Ahmet Davutoğlu'ndan FETÖ'nün siyasi ayağı konusunda hodri meydan

Ahmet Davutoğlu, dün gece katıldığı Ufuk Karcı ile ‘Cesur Samimi Gelecek’ programında kendisine ve gündeme ilişkin merak edilen soruları yanıtladı.

Üç bölümden oluşan programda sokak röportajlarından ve sosyal medyadan gelen soruları da yanıtlayan Davutoğlu, son günlerde sıkça tartışılan FETÖ’nün siyasi ayağı meselesine de değindi. Moderatör Ufuk Karcı’nın Perinçek FETÖ’nün siyasi ayağı olarak sizi işaret etti, kimdir efendim bu FETÖ’nün siyasi ayağı sorusunu şöyle yanıtladı.

75 sayfa cevap verdim daha sonra kitap olarak yayımladım

Önce şunu söyleyeyim, FETÖ’nün siyasi ayağı önemli her türlü araştırma yapılsın. Zaten FETÖ ile ilgili bir Meclis komisyonu oluştu. O Meclis komisyonuna en üst düzeyde cevap veren tek siyasi benim. Bakılsın Meclis Komisyonu’na kimler cevap verdi. Öncesinde ya da sonrasında görevde olanlar arasında en net ve kapsamlı cevapları benim verdiğim görülür. Hatta ben cevap verirken bazı tecrübeli siyasetçiler ‘Efendim bunlar sorulur ama bunlara bu kadar cevap vermeniz gerekmez’ dediği zaman, ben, ‘Muhatabım Türkiye Büyük Millet Meclisi. Türk Milletinin nihai egemenlik merkezi. Oradan gelen her soruya en detaylı cevabı veririm.’ dedim. 75 sayfa cevap verdim ve bunu da daha sonra kitap olarak yayımladım. Çünkü maalesef o komisyonun dökümanları ulaşılabilir bir halde değil.

Tüm cevaplar kamuoyuyla paylaşılmalı

Ahmet Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti. O gün görevde olan bazı siyasiler komisyona gelip konuşmadı. Ben konuşmayanlar siyasi ayaktır demiyorum ama önce yaptığımız işi ciddiye almamız lazım. Madem bir komisyon kuruldu ve araştırma yapılmıştır. Benim verdiğim cevaplar da dahil hepsi kamuoyuyla paylaşılmalı. Kaç cilt tutarsa tutsun. Madem o komisyonda herkes sorulara cevap vermeyecekti, o komisyon neden kuruldu? Kimin elinde hukuki bir delik varsa yargıya taşımalı. Karşılıklı ithamlarla bu iş olmaz.

İşleri güçleri dışarıdaki ajandalarını Türkiye’ye taşımak

Perinçek’in iddiasına da yanıt veren Ahmet Davutoğlu, “Onların işi gücü dışarıdaki ajandalarını Türkiye’ye taşımak. Vaktinde kendilerinin ait olduğu grupları şimdi ile Amerika ile ilişkilendiriyorlar. Ben onları ciddiye bile almam.”

Pelikan göndermesi

FETÖ’nün siyasi ayağının araştırılmasının çok önemli olduğunun altını çizen Gelecek Partisi lideri, “Bizim mücadele etmemiz gereken FETÖ’nün zihniyetidir, beynidir. Bizim mücadele etmemiz gereken FETÖ’nün yöntemleridir. Çok açık bir şekilde söylüyorum, “FETÖ’den beslenmiş bir takım unsurlar bu yöntemleri ve bu beyni bana karşı olan mücadelede de kullandılar. Hukuk, emniyet ve bürokrasi içinde örgütlenen bir yapının 17-25 Aralık’ta var olan başbakana karşı girdiği, kullandığı yönetemlerle; 1 Kasım’da başbakanlık emanetini milletten almış bir başbakana 8 ay sonra kullanılan yöntemler arasındaki benzerliğe dikkat çekerim. Şimdi, ‘dönemin başbakanı’ ifadesi bana karşı kullanılmaktadır. Bu paralelliğe dikkat çekerim ama şunu da bilmeliyiz. Eğer FETÖ’nün bu yöntemleri Türk siyasetini farklı şekillerde dizayn etmişse ve dönemin başbakanı ifadesi bu sefer bize karşı kullanılmaya başlamışsa ortada sadece bir ayak değil, zihin ve beyin meselesi var. Onu yok etmek lazım. Eğer yok etmezsek bu sefer devletin içinde başka urlar çıkar.