Ana SayfaTürkiyeAli Babacan: Cumhurbaşkanı ülkenin geleceğini de çaldı

Ali Babacan: Cumhurbaşkanı ülkenin geleceğini de çaldı

Karar TV özel yayınına konuk olan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Cumhurbaşkanı ülkenin geleceğini de çaldı” sözleriyle dikkat çekti.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan KARAR TV’de Elif Çakır ve Taha Akyol ile “Gündem Özel” programında gündemi değerlendiriyor.

İşte Babacan’ın açıklamalarından satır başları:

Hükümetin yaptığı 2 konu var, 1970 model bir uygulamayı geri getirdiler ülkeye çok büyük bedel ödeten. ‘Erdoğan konuştu, döviz düştü’ densin diye arka kapıdan yoğun miktarda döviz sattılar. Her hangi bir açıklama yapılmadı çünkü, MB bir açıklama yapmadı bu satışlara dair. Bu kötü alışkanlık gibi, tekrar tekrar yapılıyor. Bir süre gizli saklı yapmışlardı, idare etmişlerdi ama biz bulduk çıkardık bunları. Hükümetin açıkladığı hiç bir şeye güven olmadığı için sadece biz değil diğer kişiler de bunu ortaya çıkardı.

Hükümet geleceğe doğru da artık yıkım oluşturmaya başladı. Çocuklarımız, torunlarımızın nesli bu bedelli ağır şekilde ödeyecekler maalesef.

ERDOĞAN’A BAKIYORUM NEREDEN NEREYE?

İş asgari ücret olunca ‘dolara endeksleyemeyiz’ diyor, ama bankada parası olanlara diyor ki ‘merak etmeyin, biz sizin paranızı dolarak endeksleyeceğiz’, böyle bir ülkede yoksul daha çok yoksullaşır. Siz bir şeyleri dövize endeksleyecekseniz maaşları da o zaman endeksleyin. Hani gelir dağılımda adalet? Hani yoksulun yanında olmak? Bakıyorum, kendi ifadesi vardı ‘Nereden, nereye’ diye, ben de şimdi Erdoğan’a bakıyorum, nereden nereye?

Hazine parayı nereden bulacak? Gidecek, vergi ödemeleriyle aradaki bu farkı karşılayacak. Bu senenin Eylül ayında Merkez Bankası’nın yüzde 19’dan 14’e kadar indirme sürecinin başında bu görüntü vardı. Merkez Bankası’nın faiz puanını düşürdüm diye söylüyorlar ama borçlanma faizini nereden nereye getirdiler bunu söylemiyorlar. Yüzde 17’den yüzde 25’e çıkmış, tam 8 puan artmış. Yüz lira borçlanıyorsa 5 yıl boyunca 25 puan fazla ödeyecek.

 

İKTİDARI VE ERDOĞAN’I NASIL TANIMLAYACAĞIZ?

Merkez Bankası tek haneli faize inmişken, hazinenin borçlanma rakamı 4 buçuğa inmişken nereye getirdiler durumu. Ben şimdi soruyorum, eğer yüzde 7-8 faiz oranı vatana ihanetse, bu rakamlara çıktığında durum ne oluyor? Şuan ki iktidarı ve Erdoğan’ı nasıl tanımlayacağız?

 

Daha yıl bitmeden asgari ücretler şimdiden erimeye başladı, emekleri maaşları, memur maaşları için durum aynı. Devletin resmi oranına göre artırılıyor bunlar, TÜİK’in en son oranları yüzde 21, inanırsanız. Buna inanan bir kişiyi bulamazsınız, göremezsiniz. Emeklilerin maaşı, memurların maaşı hep enflasyon endeksli. ‘Enflasyon çıkarsa aradaki farkı ödeyeceğiz’ diyor. Enflasyon çıkarsa dediği yüzde 21 enflasyon, 2022 özellikle emeklilerimizin çok sıkıntı çektiği bir yıl olacak.

HAYVANSAL VE TARIMSAL ÜRETİM DÜŞECEK

Çiftçilerimizin maliyetleri almış başını gitmiş, Türkiye son yıllarda yaşamadığı kadar derin bir yoksulluk yaşıyor. Tarım da çok büyük tehlike var, bu sene gübre yeterince kullanılamadı. Fiyatlar o kadar arttı ki, çiftçilerimiz 100 kilo gübre kullanacaksa 10 kilo, 20 kilo kullanabildi. Ben fiilen görüyorum, çiftçilerimizle oturuyoruz, konuşuyoruz. Hayvancılıkta da çok ciddi sorunlar var, gelecek yıl hem tarımsal hem hayvansal üretim düşecek.

YANGINI SÖNDÜRMEK TÜİK VE MB’DEN GEÇİYOR

Yangını söndürmek istiyorsanız iki seçenek var. Biri TÜİK’in bağımsızlaşması diğeri de Merkez Bankası’nın bağımsızlaşması. Kadroların tamamen değişmesi lazım, yangın söndürmenin acil olarak çözümü bunlardır. İkisinin de yasalarına birer madde koyarak bunları gerçekten bağımsız hale getirmek gerekiyor. İşin ehli ve dürüst kadrolara verilmesi gerekiyor, sadece yangını böyle söndürürsünüz ama enkazın kaldırılması ve diğer işler için yine emek vermek gerekecek.

İleride daha çok vergi alınacak ya da hazine gidip daha çok borçlanacak. Borçlanma ihtiyacı artarsa faiz daha da artar. Hazinenin borcu 2002 sonunda 243 milyardan başlıyor, 2 trilyon 708 milyona çıkıyor. Yatay bir artış gösteriyor. Son yıllara gelince artık böyle yükseliyor.

 

CUMHURBAŞKANI ÜLKENİN GELECEĞİNİ DE ÇALDI

Bütün ödediğimiz yüksek faizlerin tamamı vergi. Kimden alınıyor vergi? ÖTV, KDV’den, herkes harcarken ödüyor vergi. Dar gelirli vatandaşlarımız açısından baktığımızda harcarken vergi veriyorsunuz, alırken de vergi veriyorsunuz. Bu hükümet, Cumhurbaşkanı sadece bugününü değil ülkenin geleceğinden de çalmaya başladı, durum çok vahim. Ekonomiyi perişan ettiler. Bunun bedelini en ağır şekilde dar gelirli ödüyor.

BUNLAR DAHA İYİ GÜNLER

‘Yalancının mumu yatsıya kadar yanar’ devresine geçti hükümet. Artık yatsı vakti geldi, dolayısıyla inandırıcılıkları yok. Bunlar daha iyi günler, Allah beterinden saklasın. Yanlışta ısrar ederlerse, kötü politikalarda ısrar ederlerse. Akıl, bilim dışı yollarda ısrar ederlerse daha kötüsü gelir. Ekonomi öyle bir alan ki, eğer alınan kararlar yanlışsa, istişare edilmiyorsa, kadrolar zayıfladıysa, işin ehli kadrolar iş başında değilse kötüye gidiş mukadder yani.

TARİH DERS ALMAYANLAR İÇİN TEKERRÜR EDER

Biz DEVA Partisi’ni kurmadan önce bunları gördük, bütün bu olanları gördüğümüz için Türkiye’nin yeni bir siyasi harekete ihtiyacı olduğunu gördük ve partimizi kurduk. 2020’nin Nisan ayında yapmışız programı, ben o zaman da ‘maalesef daha kötüsü gelecek’ demişim, maalesef üzülerek. Tarih, ders almayanlar için tekerrür eder.

PİYASA ÜZERİNDE ÇOK BÜYÜK BASKI VAR

Son 1 haftadır piyasa üzerinde çok büyük baskı var. Elinde döviz bulunan kuruluşlara ‘sat’ baskısı var. Döviz almak isteyenlere ‘rakamlar yüksek, bekle, bu dövizi sen ne yapacaksın?’ baskısı var. Döviz alana satana sorulur mu? Döviz almak neredeyse vatana ihanet gibi sunuluyor şuan, ekonomi ne olacak tamamen kayıt dışına doğru yönelecek.

ERDOĞAN BİLMİYOR VE FARKINDA DEĞİL

Erdoğan bilmiyor, bilmediğinin de farkında değil. Bilenlerin de görüşünü almıyor, iktisatçıları topla ama serbest konuşsunlar, korkutma ‘başımıza iş gelecek mi’ diye korkmasınlar. İfade hürriyeti ve teşebbüs hürriyeti o yüzden önemli. Özal öncesi döneme dönüyoruz şu an. Zabıtalar gidiyor fiyat etiketleri üzerinden ceza kesiyor. Bolluk ülkesinde bolluk varsa fiyatlar düşer zaten. Siz gidip özel sektörün fiyatlarına talimat verirseniz, bankaların kredisine talimat verirseniz, döviz alıp satanı korkutursanız kayıt dışına yönlendirirsiniz. Diyorum ya sadece bugünü değil, geleceği de kararttılar.

DOLAR KURU DÜŞER Mİ?

Ekranlarda gördüğümüz kur gerçek değil. Şuan gördüğümüz her şey sunni. Ekran fiyatından daha pahalıya alıyorlar ve daha pahalıya satıyorlar. 11,50 ekrandaki rakam, 11,70’ten satıyorlar. Gündüz daha da fark açık. Böyle ekonomi yönetilmez, siz güven oluşturun, oluşturunca Türk lirası zaten cazip olacak.

MB İÇİN NAS VAR DA HAZİNE İÇİN YOK MU?

Ben buradan sesleniyorum, hazineden ödenen para milletin alın terinden ödeniyor. Hazine tam bağımlı bir kuruluş. Erdoğan’ın talimatlarıyla hareket ediyor. Dönsün hazineye ‘yazık günah, millete neden bu kadar faiz ödetiyorsunuz, bundan sonra yüzde 20’den fazla ödemeyeceksin’ desin. Gücü Merkez Bankası’na mı yetiyor? Neden yapmıyor? Neden yapamıyor? Faizle ilgili MB için nas var da Hazine için yok mu acaba? İşine gelmediği noktalarda örtüyü kapatıyor, biz örtüyü kapatmasına müsaade etmeyiz. Gerçekleri uzun vadede saklayamazsınız, gerçek ortaya çıkacaktır.

Burada model felan yok, durmadan masal uydurmak, hikaye uydurmak var. Sürekli tiyatro oyunu, gerçeklerden korkmuş bir tiyatro var. Kurla ilgili enteresan bir tablo göstereceğim, ‘rekabetçi kur’ dedikleri şey, 1 hafta sonra kalmadı rekabetçi kur felan.

 

Kur 6 yıl boyunca 1-1,5 arasında dalgalanıyor bu tabloda. Onlar bir hikaye anlatıyor, haftanın masalı şimdi başka masal. Bu tablo gerçek bir tablo masal değil, Türkiye’nin 2002-2008 yılları arasında ihracatı 36 milyar dolardan 132 milyar dolara çıkmış. İşte gerçek tablo ve veri budur.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,695TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri