Bahçeli 4 ay sonra kürsüde

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sağlık sorunları yaşadıktan tam 4 ay sonra kürsüye çıktı. Bahçeli MHP’nin “Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu, Milletvekilleri ve İl Başkanları Ortak Toplantısı”nda açıklamalarda bulundu.

Bahçeli’nin Kanal İstanbul hakkındaki düşünceleri

Kanal İstanbul projesiyle açıklama yapan Bahçeli, “Montrö ile ilgili sözlerimize karşılık herhangi bir ilişkinin olmadığı resmi açıklamalarla kamuoyu ile paylaşılmıştır. Bunun üzerinde bir tartışma açmak doğru değildir. Artık bunun kararı verilmiştir. Onun üzerinde tartışma başlatmak, TV programlarına 4-5 konuşmacının arasına bizi de dahil etmek olur, biz de o hatayı işlemeyiz. Birileri çıkmış ‘yapamazlar’ diyor, öbürü çıkmış ‘yıkarım’ diyor. Bana da kalan ‘yakarım’ oluyor” dedi.

Bahçeli’nin son dakika açıklamalarından satır başları şöyle;

Komşu ülkelerde kaos ve kargaşa, aratarak, azarak, yayılarak devam etmekte. Adı konulmamış itiraf edilmemiş bir savaş ortamı kendini hissettirmekte.

Adına demokrasi demişler, terörü saklamışlardır. Emperyal hevesleri olan ülkeler Ortadoğu’yu parsel parsel taksim etmişlerdir. Sınırlarımıza paralel şekilde kurulmak istenen terör koridoru küresel Türk düşmanlığından başka bir şey değil.

Gönül köprüsü kurduğumuz komşu halkların huzursuzluğu elbette Türk milletine sirayet edilecektir. Irak’tan kendimizi soyutlamamız, Libya’ya sırtımızı çevirmek matıklı ve makul bir tercih sayılmayacaktır. Ankara’nın güvenliği Şam’dan, Mogadişu’dan, Tahran’dan, Sana’dan başlar. Komşu ülkelerdeki kanlı ve kaotik manzara Türkiye’nin onay vermeyeceği çıkmazlardır.

Emperyalist ülkelerin bir asrı aşan süredir Ortadoğu havzasını birbirine düşürmek istediği açıktır. İhanetlerin kurgulanması bundadır. On yıllardır ağlarını ören emperyalist husumetin hedefinde Türkiye ve büyük Türk milleti vardır. Irak, İran, Suriye ve Libya’nın toprak bütünlüğüne saygı duymak ve destek vermek Türk dış politikasının temeli olmalıdır. Muhalefet yapmayı Türkiye’ye muhaliflikle ve yabancılar muhbirlikle karıştıranların rotalarını kaybettiği ortadadır. “Ne işimiz var Suriye’de, ne arıyoruz Libya’da” diyenler tarih ve coğrafya cahilleridir.

Türkiye ön almalı, öncü olmalıdır. Çağın akışına milli perspektiften bakarak gelişmelere müdahil vasfını göstermelidir. 

Irak’ın 2003’teki işgalinden sonra 1 buçuk milyon müslüman katledildi. Büyük bir kültürel mirasın meşalesi söndürüldü. Türkmenlerin yok sayılması, terör örgütlerine yardımlar Irak’ta siyasi birliğin hasar almasına kapı aralamıştır.

Irak fiilen bölünmüş, cephelenmiştir. Birlikte yaşama iradesine ölümcül darbeler vurulmuştur. Süleymani’nin hedef alındığı ABD hava saldırısı bölgesel gerilimi zirveye taşıdı. Türkiye’nin bu suikast karşısında aldığı pozisyon dengelidir.

Türkiye Doğu Akdeniz’deki egemenlik haklarına sahip çıkması muhasip çevreleri ürkütmüştür. Libya’da darbeci Hafter lehine faaliyet gösterdiği anlaşılan Rüyad yönetiminin bir adım gerisinde hangi küresel destekçilerin bulunduğu malumdur. 

Bahçeli’den Süleymani değerlendirmesi

Bir ülke suçlu gördüğü devlet görevlisine saldırırsa adalet ve hukuk rafa kalkar. Orman kanunları geçerli olur. Bu ilkesel ve insan hakları kırılmasıdır. Süleymani madem suçluydu bir suçlunun nasıl yargılanacağını temel hukuk bilgisine sahip herkesin bildiği bir husustur. Ölmesi gerek demek eşkıyalıktır, barbarlığın ta kendisidir.

Trump’ın “Süleymani’yi savaşları önlemek için öldürdük” itirafı, yerleşik insani değerlere meydan okumadır. Türkiye’nin bu süreçte öncü girişimleriyle gerginliğin azaltılmasına destek vermesi takdire şayandır.

ABD Başkanı Trump suçlu arıyorsa Pensilvanya’ya bakmalıdır.  FETÖ’cülük suç, örgüt elebaşı Gülen suçlu değilse, bu durumda su ve suçlunun tanımı nasıl yapılacaktır. 251 vatandaşımızın şehadetinden sorumlu caninin korunması hangi değere sığar.

DEAŞ liderini öldürenler, PKK’nın YPG’nin liderlerini de öldürsünler. Alemde şer bitmezse öz neslinde er tükenmez. Kimse aklımızla alay etmesin.

İran meselesi üzeren düşünceleri

İran’da bir uçağı düşürüp “pardon” demek vicdan ve akıl tutulmasıdır. Bunun sorumluları hesap vermelidir. İran-ABD geriliminin denetimli tırmanıp, kontrollü düşürülmesi komplo teorisyenlerine bol bol malzeme vermektedir.

Büyük sorunlarla boğuşan Ortadoğu’nun yeni bir krizin içine sürüklenmesi çok ciddi badirelere yol açacaktır. Görünen o ki ABD Irak’ta seri cinayetlerine devam edecektir. Türk milleti emperyalizme direnecektir. Türkiye Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge planlamasıyla harekatların barışın teminine yöneliktir. 

İdlib’deki ateşkes önemli kazanımdır. Libya’daki ateşkes çok değerlidir.

Türkiye ve Rusya’nın girişimi Libya’da sağlanan ateşkes çok ama çok önemlidir.

Suriye ve Irak’ın geleceğine bu ülkelerin halkları karar vermelidir. Cinayet makinesi Esad’ın varlığı Esad’ın varlığı çözümsüzlüğün sebepleri arasında. Çözümün adresi tüm tarafları içine alacak bir anayasadır. Sandık ve demokrasi sonuç vermezse Esad’ın tasfiyesi mutlak zarurettir.

Kılıçdaroğlu’na Libya tepkisi

Libya’da Hafter ile saf tutanlar Suriye’de Esad’a yanaşırlar, Mısır’da Sisi’ci olurlar. Milli ve yerli olmazlar. Bu CHP Türkiye’nin yararına ne varsa karşısında hizalanan odaktır. CHP’nin Libya tezkeresine karşı çıkması ayıp ve arızalı bir üslüptur. Kılıçdaroğlu salladıkça sallamaktadır. Sorsanız Fizan yerine Filipenleri gösterir. Fizan ne Hafter’in kontrolünde ne Libya’nın güneyindedir. Hafter’i makul bulan CHP’nin Türk askerini mahsurlu görmesi utanmazlıktır. CHP’nin sicili kabarıktır. Kılıçdaroğlu’nun sözleri yalandır. Türkiye Libya’da huzurun yanındadır.

Libya’da ne aradığımızı söyleyenler Akdeniz’de boğulmamızı isteyenlerdir.

Zillet millete boyun eğdiremeyecektir. Aşılmaz engelleri aşacağız, bozulmaz denilen tuzakları bozacağız. Dava arkadaşlarının kuyusunu kazanlarla değil, omuz verenlerle geleceği kucaklayacağız. Davamız Türk milletinin ezeli davasıdır. Davamız Kızıl Elma’dır, davamız Turan’dır.

Soru – cevap kısmı

Akşener’in ‘parlamenter sistem anketi’ açıklamasına yanıt…

Hesap bilmeyenlere hesap anlatmak çok zor. Ona cevap vermeye gerek yok.

Kanal İstanbul ve Montrö Sözleşmesi…

Montrö ile ilgili sözlerimize karşılık herhangi bir ilişkinin olmadığı resmi açıklamalarla kamuoyu ile paylaşılmıştır. Bunun üzerinde bir tartışma açmak doğru değildir. Artık bunun kararı verilmiştir. Onun üzerinde tartışma başlatmak, TV programlarına 4-5 konuşmacının arasına bizi de dahil etmek olur, biz de o hatayı işlemeyiz. Birileri çıkmış ‘yapamazlar’ diyor, öbürü çıkmış ‘yıkarım’ diyor. Bana da kalan ‘yakarım’ oluyor.

Yeni partiler ve Kılıçdaroğlu’nun ittifak açıklaması…

Yeni partiyi kuranların niyetlerine bağlı. Niçin kurdukları, amaçları doğrultusunda ele alırsak CHP ve zillet ittifakının söylemlerini tekrarlayan anlayışı görmekteyiz. Yani, parlamenter sisteme dönmek istiyoruz. Davutoğlu, Kılıçdaroğlu böyle diyor. Saadet Partisi diyor

Show CommentsClose Comments

Leave a comment