Erzurum'da 5. Robot Günleri etkinliği başladı

Erzurum Atatürk Üniversitesi Nene Hatun Kültür Merkezi’nde bu yıl 5.’si düzenlenen Doğu Anadolu Bölgesi’nde ilk ve öncü olan Robot Günleri etkinliği başladı.

Atatürk Üniversitesi, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Erzurum AŞ. ve Atugem Teknoloji Kulübü ortaklığıyla başlayan 5. Robot Günleri, birbirinden değerli konuşmacılarla gerçekleşen ve ödüllü robot yarışlarının yapıldığı ilk günle başladı.

Konuşmada BSH, Beykent Üniversitesi, IBM ve farklı firmalardan değerli konuklar ve konuşmacılar geldi. Konuşmacılar arasında yer alan Semir KUSEYRİ, ‘‘Liderlik Ve Marka Yönetimi’’ konusuna değinirken; Dr. Şebnem ÖZDEMİR ise, ‘‘Dijital Dönüşüm’’ konusunu anlattı. Günün sonunda son konuşmacı olarak Kıvanç USLU, ‘‘Yapay Zeka Ve 5’Te 5’’ konusuna açıklık getirdi.

Kuseyri’nin 9 bin çalışanı var

Konferansa ilk başlayan isim Semir KUSEYRİ’ydi. Liderlik ve Marka Yönetimi konusuna değinen KUSEYRİ; Bosch Siemens ve Profilo’nun faaliyetlerini, bu beyaz eşya ürünlerinin hangi temeller üzerinde kurulduğunu, markanın ne olduğunu, ürünün ne olduğunu, günümüzde yeni çıkan sistemlerin nelerden ibaret olduğuna değindi. Bosch Siemens ve Profilo’nun Türkiye’deki faaliyetlerinden bahseden KUSEYRİ; bu markaların Türkiye’deki çalışmaları sonucunda 86 ülkeye ve 2 milyar insana hizmet sunduğunu, bu sayede 9 bin çalışanlarının olduğunu, 7 tane fabrikanın bulunduğunu ve 7 tane de iştiraklerinin olduğunu açıkladı.

Yani Güney Afrika’dan Rusya’ya kadar satışları gerçekleştiren ülkenin Türkiye olduğunu aktardı. KUSEYRİ, Türkiye’deki beyaz eşya sektörünün dünyada 2. sırada olduğunu ve takiben 25 milyon ürünün üretilip 150 ülkeye satışa sunulduğunu söyledi. Bu sayede Türkiye’de beyaz eşya sektöründe 3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiğini, 15 bin bayinin olduğunu, 3 bin 500 yetkili servisin bulunduğunu ve 500 bin kişiyi de istihdam eden bir sektörün ülkemizde olduğunu bildirdi.

KUSEYRİ sonraki açıklamalarında markanın bir değer olduğunu, bir ürünün insanların karşısında oluşturulan bir değer olduğunu, bu değerinde tıpkı altın kadar önem arz ettiğini söyledi. Sonrasında ise ürün konusunda değinen KUSEYRİ; ürünün insan faktöründen başladığını, iyi bir fiyatlama ile satış öncesi ve satış sonrası hizmeti olan, firmanın ürünü ve imajı olan, güvenirlilik ve dizayn faktörü olan bir bütün olduğunu ve ürün için en önemli faktörün insan olduğunu, yani mühendisin kendisi olduğunu aktardı. KUSEYRİ son olarak mülakata nasıl gidileceğini, mülakat sırasında hangi tarzda hal tavır ve hareketin sergileneceğini, iş görüşmesinde fonetik ve diksiyonun nasıl olması gerektiğine değindi.

Semir KUSEYRİ’den sonra konuşmalarını yapmak için Dr. Şebnem Özdemir kürsüye davet edildi. Özdemir, Dijital Dönüşüm konusuna değindi. Açıklamalarında endüstrinin ne kadar önemini belirten Özdemir, endüstrinin ilk dönemlerde kol ve kas gücünden ibaret olduğunu, sonraki dönemlerde ise elektriğin ve mekaniğin gücüne doğru bir geçişin başladığını söyledi. Keza sonraki süreçlerde insanoğlunun buharın gücünden yararlanarak hareket ettiğini ve 1969 yıllarına gelindiğinde artık otomasyon devrinin başladığını bildirdi. Açıklamalarına devam eden ÖZDEMİR, endüstri 1.0, 2.0, 3.0, 4.0, 5.0, akıllı ve karanlık fabrikalar, akıllı kampüs, dijital dönüşüm, akıllı toplum konularına açıklık getirdi.

Özdemir, yeni neslin gelecek yıllarda nasıl olacağını öğrenmek için dinleyicilere ‘‘Evde Tek Başına’’ filminin son bölümünü izlemelerini söyledi. Özdemir, analitik düşünme ve verisel aktarımın ilk olarak kara veba salgını ile başladığını söyledi. Çünkü insanlık tarihinde çığır açan durumların hep savaşlar ve hastalıklardan sonra geldiğini bildirdi. Önemlikle bu verisel ve analitik düşünce sayesinde insanlığın batıl inançlardan arındığını aktardı. Yapay zekanın önemine değinen Özdemir; 2018 yılında Fransa-Avustralya maçında penaltı kararının yapay zeka tarafından verildiğini söyledi.

Özdemir’in dinleyicilerden bir de isteği vardı. Google Chrome’de İngilizce-Türkçe sözlüğe, ‘‘O bir doktor’’ yazmalarını istedi. Dinleyiciler bu sözcüğü yazınca Google Chrome bu cümleyi, ‘‘He is a doctor’’ olarak çevirdi. Özdemir, Google’nin bu durumu yaşattığı için 2018 yılında kendini düzelttiğini, ‘‘mühendis ve doktorlara ‘he’, hemşirelere ise ‘she’ dediğim için özür dilerim.’’ diye bir açıklama yaptıklarını dinleyicilere söyledi. Özdemir’in sunumu bittikten sonra kendilerine bir sorumuz oldu.

Özdemir’e Türkiye’de Z kuşakları diğer ülkelere kıyas ile dijitalizmi üretiyor mu, yoksa tüketiyor mu? diye sorduğumuzda Özdemir; Türkiye’deki Z kuşağının Amerika veya diğer ülkelerde olduğu gibi bir Z kuşağı olmadığını, çünkü Avrupa’daki ve Amerika’daki Z kuşağının bizler gibi bir yaşam tarzı ortaya koymadığını, sebebi ise onların bizim toplumumuz gibi ikili ilişkilerinin olmadığını, tamamen telefona gömüldüklerini, bu yüzden de Avrupa ve Amerikan’ın tamamen tüketici konumda olduklarını söyledi.

Günün son sunumunu ise Kıvanç Uslu tarafından gerçekleştirildi. Uslu yatığı sunumda, ‘‘Yapay Zeka ve 5’te 5’’ konusuna değindi. IBM’den de bahseden Uslu, IBM’nin 1911 yılında New York’ta kurulduğunu, Türkiye’ye ise Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatından hemen sonra 11 Kasım 1938 yılında kurulduğunu, yani 80 yıla yakındır Türkiye’de var olduğunu, 170 ülkede 380 bin çalışanının olduğunu, Türkiye’de ise bin kadar çalışanının bulunduğunu, 2018’te 80 milyar dolar yıllık geliri olan bir şirket olduğunu, Ar-Ge harcaması yıllık 6 milyar dolar olan bir firma olduğunu söyledi. USLU, IBM’nin 2017 yılında patent sayısının 9 bin 43 olduğunu ve hem bu patentlerin hem de patent sayısının dünyada bir numara olduğunu açıkladı. Uslu; IBM sisteminin günde 100 milyardan fazla işlem gerçekleştirdiğini, bu sebeple dünyadaki en büyük bankaların IBM sistemi kullandığını, başta Türk Hava Yolları olmak üzere birçok havayolu şirketinin IBM sistemi bulundurduğunu, kredi kartı ve telekominakasyon şirketlerinin %80’ne yakınının bu cihazı kullandıklarını aktardı. Sonrasında ise yapay zeka konusuna değinen Uslu; yapay zekanın en fazla 5 yıl içerisinde çoğu firma tarafından hem üretilip hem de kullanılacağını söyledi. Bu sebepten ötürü de birçok iş sektörünün değişeceğini, insanların daha katma değer işlerle uğraşacağını bildirdi. Bununla birlikte yapay zeka sayesinde yeni iş sektörlerinin de ortaya çıkacağını aktardı. Özellikle bilgisayar mühendislerinin yapay zekaya dair çalışmalarda, bu konuya daha fazla kafa yormalarını tavsiye etti.

Uslu sonrasında 5’te 5 raporuna değindi. Bu raporun IBM araştırmacıları tarafından gerçekleştiğini ve bu araştırmacıların birçoğunun doktoralı olan araştırmacılar olduğunu, bunların dünya genelinde çeşitli yerlerde araştırma yaptıklarını söyledi. Bu sayede IBM’nin 6 tane Nobel ödülü elde ettiğini, birçok yerde bilinmeyen ve kullanılmayan patentleri ürettiklerini, 2018 raporuna göre 9 bin 100 civarında patent elde ettiklerini, Türkiye’nin ise henüz 3 bin patentinin olduğunu açıkladı. 5’te 5 raporunda, son beş yılda gerçekleşecekler arasında ilkin tarımın kopyasının elde edileceğini; ikinci olarak, blog zinciri ile daha fazla gıdanın çöpe atılmasının engelleneceğini; üçüncü olarak, mikropların haritasının oluşturulacağını; dördüncü olarak, yemek tabağı dedektörleri / sensörleri ve son olarak beşincisi ise; plastik cerrahi de, yani bunların geri dönüşümde kullanılacağıdır. Uslu; Amerika’nın gıdalardan kaynaklanan hastalıklardan ötürü yılda 3 bin kişinin ölümüne sebep olduğunu ve bu sebepten ötürü de 84 milyar dolarlık gelir kaybı yaşadığını söyledi. Bunun içinde DNA RNA profillerinin oluşturulacağını ve bu sayede bir yiyeceğin veyahut içeceğin bozulup bozulmayacağı da bu sayede anlaşılacağını aktardı. İnovasyon konusuna da değinen Uslu; plastiklerle ilgili yapılan araştırma sonucunda güçlü bir istatistik elde edildiğini ve elde edilen verilere göre ise, 2050 yılında okyanusta balık sayısından fazla plastik ürünlerin olacağını açıkladı. Uslu sunumlarının sonuna doğru seyircilere sorular sordu ve soruları doğru cevaplayanlara hediyelerini takdim etti. Kıvanç USLU’nun Sunumu bitince kendileri ile bir röportaj gerçekleştirdik ve kendilerine sorularımızı ilettik. En önemli sorumuz olarak kendilerine; hem dünyada hem de ülkemizde dijital dönüşümün hızla gerçekleştiğini ve bu sebepten ötürü başka mesleklerin yok olma riskinin ne derece olduğunu sorduk. Uslu; IBM ve kendi düşüncelerine göre mesleklerin, işlerin yok olmayacağını, sadece birkaç değişikliğin oluşacağını söyledi. 

5. Robot Günleri’nin ikinci gününde (5 Mayıs) Selami Bağrıyanık ‘‘Sosyal Girişimcilik, Teknoloji ve Gelecek’’ konusuna; Aytül Erçil ‘‘Görüntü İşletme Teknolojileri’’ konusuna ve Cüneyt Aksakallı ise, ‘‘E-Ticaret ve Yapay Zeka Uygulamaları’’na değinecek.

Haber ve fotoğraf: Devrim Aktürk

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here