Burhan Kuzu’dan uyuşturucu baronu Zindaşti açıklaması: Hakimi aradım ama…

Burhan Kuzu’nun uyuşturucu baronu Zindaşti hakkında makamını kullanarak baskı yaptığı iddialarının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış, soruşturma kapsamında 3 hakim ve savcının ifadesi alınmış, yargı mensuplarının Kuzu’nun kendilerine baskı yaptığı iddiasını dile getirmesi basına yansımıştı.

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları üyesi Burhan Kuzu, tahliyesinin ardından firar eden İranlı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti ile ilgili bir açıklama yaptı. Tahliyede rolü olduğu iddia edilen Kuzu, yargıya baskı yapmadığı görüşünü savunurken “Aradım ama hakime tahliye için baskı yapmadım” dedi.

Karar gazetesi yazarı Akif Beki, Kuzu ile yaptığı görüşmeyi köşesine taşıdı.

Beki’nin yazısının ilgili kısmı şöyle:

Dünkü yazım üzerine aradı Hoca.

‘Yargıya baskı yapabileceğimi nasıl düşünürsün’ diye teessüflerini bildirdikten sonra…Zindaşti’yi ‘uyuşturucu taciri’ olarak tanımadığına, gerçek kimliğini serbest bırakılıp kaçtığıyla ilgili haberleri okurken ilk fark ettiğine beni yeminle temin etti.

“İnan ki bilmiyordum, yurtdışındaki bir cinayete azmettirmekten yargılanıyordu, siyasetçi olarak fotoğraf çektirdiğim herkesten sabıka kaydı soramam, öğrencim de olan bir avukat beni bulaştırdı, aradım ama tahliyesi için hakime baskı yapmadım, zaten Cumhurbaşkanlığı Hukuk Kurulu üyeliğinden başka sıfatım yok, ne gücüm ve forsum olur ki, ayrıca salan hakim yüklü rüşvetten yargılanıyor, 8 aydır iddianamesi yazılamadıysa nasıl tutayım gerekçesiyle bıraktı, ama okka altına ben gidiyorum medyada, anlıyorum ki bilmeden tezgahlarına alet edilmişim, şu bu bahaneyle telefonla birkaç konuşturulmam da böyle, dahlim varmış gibi gösterilebilecek bir kurguyla tongaya düşürülmüşüm, hem şahsın vatandaşlık başvurusu da kabul edilmedi, savcılığa da bu yönde ifademi verdim, göreceksiniz suçlamalardan aklanacağım, masumum” dedi.

Kendisi için talep ettiği hukuka saygı, yargılama sonucunu bekleme, yalan ve iftirayla lekelenmeme, yargısız infazdan korunma ve soruşturmanın gizliliğine riayet hakkını başkalarına çok gördüğü örnekleri hatırlattım.

Üç yıla yakındır o iddianame yazıldı, bu yazılacak derken tutukluluğu sündürülen Osman Kavala için, içeriği belirsiz baz istasyonu sinyallerini telefonda yüzlerce saatlik şüpheli, esrarengiz casusluk görüşmesiymiş gibi sunduğu ‘yargısız infaz’ tivitlerini…Ve görüşme içeriği belli kendi HTS kayıtları ortaya çıktıktan sonra özeleştiri yapıp yapmadığını sordum.

Özeleştiri yaptığını, empati kurduğunu söyledi. Kendisi için istediği haklardan herkesin yararlanması gerektiğini kabul etti. Her zaman prensipte tutuksuz ve adil yargılamadan yana olduğunu da ısrarla ekledi.

Konuşmamızı özetle, mealen aktardım. Üstümde kalmasın, mahsus selamlarını iletti.

Takdiri sizin…