Davutoğlu: Tayyip Erdoğan değil bütün dünya birleşse…

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Kanal 42’de katıldığı programda, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Geldiği noktaya kendisini Erdoğan’ın getirdiği yönündeki yorumlara cevap veren Davutoğlu, “O zaman şunu da demek lazım, Sayın Rahmetli Erbakan Hocamız olmasaydı Tayyip Erdoğan olmayacaktı. Şu da denilebilir, Demirel müsteşar yapmasaydı Özal olmayacaktı. O zaman herkes bir önceki döneme borçlu kılınır ve kimse şahsiyet sahibi değil gibi davranılır. Geldiğim yerleri önce insanları izzetli kılan, zelil kılan yegane merci olan Allah’a borçluyum” dedi.

Davutoğlu’nun konuşmasından satır başları şu şekilde: 

Geldiğim yerleri önce insanları izzetli kılan, zelil kılan yegane merci olan Allah’a borçluyum. Sonra benim boğazımdan tek bir lokma haram geçirmemiş ve geçirmemeyi bana öğretmiş olan babama, anama borçluyum. Duasıyla beni destekleyen babanneme borçluyum, dedeme borçluyum, bütün bu geçmişlerime. Samimiyetle bugüne kadar benime omuz omuza vermiş dostlarıma, eşime, aileme borçluyum. Bütün bunları kenara koysaydınız, Tayyip Erdoğan değil, bütün dünya birleşse beni bir yere getiremezdi. Ama bunlar varsa ben ilim adamı olarak da dünyada tanınıyordum, daha 30 yaşımda iken. Dışişleri Bakanı olmak, Başbakan olmak bütün bunlar önemli ama hiçbirisi milletin kalbindeki yerden önemli değil.

Davutoğlu: Erdoğan’a borcumu en iyi şartlarda bir iktidar bırakarak verdim

Herkesin peşinde koştuğu Başbakanlık makamını bir haftada bırakıp ayrıldım. Kimse bunun lafını etmesin. Eğer öyleyse o zaman başka sorular gelir. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı bir genç iken, İstanbul Gençlik Kolları Başkanı yapan sonra Belediye Başkan Adayı yapan, Belediye Başkanı iken arkasında duran Rahmet Erbakan Hocamıza yapılan nedir peki? O zaman şunu da demek lazım, Sayın Rahmetli Erbakan Hocamız olmasaydı Tayyip Erdoğan olmayacaktı. Şu da denilebilir, Demirel müsteşar yapmasaydı Özal olmayacaktı. Şu denilebilir, İnönü, Menderes’i milletvekili yapmasaydı, Celal Bayar şey olmasaydı, tek parti döneminden geçişte bile o zaman herkes bir önceki döneme borçlu kılınır ve kimse şahsiyet sahibi değil gibi davranılır. Ben şahsiyetimi Konya’nın topraklarında kazandım. İlmimi gece gündüz çalışarak, bana bu aşkı veren babam sayesinde yaptım. Helal lokmamı anam sayesinde aldım. Borçlu olduğum yer bu topraklardır, bu ülkedir. Sayın Erdoğan’ın teveccühüne teşekkür borcumu en iyi şartlarda bir iktidar bırakarak verdim.