Gelecek Partisi’nden Derik Merkez Çarşı Camii açıklaması: Büyük hicap duyuyoruz

Mardin Derik’te ilçesinde 1953 yılında yapılan Merkez Çarşı Camii’nin iki yıl öne yıkılıp yeniden yapılması için karar çıktı. 750 kişilik caminin yıkımına dün başlandı.

Yıkım kararına toplumun çeşitli kesimlerinden tepkiler gelirken, Gelecek Partisi de bir açıklama yayımlayarak yıkım kararına tepki gösterdi. Parti’nin resmi sosyal medya hesaplarından yapılan ve Kültür Sanat Politikaları Başkanlığı adına Genel Başkan Yardımcısı Sema Silkin Ün tarafından da paylaşılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.

Kültür ve turizm şehrimiz Mardin’in Derik ilçesinde, 1953 yılında 801 metrekarelik alana yapılan 67 yıllık Merkez Çarşı Camisi önceki gün yıkıldı. Binlerce insanın yaklaşık yüz yıldır bir araya geldiği, en az 750 kişinin cuma ve bayram namazlarında buluştuğu, cenazelerini ebediyete uğurladığı, Derik ilçesinin son 67 yılının tarihine tanıklık etmiş, nice insanın hatıralarında yer etmiş bir cami, ‘yerine yenisinin yapılacağı’ gerekçesiyle bir günde yıkıldı…

Caminin yıkılma sebebi ise etrafındaki yapıların çevre düzenlemesi çalışmasının ardından cami çevresinde yer alan yıllarca bakımsız kalmış lavabo ve abdesthanelerin ortaya çıkan görüntüsünün yarattığı rahatsızlık… O tarihe kadar camiyi tamir, restorasyon konusunda inisiyatif almayan ilçe idarecileri caminin yıkılıp yeniden yapılması yönünde karar veriyor. İşte bu tutum, günümüz Türkiye’sinin portresine dair bize önemli bir resim çiziyor.

Merkez Çarşı Camisi, bugün artık ustaları hayatta olmayan taş ustalığının eseri olan, Artuklu mimarisinden izler taşıyan süslemeli taş mimarisi ile tarihi bir eser olarak tescillenmemiş olsa da; Derik’in tarihi dokusu ve orada yaşayan insanlar için tarihi bir mekan değerindedir. İnancı gereği mabedleri konusunda hassas olan bir toplumda, bir mabedi (ancak güvenlik gerekçesi var ise) usülüne uygun olarak yıkmadan evvel, o toplumu ikna edecek, gönülleri rahatlatacak bir izahta bulunulmaması şüphesi vicdanları rahatsız eder.

Ülkemizdeki hesap verme eylemini görev alanı dışında sayan sorunlu mimari yönetim anlayışını da düşününce, toplumun bir caminin minaresinin yerle yeksan edilişini izlediğinde vicdanının yaralanması bu yıkıma tepki göstermesi elbette kaçınılmazdır. Ülkemizde böylesi bir kültürel mirasın muhafazası için vaktinde alınabilecek başka tedbir ve yöntemleri uygulama olanakları varken, geri dönülmez bir şekilde yıkımın tek seçenek olarak tercih edilmesinden ilçede yaşayan, Merkez Çarşı Camisi’nde hatıraları bulunan herkesle birlikte biz de büyük üzüntü yaşıyoruz.

Yıkmak kolay, yapmak zordur…

Bölgeye has olan ve hava koşullarının etkisiyle zamanla daha da dayanıklı hale gelen cami taşları özenle sökülebilir, minaresi muhafaza edilerek yeniden inşa edilecek caminin mimarisinde yer alabilirdi. İş makineleri ile eski taş bir yapıyı sıradan betonarme bir bina gibi yıkmak, ancak sıradan bir müteahhitlik yöntemi olabilir. Yerine yapılacağı söylenen yeni camii projesinden de anlaşılacağı üzere, yeni caminin ‘büyüklüğünün’ en belirgin motivasyon kaynağı olarak görülmesi şehirlerimizin tarihi ve kültürel dokusunu yok eden anlayışın ta kendisidir.

Merkez Çarşı Camisi’ni yaşatmaya çalışmak Derik ilçesine bundan sadece çeyrek asır sonra 100 yıllık bir tarihi eser kazandırmanın anlamlı bir adımı olurdu… Bunun yerine şehrin tarihi hafızasına kaydolan bu ‘kolaycılığa’ şahit oluyoruz.

Büyük hicap duyuyoruz.