Ana Sayfa Türkiye Davutoğlu: Perinçek Erdoğan’ı Kaddafi ve Saddam’a benzetti, hiçbir AK Partili sesini çıkartmadı

Davutoğlu: Perinçek Erdoğan’ı Kaddafi ve Saddam’a benzetti, hiçbir AK Partili sesini çıkartmadı

Davutoğlu, gündeme dair çarpıcı yorumlarda bulundu.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, gazeteciler Çağlar Cilara, Fikri Akyüz ve Gökhan Özbek’in sorularını yanıtladı.

Gelen sorulara çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, gündeme dair de çarpıcı değerlendirmelerde de bulundu.

Doğu Perinçek’in geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamaları da eleştiren Davutoğlu’nun açıklamalarından bazı satır başları şu şekilde:

Doğu Perinçek, Sayın Erdoğan için Kaddafi ve Saddam gibidir gibi bir söz sarf etti. Türkiye’de seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’nın sonları belli olan Saddam ve Kaddafi’ye benzetilmesine hiçbir AK Partili Doğu Perinçek’e bir şey söylemedi. Perinçek tarafından Cumhurbaşkanı’na yapılan Kaddafi ve Saddam benzetmesi, “diktatör” benzetmesinden daha ağır bir ifadedir. Çünkü bir şekilde örtülü bir tehdit de var, sonları itibariyle.

“HUKUKUN NE KADAR VAHİM BİR NOKTAYA GELDİĞİNİN İŞARETİ”

Demirtaş ve Kavala davasındaki temel mesele öncelikle tutuklu yargılama konusundaki bu inat ve insanların mahkeme önünde bir hükme ulaşmadan içeride tutuklu kalmasıdır.

Bu can bu tendeyken vermem dediğiniz Rahip Brunson, Deniz Yücel ABD’nin, Almanya’nın talebiyle serbest kalabiliyor, içeride benzer suçlamalarla olan birisi tutuklu yargılamayla tutulabiliyor. Bu da hukukun ne kadar vahim bir noktaya geldiğinin işareti.

Bizim iktidarımızda hiçkimse istisnai durumlar dışında tutuklu yargılanmayacak, mahkemeye en kısa sürede çıkacak, çıkmaması durumunda da hüküm verilene dek özgürlüğünü kaybetmeyecek. Yaklaşımımız bu.

“ALDATILMAK ÜLKENİN BAŞBAKANI İÇİN GEÇERLİYSE SIRADAN VATANDAŞ DA BÖYLE BİR İNSANİ ZAAF GÖSTEREBİLİR”

Bir suç bir kişiye aitse doğrudan bir illiyet bağı olmadıkça başka bir kişiyle irtibatlandırılamaz. KHK konusunun en önemli açmazlarından birisi, birisi FETÖ üyesi olarak tespit ediliyor, onun 7 sülalesi de o suçun parçasıymış gibi muameleye maruz kalıyor.

Bir kişi suça doğrudan bulaşmamış ve delillendirilmemiş ise idari bir kararla onların cezalandırılmasının önüne geçeceğiz ve varsa bir ceza mahkemeye sevk edip mahkeme kararıyla dönmelerini sağlamak lazım.

Adalet, herkese her yerde lazım. Cumhurbaşkanı’na 2018’de söyledim, bir şirket FETÖ irtibatlı bir şirketse bunu hazineye devredin, kayyum atayarak başka rant alanları oluşturulmasın. Biri ortaksa, diğer ortakları FETÖ üyesi değilse mülkiyet hukukunu ortadan kaldıracak uygulamalardan kaçının. Mülkiyet hukuku esastır.

Kriterleri net koyun, birini sırf FETÖ okullarından mezun oldu diye devletten ihraç ediyorsunuz ama kendi damadınız FETÖ okulu mezunu ve Bakan.

Biri FETÖ’nün önemli isimlerinden birinin kardeşi diye ceza görüyor, benzer bir konuda başka biri büyükelçi atanıyor. Bu kamu vicdanını rahatsız eder.

Aldatılmak gibi bir şey ülkenin Başbakanı için geçerliyse, sıradan vatandaş da böyle bir insani zaafı gösterebilir.

“HİÇBİR SEKÜLER, DİNİ YA DA ETNİK YAPININ DEVLET İÇİNDE ÖRGÜTLENMESİNE ASLA İZİN VERMEYİZ”

Ben İslam’ı özgürleştirici bir din olarak benimsedim ve savundum. Aklımı ve vicdanımı iptek altına alacak, Hazreti Peygambere, Hazreti Ömer’e gösterilmeyen saygıyı şu dini lidere, şu siyasi lidere gösterecek bir yapının içinde olmam.

Hiçbir seküler, dini ya da etnik yapının devlet içinde yargı içinde örgütlenmesine asla izin vermeyiz, hepsini dağıtırız. Kamuda görev yapan herkes tek başına kamuya hizmet eder. Kollektif kimliklerin tümünü kamudan kaldırırız.

Ehliyet ve liyakat unsurlarını getiririz. Şu benim yakınım, şu benim ailemden, şu benim vakfımdan, şu benim bölgemden diye devletin içinde paralel örgüt network çabaları kurmanın önüne geçeriz.

Darbelere karışmış, suç unsuru içeren herkes için en ağır cezaları veririz ama sadece şüphe veya akrabalık bağları yüzünden verilen cezaları geçersiz sayar, mağduriyetleri tümüyle ortadan kaldırırız.

Beraat eden bir vatandaşı idari kararla cezalandırmak adaletsizliktir. Beraat, idari kararın ortadan kalkmasıdır. Ama bir network oluşturma çabasına girdiğinde acilen gereken tedbir alınmalıdır.  

Takip Et

20,148BeğenenlerBeğen
18,118TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri