Ana SayfaTürkiyeMehmet Ağar yeni partileri tehdit etti! Ayhan Sefer Üstün'den yanıt gecikmedi

Mehmet Ağar yeni partileri tehdit etti! Ayhan Sefer Üstün'den yanıt gecikmedi

Gelecek Partisi Kurucu Üyesi Ayhan Sefer Üstün’den Mehmet Ağar’ın sözlerine karşı açıklama geldi. Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, “Yeni kurulacak partileri mutlaka vazgeçirmek lazım. Aksi takdirde sonuçları ağır olur” diyerek Davutoğlu ve Ali Babacan’ı hedef almıştı.

Ayhan Sefer Üstün, Mehmet Ağar’ın tehdit çağrışımlı sözleri için “Bunun bir tehdit mi yoksa bunun bir siyasi öngörü mü olduğunu açıkça bir kez daha beyan etmesi lazım ki insanların kafalarında bir soru işareti kalmasın. Sayın Ağar’ın hem bürokratik geçmişine hem de siyasi geçmişine baktığımızda bunu bir siyasi söylemden ziyade tehdit kokan bir laf gibi algılıyoruz” şeklinde konuştu.

Artı TV’ye açıkılamalarda bulunan Ayhan Sefer Üstün, “Ağar’ın açıklamasını tuhaf karşılıyoruz ve şaşkınlıkla karşılıyoruz” dedi.

Ayhan Sefer Üstün: Tehdit kokuyor

Ağar’ın açıklamasını tuhaf karşılıyoruz ve şaşkınlıkla karşılıyoruz. Ağar hem siyasette bulundu hem bürokraside bulundu, tecrübeli bir insan. Böyle bir açıklamayı daha net yapmalı, farklı çağrışımlar sergileyecek sözler ifade etmemeli. Bu sözler bir tehdit olarak da algılanabilir, siyasi bir değerlendirme de algılanabilir. Her tarafa çekilebilir.

Dolayısıyla bunun bir tehdit mi yoksa bunu bir siyasi öngörü mü olduğunu açıkça bir kez daha beyan etmesi lazım ki insanların kafalarında bir soru işareti kalmasın.

Sayın Ağar’ın hem bürokratik geçmişine, hem de siyasi geçmişine baktığımızda bunun bir siyasi söylemden ziyade bir tehdit kokan laf gibi algılıyoruz. Zaten bürokratik yaşamını vatandaşımız biliyor. O günlerde Türkiye’de neler yaşandığını, o günkü ortamı anlatmaya gerek yok. Türkiye’nin bürokratik figürleridir bunlar, ilk akla gelen isimlerdir.

Ayhan Sefer Üstün: Mehmet Ağar 367 krizinde vesayet odaklarıyla aynı saftaydı

Ben siyasi geçmişini de hatırlıyorum. O gün meclisteydim, 367 kararı alınırken, yani 367 kararı gündeme getirildiğinde, sayın Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığında 367 diye bir ucube icat edildi ve seçilmemesi için özellikle vesayet odakları o zaman devreye girdi. Askerler e muhtıra yayınladı, yargı e muhtıranın arkasından gitti. Sayın Ağar’ın partisinin 4 milletvekili vardı. O zaman Sayın Ağar, vesayet odaklarıyla aynı saftaydı. AK Parti’ye karşıydı. Cumhurbaşkanının seçilmesini engellemeye çalışıyordu. Türkiye’nin bir siyasi krize girmesi için elinden gelen her şeyi yapıyordu. Hatta o gün o 4 vekilden 2 tanesi, yani tutuldukları odadan kaçarak 2 tanesi meclise girmişlerdir. Bunlardan bir tanesi Denizli Milletvekili Sn. Ümmet Kandoğan’dı. Geldi, söz istedi, kendilerine yapılan baskıyı anlattı kürsüde. Ve iki arkadaşının bir vesileyle tutuldukları odadan kaçarak gelip meclise girdiklerini ifade ettiler. Şimdi Mehmet Ağar’ın siyasi geçmişine baktığımızda da böylesi vesayet odaklarıyla yan yana durdukları bir geçmişi var.

O bakımdan bu sözleri Mehmet Ağar söylüyorsa ciddiye almak lazım ve düşünmek lazım.

Zaten temel sorun bu, temel ayrışım noktası bu. Şu andaki iktidar ayakta kalmak için yeni bir takım kişilerle ittifak etti. Aslında bunlar yeni değil, eski Türkiye’nin aktörleri. Mehmet Ağar örneğin. Oğlu şu an AK Parti’de milletvekili. Ve onun üzerinden de AK Parti’ye destek veriyor görüntüsü var ama aslında yönlendiriyor.

“Türkiye’yi o eski gergin ortama sürütleme gayretindeler”

Bir diğer eski aktör, Doğu Perinçek. Şu anda AK Parti’yi destekliyor, hükümetin politikalarını destekliyor, herkes Türkiye’nin totaliter bir yapıya doğru sürüklendiği ifade ederken, bir tarafta sağ milliyetçi Mehmet Ağar’la sol ulusalcı Doğu Perinçek aynı politikalarda buluştular ve hükümeti destekliyorlar. Sizce de bu acayip değil mi? Zaten ayrışma noktamız da burası zaten. O bakımdan hükümet yeni ittifaklar kurmuş, yeni ittifaklara ihtiyacı var, iktidarda kalabilmek adına herkesi kendisine bir payanda olsun diye onları şemsiyesinin altına katmaya çalışıyor. Onlar da hükümeti kendi görüşleri doğrultusunda yönlendirerek Türkiye’yi tekrar o eski, tartışmalı, gergin, ötekileştirici politikaların uygulandığı bir mecraya doğru, üçüncü dünya ülkesine doğru sürükleme gayretindeler. Temel ayrışma noktamız bu oldu. AK Parti’nin kuruluş felsefesinden uzaklaşması, kuruluşundaki herkesi kucaklayan, kapsayan reformist anlayışından uzaklaşmış olmasından dolayı bir ayrışma oldu ve Gelecek Partisi’ne böyle ihtiyaç duyuldu.

“Demokratik duruş sergileyen partilerin Ağar’ın sözlerine dikkat etmesi gerekir”

Her ne pahasına olursa olsun bunları engelleyin noktasında bir ifade olabileceğini ve böyle bir ihtimalin de kuvvetli olduğunu düşünerek söyledim. Çünkü hem bürokratik hayatında hukuka ve ahlaki normlara uymamıştır hem de siyasi hayatında da AK Parti’nin karşısındaydı, vesayet odaklarının yanında yer almıştı ve bugün de benzer tavırları sergileme potansiyelini her zaman üzerinde barındırabilir. O manada ciddiye alınması gerekir. Demokratik tavır sergileyen, demokratik duruş sergileyen partilerin, kurumların, kişilerin gardının yüksek olması ve dikkat etmesi gerekir. Ciddiye alması gerekir. Ona karşı bir tedbir alması gerekir. Nasıl bir tedbir alınır o da ayrı bir konu. Siyasetteki ve bürokrasideki yönetimleri bizim tasvip etmediğimiz yöntemlerdi. O günkü AK Parti’nin de tasvip etmediği yöntemlerdi. Bugün anlaşılıyor ki Mehmet Ağar artık hükümetin akıl hocası olmuş. Oğlunu oraya vermiş, akıl hocası olmuş, yönlendiriyor, siyasetini yönlendiriyor, bürokratik kararlarını yönlendiriyor. Dolayısıyla buradan yeni vesayetçi bir takım uygulamalar çıkabilir mi, çıkabilir. O yüzden ciddiye alınması gerekir.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,944TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz