Ana Sayfa Türkiye İbrahim Turhan, “iktisat kuramıyla çok açıkladık anlamadılar” dedi, ekonomi yönetimine fıkralı izahatte...

İbrahim Turhan, “iktisat kuramıyla çok açıkladık anlamadılar” dedi, ekonomi yönetimine fıkralı izahatte bulundu

Ekonomist İbrahim Turhan, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı verilere, fıkra yoluyla izahatte bulundu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, açıkladığı verilerle Türkiye’de kişi başı borcun gelişmekte olan ülkelere kıyasla çok daha iyi durumda olduğunu belirtmiş ve Türkiye ekonomisinin iyi durumda olduğunu iddia etmişti. Bu yorumlara, İbrahim Turhan’dan yanıt geldi.

Gelecek Partisi Genel Başkan Danışmanı ve Ekonomist İbrahim Turhan, “İktisat kuramını, genel kabul gören uluslararası uygulamaları, finansal piyasa teamüllerini anlatmaya çalıştık fakat beyhude, bir de fıkra ile deneyelim” sözleriyle, dikkat çeken bir izahat yöntemini tercih etti.

Açıklanan verilerin tek başına bir anlam ifade etmediğini söyleyen Turhan, bu borca kişi başına gelire oranla bakılması gerektiğini, Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projelerinden doğan borçların da eklenmesi gerektiğini, böylece gerçek oranın ortaya çıkacağını söyledi.

Turhan, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:

İddia: “Türkiye, hanehalkı ve kamu borçluluğu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere kıyasla ÇOK DAHA İYİ DURUMDADIR.” (Vurgular haber metninin kendisine ait) İktisat kuramı, genel kabul gören uluslararası uygulamalar, finansal piyasa teamülleri, vs. anlatmaya çok çalıştık, beyhude.

Bir de fıkra ile deneyelim: Bir delikanlı yularından çekiştire çekiştire bir deveyi alıp babasının karşısına getirir. “Baba, bu deveyi pazarda bir akçeye satıyorlar; kaçırmayalım, alalım” der. Baba; “yok oğul, pahalı” der, “sal gitsin”. Delikanlı ısrar ederse de sonuç değişmez. Aradan zaman geçer adam oğluna sorar; “Bak bakalım deve ne kadarmış”. Oğlunun gitmesiyle gelmesi bir olur. “Ohoo baba” der “deve olmuş bin akçe!” Babası; “tamam oğul” der, “çek gelsin”. İşte yapılan hata tam da bu, atasözlerine ilham veren sözdür, “deve bir akçe-deve bin akçe”.

Kişi başına borcun mutlak değeri tek başına bir anlam ifade etmez. Kişi başına gelire oranla borca bakılır. Yurt içi tasarruf havuzu ne kadar derin? Borçlanmanın ne kadarı iç finansal sistemden karşılanabiliyor? Sabit faizle yerli para cinsi uzun vadeli borçlanabiliyor musunuz?

Kamu borcunu hesaplarken Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) projelerinden doğan gayrinakdi yükümlülükleri hesaba katınca gerçek oran ne oluyor? Son dönemde neden değişken faizli ve iç piyasadan döviz/altın cinsi borçlanmak zorunda kaldınız? DİBS’leri neden kamu bankalarına aldırıyorsunuz?

Tabi önce bu soruların mahiyetini kavrayacak idrak gerekiyor. Ardından, az da olsa sorumluluk duygusu ve utanma hissi…

SERKAN ÖZCAN: DÜNYA BAŞKA GÖSTERGELERE BAKMAYI TERCİH EDİYOR AMA…

İbrahim Turhan’ın açıklamasına bir yorum da Gelecek Partisi Hazine ve Maliye Politikaları Başkanı Serkan Özcan’dan geldi. Özcan, bu göstergelerin dünyada tercih edilen yöntemler olmadığını ve neden yanıltıcı olacağını madde madde açıklarken, ironik bir dil kullanarak, “Ancak bunlar önemli değil!! Nasıl olsa nüfus başına düşen borç düşük!! Gerçi dünya başka göstergelere bakmayı tercih ediyor(bizimkiler kadar derin analiz!! yapamadıklarından sanırım)” ifadelerini kullandı.

Takip Et

20,167BeğenenlerBeğen
18,134TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri