Ana SayfaTürkiyeDavutoğlu’nun 10 maddelik Kudüs önerisi

Davutoğlu’nun 10 maddelik Kudüs önerisi

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Büyük Kudüs Mitingi’nde 10 maddelik bir çözüm önerisinde bulundu.

İşte Davutoğlu’nun büyük ses getiren 10 maddelik Kudüs önerisi.

1. 15 Mayıs 2018’de İsrail Doğu Kudüs’teki Türkiye Büyükelçisi’nin çekilmesi talebinde bulundu Türkiye’den. O zaman bütün arkadaşlarıma ulaşarak bunun büyük bir hata olduğunu söyledim. Vahim bir hata olacağını söyledim. Çünkü Doğu Kudüs’te temsilciliği bulunan yegane ülke Türkiye’dir. Türkiye 1967 işgali gerçekleştiğinde dahi Mescid-i Aksa’ya İsrail askerleri girdiğinde ilk tepkiyi Türkiye Başkonsolosu vermişti. Sonra burayı büyükelçilik düzeyine çıkardık. Maalesef o gün İsrail’in Türkiye’nin Israil büyükelçisini sınır dışı etmesine mukabil Filistin Büyükelçisi’ni sınır dışı etmesi kabullenildi. Filistin’deki Türkiye Büyükelçisi geri çekildi. Yanlıştı. Bugün Doğu Kudüs’te Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği var ama büyükelçisi yok.

Çağrım şudur. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi tekrar Başkenti Doğu Kudüs olan Filistin’e bu millet adına gönderilmelidir. Ve ne yapılırsa yapılsın orayı terk etmemelidir. Onlara verilecek en iyi cevap budur.

Eğer bir gün Doğu Kudüs ile İsrail’le birleşti diyerek bu plan çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya yakın yerdeki büyükelçiliği kapatılmak istenirse buna kesinlikle direnilmeli. Ne tür kriz çıkarsa çıksın. Doğu Kudüs’teki al bayrak asla indirilmemelidir.

2. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin öncülüğünde oluşturulabilecek en geniş koalisyon oluşturulmalıdır. Sakın ha Trump bu anlaşmayı duyurdu diye bütün Amerikalıların, bütün Avrupalıların, bütün dünyanın bu anlaşmayı kabul ettiği yanılsamasına kapılmayalım. Dünyada ne kadar aklı başında düşünür ve siyaset adamı varsa herkes bu anlaşmaya karşıdır. Yapmamız gereken geniş bir insanlık koalisyonu oluşturmaktır. Trump’ı ve Netenyahu’yu o insanlık koalisyonuyla karşı karşıya bırakmalıyız.

3. Aslında bir Filistin devleti vardır. Filistin devletinin ilanı Trump’ın vicdanına kalmaz. 30 Kasım 2012’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 9 ret oyuna karşı 138 oyla Filistin Devleti devlet olarak kabul edilmiştir. 

Yapılması gereken yarından itibaren Türkiye Cumhuriyeti’nin BM Daimi Temsilciliği BM Genel Kurulu’na başvurarak geniş bir ülkeler koalisyonuyla  tekrar bu karar teyitve tescil edilmelidir. Filistin devletinin kurulması Trump’ın merhametine kalamaz.

4. Çok az bilinen bir husustur. 1948 savaşı sonrasında 11 Aralık 1948’de bir Kudüs komisyonu oluşturuldu. Komisyonun üç üyesi var. Türkiye Cumhuriyeti, ABD ve Fransa. Bu komisyonun görevi Kudüs’teki her türlü statü değişikliğini takip edip Birleşmiş Milletlere bildirmek. Maalesef 1973’ten sonra bu komisyon atıl kaldı ama kapatılmadı. Şimdi Fransa’nın da bu gelişmelerden rahatsız olduğunu biliyoruz. Macron’un Kudüs ziyaretinde İsrailli yetkililerle tartışması dünyaya yansıdı. Fransa ile birlikte ya da tek başına. Mutlaka bu komisyon toplantıya çağırılmalı. Kudüs’ün kimliğinin Birleşmiş Milletler garantisi altında olduğu gösterilmeli. Eğer ABD gelmezse Birleşmiş Milletler sistemi dışında bir noktada kalmış olur.

5. Türkiye Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler Kudüs Komisyon üyesi olarak ve dahi Ürdün Doğu Kudüs’teki Müslüman mekanların 1967 sonrası hamisi olarak ve de Fas İslam İşbirliği Teşkilatı Kudüs Komisyonu Başkanı olarak Türkiye bu iki ülkeye çağrıda bulunarak üçlü bir girişim oluşturulmalı. Kudüs meselesi üç ülkenin ortak inisiyatifine dönüştürülmeli.

6. Bazı Arap ülkeleri de bu plana perde gerisinden destek veriyor. Buna karşı bu planı açıktan tenkit eden, tavır alan Türkiye, Endonezya, Malezya, Pakistan, Cezayir, Ürdün ve Fas gibi ülkelerle birlikte Filistin haklarını Kudüs’ü koruma inisiyatifi ortaya konmalı. İslam İşbirliği Teşkilatı ile harekete geçilmelidir.

7. Filistin içindeki grupların bir araya gelebilmesi için FKÖ ile Hamas arasında Kudüs temelli ortak bir zemin oluşturulmalı. Sayın Mahmud Abbas ile İsmail Haniye Türkiye’de bir araya getirilmelidir.

8. Türkiye Avrupa Birliği ile İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Şubat 2002’de ortak oluşturduğu AB İKÖ forumunu tekrar toplantıya çağırmalı. Maalesef Kıbrıs konusundaki anlaşmazlık sebebiyle bir araya gelememişti. Bu komisyon üzerinden Avrupa Birliği ile İslam İşbirliği Teşkilatı’nın birlikte ses yükseltmesine öncülük etmeliyiz.

Bu anlaşmadan Müslümanlar kadar Hıristiyanlar da huzursuzdur. Bu anlaşmadan makul Museviler de huzursuzdur. Bunların hepsi harekete geçirilmeli.

9. Quartet yani Ortadoğu dörtlüsünün diğer üyesi olan (Amerika ve Birleşmiş Milletler dışında) Rusya ile son dönemdeki ilişkiler de göz önünde bulundurularak sadece Suriye bağlamında değil Filistin bağlamında da ortak tavır için bir istişari zemin oluşturulmalıdır.

10. Mülteciler konusunda UNRWA (Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı) dediğimiz Birleşmiş Milletler’in çatısı altındaki Filistinli mültecilerle ilgili komisyonu harekete geçirilmeli. Filistin’in dünyada nerede olursa olsun mültecileri bir çatı altında toplanmalı. Filistinli mültecileri hakları korunacak şekilde bir inisiyatif başlatılmalıdır.

Gün susma günü değildir.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,932TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri