Ana SayfaTürkiyeGelecek Partisi’nden ‘bildiri’ çıkışı: İktidar işi sulandırmıştır

Gelecek Partisi’nden ‘bildiri’ çıkışı: İktidar işi sulandırmıştır

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, partisinin gündeme ilişkin görüş ve önerilerini paylaşmak için kameralar karşısına geçti

Özcan, 104 amiralin bildirisinden Bahçeli’nin AYM kapatılsın çağrısına, Türkiye’nin içinde geçmekte olduğu ekonomik süreçten aşı meselesine kadar birçok konuya değindi.

Sözlerine Zeytin Dalı harekatı bölgesinde şehit olan askerleri anarak başlayan Serkan Özcan, “Terör örgütü PKK/YPG tarafından gerçekleştirilen saldırıda şehit olan kahraman askerlerimize, yüce Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum” dedi.

Tam bir sorumsuzluk örneği

Geçtiğimiz hafta bildiri yayımlayan 104 amirali ‘sorumsuz’ olarak niteyen Gelecek Partisi Sözcüsü, “Sanki bu iktidarın hukuk tanımazlıkları, anayasayı askıya almaları, önüne gelen kurumu kapatma sevdası yetmezmiş gibi, bu defa da bir gece vakti 104 sorumsuz amiralin bildirisi indi tozlu raflardan. Adalet, hukuk ve ekonomide ülkenin içinden geçtiği süreci göz önüne almayan; zaten tarumar edilmiş hukuk ve demokrasiye bir darbe daha vurmaya çalışan; Ülkenin kötü hafızası düşünüldüğünde tam bir sorumsuzluk örneği taşıyan bir bildiriydi bu” ifadeleriyle bildiriyi eleştirdi.

İktidar işi sulandırmıştır

Özcan, hükümetin bildiriyi sulandırdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ve maalesef bu kafa bugün hukuk, yargı, ekonomi, siyaset, her alanda batağa saplanmış iktidar, bu darbe tehdidine de adam gibi bir cevap verememiştir. Aksine işi sulandırmıştır. Tapu kadastro müdürlüğünden tarım müdürlüklerine, üniversitelerden belediyelere her tarafından ciddiyetsizlik akan açıklamalarla işi sulandırmıştır. Son bir iki yıl içerisinde darbe tartışmasını zaten sulandırmışlardı. Soğan fiyatlarının yükselmesinden, alakasız bir rapordaki bir cümleden darbe çıkarıp işi cıvıttıkları için bu darbe kokan bildiriye ciddiyetle cevap verememişlerdir. Görünen kısmı 104 emekli amiralin, görünmeyen uzantılarıyla da yüzleşmenin yolu sahici bir demokrasi perspektifi ve tam demokratik bir hukuk devletiyle mümkün olabilir.

Bu kafanın, bugünkü sözde sivil iktidardan farkı sadece çıkarlarıdır

Siyasi partilerin kapatılmaya çalışıldığı, milletvekillerinin yaka paça hapishaneye gönderildiği, milyonlarca seçmenin seçme ve seçilme haklarının kayyım düzeniyle gasp edildiği bir ülkede, bu iktidarın darbe tehdidiyle adam gibi mücadele etmesini de kimse beklemesin. Ortada ciddi bir olay var, iktidar bildiriye imza atanların karısıyla kızıyla akrabasıyla uğraşıyor. Bu ülke zaten uzun süredir OHAL rejimiyle yönetilmektedir. Ülkede zaten anayasa askıya alınmış, meclis fonksiyonunu yitirmiş, yargı teslim alınmış, kuvvetler ayrılığı tarumar edilmiş, ülke yeni bir statükonun elinde hukuk devleti olmaktan uzaklaştırılmıştır. Ülke bunca derdin içinde kıvranırken bu kafanın, bugünkü sözde sivil iktidardan farkı sadece çıkarlarıdır.

Sizin partinizde milletvekili ya da bakan olup, akrabaları ve aile üyeleri FETÖ’cü çıkanlara bakarak kendinizi FETÖ ile irtibatlı ilan ettiniz mi?

İktidarın bildiriye imza atan askerlerin yakınlarıyla ilgili özel bilgileri kamuoyuyla paylaşmasını da eleştiren Özcan, şunları kaydetti:

Sayın Cumhurbaşkanı muhtıracılar için “haber olacaklar” diyor; iki saat sonra adamların soyu, sopu, şeceresi, eşi, kızı, akrabalarının soy kütüğü manşete çekiliyor. Ne hukuk ne ahlak ne de gelenek kalmış! Ne suçun şahsiliği, ne parti üyeliklerinin gizliliği umurlarında. Bu her dönemin utancı olan bir fişleme ahlaksızlığı değil de nedir? 28 Şubatçılara özenen bu mantığın FETÖ’ cülükten farkı var mıdır? Belli ki dert, amirallerden ziyade ana muhalefeti kriminalize etmek, darbecilerle irtibatı zihinlere kazımaktır. E peki ya yarın onlardan birilerinin akrabaları iktidar partisi üyesi çıkarsa ne yapacaksınız? E peki ya sizin partinizde milletvekili ya da bakan olup, akrabaları ve aile üyeleri FETÖ’cü çıkanlara bakarak kendinizi FETÖ ile irtibatlı ilan ettiniz mi? Bunlara dert mi? O an işe ne yarıyorsa o.

Açlık sınırının 2736 lira olduğunu, böyle giderse Nisan ya da Mayıs’ta asgari ücretin açlık sınırının altına düşeceğinden de bahsetsenize!

Ekonomi konusunda da iktidara sert eleştiriler yönelten Serkan  Özcan, milletin asıl gündeminin iş ve aş olduğunu belirterek şunları söyledi:

Neymiş? Ülkemiz ekonomik şoklara karşı güç kazanmış; Dövizdeki yükselme ekonomiyle alakalı değilmiş! Aslında bir açıdan doğru: Ekonomi hala bunların beyin jimnastiği adı altındaki şoklarına direnmeye çalışıyor; döviz de bunların kara cehaletleri yüzünden bu hale geldi. Sayın cumhurbaşkanı yine KÖİ’lerle ilgili güzellemeler yaptı ama halka, müteahhitlerin işlettiği Şehir Hastanelerinin kira ve hizmet bedeli adı altında dolar üzerinden yapılan milyarlık ödemelerine sansür geldiğinden bahsetmedi. Milletin yastık altı yatırımlarına göz dikerken, neden müteahhitlere verdiği parayı aynı halktan gizlediğini açıklamadı. Muhtemelen sorsanız “beyin jimnastiği” deyip işin içinden sıyrılırlar! Ama mızrak çuvala sığmıyor artık. Zapturapt altına aldıkları Merkez Bankası rakamlarına göre; Türk Lirasının en değersiz olduğu 20 ayın 18’i bu ucube cumhurbaşkanlığı sisteminde oluşmuş. 2002 krizinde bile paramız bu kadar değersiz olmamış. Sadece 33 ayda, 30 yıllık krizlerin yüzde doksanının altına imza atmış bu hükümet! E bunları açıklasanıza. 25,000 dolar hedef koyduğunuz kişi başı milli geliri, 8500 dolara nasıl düşürdüğünüzden bahsetsenize sayın cumhurbaşkanı! Açlık sınırının 2736 lira olduğunu, böyle giderse Nisan ya da Mayıs’ta asgari ücretin açlık sınırının altına düşeceğinden de bahsetsenize! Milyonlarca işsizden, işsizlik fonuna neler ettiğinizden, ihtiyat akçesini nasıl buhar ettiğinizden söz etsenize. Artık sadece hayaller satmakla meşguller. Artık belli ki saray odalarından 2002 öncesi Türkiye fotoğrafıyla, bugünkü Türkiye’nin yarışır hale geldiği görülemiyor.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
18,068TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri