Ana Sayfa Türkiye Davutoğlu: Korona için yeni sorumlu buldular. Meğer hepimizmişiz

Davutoğlu: Korona için yeni sorumlu buldular. Meğer hepimizmişiz

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu Sağlık Bakanı Koca'nın 'sorumlu hepimiziz' sözlerini eleştirdi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sağlık Bakanı Koca’nın ‘sorumlu hepimiziz’ sözlerine karşı çıkan Davutoğlu, iktidarın Çin ile kurduğu ilişkiyi de eleştirdi.

Davutoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Şu salgın döneminde bu iktidarın milleti düşürdüğü hallere bakar mısınız. Bakın Sağlık Politikaları Başkanlığımızın verdiği bilgilere göre Çam Sakura Hastanesinde Kadın Doğum servisi bile kapatılıp kovid servisi haline getirilirken, Zeynep Kamil gibi Türkiye’nin en önemli kadın hastalıkları ve doğum hastanesinde görevli anestezi uzmanları kovid nedeniyle pandemi hastanelerine geçici göreve gönderilmiş olup, randevusu verilmiş operasyonlar dahi yapılamaz hale gelmiş bulunmaktadır.

Şu vakalardaki tırmanışın sorumlusu kim? Neden dönüp dolaşıp başa döndük? Bırakın başa dönmeyi, daha kötü bir evreye nasıl geçtik? Bilimin ve aklın sağlayacağı tedbirler ekonomiye zarar verecek diye bütün bir ülkeye yaşattıklarına bakın hele. Aşılamada başından bu yana şeffaf olmayan bir süreç yaşattılar ülkeye. Sürekli aşı takvimlerini değiştirdiler, aşılama rakamlarını çelişkilerle sundular, nedendir bilinmez bir türlü aşı çeşitlemesine ulaşamadılar. Ülkemizde hala 7 kişiden 6’sı aşılanmamış durumda.

Öte yandan salgın demek dayanışma demekken, bunlar muhalefetin elinde olan yerel yönetimlerin dayanışma çabalarına bile taş koydular. Sonra da hem aklı hem de bilimi susturdular. Zannettiler ki bilimsel gerçekler bunların zaten kötü yönettikleri ekonomiyi daha da zora sokacak; bunlar da halk karşısından zora düşecek, oy kaybedecekler.  Halbuki tam tersine, bilim, rasyonel akıl ve planlama sayesinde bugün hem sağlıkta hem de ekonomide daha iyi yerlerde olabilirdik.

Peki neden dön dolaş böyle bir kriz aşamasına ulaştık? Bunun nedenlerini bir kez daha bıkmadan usanmadan iktidar sahiplerinin yüzüne vuralım.

Bir, verileri saklayarak gerçeklerle yüzleşmekten kaçtınız yani kafanızı kuma gömdünüz; dürüstlük ve şeffaflık testinden sınıfta kaldınız.

İki, halka tedbirleri icbar ederken kendinizi istisna tuttunuz ve lebalep kavramını literatüre kazandıracak çifte standartlar uyguladınız; samimiyet testinden sınıfta kaldınız.

Üç, konuya stratejik bir planlama perspektifinden değil günlük çıkar perspektifinden baktınız; kriz yönetim becerisi testinde sınıfta kaldınız.

Dört, ekonomi yönetimindeki vahim hataların derinleştirdiği ekonomik krizin etkisini azaltabilmek için vaktinde tam kapanma kararı alamadınız ve halkı can riski ile geçim riski arasına sıkıştırdınız; sorumluluk testinde sınıfta kaldınız.

Beş, aşılamayı hem geç hem yetersiz bir şekilde uygulamaya koydunuz, Türkiye’yi tek bir kaynağa mahkum ederek ülke sıhhatini Çin’in merhametine emanet ettiniz; bağımsızlık testinde sınıfta kaldınız.

Altı, özetle salgın krizini bir yönetim krizine dönüştürdünüz; yönetim testinde sınıfta kaldınız.

Baktınız ki, hem kriz hem kontrollü kapanma seçim planlarını etkileyecek, ülkeyi tümden açtınız; salgın derinleşince de iki arada bir derede kısıtlamalar uygulayarak bir uçtan diğer uca savruldunuz.
Şimdi de çıkıp sürüklendiğiniz felakette sorumluluğu yine bütün ülkeye yüklüyorsunuz.

Davutoğlu’ndan Fahrettin Koca’ya eleştiri

Yeni bir sorumlu buldular şimdi; Kimmiş biliyor musunuz? Meğer sorumlu hepimizmişiz! Yani 84 milyonmuş!

Zaten nerede bir başarısızlık var, bunları ara ki bulasın. Ama iş sorumlu ilan etmeye geldiğinde, sorumlular belli: Milyonlar!

Sormak gerek bunlara: Siz “hayat eve sığar” kampanyası başlattınız da halkı evde mi tutamadınız? Siz “maske-mesafe-hijyen” dediniz de, halkımız şehir şehir, kongre kongre dolaşıp, her şehre virüs falan mı taşıdı?

Siz milyarlarca liralık destekleri 3-5 müteahhite değil de halka verdiniz de, bu halk aç gözlülük yapıp fazla mesai için gizlice sokaklara falan mı çıktı?

Bir de çıkıp utanmadan sorumlu hepimiziz, yani 84 milyon diye halkı aklıyla alay eden, hakaret eden açıklamalar yapıyorlar.

Yani bizi Beştepe’nin günü birlik alınan keyfi kararları, kara düzen plansız yönetimi değil de halkın sorumsuzluğu bugünlere getirdi öyle mi?

Bu halk mı size “sakın kongrelerinizi yaz aylarına, açık havada stadyumlara falan ertelemeyin” dedi yoksa!

Siz her işinizi inadına yapacaksınız ama sorumlusu hepimiz olacağız öyle mi?

Siz Bilim Kurulu’nu da Sağlık Bakanlığı’nı da bypass edeceksiniz ama sorumlusu 84 milyon olacak öyle mi?

Siz bir gecede aldığınız kararlarla ülkeye yüzmilyarlarca zarar verecek; kapanmaya gidemeyeceksiniz ama sorumlusu vatandaş olacak öyle mi?

Siz liyakatsiz ellerdeki berbat ekonomi yönetiminizle hazineyi boşaltacak; salgında gerekli desteği millete sunamayacaksınız ama sorumlusu bütün bir millet olacak öyle mi?

Daha fazla sorumsuzluk sergilemeyin ve can riski ile geçim riski arasına sıkışmış olan halkı bu cendereden çıkaracak kararlı ve net tedbirler alın.

Ne mi yapacaksınız?

Ramazan başında önerdiğimiz tedbirler paketini derhal devreye sokun! Günü değil, canı kurtarın!
Yanlışlarınızın faturasını vatandaşa kesmeyin!  Geç kalmış olsa da Ramazan’ın ikinci yarısında bari  ülke çapında tam ve kararlı bir kapanma uygulayın!

Bunu uygularken halkı geçim kaygısından kurtaracak şu 4 tedbiri acilen hayata geçirin!

1- Ramazan süresince esnafımızın kira ve tüm faturalarını devlet tarafından karşılayın ve her bir esnafımıza 5000 TL’den az olmamak üzere ciro kaybı desteği verin.

2- Hasat dönemine girmekte olan çiftçilerimize özel uygulamalar geliştirin ve  mazot, gübre ve yem ihtiyaçlarını karşılayacak hibe desteği verin.

3- İşçilerimiz için kısa çalışma ödeneğini derhal tekrar başlatın.

4- İşsizlere ve sosyal yardıma muhtaç kesimlere açlık sınırı olan 2736 TL’den az olmamak üzere hane başı yardım yapın.

Unutmayın, bu tedbirler asla lütuf değildir.  Sakın ha kaynak yok demeyin!

3-5 müteahhide peşkeş çektiğiniz, bir gecede Merkez Bankası Başkanını değiştirerek hazineye yüklediğiniz miktarlar karşısında bu destekler devede kulaktır! Türkiye’yi öyle bir kıskaca soktunuz ki, tam kapanma halinde ekonomik hayat durduğu için bu tedbirden kaçıyorsunuz; tam kapanma yapmadan da vaka sayılarını durduramıyorsunuz.

Vaka sayıları arttıkça da bu kez seyahat kısıtlamaları dolayısıyla ekonominin öncü döviz kaynaklarından turizm sektörünü son derece yıkıcı bir sezon riski bekliyor.  2019 yılında 51.7 milyon ziyaretçi ağırlayıp ülkeye 34.5 milyar dolar getiren Turizm sektörünün geçen sene 2020’de ziyaretçi sayısı %69 düşüşle 15.9 milyona, gelir ise %65 düşüşle 12,1 milyar dolara gerilemişti.

Rezervleri saçıp savurmak istiyorlar

Kritik aylarda özellikle Rusya’dan gelen son kısıtlamalar sadece sektör için değil genel döviz gelirlerimiz açısından da ciddi bir alarm sinyalleri vermektedir. Turizm haftasını kutladığımız bugünlerde sektöre yönelik ciddi bir tedbirler paketi açıklanmalıdır. Gelecek Partisi olarak bu konuda kapsamlı önerilerimizi önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşacağız.

Bizler, sizin adınıza, bu iktidarın yanlışlarını, gerçek dışı beyanlarını, cahilliklerini yüzlerine vurmaktan utanır hale geldik; bunlar aynı yaveleri tekrarlamaktan sıkılmıyorlar. Merkez Bankasına ettikleri onca işkence göz önünde cereyan etmiyormuş gibi, “Bu konuların yanlış ve eksik bilgiye dayalı olarak kamuoyu önünde tartışılması Merkez Bankasına zarar veriyor!” teranelerini sıralamaktan bıkıp usanmıyorlar.

Bunlar istiyor ki herkes kendileri gibi yapsın!  Bunlar istiyor ki herkes bunların kapalı kapılar ardındaki işlemleri gibi sorunların üstünü örtsün. Bunlar istiyor ki rezervleri saçıp savursunlar, 4 yılda 4 başkan değiştirsinler, “faiz sebep enflasyon sonuç” saplantılarıyla kriz üstüne kriz çıkartsınlar, Merkez Bankası Başkanlarını kovup Bankanın itibarını içeride-dışarıda iki paralık etsinler ama çıkıp kimseye de hesap vermesinler!

Bunlar “iftiradır, yalandır” diyerek koltuklarını koruma amaçlı propagandalar yapacak diye bizler sizin adınıza şu soruları sormayacak mıyız aziz vatandaşlarım:

“2017 yılında imzalandığını söylediğiniz protokol yeni bir protokol müydü yoksa MB ile Hazine arasında eskiden beri var olan ve dış borç ödemelerinin koordinasyonu için kullanılan protokolü mü genişlettiniz? Bu protokolden kamuoyunun ve piyasaların neden haberi olmadı?

Takip Et

20,197BeğenenlerBeğen
18,142TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri