Ana SayfaTürkiyeBu yazı sanki Fahrettin Altun için yazılmış! Fetihçi zihniyetle, şanlı tarih takıntısı...

Bu yazı sanki Fahrettin Altun için yazılmış! Fetihçi zihniyetle, şanlı tarih takıntısı edebiyatıyla toplumu aşağılamaya odaklanmak…

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun‘un bugün Ayasofya hakkında söyledikleri çok konuşulmuştu. “Ayasofya Camii’nin ibadete açılması 15 Temmuz dirilişimizin devamı niteliğindedir” diyen Fahrettin Altun, Ayasofya ile 15 Temmuz direnişi hakkında kurduğu bağlantıyla pek çok kişide şaştınlık yaratmıştı.

Karar Yayın Yönetmeni İbrahim Kiras’ın bugün Ayasofya hakkında yazıkları, bu türden bir şaştınlık yaşayanlara iyi gelebilir…

Ayasofya’nın yeniden cami olması Türkiye’deki dindar/milliyetçi kesimlerin en büyük özlemlerinden biri ve aynı zamanda Türk muhafazakarlığının “öze dönüş” idealinin en önemli sembolü olagelmişti.

Minarelerinde yeniden ezan okunan, içinde yeniden namaz kılınan bir Ayasofya hayali, bu yönüyle Türkiye’nin “Batı dünyasının tahakkümünden bağımsızlaşması” ve “kökleriyle yeniden buluşması” tasavvurunu temsil ediyordu. Çünkü İstanbul’un cami-i kebirinin müze yapılması Batı karşısındaki yenilgimizin kabulünün ve içselleştirilmesinin tezahürü olarak görülüyordu.

Diğer yandan, son dönemde Batı dünyası karşısındaki entelektüel, ekonomik, siyasi ve askeri alanlarda uğradığımız mağlubiyeti unutturacak veya önemsizleştirecek kadar şan ve haşmet dolu olan tarihimizin hatırasıydı Ayasofya. Bir gün yeniden o haşmetli maziyi ihya etme ümidimizin de sembolüydü. 

(Bugünkü perişan halimize bakmak yerine geçmişteki güzel günlerin hatırasıyla avunmak elbette sağlıklı bir psikolojinin tezahürü değil. Keza diyelim ki Süleymaniye’yi inşa etmiş olmakla değil, Ayasofya’yı ele geçirmiş olmakla övünmek de sağlıklı bir yaklaşım değil. Ama toplumdaki bu yaklaşımı var eden dinamikleri anlamaya çalışmak olmalı aydınların görevi, kınamak değil. Bu durumu, sözgelimi, mağlubiyet travması yaşayan toplumun bilinçaltındaki “geri dönüş” özlemiyle izah edip buradan bir çıkış yolu aramak yerine, “fetihçi zihniyet” veya “şanlı tarih takıntısı” edebiyatıyla kendi toplumunu aşağılamaya odaklanmak da çok sağlıklı ve fayda getirecek bir tutum sayılmaz.)

Yazının devamı için tıklayın

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,700TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri