Ana SayfaTürkiyeAhmet Davutoğlu Manisa'da konuşuyor: ABD ile anlaşma doğru olmuştur

Ahmet Davutoğlu Manisa’da konuşuyor: ABD ile anlaşma doğru olmuştur

Yeni parti kurma hazırlığındaki Ahmet DavutoğluManisa Dostlar Platformu’nun davetiyle Manisa’da.

Ahmet Davutoğlu Manisa’da önemli açıklamalarda bulunuyor…

Sultan devletimizin, sultanlarımızın feyz aldığı, istiklal harbimizin dirilişinin başladığı aziz Manisa’nın aziz insanları hepimizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Bu şehrin toprağından, suyundan, maneviyatından feyz aldık. Nice şehzadeler Manisa’dan aldıkları ilhamla hükmettiler.

Bugün biz de Manisa’ya bir fidan dikmeye geldik. Toprağına güvendiğimiz, ilminden feyz aldığımız Manisa’ya bir fidan dikmeye geldik

Bu fidanın kökleri bu toprakların binlerce yıllık geçmişine gider.

Sağlam toprağa sağlam fidanlar dikmeyi bize nasip eylesin.

Her şeyden evvel barış pınarı harekatında şehit olan askerlerimize, özgür suriye ordusu mensuplarına rahmet diliyorum. Onlar da suriyede bir barış fidanı dikmek için yola çıktılar.

Suriye meselesi

Suriye bizim doğal uzantımız olan kardeş topraktır. Orta doğu coğrafyasını kardeşten ayırarak bölen hain plan yüz yıl önce kardeş toprakları birbirinden ayırdı.

Suriye en zor zamanlarında Türkiye’yi yanında buldu. Gerek Abdullah Gül’ün gerek Erdoğan’ın özel temsilcisi olarak gittiğimde Suriye ile ilişkileri en üst düzeye çıkarmak için büyük çaba sarf ettim. Suriye Lübnan ile ilişki yaşadığında, dünya Suriye’ye ambargo uyguladığında biz yanlarında durduk. Engelleri aşmaya çalıştık.

2008’de İsrail – Suriye görüşmelerini yöneten kişi oldum.

2009’da Suriye ile Irak birbirine savaş ilan etmek üzereydi nerdeyse. Irak ile Suriye arasında barış unsuru olarak onlarca kez Bağdat ile Şam arasında seyahatlerde bulundum. Aralarına bir hançer saplanmasın diyeydi bu ziyaretler.

O zamanlar sınırları da kaldırdık, vizeleri de kaldırdık. Birileri bunlardan rahatsız oldu.

2010’da Arap Baharı’nın hemen öncesinde Türkiye, Suriye, Lübnan, Ürdün dörtlü serbest vize havzasını kurduk. Ufkumuz açıktık, berraktı. Suriye yönetimiyle o zaman karşılıklı güven ilişkisinde her yıl birkaç kez görüşüyorduk. Barışın ihdası için Türkiye – Suriye ilişkilerini omurga yaptık.

Sonra kışa dönen bir Arap Baharı başladı. Ortadoğu halkları kendi onurları için Mısır’da, Tunus’ta, Yemen’de gençler ayağa kalktı. Biz bu dalganın Suriye’ye ulaşmaması için çok çaba sarf ettik.

2011 Nisan’ında Suriye’ye gittiğimde olaylar yeni başlamıştı. O zaman Beşar Esad’dan özel olarak yaptığımız görüşmede 3 talepte bulunmuştum kendisinden.

Ne olur bu orduyu kendi insanlarınıza karşı kullanmayın demiştim. Güvenlik ihtiyacınız varsa Türkiye size polis gücünüzü güçlendirmek için gerekli desteği verir. Türkiye’yi Ortadoğu’daki Kürt kardeşlerimize karşı getirmek isteyenlere karşı söylüyorum. Bu görüşmeyi yapan dışişleri bakanı olarak. Hayatını, zihnini vakfetmiş olan bir insan olarak söylüyorum. İkinci talebimiz Suriye’de yaşayan Kürt kardeşlerimize vatandaşlık haklarının verilmesiydi.

Üçüncü mesele de reformdu.

Bir Ramazan günü 6 buçuk saat kendisiyle konuştum. Bütün bunlar devlet kayıtlarımızda var. En ince detaylarına kadar kayıt altına alınmıştır. 13 maddelik bir plan yaptık. Kardeş topraklarda kan akmasın diye 6 buçuk saat görüştük. 

ABD ile anlaşma doğru olmuştur

Herkesi vicdani bir muhasebe çağırıyorum. O zamanlar güvenli bölge didiğimizde bizi eleştiriyorlardı. Bize saldırmak serbest. 

Bundan sonra sorulan her soruya cevap vereceğiz. Bundan sonra yapılan her eleştiriyi dinleyeceğiz.

Dünkü anlaşma doğru olmuştur. Başlayan ateşkesle birlikte güvenlik sağlandıktan sonra bütün güvenli bölge içinde etkin bir sivil yönetim olmalıdır. 

Ne Amerika vardı ne Washington vardı

Türkiye politikasında 5 kanatı olmalı Huma kuşu gibi. Avrupa Birliği kanadı bunlardan biri. Derhal Avrupa Birliği ile müzakereler en kararlı şekilde sürdürülmeli. Vize muafiyeti ve Gümrük Birliği Anlaşması revize edilmeli. Bu kanat canlandırılmalı.

Rusya-Avrasya bağlamında. Asya’da etkinliğimiz güçlendirilmeli. 

3. kanat. Her Gün borsa gibi iniş çıkış gösteren ABD ilişkileri doğru zemine oturtulmalı. ABD ile olan ilişki iki eşit ülkenin ilişkisi gibi olmalı. Trump’ın Sayın Cumhurbaşkanı’na gönderdiği mektup bir yüz karasıdır. Bu mektup ABD’ye iade edilmelidir. Hiçbir şey bu mektubun devlet arşivinde bulunmasını meşru göstermez. Operasyonu Türkiye kendi iradesiyle yapmıştır. Trump’a ders vermek ya da mektuba cevap vermek için değil. ABD’ye başvurarak bu mektubu geri çekmeleri talep edilmelidir.

Trump bir açıklama daha yaptı.İngilizcesini duyduğumda tüylerim diken diken oldu. İki çocuk birbiriyle kavga ederlerse bırakın kavga etsinler… Amerikalıların öğrenmesi gereken gerçek şudur. Türkiye Cumhuriyeti nevzuhur bir devlet değildir. Çocuk ifadesini böyle aziz bir devlete karış kullanmak mutlaka cevap gerektiren bir tutumdur. Cihanı yöneten, sultanları yetiştirirken ne Amerika vardı ne de Washington vardı.

Tweeti Trump’ın şahsi hezeyanı olarak görebilirsiniz. Bir evrak ABD mührüyle bize ulaştırılmışsa bunun mutlaka cevabının verilmesi gerekir.

Bizi Ak Parti’nin eksikleri değil yeni partimizin doğruları ilgilendiriyor

22 Nisan’da bir manifesto yayınladık. Bir istişare süreci başlatmış olsalardı AK Parti’yi ayakta tutacak görüşlerimizi ifade ederdik. Ama böyle yapılmadı. İhanetle, bölücülükle muhatap edildik. Bu da yetmedi en sonunda Sakarya konuşmasından sonra ihraç istemiyle karşılaştık. Çok yüreğim yandı, yüreğim acıdı. Ve istifa etme kararı aldım.

Değerli arkadaşlarım şu an bizi AK Parti’nin eksikleri değil bizi yeni hareketimizin doğruları ilgilendiriyor.

Parti programı ve tüzük yazımı için kapsamlı heyetler oluşturuldu ve çalışmalar sürdürülüyor. Her kesimden herkesle istişare yaptık. Tabii bizimle konuşmaya yüreği olanlarla…

İlk hedefimiz, ilk düşüncemiz toplumsal psikolojideki korku duvarını aşmak. Karamsarlık ve korku yerine ümit ve heyecanı ayağa kaldırmak. 

İkincisi yeni bir siyaset dili geliştirmek. Dışlamayan, tahkir etmeyen, hakaret etmeyen, zarafeti terk etmeyen bir siyasi söylem. 

Yeni bir siyaset vizyonu geliştirmeliyiz.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde ittifaklar sistemi başladı. Aslında ben yeni bir tabir kullanmayı tercih ediyorum. Türkiye’de ittifaklardan oluşan iki kutuplu bir soğuk savaş dönemi var. Siyaset münazara ister, istişare ister. Ama karşılıklı korkulara, önyargılara dayalı iki kutuplu bir siyaset Türkiye’yi darboğaza sokar.

Soğuk savaştan dünya fayda görmedi ki Türkiye görsün. Biz bu daralmış siyasetin önünü açacak şekilde özgün, ilkeli bir siyasi vizyonu hayata geçireceğiz inşallah.

Üzerinde çalıştığımız parti programı bu arayışın yansıdığı bir program olacak. Ortak aklı, demokratik katılımı teşvik eden bir tüzük olacak. Hem merkezde hem Türkiye sathındaki bütün dostlar Türkiye’nin her kesimini temsil ediyor olacak. Hiçkimse dışlanmış olmayacak. Herkesi kuşatacağız ama ilkelerimizde sabit olacağız. Ayaklarımız bu toprağa basacak.

Biz buraya bir fidan ektik. Bu fidanın dalları, kolları bütün insanlığa ulaşabilecek şekilde evrenseldir. Dışişleri bakanı olduğumda Atatürk’ün bir talimatını dile getirmiştim. Hattı diplomasi yoktur sathı diplomasi vardır. O satıh bütün dünyadır. Ben de diyorum ki hattı siyaset yoktur sathı siyaset vardır. Orası da bütün dünyadır.

Allah bizleri yürekleri barıştıranlardan eylesin. Düşmanlıkları değil dostlukları baki kılanlardan eylesin. Dışlayanlardan değil kucaklayanlardan eylesin. Geçmişin hataları üzerine bir gelecek kuranlardan değil geçmişin mirası üzerine parlak bir gelecek inşa edenlerden olsun. Yolumuz açık olsun.

Davutoğlu şehitliği ziyaret etti

Eski başbakan Ahmet Davutoğlu ve beraberindeki heyet bugün Manisa’da şehitliği ziyaret ettiler.

Şehitlikte dua eden mezarlara gül bırakan Davutoğlu’na yakın ekibinden Selçuk Özdağ, Abdullah Başçı, Nedim Yamalı ve Selim Temurci gibi isimler de eşlik etti.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,923TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz