Bahçeli’den Moskova yorumu: Bunun tanımı küstahlıktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan’ın Moskova’daki Putin görüşmesinden önce kapıda bekletilmesi konusunda açıklama yapan Bahçeli, “Eğer Rusya yönetimi bunu kasıtlı bir şekilde kayda aldırıp sonra da servis ettiyse bunun tanımı küstahlıktır.” dedi.

Muhalefet partilerinin Moskova’ya giderek İdlib krizini Rusya Devlet Başkanı ile görüşen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerine yanıt veren Cumhur İttifakı ortağı Bahçeli, “Türkiye Moskova’da mahcup olmamıştır” dedi.

Bahçeli ayrıca, “İdlib’de verdiğimiz şehitleri unutmamız mümkün değildir. Kalleşleri hesap dışı bırakmamız asla düşünülemeyecektir. Biz herkesin ciğerini, hedefini gayet iyi biliyoruz. Şehitlerimizin kanlarının yerde kalmayacağından adımız kadar eminiz” ifadelerini kullandı.

MHP Lideri sözlerine, Yunanistan’ın sınırdaki mültecilere müdahalesine değinerek başladı. Bahçeli, Yunanistan’ı uluslararası hukuku çiğnemekle, Avrupa Birliği’ni de buna göz yummakla suçladı. Bahçeli, “İnsan haklarını yok sayan Yunanistan’ın AB tarafından desteklenerek arka çıkılması barbarlığa ortaklıktır. AB ülkeleri vahim bir tenakuz çukurundadır” sözlerini kaydetti.

Bahçeli, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin‘in, İdlib krizi için Moskova’da ağırladığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk heyetini, diplomatik teamüllere aykırı olarak 2 dakika boyunca bekletmesine ilişkin çıkan videolara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. “Eğer Rusya yönetimi bunu kasıtlı bir şekilde kayda aldırıp sonra da servis ettiyse bunun tanımı küstahlıktır” diyen MHP lideri, “Bir alçaklık varsa derhal telafi edilmelidir. Malum video ümit ederiz ki maksatlı şekilde hazırlanmış olmasın” diye konuştu.

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları şöyle:

“Avrupa’ya gitmek amacıyla yollara düşen sığınmacıların maruz kaldıkları trajediler tek kelimeyle barbarlıktır, Yunan güvenlik güçlerinin yapmadığı zulüm kalmamıştır.”

“Dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülkenin Türkiye olduğu ayan beyan ortadadır. Türkiye’yi göç meselesini siyasi bir amaçla kullanmakla itham etmek ahlaksız bir yakıştırmadır. AB ülkeleri Türkiye’yi anlamaktan tamamıyla uzaktır. İnsan haklarını yok sayan Yunanistan’ın AB tarafından desteklenerek arka çıkılması barbarlığa ortaklıktır. “

“1967 protokolü budanmıştır. Yunanistan ve AB ülkeleri sığınmacıların müracaatlarını almak zorundadır.” 

Bahçeli: AB ülkeleri vahim bir tenakuz çukurundadır.

“İnsani yıkımların kederi yüreğimizin tam orta yerine çökmüştür. MHP olarak bu tabloya sessiz kalamazdık. Bir şeyler yapmalıydık. Karınca kararınca yardım elimizi uzatmalıydık. Geçen hafta Edirne’de 0-10 yaş grubunu hedefleyen göçmen kreşi kurmak için devreye girdik. Sınırda utacak el bekleyen çocukların temin ihtiyaçlarını temin ederek TIR’larla Edirne’ye gönderdik.”

“Göç olgusu insanlık tarihi kadar eskidir. Pek çok insan terörden, işkenceden kurtulabilmek uğruna mesele plastik şişme botlarla açık denizleri dahi geçmeyi göze almıştır. Uluslararası göçmen sayısı 2015’de 244 milyona ulaşmıştır. Tarih boyunca göç güzergâhları tehditlerle çevrelenmiştir. Göçler sonucunda bir yandan yeni devletler kurulurken diğer yandan imparatorluklar yıkılmıştır. Roma İmp. yıkılışı kontrolsüz ve düzensiz göçün sonucudur. Binlerce insan Akdeniz’i geçip Avrupa topraklarına sığınmak amacıyla maalesef hayatlarını kaybetmişlerdir. 2 Eylül 2015’te Kos’a geçmek isteyen sığınmacıların fiber tekneleri batında 3 yaşındaki Aylan bebeğin cansız bedeni kıyıya vurmuştu. Bebeklerin can verip sahillere sürüklendiği bir dünyanın iyiliğinden medeniyetinden bahsedecek kim varsa alnını karışlarız. Aylan bebeğin hiçbir suçu günahı yoktu. Ne bombayı ne de güç ve hakimiyet mücadelelerini biliyordu. Aylan bebekten bütün ülkeler bütün küresel kuruluşlar yüzleri varsa kızarmalı, vicdanları varsa sızlamalıdır. Mazlumların ahı vakti geldiğinde zalimleri inim inim inletecektir.”

“2011 yılının mayıs ayında sığınmacı kampları açılmıştır. 28 Şubat 2020’de sınır kapılarının açılmasından önce Türkiye’de yaklaşık 5 milyon yabanı bulunuyordu. Son beş yıl içine düzensiz göçmen sayısı sıçrama yaşamıştır. 27 Şubat 2020’de İdlib’de yapılan kanlı saldırıda 34 şehit vermemiz üzerine isabetli şekilde sınır kapıları açılmıştı. Dün itibariyle Meriç’i geçen sığınmacı sayısı 142 bin, Ege’yi geçenler de yaklaşık bin kişidir. Türkiye taahhütlerine her zaman sadık kalmıştır. Sözünü tutmayanlar çok açıktır. Türkiye göçmen barınma alanı değildir.”

Bahçeli: AB bozgunculuk yapmıştır

“Külfet tamamen Türkiye’nin sırtına yüklenmiştir. Buna kimsenin hakkı yoktur. Biz gerekirse ekmeğimizi bölüşürüz ama aklımızla alay edilmesine izin vermeyiz.”

“Verilen sözlerin hiçbiri gerçekleştirilmemiş Türkiye’nin sabrı yanlış yorumlanmış AB bir kez daha aldatmıştır. Türkiye’nin yeni bir sığınmacı akınını sırtlanması mümkün değildir.  Onlara huzurlu bir gelecek hazırlama konusunda her ülkenin eşit ve adil sorumluluğu vardır ve olmalıdır. MHP göç meselesini bütün yönleriyle analiz etmektedir. Sınır aşan göçler komisyonu kurup çalışmamız kitaplaştırılmıştır. MHP’nin göç ve sığınmacı politikasını insani boyutu olduğu kadar tarihi, kültürel ve stratejik boyutları da bulunmaktadır. Türkiye yok geçen hanı değildir. Bizim gideceğimiz, başımızı sokacağımız başak bir yerimiz yoktur. Türkiye’nin geleceğini yabana atmayız, atmayacağız. Anadolu’ya göç ve fethi güzergâhını takip ederek geldik hiçbir şartta geri gitmeyeceğiz.”

“Gelecek nesillere asla yük ve kambur bırakmayacağız. 5 Mart 2020’de Moskova’da tarihi nitelikli bir zirve gerçekleşmiştir. Erdoğan ile Putin arasında İdlib gerginliği ele alınmıştır. Çıkan kararlar bizim açımızdan olumludur. 17 Eylül 2019’da Soçi baz alınarak iki ülke arasında ek protokol imzalanmıştır. İdlib gerginliği azaltma bölgesi boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart gece yarısından itibaren durdurulmuştur. Bu güne kadar da bir provokasyon vuku bulmamıştır. Bölgesel huzur ve güvenlik için önemli adım atılmış, bir pürüz kaldırılmıştır. M4 karayolunun kuzeyinde ve güneyinde 6 km derinlikte bir koridor tesis edilecek, belirlenen alanlarda Rus-Türk ortak devriyeleri başlayacaktır. “

“İdlib’de verdiğimiz şehitleri unutmamız mümkün değildir. Kalleşleri hesap dışı bırakmamız asla düşünülemeyecektir. Biz herkesin ciğerini, hedefini gayet iyi biliyoruz. Şehitlerimizin kanlarının yerde kalmayacağından adımız kadar eminiz. Putin’in askerlerimizin yerini bilmediğini söylemek havanda su dövmektir. Bundan sonra ateşkese uyulursa ne ala uyulmazsa kaldığımız yerden başla vatan mücadelesini gittiği yere kadar taşırız. Türkiye Moskova’da mahcup olmamıştır. Burada üzerinde durmamız gereken konu Esad’ın ilk fırsatta silaha sarılıp sarılmayacağı muammasıdır. Esad hata yaparsa bunu misliyle ödemelidir. Buna çanak tutan hangi ülke olursa olsun gök kubbe başlarına yıkılmalıdır. Mevzi kazanımlarıyla oyalanmayız.”

“CHP yönetimi iflasını yakında açıklayacaktır. CHP’nin kapısına patron çıldırdı ne alırsan bir dolar yazısı asılırsa kimse şaşırmalıdır. Rusya ziyaretini sabote etmek için Esad ve Putin ile aynı safa giren CHP yönetimi körle yatmış şaşı kalkmış bilye dağıtmıştır. CHP Esad’ın yolundan yürüyeyim derken baltayı taşa vurmuştur. “

“Kasıtlıysa küstahlıktır”

“(Erdoğan ve kronometre tepkisi) Zirve toplantılarında benzeri tablolara veya protokol kazalarına istem dışı elbette tesadüf edilebilecektir. Eğer Rusya yönetimi bunu kasıtlı bir şekilde kayda aldırıp sonra da servis ettiyse bunun tanımı küstahlıktır. Bir alçaklık varsa derhal telafi edilmelidir. Malum video ümit ederiz ki maksatlı şekilde hazırlanmış olmasın. Muasır medeniyetler aklını başına alsın. Bizim kültürümüzde vatana can verilir.”