Ana SayfaTürkiyeBahçeli duyurdu! MHP seçim çalışmalarına başladı

Bahçeli duyurdu! MHP seçim çalışmalarına başladı

MHP lideri Devlet Bahçeli, seçim çalışmalarına başladıklarını duyurdu. MHP’nin seçim çalışmalarında CHP’ye karış propaganda önemli bir yer tutacak.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim çalışmalarının startını verdiklerini grup toplantısında açıkladı. Bahçeli’nin açıklamalarına göre partinin seçim stratejisinin ana gövdesini CHP oluşturuyor. MHP’liler kapı kapı dolaşarak ‘CHP’nin gizli gündemini ağır kusurlu siyasetini’ vatandaşlara anlatacak.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları şu şekilde:

Türkiye Cumhuriyeti devleti fazıl bir yönetim sistemiyle huzur refah ve demokratik bir istikrar halinde geleceğe yürümektedir.

Halkımızla özlem gideriyoruz, onları dinliyoruz, gelecek hedeflerimizi paylaşıyoruz, politikalarımızı anlatıyoruz, kafalarda biriken soru işaretlerine cevaplar vermeye çalışıyoruz. Adım adım 2023 il il Anadolu temasıyla her kapıyı çalıp, ayak basmadığımız yer bırakmayacağız. 2023’e kadar hiç durmayacağız.

CHP’nin gerçek yüzü…

Seçimler konusunda milletimizle dertleşeceğiz. Tarihine sırt çevirmiş, kökünden uzaklaşmış, işgal edilmiş CHP’nin gerçek yüzünü her zeminde her yöremizde anlatacağız. CHP’nin neye dönüştüğünü kimlere hizmet ettiğini, kaynağından nasıl koptuğunu halka hizmet hakka hizmet şiarıyla izah edeceğiz. Bu günden itibaren yeni görevlendirmeleri yapıyorum CHP’nin gizli gündemini ağır kusurlu siyasetini halkımıza doğrudan aktarmak ve ifşa etmek amacıyla arkadaşlarımızı Anadolu’ya gönderiyorum. Kabaran tehlikeleri alttan alamayız, yerimizde sayamayız o nedenle erkenden yol almalıyız.

İçinden geçtiğimiz çağda söz sahibi olmanın yolu güçlü bir milli kimliğe ve özgüvene sahip olmaktan geçmektedir. TC geleceğe taşımak yeni nesiller Türk-İslam kültürü ile vatan sevgisi ile yetiştirmek milletimizin refah ve mutluluğunu her zaman en üst seviyede tutmak ihmal edemeyeceğimiz bir gayedir. Parti olarak Türkiye merkezli yeni bir medeniyet ve yeni bir dünya tesis etme anlayışını kendimize siyasi misyon olarak belirledik. Bu misyon Türkiye’yi lider ülke konumuza taşıyacak. Bunun yaşatmanın yolu Türkiye’nin zilletin dayatmalarından ve kronikleşmiş ayak bağlarından öncelikle kurtulmasıdır. Milleti ve tarihi değerleriyle barışık, sorun çözme kabiliyeti olan etkin bir devlet düzeni kurmuş, ülkenin kaynaklarını seferber edecek milli bir ekonomik modeli uygulamaya koymuş ve küresel sistemde saygın konuma gelmiş bir güçlü Türkiye 21. yüzyılda dünya siyasetinde ve ekonomik hayatında söz sahibi olacaktır.

Ekolojik yıkım açlık ve sefaletten ayrı düşünülemez

Doğa katliamının bir numaralı failleri; demokrasi, özgürlük ve insan hakları konularında mangalda kül bırakmayan ülkelerden başkaları değildir. Bu çerçevede ortaya çıkan zararların kapsamı bugün çok tehlikeli boyutlardadır. Açlık, sefalet ve yoksulluktan ayrı olamayan ekolojik yıkım insanlığı geri dönüşü olmayan bir eşiğe doğru sürüklemektedir.

Paris İklim Anlaşması sera gazı salınımının azaltılmasını, küresel sıcaklık artışını da yüzde 2 ile sınırlandırmayı, eğer mümkünse yüzde 1,5 derecenin altında tutmayı amaçlamaktadır. İşte böyle bir tablo karşısında Roma’da insanlar gezegen ve refah sloganlarıyla 30-31 Ekim’de toplanan G-20 Zirvesi’nde salgın, ekonomik kriz, çıkış ve iklim değişikliği masaya yatırılmıştır.

Hemen akabinde 1-12 Kasım’da İskoçya’ da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı önemli bir zirve olarak kayıtlara geçecektir.

ABD ile köprülerin atılması iki ülkenin de aleyhine

Sayın Cumhurbaşkanımız, özellikle Roma’da muhatap devlet veya hükümet başkanlarıyla verimli, yararlı ve art niyetleri sükut-u hayale uğratacak temaslar kurmuştur. ABD Başkanı Biden ile 1 saat 10 dakikalık görüşmesi, bu görüşmede iki ülke ilişkilerini güçlendirmek ve geliştirmek için ortak mekanizma oluşturulması konusunda mutabık kalınması, NATO ve stratejik ortaklığa vurgu yapılması bize göre değerlidir. Bundan sonra kimin samimi, kimin maskeli olduğu gün yüzüne çıkacaktır. Türkiye ile ABD arasındaki köprülerin atılması iki ülkenin aleyhinedir. Ortak akılla dahası karşılıklı çıkarlara egemenlik haklarına saygıyla kökleşmiş sorunların çözümü mümkündür. Müttefiklik yalnızca lafta kalacak, zirve toplantılarında hatırlanacak bir ilişki değildir. En azından bizim bakış açımız bu değildir. İki ülke arasındaki ekonomik ve ticari diyalogların arttırılması, sevsek de sevmesek de herkesin çıkarına uygundur.

Elimizdeki milli imkanları kullanabilme kabiliyetimizle sınırlıdır. Gücümüz bu mevcudiyeti harekete geçirebildiğimiz kadardır. Bu imkan ve yetenekleri konjonktürün verdiği fırsatlar içerisinde değerlendiremeyen ülkelerin sahip oldukları potansiyelleri yalnız başına bir anlam taşımamaktadır.

Diplomasi ve uluslararası ilişkilerin ciddiyet taşıdığının bilinmesi, bir milletin şeref ve haysiyetinin temsil edildiğinin şuurunda olunmasıdır. Çok şükür şerefle temiz edilmekte, milli haklarımızdan en küçük bir taviz verilmemektedir. MHP önce ülkem ve milletim sona partim ve ben anlayışıyla bu gelişmelerden memnuniyet duymaktadır.

Yabancı sevicilerin içleri kan ağlıyor

Ülkedeki yabancı sevicilerinin içleri kan ağlasa da, sırtını taşeron arayan dış güçlere dayamak için ortam kovalayan zavallılar olsa da her şey ortadadır.

Roma’da başımız eğik olsaydı CHP mutlu olurdu. Kiralık kalemler, sözde aydınlar, kripto alçaklar kaşık alıp oynamaya dahi başlarlardı. Cumhurbaşkanımızla Biden arasındaki görüşmeyi hazmedemeyen odaklar bu defada söz konusu görüşmeyle ilgili Beyaz Saray açıklamasına sığınarak karşımızdaki manzaranın hiç de iddia edildiği gibi olmadığını ileri sürmüşlerdir. Biden’ın savunma ortaklığı ve NATO müttefikliğinin altını çizdiği S-400 satın alınmasına ilişkin ABD’nin endişelerini not ettiği, demokratik kurumların güçlülüğüne vurgu yaptığı, hukukun üstünlüğüne vurgu yaptığı açıklamada ifade edilmiştir.

Bunlar ABD’nin görüşüdür. Şu anki yönetimin Türkiye’ye muhabbet beslemediği de açıktır. Biz hiç kimsenin övgüsüyle, talimatıyla olmadık, bu günlere gelmedik. ABD yönetimi bilmiyorsa söyleyeyim: Türkiye insan haklarına onlardan çok daha fazla saygılıdır.

Yargı bağımsızlığımıza müdahale için Kavala bildirisi hazırlayan bu ülkenin sahip olmadığı kadar hukukun üstünlüğü bu ülkede hakimdir.

S-400 konusu ise egemenlik sınırlarımız içerisindedir.

Türkiye’nin, ABD’nin terör örgütleriyle yakın ilişki ve bağlantısı hakkında üzüntü ve kaygılarını paylaşmasının ne hikmetse üzeri örtülmek istenmektedir. ABD’nin ortak veya kara kuvveti olarak seçtiği terör örgütleri bumerang gibidir. Günü geldiğinde tutan elleri de yaralayacaktır.

Biden’dan çok Biden’cı kesilenler, Türkiye’ye yuvalanmış Washington lobisidir, emperyalizmin lekeli yüzleridir.

Kaldı ki Biden’la Erdoğan’ın görüşüp görüşmeyeceğinin günlerce çetelelerini tutanların Sayın Cumhurbaşkanı’nın beyanatlarından ziyade ABD Başkanı’nın söylediklerine bakanların işin özünde kimlerin hesabına çalıştıkları fazla söze gerek kalmadan deşifre olmuştur.

CHP HDP ile el ele

Diyeceğim odur ki CHP HDP ile el ele tutuşarak sınır ötesine asker gönderilmesine terörle mücadelenin devamına ihanetin tepelenmesine hayır demiştir. Bilfarz Irak ve Suriye tezkeresi CHP ve HDP’nin istediği gibi reddedilmiş olsaydı Türk askeri, geri çekilecek, güney sınırlarımız boydan boya terörizmin kontrolüne girecekti. CHP Türkiye’nin karşısında resmen ve belgeli şekilde konuşlanmıştır. Geldiğimiz bu aşamada CHP ve HDP İP’in teşvikiyle tek bünyede birleşmiş PKK’nın siyasetteki kolonları haline gelmiştir. Bu rezil ittifak düşmanın ileri karakolu olarak görülmeyecek midir? CHP HDP ile birlikte tezkereye hayır PKK’ya evet diyecektir. Türkiye hayır Türk ve İslam düşmanlarına evet demiştir. CHP yönetimi tarihi çizgisine Hayır Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hayır milli mücadeleye hayır hıyanete ve husumete evet demiştir. Kılıçdaroğlu artık geri dönüş yolların tümden kapanmıştır. Geçmiş olsun sana.

Hiç kimsenin topraklarımızı çiğnemeye cüret edeceği yoktur. Bu iddia kuyruklu yalandır tezkerede bulunan yabancı askerlerin Türkiye’de bulunması ifadesi ülkemizin DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyonun Türk üslerinden yararlanmasına imkan tanımaktadır. Meselenin özü budur. Sayın Kılıçdaroğlu bu sorunun cevabını öncelikle sen vermelidir. Aynı mahiyetteki tezkerelere geçişte evet diyen sensin. Milliyetçiliğe gelince sevsinler senin milliyetçiliğini. Bizim liglerimiz farklı sense çoktan küme düşmüşsün. Sen PKK’nın tutsağısın. HDP’nin dayatmasına CHP boyun eğmiştir. PKK’nın tebliğ ettiği dağ emri emperyalizmin talimat listesi CHP’nin iradesini boyunduruk altına almıştır.

İP Başkanı Siirt’te karşısına çıkan bölücü bir alçağın Burası Kürdistan’dır’ bühtanına tek kelime edememiştir, yazıklar olsun. Türkiye sınırları dahilinde Kürdistan diye bir yer yoktur, asla da olmayacaktır. Gerekirse şehit oluruz, gerekirse şahit oluruz ama üniter milli devletimizi asla parçalatmayız. Kürdistan fitnesine bedenlerimizle direnir Bozkurt gibi karşılarında dururuz.”

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,701TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri