Ana SayfaTürkiyeİşte Fatih Altaylı'nın bugün neden yazmadığının ilginç yanıtı!

İşte Fatih Altaylı’nın bugün neden yazmadığının ilginç yanıtı!

Fatih Altaylı kısa adı YSK olan Yüksek Seçim Kurulu topuna neden girmediğini bugün ilginç bir yazıyla anlattı okurlarına. Bildiğiniz gibi 31 Mart yerel seçiminin resmi olmayan sonuçlarına göre İstanbul’da kazanan Ekrem İmamoğlu. Ancak iktidar partisi durumu olağanüstü itirazlarla YSK’ya götürmekte kararlı. Bunun için amansız bir mücadele yaşanıyor. Medyada bu konuda görüşü en çok merak edilen köşe yazalarından biri olan Fatih Altaylı ise neden sessiz kaldığını bugün açıkladı.

Aslında son günlerde yazdığı yazılar var

Sert üslubu ve söylemek istediklerini dolandırmadan direkt söylemesiyle bilinen Fatih Altaylı’nın son yazıları da aslında seçim sonuçları ve YSK’nın önceki kararları ile ilgili. Ancak anlaşılan Fatih Altaylı 31 Mart seçim sürecinde o kadar sinirlenmiş olacak ki aslında yazmak istediklerini tam olarak yazamıyor.

İşte Fatih Altaylı’nın Dersimi aldım, bugün yazı yok başlıklı makalesi.

Sevgili okurlar, 

Bu yazacaklarım yaklaşık 8 yıl önce yazılmış bir yazımdan alıntıdır:

“Bundan yıllar önce Yüksek Seçim Kurulu (YSK) hakkında ağır bir yazı kaleme aldım.
Biliyorsunuz, Yüksek Seçim Kurulu hâkimlerden oluşur.
YSK üyeleri beni dava ettiler.
Ankara’daki avukatımız, galiba Şahin Mengü’ydü, arayıp haber verdi.
“Gelip ifade vermem gerekiyor mu?” diye sordum.
“Gerek yok. Bu celse çağrı çıkar. İkinci celse gelip ifadeni verirsin” dedi. Dava günü, öğle saatlerinde telefonum çaldı. Arayan, davaya bakan avukatlardan biriydi.
“Gelip ifade vermenize gerek yok” dedi.
“Ne oldu, dava mı düştü?” dedim.
“Yok mahkûm oldunuz” dedi.
“İlk celsede mi?” diye sordum.
“Evet, ilk celsede. Tam 11 dakika sürdü.”
İnanamadım. “Savunma alınmadan mahkûmiyet mi olur?” dedim.
Avukat, “Merak etmeyin, Yargıtay’dan döner. Bizce de olmaz” dedi.
“Ne zaman döner Yargıtay’dan” diye sordum.
“En az 1 yıl, belki daha fazla” dedi.
10 veya 15 gün sonra aradı.
“Yargıtay da onadı” dedi.
“Hani en az bir yıl sürerdi?” diye sordum.
“Vallahi anlamadık. Hâkimler arası dayanışma herhalde” dedi.”

Evet sevgili okurlar, bu anlattığım, o dönem yazdığım Hürriyet gazetesinin avukatlığını yapan Şahin Mengü ile aramda geçen diyalog ve jet hızıyla mahkûmiyetimin hikayesidir.

O gün Yüksek Seçim Kurulu’nun 11 üyesine hayatımda ödediğim en yüksek tazminatı ödedim.

“Peki bu eski yazıyı ve olayı niye hatırlatıyorsun” diyeceksiniz.

O gün dersimi aldığım için bugün yazı yazmama kararı aldım.

Bugün yazı yok.

Bir kez daha anamı ağlatan bir tazminat ödemek istemiyorum.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,699TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz