Ana SayfaTürkiyeDavutoğlu'ndan 15 Temmuz değerlendirmesi

Davutoğlu’ndan 15 Temmuz değerlendirmesi

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bu haftaki mutat değerlendirme toplantısını 15 Temmuz’da yaptı. Davutoğlu’nun gündeminde 15 Temmuz şehit ve gazileri hedefinde ise iktidar vardı.

İşte Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasından satır başları:

Sözlerimin başında şehadete kavuşan tüm kardeşlerime ve dostlarıma Rabbimden rahmet, yakınlarına sabr-ı cemil diliyorum. Gazilerimize tekrar şükranlarımı sunuyorum. O karanlık geceyi aydınlık kılan aziz milletimize tekrar minnet duygularımı ifade ediyorum. 15 Temmuz direnişi hem ülkemizde hem de bölgemizde bütün karanlık güçlere, işbirlikçi zalimlere, millet ve demokrasi düşmanlarına karşı kazanılmış bir zaferdir.

Şehitlerimizin 15 Temmuz gecesi döktükleri aziz kanlarıyla bize bıraktıkları emanete sahip çıkabilmek için cesur sorular sormak ve onların savundukları değerler için vizyoner cevaplar vermek zorundayız.

Can yakıcı muhasebe sorusu açıktır: 15 Temmuz 2016’dan bu yana şehitlerimizin, gazilerimizin ve bir bütün olarak milletimizin bu emanetine ne kadar sahip çıkıldı? 15 Temmuz’da ve sonrasında bir ay boyunca tutulan “demokrasi nöbetlerinde” büyük bir kararlılıkla ayakta duran, nöbet tutan, demokratik iradesine sahip çıkan milletimizin demokrasi emanetine ne oldu? Onların kanları pahasına savundukları özgürlükler ve adalet davasında neredeyiz?

Ancak maalesef, mevcut iktidar koalisyonu, 28 Şubat artıklarının FETÖ’nün darbeciliğini kendilerine kalkan olarak kullanmalarına müsaade etmiş, düne kadar darbe çağrıları yapan bir sürü şahıs iktidar nezdinde itibar görmeye başlamıştır. 15 Temmuz darbe girişimine karşı çıktığını iddia eden bazı kesimlerin girişim olmaktan çıkarak gerçekleşmiş bir darbe olan 28 Şubat darbesinin  hala geçerli olduğunu iddia etmesi hepimiz için uyarıcı olmalıdır. Hele hele bu çevrelerin bugün iktidar ortağı olarak hareket ediyor olması 15 Temmuz gecesi şehit düşenlerin verdiği demokrasi ve özgürlükler mücadelesinin aziz mirası açısından hüzün vericidir.

28 Şubat artıkları ‘devleti biz yönetiyoruz’ derken, 15 Temmuz gecesi hiçbir yerden talimat beklemeksizin alana inen ve o gecenin sembol isimleri arasında yerini alan Genel Başkan Yardımcımız Selim Temurci’nin 15 Temmuz’un yıldönümünün hemen öncesinde terör örgütü üyeliği suçlaması ile ifadeye çağrılması gelinen ibret verici tablonun bir yansımasıdır.

15 Temmuz gecesi şehit düşenlerin ve gazi olanların ortak bir özelliği aransa görülecektir ki hemen hemen hepsi 28 Şubat mağduru geniş kitlelerin içinden çıkmıştır. O yiğit insanlar bir daha 27 Mayıs, 12 Eylül ve 28 Şubat benzeri bir zulmün yaşanmaması için harekete geçmişlerdi.

Onlar, kamu bankaları üzerinden borçları tekrar tekrar yapılandırılan bir rantiye sınıfının arasından değil, bugün ödeyebilme imkanına sahip olduğu borcu bahane edilerek kinle ve nefretle kapatılan üniversitede çocukları okuyan 28 Şubat mağduru geniş kitlelerin içinden gelmişlerdi. Yarın benzer bir milli direniş icap ederse o direnişi gerçekleştirecek olanlar da yine her türlü iktidarı kullanma yeteneğine sahip olan bir grup rantiyeci arasından değil yine bu geniş kitleler arasından çıkacaktır.

Bugün her zamankinden daha fazla darbeci zihniyetin tasfiyesi ve otoriter eğilimlere karşı kapsayıcı bir demokrasi anlayışının kurumsallaşması için çaba göstermek zorundayız. Dolayısıyla çift yönlü bir mücadele sürdürme sorumluluğu ile karşı karşıyayız: Darbeci zihniyetin bir daha hortlamayacak şekilde tasfiyesi ve kapsayıcı bir demokrasi anlayışının kurumsallaşması.

Bir kişinin, bir kesimin, bir grubun, bir kliğin, bir cuntanın aklını yegâne akıl olarak görmek ortak aklın; sadece bir kesimin anlayışına ve değerlerine dayalı yaklaşım ortak vicdanın; sadece belli bir zümrenin kaygılarını ve tehdit algılarını öne çıkararak alınacak tedbirler ortak kader bilincinin oluşmasını imkansız kılar. Nitekim 15 Temmuz gecesi sokağa çıkan hiç kimse yanındakine partisini, etnik, mezhebi kökenini ya da nereli olduğunu sormadı.15 Temmuz’un bize kazandırdığı en büyük değer bu ortak akıl, vicdan ve kader bilincidir.

15 Temmuz darbe girişimine karşı çıktığını iddia eden bazı kesimlerin girişim olmaktan çıkarak gerçekleşmiş bir darbe olan 28 Şubat darbesinin  hala geçerli olduğunu iddia etmesi hepimiz için uyarıcı olmalıdır. Hele hele bu çevrelerin bugün iktidar ortağı olarak hareket ediyor olması 15 Temmuz gecesi şehit düşenlerin verdiği demokrasi ve özgürlükler mücadelesinin aziz mirası açısından hüzün vericidir.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,933TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri