Ana SayfaTürkiyeBu pazar seçim olsa sonuç ne olur? İşte cevabı

Bu pazar seçim olsa sonuç ne olur? İşte cevabı

Türkiye’de bu pazar bir genel seçim olsa ertesi gün ülke nasıl bir siyasi manzaraya uyanır? Son günlerin en popüler konularından birini bu soru ve etrafında konuşulanlar oluşturuyor.

Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi (TEAM), 12 büyük şehirde yapmış olduğu siyasi partilere yönelik seçim araştırma sonuçlarını yayınladı. TEAM Araştırma Direktörü Ulaş Tol, KARAR TV’de Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’un sorularını yanıtladı.

BİRGÜL TEKÇE | KARAR

Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi (TEAM), Türkiye’de son aylarda yaşanan ekonomik kriz ve iktidarın ekonomik hamlelerinden sonra AK Parti’nin oyunun nasıl etkilendiği sorusuna yanıt bulmak için bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmanın detaylarını ve dindar seçmenin muhalefetle ilgili endişelerini TEAM Araştırma Direktörü Ulaş Tol KARAR TV’de değerlendirdi.

20 ARALIK KARARLARININ SEÇMEN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

İktidarın ekonomi politikalarının seçmen üzerindeki etkisine değinen Tol, ”Ekonomik önlemler ve 20 aralık kararlarının etkisini görme şansımız oldu. Kasım’da ve 20 Aralık kararları sonrasında sahaya çıktık böylece hem öncesinde hem de sonrasında durumu görmüş olduk. Kasım’ın ikinci haftası ve Ocak’ın başında toplamış olduk. İki farkı görme şansımız oldu. AK Parti’nin oy oranı Kasım ayına göre 4.3 arttı. Ekonominin seçmen davranışına etkisi olmadığını düşünüyorum. Uzun zamandır kararsız tarafta park etmiş ya da AK Parti’de dursa bile rahatsızlıkları üst düzeyde olan AK Partili seçmen partisini ve Erdoğan’ı savunacak bir dizi argümana ve araca ihtiyaç duyuyordu. Özellikle de Erdoğan’ın tekrar yönetebilme kapasitesinin olduğunu onlara göstermiş oldu. Gerektiğinde bir krizi çözmek için direksiyonun başına geçip eski enerjik haliyle bir şey yapabiliyor gördüler. Yoksa şuna ikna olamadı seçmen ekonomide meselelerimiz halloldu, sorunlar çözüldü ve bu müdahaleyle artık düze çıkacağız inancına sahip olduğu için bu sonuç çıkmadı” ifadeleri kullandı.

Cumhurbaşkanlık görevini nasıl icra ettiğine dair bir sorunun cevabını da aldıklarını belirten Tol, ”Sonuçları 10 üzerinden değerlendiriyoruz. Bir anlamda Cumhurbaşkanının görev onayı denilebilir. Orda çok uzun zamandan beri 5’in altına düşmüştü ve bu hala devam ediyor. Aslında yönetemiyor olduğuna hala ikna olduğunu görüyoruz. 1.9 puanında az olduğuna söyleyebiliriz. Yarattığı algıya ve gücüne göre etkinin daha fazla olması beklenebilirdi ama çokta ikna olunmadığını görebiliriz. Bu durum kalıcılığından da şüphe ettiriyor. Ekonomi alanında tam olarak ikna olmamış ama kararını bir miktarda etkilemiş olmasına rağmen kalıcı olmadığını gösteriyor. Bundan çıkaracağımız sonuç, İktidarın yönetme kapasitesine duyulan inancın zayıflamasının durduğu ikincisi de buna muhalefetin çok iyi bir reaksiyon gösterememiş olması.” dedi.

BU PAZAR SEÇİM OLSA NASIL BİR SONUÇ OLUR?

Seçim olması halinde nasıl bir sonuç olur sorusuna cevap veren Tol, ”Muhalefetin ekonomi başta olmak üzere ekonomi becerilerine bir güvensizlik var. Erdoğan giderse nasıl olur dediğimizde dindar seçmen arasında iyi olur diyenler azınlıkta bunu da ekonomiden kaynaklı söylüyor. Kötü olur diyenler çoğunlukta, ekonomi kötüye gider cevabını veriyor. Şu koşullarda muhalefet geçerse iktidar bundan daha iyi olmaz belki de bir kaos olur endişesi taşıyorlar. Muhalif partiler seçmeni ekonomin daha iyiye gideceğine ikna etmiş değil.” şeklinde konuşan Tol sözlerine söyle devam etti:

”Şu durumda dahi muhalefet dahi iyi görünüyor. Muhalefet bir birlik yaratabilir bir ortak programda tek bir kuvvet olarak durabilirse toplamı iktidarda daha fazla şuanda. Bu kampanyadan önceki dönemler, biz şunu da biliyoruz geçmiş seçimlerde de iktidar biraz geriden başlayıp kampanyasıyla oyunu arttırabilmişti. Bizim için deney oldu dediğimiz durum şunu da gösterdi ki bazı hamleler kararsız seçmeni geri getirebilir. Böyle olunca bu oran muhalefet için seçim cepte görüntüsü vermiyor. Ama psikolojik üstünlük muhalefette görünüyor.

ADAYLARA GÖRE SONUÇLARDA DEĞİŞİKLİK OLUR MU?

Adaya profiline göre sonucun Erdoğan’ın lehine ya da aleyhine değişebileceğini belirten Tol, ”Aday kim olursa olsun sorusu değil bu. Adayı sevmezse Erdoğan’a vermeyeceğim diyen bir seçmen grubu Erdoğan’a verebilir. Bu tur için şöyle ilginç bir şey var. Kasım turu ve öncesinde Erdoğan’ın buradaki oyu Cumhur İttifakı’ndan daha azdı. 2018 yılında İttifak dışından oy aldığı halde ittifakının oyunun altında kalmıştı. Bu turda ise Cumhur İttifakı oyunu yakaladı. Kararsızları dağıttığımızda Erdoğan’ın oy oranı %45.5 civarına geliyor, Cumhur İttifakı da bu oranlarda. Önceki turlarda arada bir mesafe vardı. Bu son müdahalenin esas Erdoğan’ın kişiliğine yazdığını söyleyebiliriz” dedi.

Tol sözlerine şunları ekledi:

”Adayda ve programda bir sorun görmezse bir itirazı olmazsa bu oranları çıkaracağını söylüyor, hem adayın nasıl karşılanacağını ve kampanyasının nasıl sonuçlar doğuracağını bilemeyiz. Bugünkü koşullarda Erdoğan’a tepkiyi gösteren bir şey savunuculuğunu ve karşıtlığını görmek lazım. Bunun üstüne adayın kişiliği, kampanyası muhalif partilerinin ittifak ve program performansı sonucu değiştirecektir.”

DİNDAR SEÇMEN ARAŞTIRMASI NE SÖYLÜYOR?

İzmir’in AK Partilisiyle Erzurum’un AK Partilisi birbirine benzemeyen insanlardan oluştuğuna vurgu yapan Tol, ”Trabzonlu AK Partili ile Diyarbakırlı AK Partili arasında belki Trabzon’un AK Partilisi ve CHP’lisi arasında çok daha fazla fark var. Böyle olunca bu farklılıklarıyla bu dönüşümü anlamak daha değerli görünüyor. Etkileşimi daha az daha dindarların yoğun yaşadığı yerlere gitmeyi yeğledik. İstanbul’da da bu özellikte olan semtlerde yaptık. Bu illerin önemli bir kısmı Türkiye araştırmalarında hiç gidilmeyen yerler. Buradaki değişimi anlama çalıştık ve dindar seçmenin iktidar ve muhalefetle ilişkisini anlamaya çalıştık. Bu araştırmada da Cumhur İttifakı’nda yüzde 9.6’lık bir kayıp var. Türkiye geneli kadar olmasa da önemli bir oranda düşüş var.” dedi.

Dindar seçmenin AK Partiyle gönül bağının koptuğunu belirten Tol, ”Ekonomi önemli nedenlerden biri bunun yanında adalet kavramı öne çıktı. Külliyen toplumun bütün alanlarında bir erozyon olduğuna dair bir inanç var. Bunun izlerini en çok gündelik yaşamda gördüklerini söylüyorlar. Herkesin çevresinde hak etmediği halde bir yerlerde olan ya da hak ettiği yerde olamayan insanlar olmaya başlamış. Kayırmacılığı çok net gözlemliyorlar. Bir de AK Parti de yolsuzluk dahil bir yozlaşma olduğuna dair kanaat çok yaygın. Bu kısmen kopuşa kısmen de gönül bağının azalmasına yol açmış durumda. Erdoğan ve AK Parti eleştirisinin yaygın olması ile iyi kadroların Ak Parti’den kopmasını da görüyoruz. Bir de pandeminin etkisiyle üniversiteli gençler memleketlerine gittiler. Hem barınma ve ekonomik nedenlerle hem de online eğitim olduğu için. Ve oralara bir sosyal medyayı götürdüler, ikincisi kanaatlerini taşıdılar” şeklinde konuştu.

AK PARTİ’DEN KOPAN PARTİLERE İLGİNİN AZ OLMASININ SEBEBİ NEDİR?

Ak Parti’den kopan partilere ilginin azlığının sebeplerini sıralayan Tol, ”Başlarda bunun bir bilinirlik sorunu olduğunu düşünüyorduk, şunu görmeye başladık bilinirlik arttıkça ona eşlik eden bir artış da yok. Başka sorunlar olduğu görülüyor. AK Parti’den ayrılmış bir grup olarak kendi farkını çok tanımlayabilmiş görülmüyor. Neden farklı olduğunu ve bu farkı neden AK Parti içerisinde de sonuna kadar tüketmediğini açıklamamış gibi duruyor. Böyle olunca kişisel anlaşmazlık sonucu, kişisel siyasi gelecek uğruna partiden ayrılmış bir grup olarak görülüyor. Kemik kitlede hainlik, ihanet söylemleri duyuyoruz, daha makul seçmende de duyduğumuz farkına ikna olabilmiş değil. Seçmen lidere bakıyor ve bir güç görüyor mu ona bakıyor. AK Parti kurulur kurulmaz bir güç olduğunu göstermişti” dedi.

DİNDAR SEÇMENİN MUHALEFETLE İLGİLİ ENDİŞELERİ NELER?

Dindar seçmenin rahatsızlıklarının oldukça yüksek olduğunu dile getiren Tol, ”Belli kaygıları var, bu kaygılarda tüm rahatsızlıklarına rağmen yine iktidarı desteklemesine sebep oluyor. İlk kaygıları rövanşizm kaygısı bu çok kuvvetli olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle kadınlarda bu daha yüksek çünkü başta başörtüsü özgürlüğü olmak üzere kazanımları olduğunu düşünüyorlar. Bu kazanımların ilk fırsatta geri alınacağına dair bir kaygı taşıyorlar. Bu helalleşme türü çağrılar bir seçim taktiği olmaktan öte ikna olunan bir şey olarak algılanmadığı sürece de orayı dönüştüremeyeceğini düşünüyorsa bir saldırganlığa yol açıyor. Özellikle daha siyasi alanda AK Partili erkeklerin kaygısı kadınlara oranla daha az bu sorun çözüldü gibi görüyorlar. Kadınlar bu işin tam olarak çözüldüğüne ikna değil. Olası bir iktidar değişikliğinde dezavantajlı bir hale geleceklerini düşünüyorlar” ifadelerini kullanan Tol sözlerine şunları ekledi:

”Muhalefetin yönetim becerisine olan güvensizlik de hakim. Yine kadınlarda önemli bir faktör sosyal destek meselesi, çok önemli oranda bir nüfus sosyal destekten yararlanıyor ve bunun kesilmesinden endişe duyuyor. Dindarlara hem kamunun hem de toplumun verdiği değer saygınlık azalır kaygısı da var. Bu kaygılar rahatsızlıklara rağmen oy değişimine yol açmamasındaki en önemli faktörler.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,927TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri