Ana Sayfa Türkiye Davutoğlu: Cumhurbaşkanı Özdağ'ı aradı; "Selçuk bey hayrola ne oldu? Ankara'da mısınız?" dedi

Davutoğlu: Cumhurbaşkanı Özdağ’ı aradı; “Selçuk bey hayrola ne oldu? Ankara’da mısınız?” dedi

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, KARAR TV'de çarpıcı değerlendirmelerde bulundu

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, KARAR TV’de Taha Akol ve Elif Çakır‘ın sorularını yanıtladı. Gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunan Gelecek Partisi lideri, “Erdoğan, şu anda 28 Şubatçıların vesayeti altında” dedi.

Erdoğan tasfiye edilecek!

Davutoğlu, Erdoğan’ın 28 Şubatçıların vesayeti altında olduğunu belirterek ” Türkiye’ye otoriter bir deli gömleği giydirmek isteyenler şu anda Erdoğan’ı kuşatmış durumda. Sayın Erdoğan’ı buradan uyarıyorum, aklı başında herkesi uyarıyorum, bundan sonraki ilk aşamada Erdoğan da tasfiye edilecek ve muhafazakarların bir daha başı dik dolaşamayacakları tarzda bir otoriter rejim kurulacak” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı, Özdağ’ı aradı ama geçmiş olsun demedi

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın silahlı ve sopalı saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’la telefon görüşmesinde ‘geçmiş olsun’ demediğini söyledi.

Davutoğlu, Erdoğan’ın Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘den gelecek tepkiden çekindiğini belirtti.

Davutoğlu şunları kaydetti: “Selçuk Bey dün bir ameliyat geçirdi. Bu öldürme kastıyla yapılan bir eylemdir. Fiilen içinde silahlı vardır. Beş kişiden ikisi silahlı. Selçuk Bey, geçmişte tecrübelerinden hareketle tedbirli davranmasaydı, ‘Kıymetli bir siyasetçiydi, çok üzüldük’ diye cenazesinde konuşuyor olacaklardı.

Bahçeli bütün tekliflerimizi reddetti

Bahçeli, 4 koalisyon teklifimi de reddetti. Bakan istedik, onu da vermedi. Tuğrul Türkeş, o zaman Bakanlık teklifimi kabul ederek Bahçeli’nin oyununu bozdu. MHP Genel Başkan Yardımcısı çok tehlikeli mesajlar veriyor. Bahçeli de kutuplaşma dilini körüklüyor. Türkiye’yi şiddet sarmalına dönüştürmeye çalışıyorlar. Bu gidişat, çok endişe verici.”

Davutoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:

“Selçuk Özdağ’a yapılan, öldürme kastıyla yapılan bir eylemdir. 5 saldırgandan 2’si silahlıydı. Selçuk bey tedbirli davranmasaydı bugün Selçuk beyin cenazesinin arkasından “Kıymetli bir siyasetçiydi, çok üzüldük” diye konuşacaklardı.

Daha önce Sayın Kılıçdaroğlu’na linç girişimi oldu. Sayın Akşener’in evini basmaya kalkıştılar. Gazetecilere fiili baskılar, tehditler oldu. Tehdit ve hakaret kültürünün normalleştiği bir süreç görüyorum ve bu beni ciddi şekilde endişelendiriyor.

Otoriter eğilimleri normalleştirmek hatta daha da otoriter eğilimleri artırmak için önce toplumsal huzursuzluklar tahrik edilir. Türkiye’de bir de öyle bir ekonomik tablo var ki zaten toplumsal huzursuzluğun başlı başına sebebi olan genç işsizlik had safhada. Siyasiler böyle saldırılarda içine sinmese bile çıkar, kınarlar. Maalesef Türkiye’yi yönettiğini iddia eden iki parti ve perde gerisinden yönettiğini iddia eden partinin liderlerinden hiçbir açıklama gelmedi.

Cumhurbaşkanı, “Selçuk bey hayrola ne oldu?” dedi

Erdoğan, Selçuk Özdağ ile yaptığı telefon görüşmesinde “Geçmiş olsun” demiyor. “Failleri bulacağız, cezalandıracağız” da demiyor. Olaydan 10 saat sonra yapılan telefon görüşmesinde “Selçuk bey hayrola ne oldu? Ankara’da mısınız?” diyor.

Cumhurbaşkanlığı makamında olan birisi mutlaka o bilgileri alır ondan sonra o telefonu açar değil mi? Bu olayı önemsizleştirmektir. Muhatabınız 17 dikişle hastanede yatıyor. Bugünkü AK Parti milletvekillerinden biri Cuma namazına giderken böyle bir saldırıya muhatap olsaydı Sayın Erdoğan nasıl bir dil kullanırdı? Sayın Özdağ’ın canı herhangi başka birinin canından daha mı az değerli?

Ankara’nın göbeğinde bir partinin genel başkan yardımcısı silahlı saldırıya uğruyor. Hemen ardından onunla röportaj yapan gazeteci saldırıya uğruyor. 48 saat doldu, halen failler bulunamadı veya bulundu da gizleniyor. Sonraki seçimi “vatan haini” ve “vatanperverler” arasında bir seçim haline dönüştürme ve olağanüstü şartlarda bu seçimi yaptırma çabası var. Ben bunu görüyorum ve uyarıyorum Sayın Cumhurbaşkanı’nı, bu yolun sonu son değil.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Türkiye’ye çok tehlikeli mesajlar veriyor. Sayın Bahçeli eğer milletin birliğine sahip çıkacaksa kutuplaştırıcı dilden kendisinin sakınması lazım. Bahçeli bugün kutuplaştırıcı ve dilin ve eylemin tarafında.

Erdoğan, şu anda 28 Şubatçıların vesayeti altında. Türkiye’ye otoriter bir deli gömleği giydirmek isteyenler şu anda Erdoğan’ı kuşatmış durumda. Sayın Erdoğan’ı buradan uyarıyorum, aklı başında herkesi uyarıyorum, bundan sonraki ilk aşamada Erdoğan da tasfiye edilecek ve muhafazakarların bir daha başı dik dolaşamayacakları tarzda bir otoriter rejim kurulacak. Erdoğan’ın bir sonraki seçimi kazanma ihtimali yok denilecek kadar azdır fakat bu tür baskılarla kazansa bile etrafı öyle bir şekilde kuşatılmış olacak ki Türkiye’de demokrasiden bahsetme imkanı olmayacak.

Erdoğan’ın siyasi hayatında son dönemde yaptığı tek şey şudur: Herkesi bir müddet için kullanmaya elverişli bir araç gibi görüyor. Selçuk Özdağ çok basit bir soru sordu Bahçeli’ye. 17-25 Aralık’ı niye akladınız dedi. Orhan beye niye saldırı yapıldı? Orhan bey de bunu, “Bahçeli’ye ağır eleştiri” diye yazısında kullandı. Çok açık, bu ipuçlarından yürüyen herkes saldırının sebebini ortaya koyar.

MHP’nin üye sayısı düşüyor çünkü samimi Ülkücüler “Türkiye’de milli birlik” diye diye üç beş zengine, müteahhide ülkenin bütün kaynaklarının satıldığını görüyor. Türkiye’de şu anda erken seçim şartları var.”

Takip Et

20,148BeğenenlerBeğen
18,123TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri