Ana SayfaTürkiyeDavutoğlu iktidara seslendi: Bir grup ciddiyetsiz ve liyakatsizin, etraflarındaki helal-haram bilmezleri besleyecekler...

Davutoğlu iktidara seslendi: Bir grup ciddiyetsiz ve liyakatsizin, etraflarındaki helal-haram bilmezleri besleyecekler diye milletimizin alın terini çalmasına müsaade edemeyiz!

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, haftalık değerlendirme toplantısı için kameraların karşısına geçti. Gelecek Partisi liderinin gündeminde çoklu baro meselesi, ekonomi, sosyal medya yasakları, Doğu Türkistan, AB ile ilişkiler ve partisinin kongre süreci vardı.

Ahmet Davutoğlu’nun gündeme ilişkin gelişmeleri yorumladığı basın toplantısından satır başları şöyle:

Avukatlar bile, baro başkanları bile ifade hürriyetini kullanamazsa…

En temel anayasal hak olan seyahat özgürlüğü, toplantı yapma özgürlüğü beşinci sınıf bir otoriter rejimdeymişiz gibi ihlal edildi. Gerçekten bu görüntülerden sonra demokratik bir yönetim içerisinde yaşadığımızı söyleyebilir miyiz?

Avukatları otobanlarda kovalanan, şehir girişlerinde itilip kalkılan bir ülkenin demokrasi olduğunu kim söyleyebilir? Avukatlar bile, baro başkanları bile ifade hürriyetini kullanamazsa sıradan vatandaş, gençler, kadınlar, emekçiler nasıl konuşsunlar?

Konu ne? Hukukun en temel üç unsurundan biri olan savunma ve onun temsilcisi avukatlar. Konuşturulmayan kim? Meselenin birinci muhatabı olan avukatlar.

Avukatların alınmadığı mekân neresi? Milletin evi denilen, milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi.Sonra hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, adalet kelimelerinin geçtiği tumturaklı cümlelere kim inanır?

Bakınız, barolarla veya başka bir alanla ilgili yapılacak her türlü düzenleme öncelikle katılımcı olmalı. İlgili bütün paydaşların fikirlerinden faydalanılması gerekiyor.

İktidar söylemek istediği ne varsa sonuna kadar söyleyebilme hakkına sahip. Tüm televizyonlar emirlerinde ama aynı hak avukatlar için geçerli değil.

Peki madalyonun diğer tarafı çok mu parlak? En fazla demokrasiden, çoğulculuktan ve farklı fikirlerin hakkıyla temsilinden yana olması gereken barolar ise en fazla şikayetçi olduğu çoğunlukçuluktan yana. Yani bir oy fazla alan herşeyi alsın, başka kimseye hayat, söz hakkı tanımasın.

En fazla FETÖ’den, bölücülükten, farklı gruplaşmalardan ve çok başlılıktan şikâyet eden hükümet ise çoklu barodan yana.

İktidar bu yaptığı ile hukuk sisteminin en temel ayaklarından savunmanın mezheplere, etnik kimliklere göre bölünmesi ihtimalinin farkında bile değil. Ya da daha kötüsü çok iyi farkında ve bizzat bu bölünmeyi istiyor. Yani alevi baro, sünni baro ayrımını istiyor. Yani sağcı baro, solcu baro, AK Partili baro, CHPli baro kurulmasını istiyor. Zaten ağır aksak yürüyen bir hukuk sistemimiz var; bu düzenlemeyle beraber hukuk sistemimiz daha da bozulacaktır.

Bu iktidar iktisadi hayatın durduğu dönemde % 13 enflasyon üretmeyi başarmıştır

Özellikle ağır ekonomik faturayı ciddiye almayan bu iktidarın sebep olduğu yaklaşımın bedelini halkımız ödemeye başlamıştır. Bütün dünya ticaretinin, Türkiye ekonomisinin, onlarca sektörde alış-verişin tamamen durduğu bir dönemde bu iktidar dünyada kimsenin başaramadığını başarmıştır: Bu iktidar iktisadi hayatın durduğu dönemde % 13 enflasyon üretmeyi başarmıştır!

Biz sokaktaki enflasyonun, Pazar yerindeki rakamların, enerji ve su faturalarının nasıl sınırsız yükseldiğini gözümüzle görüyoruz. Muadilimiz kabul edilen ülkelerde böylesi bir durum söz konusu değildir. OECD’de böylesi bir enflasyon kimsede bulunmamaktadır. Bütün dünya sıfıra yakın veya eksi enflasyon görürken biz nasıl olur da %13 enflasyonla yaşamaya mahkûm ediliriz.

Milletin cebindeki 100 liranın 13 lirası bizzat bu iktidar tarafından her sene eritilmektedir.

Böylesi bir soygun düzenine milletimiz mecbur değildir. Bir grup ciddiyetsiz ve liyakatsizin, etraflarındaki helal-haram bilmezleri besleyecekler diye milletimizin alın terini her ay çalmasına müsaade edemeyiz. Faiz düşerse enflasyon düşer ciddiyetsizliği ve hikayesiyle geldiğimiz yer burasıdır.Milletin aşından, ekmeğinden yürüten enflasyon. Milletin işini, emeğini yok eden işsizlik…Daha da kötüsü bu acı gerçeklerle yüzleşip önlem alacak bir akıl iktidarda kalmamıştır…

Her konuşmalarında Türkiye ekonomisinin nasıl uçtuğu, nasıl büyüdüğü, nasıl dünyanın kıskandığı bir ekonomi olduğunu tekrarlamaktalar. Bu milletin aşını alıyorsunuz, emeğini yok ediyorsunuz, birikimlerini eritiyorsunuz. Bütün bunları yapıyorsunuz, yetmiyor bir de bu yalanlarla milletle dalga mı geçiyorsunuz? Siz “Türkiye dünyada en fazla büyüyen ekonomi” dediğinizde İstanbul’da işsiz kalmış Mehmet meseleyi anlamıyor mu zannediyorsunuz.Siz “Türkiye dünyanın ilk on ekonomisi arasına iki yıl içinde girecek” dediğinizde Diyarbakır’da evinde aş kaynatamayan Ayşe anlamıyor mu zannediyorsunuz. Siz “bütün dünya bizim ekonomimizi kıskanıyor” dediğinizde Ankara’da ay sonunu zor getiren Fatma’nın size acı acı gülümsemediğini mi zannediyorsunuz. Biz bu işte bir” arıza var” derken boşuna demiyoruz. Arıza ne memleketin evlatlarında, ne de Allah vergisi kaynaklarımızda. Arıza tam da sizin ciddiyetsiz ve liyakatsiz bakanlarınızda, milleti hafife alan kibrinizde. Milletin aklıyla dalga geçen yalanlarınızda. Arıza sizin ucube Cumhurbaşkanlığı sisteminizde. Gazetelerinizle, TV’lerinizle, papağana dönmüş sözde gazetecilerinizle vatandaşın dünyasından başka bir dünya icat edebilirsiniz.

Kendilerini cennette zannetmekte haksız değiller

Koalisyon hükümetinin ortakları kendilerini bir cennette zannedebilirler. Kaldı ki, cennette zannetmekte haksız da değiller. Yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarındadır. Hiçbir hukuk, adalet ve ahlak ilkesi kendilerini bağlamamaktadır. İktidar dünyasında enflasyon, işsizlik, borç bulunmamaktadır. İktidar dünyasında emek, alın teri, hak, hukuk bulunmamaktadır. İktidar dünyasında sistematik yolsuzluk, bedavadan yaşama, emeksiz gelir, çalışmadan kazanma mümkündür. İktidar dünyasının cennetinde tam istihdam var. İşsiz kalmanız kesinlikle mümkün değil. Hatta aynı kişi üç dört yerden maaş alabiliyor!

Ayrıca herhangi bir konuda eğitim almanız, uzmanlık sahibi olmanız da gerekmiyor. Hiçbir liyakat şartı da aramıyorlar. Herkes muhakkak bir yerde müdür, danışman, üye maşallah. Hem de aile boyu olarak. İktidar dünyasının cennetinde enflasyon yok, zarar yok. Aksine sürekli büyüyen karlar var. Kazanç var. İktidar dünyasının cenneti büyüdükçe, milletin hayatı daha fazla zindana dönüyor. İktidar dünyasında bulunanlar kendilerini nasıl cennette zannetmesinler. Bütün ahlakı, değer sistemi, dünya görüşü böylesi bir cennetten ibaret olanların milleti anlaması, bizleri anlaması mümkün değildir…

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,924TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri