Ana SayfaTürkiyeEtyen Mahçupyan: İktidar toplumu 'ya kaos ya ben' ikilemine sokabilir

Etyen Mahçupyan: İktidar toplumu ‘ya kaos ya ben’ ikilemine sokabilir

Etyen Mahçupyan, Karar TV’deki YouTube yayınında siyasi gündemle ilişkin çarpıcı analizler yaptı. Mahçupyan, iktidarın toplumu ‘ya kaos ya ben’ ikilemine sokabileceğini söyledi.

Gazeteci Yazar Etyen Mahçupyan, Karar Tv’de Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’un konuğu oldu. Mahçupyan, Hükümetin uygulamaya başladığı yeni ekonomik modelin neler amaçladığına değinirken yeni bir resmi ideoloji mi öneriyor? sorununa cevap verip ”iktidar ekonomiyi siyasi ve ideolojiye bağlı hale getirdi” yorumunda bulundu.

Öncelikle toplumda demokrasi ve özgürlük standartları düşüyor mu? Temel değerlere nasıl bakılıyor? sorularına cevap veren Mahçupyan, “AK Parti’nin ilk dönemlerinde başkalarının derdini dert edinme kapsayıcı bakma gibi bir alışkanlık ortaya çıkmıştı. Bu da sosyolojik bir tabana oturmaktaydı. Kim bu fikirlere sahip diye baktığımızda yeni muhafazakarlar, daha çekirdek aile yapısı, daha genç daha eğitimli insanlar ve laik kesimde de daha demokrat olanlardı. Bu dediğim iki kesimin şu an artık sözü yok.”

“Öyle bir noktaya geldik ki kendini muhalif hisseden herkesin yaptığı bir hata var; Bu hükümetin gitmesi için uğraşıyor ve konsantre oluyorlar. O zamanda çok kaba yüzeysel ve siyasi bir bağlam içinde davranmaya başlıyorsun ve bu araçsal bir bağlam. Hükümete yarayıp yaramadığına bakmaya başlıyorsun o zamanda hükümete yaramadığı zaman kime yaradığının bir önemi kalmıyor. Sosyolojik olarak sana benzeyenle ilişki kurmaktan ziyade gözlerini dikip bu hükümet gitsin diye bekliyorsun. Bu Türkiye’yi entelektüel açıdan kuruttu” dedi.

Sivil alanın güçsüzlüğüne de değinen Mahçupyan, ”Siyasi partilere çok fazla iş düşüyor. Türkiye kamusal alan kullanımı itibariyle siyasete çok mahkum bir topluma sahip, seni siyaseten temsil eden birileri yoksa talebinin ne olursa olsun sesini çıkarman çok zor bir hale geldi. Burada siyasi partilere iş düşüyor. Siyasi partilerde neyi kendi esas meselesi yapmaları lazım ikilemi doğuyor. Yeni bir Türkiye yaratmayı mı yoksa iktidarı devirmeyi mi istiyorlar? Birincisi yoksa ikisinin bir önemi yok ama bir rahatlama olacaktır. Hükümet değişirse öyle ya da böyle bir değişme, normalleşme, rahatlama olacaktır” dedi.

YENİ TÜRKİYE İÇİN YENİ DEVLET TASAVVUR ETMEK GEREKİR

Türkiye’de ki devlet geleneğine vurgu yapan Mahçupyan konuşmasına şöyle devam etti; ”Uzun zamanda gelen devlet geleneği var, siyasetin devletin içinde yapılma geleneği var. Devlet yokmuş gibi siyaset tasarlamanın çok anlamı yok. Yeni bir Türkiye düşünüyorsanız yeni bir devlette tasavvur etmeniz lazım. Yıkıp yeniden yapmak değil ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin nasıl çalışması gerektiğini, hangi ilkeler üzerinde oturması gerektiği, ne kadar şeffaf olması gerektiği, bilgi tekelinin devletten nasıl alınması gerektiği gibi sorular önem arz eder.”

KISA VADEDE PARLAMENTER SİSTEM RAHATLAMA GETİRİR

Parlamenter sistem ne getirir sorusuna da cevap veren Mahçupyan: ”Parlamenter sistem bir rahatlama getirir. Şuanda ki sistemin parçaları olarak görünen ne varsa onların herhangi birinin değişmesi kendiliğinden bir yenileşme bir farklı bakış ve rahatlama getirir. Parlamenter sistem çok iyi çalışan bir sistem olmasa bile şuanda ki durumla mukayese ettiğimizde kısa vadede bir ortam değişikliği, karar mekanizmalarında bir rahatlama yapabilir. Ondan sonrası tabi bu ülkenin parlamenter geleneğiyle de bağlantılı. Parlamentonun çalışma biçimi ve kültürü yeni Türkiye için uygun değildi. Şuan ki durum ciddiye alınmalı, bir hükümet var çok fazla hata yapıyor. Bunlar muhalefet açısından bir rahatlama getirmiş olabilir.” dedi

İKTİDAR YENİ BİR RESMİ İDEOLOJİ Mİ ÖNERİYOR?

Mahçupyan yeni ekonomik modelin arkasında rasyonel tercih olduğuna vurgu yapıp; ”Ekonomi kendi başına ayrı teknik bir alan gibi düşünülebilir ama iktidar için böyle değil. Hatta bunu güzelce anlattılar. Ekonomi hiçbir zaman ideolojik olarak nötr değildir. Hangi ekonomik modeli seçersen bil ki onun bir siyasi ideolojik arka planı vardır dediler. Dolayısıyla neoklasik iktisadın peşinden gidersek hep batıya bağımlı olacağız ve bağımsız olamayacağız. O sebeple yeni bir yola gireceğiz. Ekonomi salt ekonomi değildir demek istiyorlar. Bu durumda muhalefetin ekonomi sadece ekonomidir demelidir ama derse tamamen kaybeder.” diyerek sözlerine şöyle devam etti;

GTürkiye’nin kulakları bağlam üreten bir toplumsal kulağa sahiptir. Batılılar karşısında hep tedirgin olmuştur. O sebeple farklı ideolojik bağlamlar arasında bizi en bağımsız kılacak olan yine de bu ideolojik bağlamdır. Yeter ki sen onu yap demeleri gerekir. Burada mesele batının bizi yönlendirdiği bir yol var ve yıllardır o yolda aynı yerdeyiz. Hükümet farklı ne yapıp bağımsız olabiliriz derdinde bu sebeple bir tarafta batı bir tarafta Rusya ve Çin varken niye biz bu ikisinin ortasında bunları dengeleyebilen dolayısıyla daha bağımsız bir ”üçüncü yol” bulmuyoruz diye sormakta. Ekonomi ile kaygı meselesini yanlış kuruyorlar.”

“Muhalefetin söylemesi gereken bu ekonomik durum ile kaygı bağlantısının yanlış yapıldığının vurgulanması, siz bu ekonomik sistem bizi bağımlı kılıyor diye düşünürseniz tabi ekonomik sistemi değiştirmek isterseniz. Aslında bu sistem sizi bağımlı kılmıyor sen ekonomik sistemi yanlış kullandığın için kendini giderek bağımlı hale getiriyorsun.

“Bu ekonomik sistem bizi bağımlı kullanıyor gibi bir algı var. Tam bağımsız olamayacağın bir dünyada yaşıyoruz. Tam bağımsız önermesi kulaklara hoş gelmekte çünkü tam bağımsız olursan siyasi kararlarını tam bağımsız verirsin. Burada Kürt meselesi oldukça kritik, bölgenin önümüzdeki 30 yılda ne olacağı sorusu duruyor ve ona bir çare yok” diye belirtti.

MUHALEFET AK PARTİ’DEN KOPANLARIN KAYGILARINA CEVAP VERMELİ

AK Parti’den kopan seçmenin kimler olduğu ve nereye kayacakları sorusunu da yanıtlayan Mahçupyan, “Muhalefette Ak Parti’den oy alma gibi bir bakış var. Ak Partinin oyu şu anda 35, zamanında 50’ydi, 32’ye indi asıl soru bu 18 kim, işte ona bakmak lazım. Çoktan Ak Parti’den uzaklaşanlar kimler, niye uzaklaştılar? Bunların önemli bir bölümünün bu sosyolojik değişimle ortaya çıkmış kişiler olduğunu düşünüyorum. Siyaseten onları karşılayacak bir parti göremiyorlarsa o zaman kamusal alanda da görünür değiller ve bir parti seç diyorsan mecburen seçiyorlar. Aslında onların esas hayalindeki parti olmayabilir.”

İktidarnı toplumu ‘ya kaos ya ben’ ikilemine sokabileceğini söyleyen Mahçupyan, “Siyasete bakarak toplum okunabilir ama Türkiye de siyasete bakarak toplumu okumak mümkün değil. İlk dönem Ak Parti yeniden çıksa yine 50 oy oranı alır. Bugünki Ak Parti ile geçmişteki Ak Parti arasında işte o oy farkı var. Şu anda bir Ak Parti’den bahsedemeyiz Erdoğanlaşmış bir Ak Parti var karşımızda Erdoğan’ın da döndürmesi çok zor. Burada bu kişilerin bir bölümünün kaygılarına muhalefet cevap veremiyorsa istemeye istemeye Ak Parti’ye verebilirler. Seçime doğru giderken iktidar ya ben ya kaos derse bunu becerebilir. Muhalefetin bunu iyi değerlendirip halkın tüm kaygılarına cevap vermesi gerekir” şeklinde konuştu.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,707TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri