Ana SayfaTürkiyeAkif Beki'den altın değerinde öğütler, hem de bedava... Milletle inatlaşanların sonunu AK...

Akif Beki’den altın değerinde öğütler, hem de bedava… Milletle inatlaşanların sonunu AK Parti’ye sorun

12 Eylül darbesiyle Kenan Evren ve arkadaşlarının Türk siyasetini bu yolla toplumu nasıl dizayn etmeye çalıştığını dahası bu yolda nasıl başarısız olduklarını tartışmaya yer bırakmayan bir netlikte anlattı Akif Beki.

Karar yazarı Akif Beki, Kenan Evren ve arkadaşlarının düştüğü hataya, milletin iradesine set çekme hatasına dikkat çekerek AK Parti’yi uyardı.

12 Eylül darbecilerinin de 28 Şubat vesayetçilerinin de türlü ayak oyunlarıyla siyaseti kafalarına göre dizayn etmeye çalıştıklarını belirten Akif Beki, AK Parti’nin bu tecrübeden ders çıkarmadığı fikrinde.

İşte Akif Beki’nin Karar’daki o yazısından bir bölüm…

12 Eylül darbe yönetimi; sağ oyları bölme, sol oyları ise böldürmeme planına güvenmişti. 

Sağdan, Anayasa’yı değiştirme çoğunluğuna ulaşacak bir tek parti iktidarı çıkmasından korkuyorlardı.

Bu sebeple solda tek partiye vize verdiler, sağda ise iki.

Kenan Evren, Erdal İnönü’nün SODEP’ini niye seçime sokturmadığını açıklarken 1998’de şöyle ifşa etmişti:

“Bizim amacımız, siyasetin parçalanmasını önlemekti. Biz, merkez sağda ve solda ana siyasi akımlara dayalı istikrarlı bir sistem kurmayı amaçlamıştık. Merkez sağda iki, merkez solda bir parti düşündük. SODEP’i seçime sokmamamızın nedeni solda iki partinin fazla olacağı ve ikisinin de barajı aşamayacağı düşüncesiydi…Sağda ise iki partinin de barajı geçebileceğini düşündük. Ama sağda da tek parti olsaydı, o zaman sağın bütün oylarını alıp Anayasa’yı değiştirecek güce ulaşabilirdi. Bunu da sakıncalı gördüğümüz için izin verdik.”

Darbe sonrası ilk seçimde ANAP, tek başına iktidara geldi. Özal “Bir kere delinse bir şey olmaz” deme gücüne bile erişti.

Anayasa defalarca değiştirildi, Evren vefatından önce yargılandı.

Diğer tüm siyaset mühendislikleri gibi o hesap da tutmadı yani.

Evren, başaramadıklarını da zaten itiraf etmişti:

“Bizim bu tedbirlerimize rağmen, siyaset yine de parçalandı. Bugün, hem merkez sağ, hem merkez sol bölünmüş durumda. Şimdi Türkiye olarak, bunun cezasını çekiyoruz. Bizim amacımız, böyle bir parçalanmaya yol açmadan siyaseti, ana akımlara dayalı, dengeli bir yapıya ulaştırmaktı.”

Korktukları, darbecilerin başına geldi. Milletle inatlaşanlar, seçenekleri baştan eleme hakkını kendinde görenler ne yapsa kaybetti. Yenilmekten kurtulamadılar.

28 Şubat vesayetçileri de benzer nedenlerle yüzde 10 barajına güvendi. Siyaseti kafalarına göre dizayn ve kontrol için düşürülmesini, kaldırılmasını engellediler.

Ama 2002 seçimlerinde sonlarını getirdi. AK Parti, oyların üçte biriyle Meclis’te üçte ikilik çoğunluk yakaladı.

İktidarının ilk yıllarında AK Parti’ye karşı geliştirilen diğer siyasi mühendislik projeleri de ters tepti.

Kurgular çökmekle kalmadı. Çıkarılan engelleri aşması için milleti bilakis AK Parti’yi desteklemeye motive ettiler.

Ne ki AK Parti bile bu tecrübeden ders çıkarmışa benzemiyor. Aynı yöntemle rakiplerini ekarte edebileceğine inanabiliyor.
İnanmasa, Gelecek ve DEVA partilerinin önünü, seçim sistemiyle oynayarak kesmeyi denemezdi. Aklından bile geçirmezdi.

Dün, son kulisler yansıdı. Hayati Yazıcı başkanlığındaki parti kurmayları, yeni barajlar getirecek formüller üzerinde çalışıyormuş.

Daraltılmış bölge sistemi uygulanacakmış. Bölgesinde yüzde 20 barajını aşamayan vekil çıkaramayacak. Ülke genelindeki yüzde 10 barajı da devam edecek. İttifak içinde ise aşılması gereken yüzde 5 barajı konacakmış.

“O barajları millete zorla, tek tek aştıracaksınız, başka da işe yaramaz” diye, bir gün AK Parti’yi de uyarmanız gerekeceği söylense inanır mıydınız!

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,936TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri