Ana SayfaTürkiyeGüzeldülger’den Canikli’ye flaş Boydak yanıtı: Herkesin mal varlıkları araştırılsın

Güzeldülger’den Canikli’ye flaş Boydak yanıtı: Herkesin mal varlıkları araştırılsın

Boydak'taki yolsuzluklarla mücadelesi döneminde Nurettin Canikli tarafından görevden alınan Abdullah Güzeldülger'den gündemi sarsan yeni bir açıklama geldi.

Boydak’taki yolsuzluklarla mücadelesi döneminde Nurettin Canikli tarafından görevden alınan Abdullah Güzeldülger’den gündemi sarsan yeni bir açıklama geldi.

İşte Gelecek Partili Güzeldülger’in Nurettin Canikli’den gelen açıklamalara verdiği cevap:

Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Abdullah Güzeldülger, TMSF bünyesindeki Boydak Holding’te Yönetim Kurulu Başkanı olduğu dönemi gazetecilere anlatmış, yapılan yolsuzluklara engel olmak istediği için kriz çıktığını ve dönemin Bakanı Nurettin Canikli tarafından görevinden alındığını söylemişti. 

Güzeldülger’in açıklamaları kamuoyunda büyük ses getirirken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli ise sessizliğini bozarak iddialara cevap vermek zorunda kalmış ve Türkiye siyasetinde eşi benzeri zor görülebilecek uzunlukta, 116 tweetten oluşan bir açıklama yayınlamış ve Güzeldülger’e yönelik bir takım suçlamalarda bulunmuştu. 

Güzeldülger, Canikli’nin suçlamalarına yanıt verirken, bir de çağrıda bulundu: Kendinize güveniyor ve bu tarz iddialarda bulunuyorsanız, ben dahil TMSF’de görev almış yetkililerin, yöneticilerin, ilgili bakanların ve birinci derecede yakınlarının mal varlıkları araştırılsın.

Abdullah Güzeldülger’in açıklamaları şu şekilde: 

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, benim BOYDAK Holdingde görev yaptığım dönemde yaşananlar ağırlıklı olmak üzere dile getirdiğim usulsüzlük ve yolsuzluklara ilişkin 01 Temmuz 2021 tarihinde 116 tweet atarak  cevap vermiştir. 

Canikli’nin iddiası deli saçması

Sn Caniklinin verdiği cevaplarını incelediğimde temel olarak;

-Benim BOYDAK grubunu birilerine pazarlamaya çalıştığım, bu çaba karşılığında komisyon almaya gayret ettiğim gibi kendi ifadesiyle ‘deli saçması’  ve gerçek dışı bir iddia ortaya atmıştır. Öncelikle kendisinden, bu iddiasını destekleyecek yeni açıklamalar bekliyorum.

Ayrıca orada bir memur sıfatıyla görev yaparken, satış yetkisi TMSF Fon Kurulu ve kendisinin uhdesindeyken bunun nasıl mümkün olabileceğini de kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

-Sn. Canikli, cevaplarında mahkemenin atadığı kayyumlarla ilgili TMSF’yi ve kendisini ilişkilendirdiğim yönünde bir ifade sarf etmiş, ancak benim açıklamalarım dikkatle takip edilirse, TMSF öncesi atanan kayyumlarla ilgili bakan beyi ve TMSF’yi ilişkilendirecek bir söylemim olmadığı görülecektir. Bu tasarrufun yargı tarafından kullanıldığını ve kamuoyunda yaşanan olumsuzluklar nedeniyle TMSF’ye kayyum görevi verilmesinin isabetli olduğunu ifade ettim. Sn Canikli aynı görüşte olduğumuz bu durumu da bir ihtilaf konusu gibi işlemiş cevaplarında.

TMSF öncesi atanan kayyumların kaynak holding ve bağlı şirketlerinde yaptığı usulsüz işlemlerle ilgili, TMSF nezdinde bir çalışma yapıldığından haberdarım, bunun bir rapora bağlandığından da haberdarım, ancak bu raporun resmî yolla veya muhaberattan geçirilerek ya da geçirilmeden Sn. bakana gönderilip gönderilmediği hakkında bilgi sahibi değilim. Ancak raporla ilgili çalışmalar yürütülürken raporu düzenleyen arkadaşların önünde dosyayı gördüm ve alınan yönetim kurulu kararlarıyla şirketin zarara uğratıldığını tespit ettiklerini ifade ettiler. Kaynak Holding ve bağlı şirketleri başta olmak üzere mahkemece atanan kayyumların görev yaptığı şirketlerde bağımsız denetim yapılırsa o döneme ilişkin bu tespitler yeniden gün ışığına çıkabilir kanaatindeyim.

Boydak grubuna CEO atamasını tamamen TMSF’nin uhdesinde göstermesi pratik işleyişe uygun değildir. Fiilen dediği gibi atamayı TMSF yapmıştır. Ancak İlgili şahıs Bakan beyin tasarrufuyla geldiğini her ortamda dile getirmiştir. İşleyiş bakan beyin dediği gibi olsa ülkemiz bürokratlar tarafından yönetiliyor gibi bir sonuç çıkar ki, hayatın doğal akışına uygun değildir.

Kadın Basketbol takımı sponsorluk sözleşmesinde söylediğim, mahkemenin atadığı kayyumlarca bana bildirilen 300 bin TL taleple, CEO Laçinel’in bize getirdiği 2.800.000 TL’ lik sözleşme arasındaki fark reeldir. O günkü şartlarda yüksek bir meblağdır. Şirketin geçtiği nazik dönem itibariyle yönetim kurulumuzda uygun görülmemiş, CEO’ya rakamın revize edilmesi halinde değerlendirebileceğimiz ifade edilmiş, ancak CEO yetkisi olmadığı halde bu ödemeleri muhasebeye baskı kurarak yaptırmıştır.

Canikli yapılan satışları gerekçelendirmeye çalıştı

Sn. Canikli, Bir yandan beni Boydak grubunu ve TMSF’ye devrolan diğer şirketleri satmaya çalışmakla suçlarken, diğer yandan bazı hayvan çiftliklerinin ve Yavaşçalar şirketinin satışına objektif olmayan izahatlar getirerek yapılan satışları gerekçelendirmeye çalışmıştır. Ancak satışın neden ihaleye çıkılmadan ve rekabet şartları oluşturulmadan yapıldığı, satış yapılan şirketin alım yaparken neden yüzde 50’sini 3. şahıslara devretme şartıyla bu alımı yaptığı, alan grubun aldıktan sonra bu hisseyi kaça sattığına ilişkin bir izah getirememiştir. Kaldı ki TMSF de geçirdiği Sayıştay denetiminde bu konuya ilişkin bir cevap verememiştir.

Sn Canikli bizim şirketleri satacağımız gibi bir iddia dile getiriyor. Benim önerim o dönemde şirketleri bir yandan yönetirken, diğer yandan da satışa hazır hale getirmekti. Çünkü bu süreçler uzun zaman alır, kayyum yönetiminde uzun süre kalmasının mahzurlarından dolayı ortaya attığım bu önerim, kabul görmedi.

Sn, Canikli şirketlere Vali, Hakim atamalarını profesyonel atamalar olarak göstermiş. Her biri kendi içinde kıymetli görevler olmakla birlikte iş hayatı ile ilgili bir tecrübe barındırmaz. Dolayısıyla Sn. Caniklinin bu atamaları haklı gösterme çabaları zayıf iddialar hükmündedir.

Sn. Canikli benim yolsuzluk girişimi olarak değerlendirdiğim, benden sonra atanan yönetim kurulu başkanını da devre dışı bırakan bir imza sirküleri değişimiyle hayata geçirilen Slovakya’da depo kiralama işini hala doğru bulduğunu ve benim bu projeyi haksız yere engellediğimi öne sürmektedir. Bu hususu tekrar ifade edelim. 

Bulgular;

CEO’nun TEFELA ismiyle sahibi bulunduğu şirketin kanuni temsilcisi Lucas Zvala’nın, Yeni kurulan ve BOYDAK ile imza ettirilmek istenen İNTUON şirketinin de kanuni temsilcisi olması, bu şirketin de CEO Ertunç Laçinel’in kontrol ve yönetiminde olduğunun açık delilidir.

CEO bir yandan Boydağın haklarını savunması gereken bir pozisyondayken, diğer yanda İNTİON şirketinin gerçek menfaat sahibi sıfatıyla kendi nam ve hesabına hareket ederek bir “menfaat zıtlığı” (conflict of interest) oluşmasına sebep olmuştur.

Sözleşmeyi imzadan imtina eden benden sonraki YKB Yılmaz Şener, imza sirkülerine Sn. Canikli tarafından yapılan müdahaleyle devre dışı bırakılmış, önemli işlerde 1. Derece imza YKB iken, YKB Vekili de bu imzayı atabilir hale getirildiği için bu sözleşme, YKB imzası olmaksızın hayata geçirilebilmiştir.

Sn Canikliye sorularımı tekrar etmem gerekirse;

Soru 1) Proje doğru ise neden iptal edildi ?

Soru 2) CEO doğru bir iş yaptıysa, konu kamuoyuna benim çabamla mal olunca, neden apar topar işten el çektirildi?

Soru 3) 8 ay boyunca depo kullanıldı mı ki, bu ödemeler yapılmaya devam etti?

Soru 4) TMSF başkanı neden basın buluşmalarında kendisine sorulan Slovakya projesi ile ilgili yolsuzluk iddialarına ‘halen üzerinde çalışıyoruz’ ‘henüz sonuçlandıramadık‘ gibi beni teyid eden açıklamalarda bulunmuştur?

Soru 5) Yavaşçalar mühimmat firması neden ihaleye çıkmadan ve %50 sini devir hakkı şartıyla satılmıştır ve gerekçesi kamuoyuna açıklanmamıştır?

Soru 6) Sn. Canikli Boydak grubuna atanan CEO Ertunç Laçinel’i bu görevi ifa ederken aynı zamanda Aydınlı grubunun başına da CEO olarak atamış mıdır? CEO Laçinel, Aydınlı gruba atanır atanmaz kız kardeşine ait Medya Teknoloji isimli şirkete katalog fotoğraf çekimi için 2017 yılında 1.050.000 TL ödeme yaptırmış mıdır?

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,927TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri