Ana SayfaTürkiyeAlpay ile siyaset öğreniyorum! Ders (I) Konu: İhanet

Alpay ile siyaset öğreniyorum! Ders (I) Konu: İhanet

AK Parti İzmir Milletvekili, eski futbolcu Alpay Özalan, geçmişte tıpkı yeşil sahalarda olduğu gibi meclis genel kurulunda ve sosyal medyada da şovenist tavrından ödün vermiyor.

Siyasetten çok anlıyormuş ve olan bitene çok hakimmiş gibi boyundan büyük yorumlara imza atan Alpay, bu aralar diline Gelecek Partisi’ni ve genel başkanı Ahmet Davutoğlu’nu doladı.

Yaptığı yorumlarla, konulardan uzak oluşunu ve cehaletini sürekli dışa vuran eski milli futbolcu, dün yine Ahmet Davutoğlu ile ilgili bir tweet attı.

Özalan, kişisel Twitter hesabı üzerinden paylaştığı mesajda, Davutoğlu’nu hedef aldı. Eski futbolcu, “Ahmet Davutoğlu,”üzerime giydiğim beyaz gömlek kadar açık ve netim” demiş. Kendisini Başbakan yapan Cumhurbaşkanımıza ihanet etti,Başbakanlıktan gidince içerden Ak Parti’ye saldırdı. Fitnesi eline yüzüne bulaşınca, CHP’nin piyonluğunu yapıp proje parti kurdu. Çok açık ve net!” ifadelerini kullandı.

Gelecek Partisi lideri için, ihanet ifadesini kullanan Alpay Özalan, Davutoğlu’nu fitnecilikle de suçladı.

Ahmet Davutoğlu’nun, Pelikan Çetesi’nin kurduğu komplo ile görevden uzaklaştırılmış olması herkesin malumu. En koyu AK Partililerin bile kabul ettiği bu durumu kabullenmek istemeyen Alpay, sosyal medyada Gençlik ve Spor Bakanlığı‘na mı oynuyor konularına yorum oldu.

Alpay, bu ihanet ve sadakat gibi hassas konuları çok fazla irdelemeye başlayınca, biz de Medya Notu olarak, Alpay’ın futbolculuk geçmişine bir göz atalım dedik.

Vlaovic’i Fair-Play ödülü almak için bilerek mi düşürmedi?

Türkiye A Milli Takımı, 1996 yılında İngiltere’de düzenlenen EURO 96 turnuvasına gitmeye hak kazanmış ve o dönem için son derece iyi bir kadro ile şampiyonadaki yerini almıştı.

İlk sınavımız Davor Suker’li, Zvonomir Boban’lı, Robert Prosinecki’li, Slaven Bilic’li Hırvatistan’a karşı olacaktı. Son derece dengeli başlayan maç, iki ekibin karşılıklı pozisyonlarıyla geçmiş, maçı kazanabilecek noktaya da defalarca getirmiştik.

Karşılaşmanın 85. dakikasında Hırvatisan ani atağa çıkmış, Alpay rakibine orta sahadan itibaren refakat ederek yaklaşık 50 metre kovalamış ama müdahale etmemişti. Vlaovic’in golüyle mücadeleyi 1-0 kaybetmiştik.

Alpay, ertesi sene bu yapmadığı hareket yüzünden FIFA tarafından Fair – Play ödülüne layık görüldü!

https://www.youtube.com/watch?v=G5Q6osKzmJg

İşte Alpay’dan sadakat dersleri!

Şimdilerde klavye başında, başbakanlık yapmış insanlara ihanet gibi yakıştırmalarda bulunan Özalan’ın futbolculuk geçmişi ise tersi örneklerle dolu. Sabah Beşiktaş’ı seviyorum şeklinde demeç veren eski futbolcu, öğleden sonra Siirt Jetpa’ya imza attı. Fadıl Akgündüz’ün aracı olduğu transfer ile hülle yoluyla Siirt’te hiç oynamadan Fenerbahçe’ye geçti.

Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı birbirine düşürdü

1999-00 sezonunun başında transferi yılan hikayesine dönen sadakat timsali ve ihanet nedir bilmeyen Alpay Özalan, oynayacağı kulübü seçerken izlediği yöntemlerle Fenerbahçe ve Beşiktaş yöneticilerini illallah ettirirken, gazetelere defalarca manşet oldu.

İşte Alpay’ın ‘Beşiktaş’ı seviyorum’ deyip, aynı gün Fenerbahçe’ye imza attıktan sonra verdiği ilk demeç

O dönemde Beşiktaş’ın oyuncusu olan ve Beşiktaş’ta kalmak istediğini defalarca vurgulayan ve öğleden sonra Siirt Jetpa’ya imza atarak, Siirt’e bile gitmeden hülle yoluyla Fenerbahçe’ye transfer olan Alpay’ın 24 saat sonra Hürriyet Gazetesi’ne verdiği röportajdan bir bölüm;

Cansel’in fanatik bir Fenerbahçe taraftarı olduğunu ifade eden Alpay, Beşiktaş’ta oynadığı günlerde dahi eşinin çocuğunu Fenerbahçeli yapmak için kendisi ile kavga verdiğini ve mücadelesinden bir türlü vazgeçmediğini belirtti. Alpay, G.Saray ile F.Bahçe arasındaki tercihinde eşine kulak verdiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Ben bir haftalık süre içinde Fenerbahçe’nin büyüklüğünü bir kez daha anladım.” diyen Özalan, sözlerine şöyle devam etmiş. ‘‘Fener’de huzuru buldum. Doğrusu geç kalmışım’’ diyen Alpay şöyle devam etti: ‘‘Avrupa’da bu tür transferler ve başarılar alkışlanır. Türkiye’de ise bunun tersi oluyor. Korkak insanlar, zayıf karakterli insanlar, arkadan veya kalabalık içinde küfür etmeyi çok daha kolay buluyorlar.’’

Bir sabah Derağzı’nda herkes Alpay’ı aradı!

Şimdilerde Twitter köşelerinde sadakat dersleri veren Alpay Özalan, Beşiktaş’ı seviyorum deyip, birkaç saat sonra kendisini Fenerbahçeli yapan imzayı atmasının ardından, “Huzur buldum” ifadeleriyle, duyduğu memnuniyeti aktarmıştı. Fakat Fenerbahçe’de de huzuru kaçmış olacak ki, 1999-00 sezonun sonunda İngiliz ekiplerinden Aston Villa ile anlaşıp, kimseye bir şeye söylemeden İngiltere’nin yolunu tutmuştu.

Bakın, takım arkadaşı Ogün Temizkanoğlu, Alpay için neler demiş; Bir sabah kalktım takımı saydım, bir kişi eksik çıktı. “Mustafa Denizli’ye hocam Alpay yok” dedim, o artık olmayacak dedi. Bir veda etmeden bize gitti.”

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,706TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri