Ana Sayfa Türkiye Gelecek Partisi Çayırova İlçe Başkanı Kağan Demirci: Bu ülkeye bir borcumuz var,...

Gelecek Partisi Çayırova İlçe Başkanı Kağan Demirci: Bu ülkeye bir borcumuz var, onun için siyasetteyiz!

Gelecek Partisi Çayırova İlçe Başkanı Kağan Demirci, Kocaeli Nabız Gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundu

Kağan Demirci kimdir?

1992 Kartal doğumluyum. Aslen Artvinliyim. Bu ülkeye borcu olan, milli duygularıyla hayatına devam eden bir vatandaşım. Zonguldak’ta Elektrik-Elektronik Mühendisliğini lisans derecesinde tamamlayıp, Gebze Teknik Üniversitesi İşletme Strateji Bilimi yüksek lisansını tamamladım. Ayrıca Yurtdışı İngilizce dil eğitimimi tamamladım. Gebze tarafında aile şirketimiz var bir yandan da orada bulunuyorum. Şirketimiz kaynak sektörü üzerine, kaynak malzemelerini yani demir-çelik sektöründeki elektrotlar, bu bölgede de aktif olarak kullanılan malzemeler. Ülkemizde de genelde demir-çelik anlamında metal sanayide iyiyiz.Bu bölgede de ağırlıklı olarak metal sanayi çok olduğu için babam 30 sene önce gelmiş. Burada önce pazarlama işine başlamış, daha sonrada kendi firmasını kurmuş, şuanda da halen devam eden bir aile şirketimiz var. Bir yandan babama destek olmaya başladım, Elektrik-Elektronik Mühendisliği benim için vazgeçilmezdi, severek okuduğum bir bölümdü ve kendi alanımda da ilerlemek istiyordum. Çinli bir devlet firmasında danışmanlık vermeye başladım. Firmada bir ülkeye yeni bir teknoloji gelecek diyelim, mesela 5G bu aralar çok meşhur. 5G geleceği zaman örnek veriyorum, Peki, bu ülkeye bu teknoloji uygun mu? Çin’de bu üretildi ama bu ürün Çine uygun, peki Türkiye’ye uygun mu diye testleri yapılıyor. Bunların testleri yapılırken ben katılıyorum bizim ülkeye uygunsa, işlemlerine devam ediyoruz. Değilse de nasıl iyileştirebiliriz, nasıl entegre edebiliriz diye çalışmalar yapıyoruz. Hem bu işi hem de babamın işi ayrıca bir de siyaset söz konusu olunca baya koşturmacalı bir hayatımız var.

Gelecek Partisi’nde yer almaya nasıl karar verdiniz?

Büyüklerimiz bizim yaptığımız çalışmaları beğendiği için, yeni oluşan bir parti var düşünür müsünüz diye bir teklifte bulundular, ben de Ahmet Davutoğlu hocamızı kendimi bildim bileli tanırım, takip ederim. Zaten bu ülkede Başbakan Danışmanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık zamanlarında da takip ettim. Görevlerinin gereği doğrultusunda doğru hamleler yaptığını biliyoruz ki, girdiği Başbakanlık seçiminde de Ülke tarihinin en yüksek oy oranını alan ve son seçilen Başbakan olmasına rağmen, hem Genel Başkanı olduğu Parti den, hem de Başbakanlık makamından derdi koltuk olan kişiler tarafından görevi bırakmaya ve istifaya zorlanıp hak etmediği bir durumu yaşamıştır. Davutoğlu, bu ülkenin yetiştirdiği bence sayılı bürokratlardan, sayılı siyaset adamlarından bir tanesi. Böyle bir değeri ülkemizin kaybetmesini istemezdim. Bir de hocamızın hakkının yenildiğini düşündüm açıkçası. Şimdi düşününce 49,5 oy almış ve Başbakan olmuş, bu ülkenin yarısı hocamıza oy vermiş. Hakkıyla aldığı bu makamı bırakmayabilirdi. Şuan ki geldiğimiz kargaşa ve kriz ortamına daha erken gelebilirdik. İstese bunu yapabilirdi ama Genel Başkanımız ileri görüşlü ve idealist davrandı. Söylemlerinde de şunu ifade etti; “Ben Ülkemi düşünen bir insanım, ben bir Devlet adamıyım. Ülkemin kötüye gitmesindense  Başbakanlığı da bıraktım.” Davutoğlu isteseydi bu ülkenin yönetilen ve itaat eden Başbakanı olarak da kalabilirdi. Çünkü biliyorsunuz Başbakanlık zaten Bu Ülkenin en önemli makamlarındandır, bunu elinin tersiyle itti. Peki neden bunu yaptı? Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, parlamenter sistemin ve şeffaflık yasasının olması şartını koştuğu için, layıkıyla baskı altında görevini sürdüremeyeceği için istifa etmeyi uygun buldu. Konuların hepsini yakından takip ettim. Kısaca söylemek gerekirse, eğer bir liderin arkasından gidilecekse, bu bilge bir lider olmalı. Eğer bir siyasi görüşü savunacaksak, bu akıllıca, sağlam temelleri olan bir görüş olmalı. Eğer bir Parti’yi zirveye taşımak için çalışacaksak, bu çözüm odaklı ve akılcı bir parti olmalı. Bu özellikleri barındıran Siyasi tarafın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun yanı olduğunu düşündüğüm için gelen teklifi kabul ettim. Tabi bu süreçte bir siyasi teklifi kabul etmek kolay olmadı. Neden kolay olmadı? Bütün vatandaşlarımızın da bildiği gibi ülkede bir korku havası var. Kendinden olmayanların hain olarak adlandırıldığı ve kendilerinden olmayanların herhangi bir işte başarılı işler yapmalarına tahammüllerinin dahi olmadığı bir ortamda, yaşımın da genç olmasından dolayı, beni düşünen tanıdıklarım dan zarar göreceğimi düşündükleri için olumsuz tepkiler aldım. Yapmamam gerektiğini, iş hayatımın ve sosyal hayatımın olumsuz yönde etkileneceğini düşündükleri için çok tepkiler geldi. Birçok kişiyle istişarelerde bulunduk, böyle bir yük altına hele ki bu ortamda ve genç yaşta girmemi, beni düşündükleri için istemediler. Ama dedim ki bu ülkenin bir evladı olarak bu ülkeye bir borcumuz var. Benim gibi gençlerin cesur olmaları gerekiyor ve ülkemiz için bu taraf da benim için doğru bir taraf. Ne olursa olsun rızkı veren Allah’tır dedim. Kimse kimsenin rızkına karar veremez deyip siyasete adım atmış oldum.

İktidar partisinden ayrılan bir genel başkanın yeni parti kurmasının sizce dezavantajları var mı? Davutoğlu çıktığı yolda karşılaşacağı engellerin farkında mıydı?

Tabi hem avantajları hem de dezavantajı var. Bunlar hala devam ediyor. Halkta şöyle bir tepki var; neden ilk başta partiden uzaklaştırılmak istendiği zaman neden hemen parti kurmadı? Niye geç kaldı diyorlar. Ya da neden bir zamanlar aynı yolda yürüdü? Neden bir yanlışlık vardı bu zamana kadar bekledi diye sorular geliyor. Davutoğlu da şunu söylüyor, hatta halktan gelebilecek soruları bir kitap haline getirip, cevapları halinde hazırladı. Halktan gelecek soruların farkında olduğu için hazırlanmış bir kitap aslında. Sorulara dönecek olursak mesela neden hemen parti kurmadığına değinirsek, Davutoğlu diyor ki, o zamanda ben hemen parti kurmak isteseydim yine şuan ki duruma gelecektim. Nasıl ki Başbakanlıkta kalmak istediğim durumda ülkemizi düşündüysem, o zaman da düşünmem gerekiyordu. O zamanki şartlarda kurmamam gerekiyordu. Ama şu an zamanın geldiğini düşünüyorum ve ülkenin gidişatının ve ekonomik ivmelenmenin çok hızlı aşağıya doğru indiğini ve ben bıraktıktan sonraki o farkın çok açıldığını gördüm diyor. Yani yeni bir partinin kurulmasının da, bu zamanda kurulmasının da zorluklarını bilerek yola çıktı. Ahmet Davutoğlu, AK Parti’den ayrılıp, onların yaptığı yanlışları düzelteceğine, yine aynı davada olduğunu, onların bu davadan ayrıldığını, bizim davayı sürdüreceğimizi söylediği için bu yola çıktık ve gerçekten AK Parti sağlam bir yüzdeye sahip bir partiydi. Dezavantajımız ise 20 yıldır iktidar da olan bir partiye karşı çıkmışız. Güçlü bir partiye karşı çıktığımız için işimiz daha zor. Bu kadar ileriye dönük belirsizlik havasın da insanların nasıl para kazanacağım, biz nasıl hayat kuracağız diye düşündüğü bir ortamda, ben elimdeki imkanları vatan, millet sevdası için hiç düşünmeden elimin tersiyle itebileceğimi düşündüm.

Yeni neslin bilinçli olduğunu düşünüyor musunuz?

Bu konu açıkçası tartışılması gereken bir konu. Mesela bilinçliler, çok iyi tarz sahibi olabiliyorlar, güzel giyiniyorlar. En kaliteli ayakkabılar, en kaliteli kıyafetlerİ giyiyorlar. Ya da güzel bir yere gidilip, güzel fotoğraflar çekilecek en iyisini çekiyorlar. Bu bizim de eksiğimiz ben de bunu yapıyorum. Mesela yakın tarihimizi ya da onlar doğmadan önce 30 sene önceki olayları açıp okuyorlar mı? Muhakkak okuyanlar vardır. Bilinç farklılıkları var ama bu gençlerin hatası değil. Sosyal medyanın abartılı kullanmanın ve eğitim sisteminden kaynaklı birtakım eksiklikler. Bu işlere gerçekten gönül veren gençlerimiz var ama orana vurduğumuz zaman biraz daha Avrupa’ya daha yakın, Avrupa’yı çok takip eden gençlerimizi görebiliriz. Belki ülkemizdeki seçim oranlarını bilmeyip, Trump ile Biden arasındaki oy farkını bilen gençlerimiz var. Bence çok kötü bir şey. Bilinç var ama yanlış bir bilinç kullanımı da söz konusu. Türkiye’nin gençleri sanki daha çok Amerika, Avrupa’ya hâkimler. Hem tarz anlamında, hem de fikir anlamında. Avrupa ve Amerika’yı takip ediyor olmaları elbette güzel ama bizim biraz daha kendi tarihimizi, yakın tarihimizi, Cumhuriyet tarihimizi de iyi bilmeleri lazım. Kaliteli, bilinçli geçlerimiz var ama bu gençlerimizin sürekli olarak yurtdışına gitme istediği var bu konuda ben çok üzülüyorum. Bizim gençleri oraya yollamamamız lazım, burayı düzeltmemiz lazım. Gidecek olsam benim imkanlarım bunu karşılardı. Peki, biz gidersek burayı kim düzeltecek?

Gelecek Partisi’nin temel ideolojisi nedir?

Bizde merkez sağda ya da solda diye bir söylem olmuyor ama genel olarak benim Gelecek Partisi’ni gördüğüm yer, tam ortadayız. Demokrat, Atatürkçü, Cumhuriyetçi bir tarafımız var bu tamam. Diğer tarafta da belli başlı değerlere yine dikkat eden, yine bu ülkenin kültürünü, mirasını bilen bu değerleri koruyacak bir tarafımız da var. Sağ ve sol kesimde çıkış bulamayan insanların da gelebileceği bir partiyiz. Yani bizim şu an aramızda müslüman da var, hristiyan da var, alevi de var sünni de. Her kesimin kendine yer bulacağı bir partiyiz.

Takip Et

20,459BeğenenlerBeğen
17,675TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Binali Yıldırım’ın kardeşi İlhami Yıldırım: Susayım diyorum ama vicdanımı susturamıyorum

Binali Yıldırım'ın kardeşi İlhami Yıldırım, "Susayım diyorum ama vicdanımı susturamıyorum" derken, doğruları söylediği için kendisine 'kör muhalif' dendiğini öne sürdü.

Flaş iddia! Bahçeli Erdoğan’a Kılıçdaroğlu’nun hapse atılması için baskı mı yapıyor?

Murat Yetkin Devlet Bahçeli analiziyle gündemi sarstı. Yetkin Devlet Bahçeli'nin Kılıçdaroğlu'nun hapse atılması için Erdoğan'a baskı yaptığını iddia etti. Ruşen Çakır’ın YouTube kanalında Bülent Arınç...

Yeliz kod adlı Ahmet Hamdi Çamlı; restore ettirdiği vezir çeşmesine babasının adını yazdırdı, tepki Gelecek Partili Sema Silkin’den geldi!

TBMM'de cep telefonundan açtığı Periscope canlı yayınına Yeliz kullanıcı adıyla girerek bir anda kamuoyunun gündemine oturan AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi...

Bir 25 Kasım mesajı da Gelecek Partisi Hakkari İl Kadın Kolları’ndan geldi: Bu şiddete karşı her türlü mücadelenin içinde olacağız!

Gelecek Partisi Hakkari İl Kadın Kolları Başkanı Kitan Tan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ne ilişkin bir açıklama yaptı.

Editörün Seçtikleri

Aziz Yıldırım’ın tersanesinde cinayet!

Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın tersanesindeki korumanın silahından çıkan kurşun bir kişinin ölümüne neden oldu. Olay, dün saat 16.30...

Bahçeli bu kez de İmamoğlu’nu hedef aldı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme dair gelişmeleri değerlendirdi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bulaşıcı hastalıktan ölüm...

Kim Milyoner Olmak İster Ömür Kobak kimdir?

Kim Milyoner Olmak İster Ömür Kobak kimdir? Ünlü bilgi yarışmasının 91. bölümünde yarışanlardan biri de Ömür Kobak oldu. İzmir doğumlu Ömür Kobak kimdir? Kim Milyoner...

Davutoğlu Muş’ta konuştu: Siyasi nitelikli yargılama sürecine karşıyım

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bir dizi temasta bulunmak, esnaf ve vatandaşla bir araya gelmek için Muş'a gitti. Muş'ta STK temsilcileri...

Ekrem İmamoğlu’ndan kendisini hedef alan Devlet Bahçeli’ye yanıt geldi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, koronavirüs kaynaklı ölüm sayılarıyla ilgili açıklamalarından dolayı bugün MHP lideri Devlet Bahçeli‘nin kendisini hedef almasıyla ilgili...