Ana SayfaTürkiyeDiyarbakır provokasyonunda Perinçek izi

Diyarbakır provokasyonunda Perinçek izi

Ahmet Davutoğlu’nun Diyarbakır annelerini ziyaretinde yaşanan tatsızlığı çarpıtan iki medya grubu vardı biri Sabah diğeri de Doğu Perinçek’in Aydınlık ve Ulusal Kanal’ı. Habertürk’ten Nihal Bengisu Karaca, “Ben de oradaydım ‘Siz de çocuklarınıza sahip çıksaydınız’ gibi bir söz söylenmedi” dedi.

İşte Nihal Bengisu Karaca’nın Davutoğlu ile röportajından Diyarbakır’daki o tatsızlıkla ilgili anlattıkları…

Diyarbakır Anneleri yerleşkesine Davutoğlu çifti ve heyetinden daha önce gittiğim ve olay esnasında tam olarak orada bulunduğum için hadiseye ilişkin birkaç kelam etmek isterim.

Nihal Olçok’un tavsiyesi ve eşliğiyle heyetten yaklaşık yarım saat önce yerleşke alanındaydım. Güvenlik amiri, bizi annelerin yanına hemen almadı, “Durun biz önce anneleri bir ayarlayalım” dedi.

Çadırın dışında on, on beş dakika bekledik. Kahve ikram edildi, ikide bir kalkıp çadıra girmek istedik, ama önce kahvenizi için sözünü duyduk.

Nihayet heyetten sadece 5 dk önce annelerin yanına girebildim. Kısa da olsa bir selamlaşma hal hatır sorma imkanım oldu. Beraber fotoğraf çektirdik, her şey yolundaydı.

Sare ve Ahmet Davutoğlu çifti ve heyet çadıra girdiğinde ise birkaç anne başbakanlık yaptığı dönemdeki çabalarından dolayı Davutoğlu’na teşekkür etti.

Sonra birdenbire oğlu Kocaeli’deyken dağa götürülen bir anne ağlamaya başladı. Ardından oğullarının dağda olduğunu söyleyen iki baba el birliğiyle Davutoğlu’nu HDP’ye destek vermekle suçlamaya başladı, adım adım tansiyonu yükselttiler. Sonra Ulusal Kanal ve bir başka medya grubu aynı anda aynı cümlelerle Davutoğlu’nun söylemediği bir cümleyi söylediğini iddia eden bu kişilere referansla yayın yaptılar.

Ben oradaydım. Ne söylendiğini, ne söylenmediğini, ne yapıldığını duydum, gördüm; zaten ajansların çektiği kamera kayıtları ortada.

Davutoğlu iddia edildiği gibi annelerden birine “Siz de çocuklarınıza sahip çıksaydınız” gibi bir ifade kullanmadı.

“Biz herkesten önce sahip çıktık” dedi.

Türkiye’deyiz, haliyle çok ilginç oyunlara dümenlere tanıklık ediyoruz. Ama şahsen aksi bu kadar kolay kanıtlanabilecek bir kurmaca ‘gerekçe’ üretilmesine ilk kez bu kadar yakından tanıklık ettim.

Ziyaretin bitiminde Davutoğlu’na hem bu gerginliği hem ittifakları ve ülke gündemindeki diğer meseleleri sordum.

ÇOCUĞU DAĞA GÖTÜRÜLEN ANNELERLE İLK TEMAS KURAN BENİM

Diyarbakır Annelerinin bulunduğu yerde tam olarak ne oldu sizce? “Daha önce neredeydiniz?” diyen bir anne birden sinir krizi geçirmeye başladı, diğer iki kişi de devam ettirdi ve sonra tansiyon giderek yükseldi.

Diyarbakır annelerini, çocukları dağa götürülmüş ebeveynleri dinlemek için makamına kabul etmiş ilk başbakan benim desem abartı olmaz. 11 Eylül’de 2014’te, yeni başbakan iken daha ortada bu oluşum yokken, ben dinledim onları.

O tarihte henüz adları ‘Diyarbakır Anneleri’ diye anılmıyordu ve henüz HDP il binası önünde oturmaya başlamamışlardı.

Başka bir isimlendirme vardı ama aynı anneler, aynı ebeyveynlerdi, çaba aynı çabaydı. Tek tek görüştüm hepsiyle, tanırım çoğunu. Dikkat ederseniz alana girdiğimizde bize teşekkür etmek için gelen birkaç anne oldu. Kenarda yaşlı bir hanım “Bizimle ilk ilgilenen siz olmuştunuz Allah razı olsun” dedi. Ama onlar sakindi. Bakın daha dün Bingöl Adaklı’da bilinen isimlerden biri geldi herkesin önünde ‘Sayın başbakanım size teşekkür borçluyum çünkü benim oğlumu siz getirdiniz, siz kurtardınız’ dedi. Sadece kabul etme, dinleme değildi yani yaptığım. İsmi Ramazan Ayaz isterseniz telefonunu da veririm ararsınız. Oğlunun adı Salih’ti. Sonra, HDP önünde oturmaya başladıklarında şimdiki il başkanımız Aydın Altaç’ı gönderdim görüntülü olarak yanınızdayım dedim. Daha sonra kongre için gelmiştim ve hiç kalmadan geri dönmek durumundaydım o gelişimde. Burada açık bilinçli bir tansiyonu yükseltme girişimi vardı.

Ben böyle bir cümle söylediğinizi duymadım ama “Siz de çocuğunuza sahip çıksadınız” dediğiniz iddia edildi, bir iki medya grubu da bu iddiaya aynı anda yer verdi.

Duymadınız çünkü öyle bir cümlem yok. Bütün basın orada çekiyor. Çıkarsınlar kamera kayıtlarını. Benim söylediğim aksine “Bu çocuklar bizim çocuklarımız, tabii ki bulacağız” Orayı ziyaret eden aklı başında hiç kimse “Siz de çocuklarınıza sahip çıksaydınız” demez zaten.

Peki nasıl görüyorsunuz bu olayı, bir kurmaca kokusu aldınız mı?

Elbette. Benim söylemediğim, söylemediğim rahatlıkla ispat edilebilecek bir cümleyi ısrarla benim ağzıma yakıştırma çabası var bazı kanallarda haberlerde. Biz oraya bir acıyı paylaşmaya gitmişiz, destek beyan etmeye gitmişiz. “Çocuklarınıza sahip çıksaydınız” diyecek olsam o kafada olsam destek vermeye gitmem, niye gideyim? Anlaşılıyor ki orada bu işi siyasallaştırmaya çalışan bir akıl var ve muhtemeldir ki talimat var. Diğer anneleri tenzih ederim. Benim de Sare hanımın da tek istediği acıları paylaşmaktı. İşin ilginci daha önce de niye gitmediniz deniliyordu. Destek vermeye giden insanlara böyle bir tavır sergilenir mi?

“Daha önce neredeydiniz” üzerinden tartışma çıktığı için soruyorum, misal geçen yıl gitseydiniz de aynı şey olur muydı sizce?

Hiç şüpheniz olmasın. Kaldı ki ben anlattım öncesinde bu insanlarla görüştüm 11 Eylül 2014’te, temas kurdum bir genci kurtardık, ilk o oturumu başlattıklarında daha ortada Gelecek Partisi bile yokken görüntülü konuşma yaptım. O zamanlar ortada bir siyasi rekabet olmadığı için minnet duyguları ifade ediliyordu. Şimdi parti var, bu oluyor.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
18,040TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri