya toplanan on binlerce Diyarbakırlı’nın kullandıkları bir ifadeydi. O zaman da söyledim. Bu ülkede konuşulan her dil, bu ülkenin her kültürel özelliği hepimizin onurudur, haysiyetidir, saygı duyulması gereken zenginliğimizdir. Hiçbir dil tahkir edilemez, tahfif edilemez, hafife alınamaz. Hele hele bu topraklarda yaşayan vatandaşlarımızın bir kısmının kullandığı dil, kendi ana dilimiz gibi kutsaldır. Yunus Emre’nin güzel Türkçesi ile Feqiyê Teyran’ın güzel Kürtçesi kardeştir.”

Bahçeli’nin 7 Haziran’da sorumluluktan kaçındığına da değinen Davutoğlu, “Tam da o dönemde, daha 7 Haziran akşamı, ben hiçbir koalisyona girmeyeceğim diyen Sayın Bahçeli, koalisyon tekliflerimizi reddederek, terörle mücadele en sert şeklide sürerken Türkiye’yi hükümetsiz bırakma sorumsuzluğunu gösterdikten sonra, o zor günlerde bizim kabinemizde görev alma sorumluluğu gösteren Tuğrul Türkeş, hükümetimize katıldığı için Bahçeli tarafından MHP’den ihraç edildi.”

PKK’ya özlem yanıtı

Cumhuriyet tarihinin, PKK terör örgütüne karşı en kapsamlı mücadelesinin talimatını başbakan olarak kendisini verdiğini hatırlatan Ahmet Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “PKK’ya özlem diye bir itham varsa bu özlem ne zaman duyulmuştur biliyor musunuz? 23 Haziran’da İstanbul seçimleri öncesinde İmralı’dan mektup alındığında susulduğu zaman, Kırmızı Bülten ile aranan Osman Öcalan devletin televizyonuna çıkarıldığında sessiz kalanlar o özlemi duymuş olabilirler. Biz PKK’ya hiçbir zaman özlem duymadık yalnız Kürt vatandaşlarımıza özlemle sarıldık, sarılmaya devam edeceğiz.”

Şehitlerimiz bir yekun içinde yazılıp çizilecek rakamlardan ibaret değil

Dünyada bir tek şehidimizin olduğu bir ülkeyi bile ziyaret ettiğimizde önce şehitlerimizi ziyaret eder, sonra görüşmelere başlarım. Dünyada ziyaret etmediğim hiçbir şehitlik neredeyse kalmamıştır. Buna Myannmar’da mezarları kaybolan şehitlerimizin mezarlarını bulup mezar taşlarını diktirmek de dahil. Şehitlerimize saygıda kusur etmemeliyiz. Şehitlerimiz bir yekun içinde yazılıp çizilecek rakamlardan ibaret değil. O yüzden şehitlerimizi anarken birkaç gibi ifadelerle geçiştirilmemeli, isimleriyle anılmalı. Her birisi bu milletin kahramanıdır, bir ailenin kaybıdır, bir çınarın düşüşüdür. O yüzden şehitlerimizden bahsederken hürmetle, büyük bir mahviyet içinde şehitlerimizden bahsetmeliyiz. Eğer bir yerde şehidimiz varsa isimleriyle zikredilmeli, yad edilmeli, şad edilmeli. Libya’da bahsedildiği gibi birkaç şehidimiz ifadesi doğru bir ifade değildir.

Yürüyerek gelmeyi de biliriz

Konya Valiliği’nin geçtiğimiz günlerde bir genelge yayımlayarak getirdiği konvoy yasağına da değinen Gelecek Partisi lideri Ahmet Davuotğlu, “Bütün Anadolu’yu adım adım dolaşacağız, önümüzdeki üç ay içinde, size söz veriyorum. 81 vilayetmize de gideceğiz. Adım atmadığımız, toprağına basmadığımız vilayetimiz kalmayacak.” dedi. Konvoy yasağına gönderme de bulunan Davutoğlu, “Birçok yerde konvoy yasakları başlayabilir ama olsun biz yürüyerek gelmeyi de biliriz Allah’ın izniyle.” sözleriyle konuşmasını noktaladı.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,706TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri