Ana SayfaTürkiyeDavutoğlu, Erdoğan’a seslendi: Siyasetin basamaklarında yükselirken, savunduğunuz bütün değerleri unuttunuz

Davutoğlu, Erdoğan’a seslendi: Siyasetin basamaklarında yükselirken, savunduğunuz bütün değerleri unuttunuz

Davutoğlu, yaptığı basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, koronavirüs testinin pozitif çıkmasının ardından karantina sürecini tamamlayarak ilk kez kameraların karşısına geçti.

Daha önce oluşturulan canlı yayın sistemi üzerinden, canlı yayın ekibi olmaksızın evinden basın açıklamasını gerçekleştiren Davutoğlu, konuşmasına dar gelirli vatandaşların pandemi ve ekonomik kriz etkisindeki süreçte karşılaştıkları sıkıntılara değinerek başladı.

Türkiye’nin dört bir yanında ekonomik nedenlerle intihar eden vatandaş haberleri almanın ızdırabını yaşadığını söyleyen Davutoğlu, “Onurlu bir hayat standardı dışında bir talepleri olmayan bu insanların çaresizlikten intihara kadar yöneldikleri bir ortamda bizlerin kayıtsız bir şekilde günlük hayatımızı devam ettirmemiz mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

TÜM BU SÜREÇLERİN NİHAİ SORUMLUSU SAYIN CUMHURBAŞKANINA SESLENMEK İSTİYORUM

Ahmet Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Buradan açık ve net bir şekilde bütün bu kararların nihai yetkilisi ve süreçlerin nihai sorumlusu olan Sayın Cumhurbaşkanına seslenmek istiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı,

Siyasete başlarken ve makam basamaklarında birer birer yükselirken savunduğunuz bütün değerleri birer birer unuttunuz.

Vefayı, tevazuu, diğergamlığı, yolsuzluklara karşı mücadeleyi, kamu malını gözetmeyi, şeffaflığı  israftan kaçınmayı, yasaklara karşı tam ve eksiksiz özgürlüğü, adaleti, vatandaşların eşitliğini önce zihninizde, sonra vicdanınızda ve nihayet hayatınızda bir kenara ittiniz; sonra da tümüyle unuttunuz.

Kibri, şatafatı, israfı, egoyu, akraba kayırmacılığını, hukukun kişilere göre farklı işlemesini, yolsuzlukların meşru kılınmasını günlük siyasetin doğal bir parçası haline getirdiniz.

Bütün bunlar günü geldiğinde mutlaka önünüze gelecek konulardır.

Ancak unuttuğunuz en önemli husus nedir biliyor musunuz?

İçinden çıktığınız geniş halk kesimlerinin halini unuttunuz.

Onlar sizi bu yolculuğa ellerindeki tek yüzüğü bağışlayarak çıkarmışlardı; yolun sonunda siz onları yaşamakta olduğu onurlarını zedeleyen yoksullukla başbaşa bıraktınız. Kendinizi saraylara, gözlerinizi gerçeklere kapattınız.

Şimdi gelin, halka acı reçete vermeden önce sorumlusu olduğunuz acı gerçekleri bir görün.

Asgari ücretle ilgili kararı bu acı gerçekleri görerek alın.

Topu hiç komisyona falan atmayın; nihai kararın size ait olduğunu herkes biliyor.

AK PARTİ – MHP KOALİSYONU YOKSULLUĞU MİLLETİMİZİN YAŞAM BİÇİMİ HALİNE GETİRDİ

Yüreğim yanarak söylüyorum, Ülkemizde çalışma çağındaki her 10 kişiden 3’ü işsiz. Sofra küçülürken sofraya oturanlar artıyor.

Türkiye’nin en önemli ekonomik sorunu işsizlik ve gelir dağılımındaki bozulmadır.

Geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı oranının %30’u aşması artık neredeyse her evde üretimden kopmuş ve hayallerini yitirmiş bir aile bireyi olması anlamına geliyor.

Reel ücretlerdeki düşüş ile, çalışan bireylerin de ailesinde bakmak zorunda olduğu kişi sayısı ve sorumlulukları artıyor.

Başka bir deyişle sofra küçülürken sofraya oturanlar artıyor.

Türkiye’de asgari ücret düzeyinin 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının altına düşmüş olması bu gerçeği yüzümüze vurmaktadır.

Buna ilaveten Türkiye’de ücretsiz izine çıkarılmış ve asgari ücretin yarısından azı ile evinde açlığa mahkûm edilmiş milyonlarca insan vardır.

Asgari ücret çalışanlarımız için yaşam standardı haline dönüştü.

İşsizlikte tablo böyleyken maalesef çalışanlarımız da çarpık gelir dağılımının kurbanı olmuş durumda.

 Nüfusun en zengin yüzde 10’unun geliri Avro bölgesi ortalaması seviyesindeyken en alt gelir dilimindeki 16 milyon insanımız Vietnam koşullarında bir yaşam sürdürmeye çalışıyor.

Tüm tartışmalar asgari ücretin düzeyi üzerinden yapılmakta ise de asıl sorun gelir için alt sınırı oluşturması gereken asgari ücretin Türkiye’de yaşam standardı haline gelmiş olmasıdır.

Çalışanların yarısı asgari ücretle çalışmakta, çalışanların ortalama ücreti ise her geçen gün asgari ücrete yaklaşmaktadır.

AK Parti-MHP koalisyonu ülkemizi üç yılda yoksulluğu milletimizin yaşam biçimi haline getirmiştir.

Gelecek Partisi olarak özenli bir çalışma ile vatandaşlarımızın derdine derman olmasa da en azından bu zam yağmuru altında biraz daha korunaklı hale gelebilmeleri için Asgari Ücret çalışması yaptık.

Bu şartlarda asgari ücrete artık sadece “en düşük ücret” olarak bakmak doğru değildir.

Asgari ücretlinin reel geliri düşerken, oluşan korkunç işsizlik nedeniyle, asgari ücretlinin üzerindeki ekonomik yük ve sosyal sorumluk artmıştır.

Toplumun geniş kesimlerini daha yakından ilgilendiren gıda enflasyonunun son 1 yıllık artışı %21’yi geçip, üretici enflasyonu %23’e ulaşıp yeni fiyat artışları yaratmaya gebe iken, asgari ücret tartışmalarını resmi %14’lük TÜİK enflasyon verisi üzerinden tartışmak fakirin azalan ekmeğinden yapılacak hırsızlıktır.

Gelecek Partisi olarak önerimiz;

Öncelikle bütün çalışanlara yönelik olarak, asgari ücret tutarı için tüm vergi, prim ve diğer yükler devlet tarafından yüklenilmesidir.

Bundan sonra vatandaşın cebine doğrudan girmesi gereken Asgari ücret” net 3,300 TL” olarak belirlenmelidir.

Böylece işveren üzerindeki yükü fazla arttırmadan devletin karşılayacağı vergi sayesinde Asgari ücretle çalışanlar en azından açlık sınırının üzerinde belirlenen bir ücret ile 2021’e başlama fırsatına sahip olabileceklerdir.

Buna ek olarak işveren tarafından yüklenilen sosyal güvenlik sigortası primi 4,5 puan indirilmeli, istihdamın üzerindeki yükler azaltılarak işsizliği azaltıcı tedbirlere öncelik verilmelidir.

Kimse popülizm yapıldığını iddia etmesin.

Asgari ücretin net ödenebilmesi için işçinin yükünün kaldırılması, bütçe imkanları çerçevesinde mümkündür.

Bütçe üzerindeki net yükü milli gelirin %1’ini aşmayacak bu tasarrufun yapılabileceği kalemleri eğer isterlerse tek tek kendilerine verebiliriz.

Hükümetin “acı reçeteyi” önce kendine uygulaması halinde bütçede fazlasıyla yer vardır.

Merak etmesinler, bunları uygulamaları halinde, Milletin Meclisi yerine TÜSİAD’ın, TOBB’un ve yarı sivil STK’ların kapısında aradıkları güveni piyasa onlara sağlar.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,932TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri