Ana Sayfa Türkiye Ahmet Davutoğlu: O eskiden ‘one minute’ dediği zaman dünyanın dikkatini çeken Erdoğan...

Ahmet Davutoğlu: O eskiden ‘one minute’ dediği zaman dünyanın dikkatini çeken Erdoğan yok, ‘Bu can bu tendeyken Rahip’i vermem’ dedikten birkaç ay sonra Rahip’i veren Erdoğan var

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Karar TV’de Elif Çakır ve Taha Akyol’un konuğu oldu. Davutoğlu; Dış politikadan ekonomiye, erken seçim tartışmalarından KHK’lılara kadar birçok konuda görüşlerini paylaşırken Erdoğan ve Bahçeli’ye de sert eleştiriler yöneltti

Davutoğlu’nun konuk olduğu Gündem Özel programından öne çıkan satır başları şöyle:

Ülkeyi yönetiyor olsaydım alternatif aşıların tümüyle ilgili bilimsel çalışmaların hepsini toplar değerlendirme yapardım ama aşı gibi toplumsal sağlığı doğrudan ilgilendiren bir hususta demokratik süreçlerin işlediği ülkelerdeki çalışmalara öncelik verirdim. Çin aşısına çok güvenle bakamıyorum. Nihayet Çin, bütün bu bilimsel çalışmaları tekelinde yürüten bir ülke. Bireysel özgürlükler konusunda demokratik ve şeffaf denetim süreçlerinden geçmemiş bütün sonuçlara biraz daha teenni ile yaklaşırdım.

Çin ile ilgili Kanal İstanbul beklentisi

  • Son dönemde Çin’e dönük özel bir kayırmacı ve hiçbir sorgulama olmayan bir yaklaşım var. Dolayısıyla bu bir güven ortamı oluşturmuyor. Son dönemde iktidar sahipleri, bir karar alırken en önemli kriter şu: İçerideki gücümüzü nasıl konsolide ederiz. İkincisi, buradan bize bir kaynak akar mı? Bize derken ülkeye kaynak akması başka, kendilerine yakın şirketlere bir kaynak akması ayrı bir şey. Çin ile ilgili beklenti Kanal İstanbul’un yapılması üzerine bir kaynak gelecek şeklinde hatta Kanal İstanbul yakınlarında belli alanların Çin’e bırakılarak bunun yapılacağı gibi tezler işlendi ki; bu ulusal egemenliği de ekonomik rantabiliteyi de yok eder.

Uygur Türkleri’ne yönelik asimilasyona sessiz kalınması

  • Türkiye’den Çin’e tren yolu son derece doğru bir projedir. Dışişleri Bakanı ve Başbakanken de destekledim şimdi de destekliyorum. Orta Asya’dan Batı Asya’ya gelecek her yok bizim için faydalıdır. Türkiye buna destek vermeli. Ama buna destek verirken ‘Batı Çin’ diye adlandırdıkları Doğu Türkistan’ın sömürgeleştirilmesi üzerine yürüyen bir politikaya asla cevaz verilmemeli. İnsan hakları bağlamında da bütün dünya oradaki asimilasyona, soykırıma varan uygulamalara Türkiye’den ses çıkmaması önce AK Parti’nin sonra Erdoğan’ın bütün mirasının iflasıdır. Türkiye Cumhuriyeti açısından da ileride, aynen Fransa’nın Cezayir’deki politikaları nedeniyle sessiz kalması sebebiyle Özal’ın özür dilemesi gibi gün gelip birileri Türkiye’nin Uygur meselesinde sessiz kalmasından dolayı özür dileyecektir. Bir taraftan Aras nehriyle ilgili şiir okuyacaksınız ki; Azerbaycan meselesindeki politika doğrudur. Öbür taraftan Doğu Türkistan’dan Tibet’e, Himalayalara o dağları aşıp da Tayland’a, Malezya’ya inen Uygurların haklarını yok sayacaksınız.

CAATSA yaptırımları

  • İktidar kim olursa olsun Türkiye’ye dönük bir yaptırım uygulanırsa biz o iktidarın yanında bu yaptırımların karşısında net tutum takınırız. Bu tartışılmaksızın benimsediğimiz bir ilkedir ama bu yaptırımlara sebep olan dış politika anlayışını da ayrıca eleştiririz. Takip edilen dış politika rasyonel bir dış politika değil kişisel ilişkilere dayanmış bir politika. Trump gibi dengesiz bir kişi size ‘aptal olma’ diye bir mektup yazabilmiş ve siz de buna tepkisiz kalmışsanız bu sizin kırılganlığınızı gösterir.

‘One minute’ dediği zaman dünyanın dikkatini çeken Erdoğan yok. ‘Bu can bu tendeyken Rahip’i vermem’ dedikten birkaç ay sonra Rahip’i veren Erdoğan var!

  • Maalesef Washington’da, Brüksel’de, Moskova’da, Pekin’de oturanlar Erdoğan’ı artık çözdüler. Hangi şartlarda ne taviz vereceğini biliyorlar. O eskiden ‘one minute’ dediği zaman dünyanın dikkatini çeken Erdoğan yok. ‘Bu can bu tendeyken Rahip’i vermem’ dedikten birkaç ay sonra Rahip’i veren Erdoğan var.
Ahmet Davutoğlu: O eskiden ‘one minute’ dediği zaman dünyanın dikkatini çeken Erdoğan yok, ‘Bu can bu tendeyken Rahip’i vermem’ dedikten birkaç ay sonra Rahip’i veren Erdoğan var 1 – IMG 0867

Siyasi partilerin kapatılması ona oy veren kitlelerin sisteme güvenlerini kaybetmesi demektir

  • Siyasi partilerin kapatılmasına esastan karşıyım. HDP ile siyasi anlamda anlaşmamız mümkün değil, terörle arasına mesafe koymadıkça… Ama ben bu mücadeleyi Diyarbakır sokağında veririm, Batman sokağında veririm. Bu bir siyasi mücadeledir. Diyarbakır, Batman, Van, Silopi sokağına inmeyip Ankara’da HDP’yi kapatmak üzerinden kendi kitlelerini konsolide etmeye çalışanlar teröre en fazla primi vermiş olurlar. Siyasi partilerin kapatılması yöneticilerin cezalandırılması değil sadece. Bir müddet sonra ona oy veren kitlelerin cezalandırılması anlamına gelir. Bir süre sonra o kitleler sisteme olan güvenlerini kaybederler. O kitleler ya terör örgütünün propagandasına açık hale gelirler ya da apolitik bir şekilde kenarda beklemeye başlarlar.

Bahçeli’nin iki yüzlülüğü!

  • Burada da iki yüzlülük şurada: Aynı Bahçeli ve milletvekilleri Meclis’e gidiyorlar. HDP ile yan yana oturuyorlar. Sonra gidip İç Anadolu’da ve Karadeniz’deki bu konuda kaygılı seçmeni tahrik etmek üzere konuşuyorlar. Cumhur İttifakı iki yerde oy kaybediyor; Doğu ve Güneydoğu’da oy kaybediyorlar. Artık orada Gelecek Partisi ve HDP var. Yıllardır devlet bekası diyerek İç Anadolu ve diğer havzalardaki oylardan kopuyorlar. Şimdi buna karşı tekrar bir hamaset uyandırmak tekrar bir düşman yaratmak… Eğer bu konuda samimilerse gitsinler alanda siyasi mücadele yapsınlar. Onu da yapmayacaklar, bunu yapanların önünü kesecekler. Bu teröre verilen en büyük destek haline geliyor zamanla.

Vize muafiyeti ve mülteci sorunu

  • O zaman biz Sayın Merkel ile hem mülteci sorununu çözmek hem de vize muafiyetini getirmek yönünde adım attığımız zaman Alman ajanı durumuna düşürüldük bazı çeteler tarafından. Sayın Merkel 23 Nisan’da Türkiye’ye geldiği zaman bu konuda mutabık kalmıştık ve Haziran ayında kesinlikle çıkacaktı vize muafiyeti. Bize karşı yürütülen bazı operasyonların arkasında da aslında bunun net olarak ortaya çıkması vardı. Halbuki Sayın Cumhurbaşkanı bunu sahiplenseydi bu onun başarısı olacaktı. Sayın Merkel ile Sayın Hollande ile AB temsilcileriyle Haziran ayında bütün ülkelerin parlamentolarından geçmesi konusunda mutabakata varmıştık ama birileri bunun Türkiye’ye değil de şahsen başbakan olarak bana dönük bir başarı olarak görüleceği kaygısı… Bir kısmı Türkiye’nin demokratikleşme çabalarına engel olması bir de FETÖ’cü unsurların kendilerince hazırlık içinde olduğu 15 temmuz kalkışmasına engel olarak gördükleri için engellendi.

Erdoğan, damadının adını ağzına almıyor!

  • Sayın Erdoğan, şu an kendi damadının adını ağzına almıyor. Şimdi Naci Ağbal ile Lütfi Elvan’ı mı koruyacak… Bu insanlar susmamalı, Erdoğan bu insanlara da ‘faizci’ demişti. Eğer Merkez Bankası bilançosunu görüp de bir sonuca ulaşamıyorsanız, bu vahim bir tablodur. Bilançoyu anlamak için yardım alınıyorsa, başbakanlık da yapılmaz kusura bakmayın.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Yargı bağımsızlığı

  • Türkiye’de mülkiyet hukuku ciddi bir tehlike altında. Sözleşme hukuku da öyle. Türkiye’de adeta çölleşti, sorunlarımız hem hukuki hem de ekonomik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, anti-demokratik bir yapı. Bu sistem asla revize edilemez, çünkü demokratik bir başkanlık sistemi değil. Her şey yürütmeye tabi. Hukuk evrenseldir ama hukuku kontrol etmeye çalışıyorlar. İnsan temelli olmayan bir hukuk yaklaşımı olamaz. Her şey hukuk ile ilgili… Ocu ya da bucu hakim-savcılar olmayacak.

Takip Et

20,356BeğenenlerBeğen
17,675TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Gelecek Partisi’nden video: Sahi, “faiz lobisi” demişken…

Gelecek Partisi, resmi sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı video ile büyük ses getirdi. Hükümetin dolar cinsinden yüzde 4,90 ve...

DEDAŞ, Batman’da 85 yaşındaki kadın ve engelli oğlunun oturduğuı evin elektriğini kesti

DEDAŞ, kaçak elektrik kullandığı öne sürülen 85 yaşındaki engelli kadının elektriklerini kesti. Kaçak elektrik kullandığı nedeniyle 5 bin 500 TL para cezası...

Ankara’yı sarsan iddia! Bahçeli’den AK Parti’ye Hulusi Akar baskısı

Korkusuz gazetesinin deneyimli kalemi Ahmet Takan, dün ilginç bir iddia kaleme aldı. Takan'a göre Devlet Bahçeli, Hulusi Akar'ın Cumhurbaşkanlığı yardımcımcılığına getirilmesi için büyük çaba...

CHP, belediyelere uygulanacak bütçe kesintisine sert tepki gösterdi

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre belediyelerin genel bütçe gelirlerinden aldıkları payların kesinti oranları artırılırken CHP'den karara ilişkin sert tepki geldi.,

Editörün Seçtikleri

Manchester City Aston Villa maç özeti izle

Manchester City Aston Villa maç özeti izle. Manchester City Aston Villa YouTube özeti izle. İngiltere Premier Lig'de zirveyi kovalayan City, orta sıralardaki Aston Villa'yı...

İrfan Fidan’ın AYM üyeliğine getirilmesine Gelecek Partili Selim Temurci’den tepki

Yargıtay üyesi İrfan Fidan, önceki gün yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Anayasa Mahkemesi (AYM) üyesi olarak atandı. 27 Kasım'da Yargıtay'a...

Karamollaoğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Selçuk Özdağ eleştirisi

Haftalık basın toplantısında Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yapılan saldırıyı gündeme getiren Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuda açıklama yapmamasını eleştirdi, şaşırdıklarını...

Nabil Dirar’ın yeni adresi belli oldu

Fenerbahçe'nin Faslı sağ kanat oyuncusu Nabil Dirar, BB Erzurumspor'la anlaşmaya vardı. Erzurumspor, Fenerbahçeli Nabil Dirar'ın yanı sıra 27...

Çukur Selen öldü mü? İrem Sak Çukur’dan neden ayrıldı

Çukur dizisinde İrem Sak ölerek diziye veda etti. İrem Sak'ın hayat verdiği Selen karakteri bu akşam Çukur'a veda etti. Çukur 4. sezon 20. bölümde...