Ana Sayfa Türkiye : Koronaya yakalanan aile hekimlerinin maaşı kesilmesin, kesilen maaşlar iade edilsin

Ahmet Davutoğlu: Koronaya yakalanan aile hekimlerinin maaşı kesilmesin, kesilen maaşlar iade edilsin

Davutoğlu, aile hekimlerinin sorunlarını gündeme getirdi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı , partisinin Kayseri 1. Olağan Kongresi’nde konuşarak gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Pandemi sürecine dair yorumlamalar yaparak aile hekimlerinin yaşadığı mağduriyete de değinen Davutoğlu, fedakarca çalışarak pandemi sürecinde hizmet veren fakat koronaya yakalanıp karantinada kalınca maaşı kesilen aile hekimlerine maaşlarının ödenmesini, şu ana dek kesilen maaşların da iade edilmesini istedi.

konusunun adalet içerisinde ele alınması gerektiğini dile getiren Davutoğlu, “Filyasyon ekiplerine ve hastanelerde çalışan personellere ödenen ek ödemelerde hiçbir performans sistemi uygulanmayıp neden aile hekimlerine uygulandığı da merak konusudur” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu’nun konuşmasından ilgili bölüm şu şekilde:

Sağlık çalışanları arasında istifa oranlarındaki artış, tükenme noktasına gelmenin en önemli göstergelerindendir.

Hastane yöneticileri ve üniversite öğretim üyeleri hastane doluluk oranlarının %100 lere ulaştığını ifade ederken bakanlığın farklı veriler sunmasını anlamak mümkün değildir.

Daha verilerde anlaşamayan bir kriz yönetiminde başarı nasıl beklenebilir?

Burada temel mesele sağlık gibi hayati bir konunun siyasetin psikolojisine ve ekonominin çıkar perspektifine kurban edilmiş olmasıdır.

Gelecek Partisi olarak en başından söylediğimiz gibi eğer 200 milyar liralık parasal ve mali genişleme birkaç şirkete peşkeş çekileceğine işçiye, esnafa, çiftçiye ve turizm başta olmak üzere kritik sektörlere hibe olarak aktarılmış olsaydı yaşanan bütün bu çelişkiler yaşanmazdı.

BİLİM KURULU’NU SÜRECE DAHİL ETMEK ZARURİDİR

Pandeminin daha fazla can almasını önlemek, sağlık çalışanlarını mevcut tükenmişlikten kurtarmak ve sağlık sisteminin çökmesinin önüne geçmek için derhal Bilim Kurulu’nu aktif olarak sürecin içine dahil etmek zaruridir.

Nihai karaların Bilim Kurulunca değil siyasilerce verildiğini söylemek görünüşte doğru gibi gözükse de bilime, akla ve tecrübeye dayalı basirete sahip olmayan siyasilerin olduğu bir ortamda böylesi bir durum Bilim Kurulu’nu siyasetin aracı haline getiren bir tiyatronun oynanması anlamına gelir.

AİLE HEKİMLERİ KONUSU ADALET ÖLÇÜSÜNDE BİR KEZ DAHA ELE ALINMALI

Burada sizlere bu sürecin mağdurları arasında yer alan aile hekimlerinden yükselen feryadı paylaşmak istiyorum ki sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu psikoloji doğru anlaşılabilsin.

  sürecin en başından beri, sınırlı ekipman ve destekle aile sağlığı merkezlerinde, koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında; Bebek izlem ve aşılama, gebe izlem ve takip,   kronik hastalığı olan ve 65 yaş üstü yaşlı nüfüsa  yönelik  aşılama, okul aşılamaları ve muayene dahil asli birinci basamak hizmetlerini aksatmadan yerine getirmiştir.

Pandemi nedeniyle hizmet veremeyen hastane ve diş hekimliği polikliniklerinden aile hekimlerine  akın eden hastaların muayene hizmetlerini, semptomatik ve şüpheli vakalarla hergün temas riskine rağmen  ellerinden geldiğince yapma gayretinde olmuşlardır. 

PCR test yapılan yüzlerce hastanın karantina sürecinde rapor talepleri ile uğraşırken, her gün artan vaka ve temaslı hasta listelerini telefonla arayarak takiplerini yapmışlardır. Bunun yanında evde takip edilen hastaların tüm eksiklerini tamamlama yolunda yoğun emek sarfetmişlerdir.

Son derece riskli süreçlerde bu çabaları gösteren aile hekimleri kendileri koronya yakalanıp karantinada kaldıklarında maaşları kesilmektedir.

Şimdi daha geçen gün adli yılbaşı dolaysıyla adalet hakkında nutuk atan ve ayetler okuyan Cumhurbaşkanına ve sağlık çalışanlarını korumakla yükümlü Sağlık Bakanına soruyorum: Bu nasıl bir adalet anlayışı ve nasıl bir vicdandır?

Burada aile hekimlerinin haklı taleplerini dile getiriyorum ki bu konuyu adalet ölçüsünde bir kez daha ele alsınlar:

-Hastalanan meslektaşlarının maaşı kesilmesin, kesilenler iade edilsin 

-Pandemi süreçinde hayatını kaybeden arkadaşlarına şehitlik statüsü tanınsın ve geride kalan evlatları devlet güvencesine sahip olsun

-Özlük haklarında düzenleme yapılsın, aile hekimleri yalnız bırakılıp ötekileştirilmesin

-Sağlıkta şiddet konusunda samimi caydırıcı önlemler alınsın

-Hastanelerde olduğu gibi 182 ve mhrs üzerinden zorunlu randevu sistemi ile hasta kabulüne geçilsin

-Saha da motivasyon kaybına yol açan bütün sağlıkçılara verilen ek ödemeden geriye dönük aile sağlığı çalışanları da yararlansın, üvey evlat muamelesi görmesin

-Yazılı basın yayın organlarında ve  görsel medya da yeralan, sağlıkçıya şiddeti teşvik eden, itibar suikasti düzenleyen yanlı haberlere karşı gereken önlemler alınsın.

Bu talepler ortada iken yayınlanan yönetmelikle bir kez daha gördük ki; Aile Hekimlerinin talepleri, tek bir noktaya indirgenip, medyaya servis edilerek, samimiyetsiz, sahanın beklentilerinden uzak, sadece kamuoyu algısı oluşturmayı amaçlanmıştır.

Bu yönetmelik Aile Sağlığı Merkezlerinde iş barışını bozacak, Aile Hekimi ile Aile Sağlığı Çalışanlarını ve diğer personelini maddi yönden birbirine düşürecek bir bombadır.

Adalet ve eşitlik ilkesi ile bağdaşmayan, pandemi başlangıçından bu yana sergilenen emekleri hiçe sayan ve şarta bağlayan bir yönetmelik çıkarılmıştır.

Aile hekimleri call center  değildir. Hekimlik onuruna yaraşır şartlarda hizmet vermeleri şarttır.

Ek ödeme alan hiçbir sağlık çalışanının yada kamu memurunun ne kadar aldığını bu zamana kadar rakam olarak ifade etmezken aile hekimlerinin çoğunun alamayacağı üst rakamı herkes alacakmış gibi ifade ederek , vatandaş gözünde çok para veriyoruz algısı oluşturulmuştur.

Herşeyi propaganda ve şov aracı haline getiren iktidar için bu tutum hiç de şaşırtıcı değildir.

ADALETSİZLİKLERİN TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Ayrıca ;  filyasyon ekiplerine ve hastanelerde çalışan personellere ödenen ek ödemelerde  hiçbir performans sistemi uygulanmayıp neden aile hekimlerine uygulandığı da merak konusudur.

Hatta hiçbir şekilde filyasyon ekibinde çalışmamasına rağmen, sırf ek ödeme alsın diye  isimleri bu listelere yazılan çalışanlar olduğunu duymaktayız.

Adalet, eşitlik ve objektiflik kriterinden yoksun iktidar için bu tutum da şaşırtıcı değildir.

Aile hekimlerinin şikayetleri aslında iktidara hakim zihniyetin yansımalarıdır.

Bu haberler doğruysa hem bir nepotizm hem de bu salgını istismar eden en rezil bir yolsuzluk söz konusudur.

Savaş şartlarında bir taraftan vatan evlatları şehit düşerken diğer taraftan karaborsacılık üzerinden savaş zengini olmak nasıl alçakça bir vatan ihaneti ise salgın dolayısıyla ihaleler veya çalışmadan haksız kazanç üzerinden rant sağlayanlar da bu savaş zenginleri kadar alçakça bir suç işlemektedirler.

Sağlık bakanlığının ve ilgili devlet birimlerinin bu konuda harekete geçmeleri hem hukuki hem de ahlaki bir sorumluluktur.

Bütün bu adaletsizliklerin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Takip Et

20,530BeğenenlerBeğen
17,623TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Davutoğlu: Yüzde 49.5 oy almış Başbakan’ı neden istifa ettirdiğini Erdoğan’a sorarsınız

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Habertürk’te soruları yanıtladı. Davutoğlu Mehmet Akif Ersoy’un moderatör olduğu programda Nihal Bengisu Karaca, Afşın Yurdakul ve...

Türkiye’nin Suriye operasyonlarında FETÖ parmağı vardı! Ahmet Davutoğlu Habertürk’te gündemi sarstı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Habertürk'te soruları yanıtladı. Davutoğlu Mehmet Akif Ersoy'un moderatör olduğu programda Nihal Bengisu Karaca, Afşın Yurdakul ve...

Cemal Enginyurt CHP’ye mi geçiyor?

MHP'den AK Parti'yi eleştiren sözleri nedeniyle ihraç edilen Cemal Enginyurt, CHP'den teklif aldığını açıkladı. İYİ partiye geçmeyeceğini dile getiren Enginyurt, CHP’den...

Adil Gür’ün tansiyon düştü Habertürk yayını kesti

Habertürk canlı yayınında ilginç anlar yaşandı. Ünlü yorumcu canlı yayında rahatsızlandı. Habertürk o anlarda apar topar yayını kesti. Türkiye’nin Nabzı programında tansiyonu...

Editörün Seçtikleri

3 kişinin öldüğü uçak kazasında yeni karar

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 5 Şubat’ta gerçekleşen ve 3 kişinin öldüğü, 180 kişinin de yaralandığı uçak kazası hakkında mahkemeden yeni bir karar geldi.

O caddenin ismi artık Azerbaycan!

İstanbul’da Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Cendere Caddesi’nin adı, Sarıyer Belediye Meclisi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin aldığı ortak kararla Azerbaycan Caddesi olarak değiştirildi.

Ekonomi yönetimine hashtagli tepki: #BıktıkYalanlarınızdan

Vatandaşın alım gücünün her geçen gün azaldığı, işsizlik oranlarının arttığı, Dolar’ın 8 liraya dayandığı, Euro’nun 9 lirayı aştığı mevcut ekonomik ortamda, hükümet cephesinden peş...

Dolar benim için hiç önemli değil diyen bir Hazine Bakanımız var artık: Berat Albayrak

Karar gazetesinden Taha Akyol, Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı 3 yıllık ekonomi programı hakkında yazdı. Programda çelişkili rakamlar olduğunu belirten Taha Akyol,...

Nimet Bolluk, 81 ilden kadınlarla bir araya geldi

Gelecek Partisi Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Nimet Bolluk, Ankara Congresium'da Türkiye Kooperatifler Fuarı'na katıldı. Türkiye'nin 81 ilinden gelen...