Ana Sayfa Türkiye Gelecek Partisi'nden 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü açıklaması

Gelecek Partisi’nden 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü açıklaması

Gelecek Partisi resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yayımladığı bir açıklamayla 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'ne ilişkin bir açıklama yayınladı

Resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ile ilgili yazılı bir metin yayınlayan Gelecek Partisi, açıklamasında “Türkiye’de son yıllarda gazetecilere yönelik ciddi baskılar yürütülmekte, uluslararası kamuoyunda Türkiye, “dünyanın en büyük profesyonel gazeteci hapishanesi” olarak nitelendirilmektedir” ifadelerine yer verdi.

Gelecek Partisi Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanlığı imzasıyla yayınlanan açıklamada basına yönelik baskıların birçok basın emekçisini zor durumda bıraktığı ifade edilen açıklamada “Basına vurulan bu pranga doğal olarak medya emekçilerinin çok zor şatlarda çalışmak durumunda kalmalarına ve birçoklarının da işsiz kalmasına neden olmaktadır” denildi.

“Çalışan Gazeteciler Günü” ironi olmaktan öteye geçmemektedir

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün bir ironi olmaktan öteye geçemediğinin altı çizilirken ” Ancak ülkemizde bugünün şartlarında “çalışamayan gazeteciler günü” gibi bir anlam taşıdığını da ifade etmemiz gerekir” ifadeleri kullanıldı.

Gelecek Partisi’nden yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ AÇIKLAMASI

Ülkemiz bir süredir demokrasi, insan hak ve özgürlükleri ile ifade hürriyeti konularında ciddi bir çöküş yaşamaktadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile ülkemiz esasen bir trajedinin içinde debelenmektedir.

Tek adamın karar verici olduğu, ülkemiz kurumlarının hiçbir öneminin kalmadığı, kuvvetler ayrılığının hiç edildiği, sistemin sadece sorun ürettiği bu antidemokratik yönetim şeklinin bizi nereye getirdiğini herkes görmektedir. Sadece demokrasiye verdiği tahribat değil aynı zamanda ekonomik çöküşümüzün de en büyük sorumlusu bu ucube sistemdir.

İktidar, başlangıçta batıya kapı araladığından mütevellit ekonomik ve insani kalkınmada görece mesafeler kaydetmişti. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile birlikte müsrif bir tüccar hoyratlığı ile tüm bu kazanımları berhava etmiştir. Tarumar ettiği hususların başında da maalesef ifade ve düşünce özgürlüğünün vazgeçilmezi olan basın hürriyeti gelmektedir. İktidarlar her dönemde basını tahakküm altına almak istemişlerdir. Fakat bugün tahakküm altına alınacak bir basından bile söz etmek mümkün değildir. Medyanın %95’i iktidarın resmi bülteni haline gelmişken geri kalan kısmı da yine hükümet baskısı altında hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Gerçekleri yazan ve halkın sesini duyurmaya çalışan az sayıda basın emekçisi ise iktidarın hışmından nasibini almaktadır. Medya organları mali kıskaca alınmakta, bu da yetmezse bir gerekçe bulunarak hapis ve tutukluluklarla susturulmaya çalışılmaktadır.

Türkiye’nin basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke içinde 154. sırada olması tüm bu baskıların neticesindedir. Bu, bir ülke için utanılacak bir meseledir maalesef. Türkiye’de son yıllarda gazetecilere yönelik ciddi baskılar yürütülmekte, uluslararası kamuoyunda Türkiye, “dünyanın en büyük profesyonel gazeteci hapishanesi” olarak nitelendirilmektedir. Bunun yanında uzun süren tutukluluk neredeyse kural haline getirilmiş, gözaltına alınan gazetecilerin yasal başvuruları ise hukukun etrafından dolanarak reddedilmektedir. Hukukun üstünlüğü, yeni Türkiye’de sadece iktidar taraftarları için geçerli bir kavram haline gelmiştir.

Basına vurulan bu pranga doğal olarak medya emekçilerinin çok zor şatlarda çalışmak durumunda kalmalarına ve birçoklarının da işsiz kalmasına neden olmaktadır.

1961 tarihinden bu yana 10 Ocak gününün “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak kutlanması bugün, ironi olmaktan öteye geçmemektedir maalesef. 4 Ocak 1961’de kabul edilen 212 Sayılı Kanun ile çalışan gazetecilere bir takım yasal güvenceler sağlanmıştır. Ancak ülkemizde bugünün şartlarında “çalışamayan gazeteciler günü” gibi bir anlam taşıdığını da ifade etmemiz gerekir.  

Basın özgürlüğü, sadece basın mensuplarının kendini ifade ettikleri bir husus değildir. Esasen bir toplumun özgürlüğü ve kendini ifade etmesidir, gerçeklerle buluşmasıdır. Sahte ve sanal dünyadan koparak gerçek gündemden haberdar olmasıdır. Yöneticilerini denetleyebilmesidir, onlara sesini duyurabilmesidir.

İktidar zenginlikte ve refahta eşitlemek yerine, toplumun büyük çoğunluğunu yoksullukta ve eğitimsizlikte eşitleyerek halkı sosyal yardımlarla kendisine seçmen-mürit yapmaya çalışmaktadır. Taraftarlarını, devşirdiği ve tahakküm ettiği basın sayesinde elde tutmaya çalışmaktadır. Yandaşı basın organlarının etkisizliğini, muhalif basın mensuplarını sindirerek dengelemeye çalışmaktadır. Sosyal medya başta olmak üzere emir eri gibi çalışan diğer medya organları ile hedeflerine aldıkları basın mensuplarını linç etmekte ve hedef göstermektedir. Haklarında soruşturma açılmakta, gözaltı ve tutuklamalar ile birlikte bağımsız medya kurumlarına RTÜK aracılığı ile de yüksek para cezaları ve kapatma kararları uygulamaktadır. Tabi bunun doğal sonucu olarak binlerce basın emekçisi işsiz kalmaktadır. İktidar hoyratlığının bir tezahürü olarak medya mensupları, kırk satır mı kırk katır mı çaresizliğine mahkûm edilmeye çalışılmaktadır 

Her şeye rağmen bu ülkede ne pahasına olursa olsun bağımsız ve cesur gazetecilerin olduğunu biliyoruz ve görüyoruz. Bu acı ve karanlık günleri mutlaka aşacağız. Gazetecisiyle, hukukçusuyla, akademisyeniyle, dürüst politikacısıyla, esnafıyla, tüccarıyla hasılı bütün bir millet olarak demokrasi ve insan haklarını ülkemizde inşa edeceğiz. Bu vesileyle yürekli ve özgür gazetecileri saygıyla selamlıyoruz.

https://gelecekpartisi.org.tr/duyuru/10-ocak-calisan-gazeteciler-gunu-aciklamasi

Takip Et

20,367BeğenenlerBeğen
17,675TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Davutoğlu’ndan Orhan Uğuroğlu’na geçmiş olsun ziyareti

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, geçtiğimiz cuma günü evinin önünde eli sopalı bir grup tarafından darbedilen Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan...

Suruç’ta yer yerinden oynadı, kalabalık salona sığmadı

1 Kasım 2020 tarihinde yaptığı 1. Olağan Kongre ile seçimlere kendi kurumsal kimliğiyle girmeye hak kazanan Gelecek Partisi, kongre maratonuna devam ediyor.

Ülkü ocaklarında Erdoğan’ı indirmenin provaları mı yapılıyor?

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ cuma günü evinin önünde silahlı, sopalı saldırıya uğradı. Saldırganlardan biri olan ülkü ocakları yöneticisi Abdurrahman Gülseren yakalanarak...

Selçuk Özdağ’a saldıran ülkü ocakları yöneticisi Abdurrahman Gülseren: Erdoğan günümüzün 3. Abdülhamid’i 2. Abdülhamid’i biz indirdik üçüncüsünü de biz indireceğiz inşallah

Selçuk Özdağ'a saldıran isimlerden biri olan ülkü ocakları yöneticisi Abdurrahman Gülseren, Cumhurbaşkanı Erdoğan için skandal ifadeler kullandı. Selçuk Özdağ'a sopayla saldıran isimlerden biri olan Abdurrahman...

Editörün Seçtikleri

Kemal Kılıçdaroğlu: Selçuk Özdağ’a saldırıya sessiz kalanlar saldırıya da ortak olur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ'a gerçekleştirilen silahlı saldırıyı çok sert sözlerle eleştirdi. Kılıçdaroğlu, Selçuk Özdağ'ın dışında gazeteciler Orhan...

Gelecek Partisi’nden açıklama: MHP açık bir şekilde siyaseti terörize etmektedir, bunun sorumlusu da Erdoğan’dır!

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, partisine yönelik son dönemde yaşanan saldırılar ile gazetecilerin hedef gösterilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özcan'ın...

Flaş! Flaş! Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu’ndan ortak açıklama

Selçuk Özdağ'a saldırının ardından MHP lideri Bahçeli'nin bugün yaptığı açıklama siyasette tansiyonu iyice yükseltirken CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu akşam Gelecek Partisi Genel Başkanı...

Erdoğan’ın gözü 673 bin oyda

Hafta sonları basılı olarak yayınlanacak olan Oksijen gazetesinin bugün ilk sayısı çıktı. Gazetenin manşetinde Bekir Ağırdır'ın analizi vardı. İşte Ağırdır'ın ilk sayıdaki analizisinden kısa...

Gelecek Partisi’nden AK Parti ve MHP’ye çağrı: Türkiye, iktidarın ortağının mafya olduğu bir ülke haline gelemez. Failleri bulun

Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ'ın uğradığı saldırının ardından Gelecek Partisi yönetimi olağanüstü toplandı. Sonrasında bir kamuoyu açıklaması yapan Gelecek Partisi İletişim Başkanı Mustafa Mente,...