Ana SayfaTürkiyeİYİ Parti 4. Olağanüstü Kurultayı! Meral Akşener Nazım Hikmet şiiri okudu

İYİ Parti 4. Olağanüstü Kurultayı! Meral Akşener Nazım Hikmet şiiri okudu

İYİ Parit 4. Olağanüstü Kurultayı başladı. Sitemizden İYİ Parti’nin kurultayını canlı takip edebilirsiniz.

İYİ Parti’nin olağanüstü kongresinin kısa özeti…

Salonda Şeyh Şamil çalıyor… Meral Akşener ise kürsüde Nazım Hikmet şiiri okuyor.
Meral Akşener konuşmasına Adnan Menderes’in “söz milletin” sloganına atıfla başladı. Akşener, konuşmasını Nazım Hikmet şiiriyle bitirdi:

“Dörtnala gelip Uzak Asya’dan,Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan, Bu memleket bizim… Yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür, Ve bir orman gibi kardeşçesine. Bu hasret bizim!”

İYİ Parti kurultayı canlı

“Bugün geleceğin ilk günü” sloganıyla yapılacak kurultayda, partinin en yetkili karar organı olan Genel İdare Kurulu’nun seçimi çarşaf liste yöntemi ile gerçekleşecek.

Olağanüstü Kongre saat 11.00’de, Yenimahalle Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde başladı. Mayıs ayında yapılan tüzük kurultayında değişen bazı maddeler bu kurultay ile birlikte hayata geçirilecek.

Meral Akşener’e coşkulu karşılama

Kurultayda konuşmasını yapmak üzere davet edilen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sahneye salonun büyük coşkusuyla geldi.

Sahneye gelen İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Abdurrahim Karakoç’un “Yemin” şiiriyle konuşmasına başladı. Akşener konuşmasının son bölümünde de Nazım Hikmet’in “Bu memleket bizim” şiirini okudu. Akşener konuşmasında MHP’ye sert ifadelerle yüklendi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in konuşmasının satırbaşları şöyle:

“Yurdum bir kağıttır ışık beyazı

Üstünde insanlar mukaddes yazı

Genci ihtiyarı gelini kızı

Susarsam, hakkını helal etmesin

Mazlumlar hakkını almayıp ele

Günü gün edersem zalimler ile

Evdeşim öz kızım öz oğlum bile

Susarsam hakkını helal etmesin

Allah rızasıdır arzum emelim

Bu necip milleti ondan severim

Hazreti Muhammed gerçek rehberim

Susarsam hakkını helal etmesin.

Meral Akşener: İhtiyaç akçesine muhtaç hale geldik

Türkiye darlık çekecek bir ülke değildir. En verimli topraklar üzerinde, yeraltı kaynakları zengin, genç, üretken bir ülkedir. Türk milleti yokluktan değil, basiretsiz yönetim anlayışı yüzünden darlık yaşıyor. Sayın Erdoğan’ın ve koskoca devlet hazinesini teslim ettiği damadının, günü kurtarmaya yönelik açıklamalarına bakmayın. Türkiye gibi yüksek potansiyele sahip bir ülkeyi, Merkez Bankası’nın “İhtiyat Akçesi”ne muhtaç hale getiren, işte o basiretsiz, savurgan yönetim anlayışıdır.

Omuzlarına fatura yüklenen milletimizin, siyasi faturayı da sorumlulara kesmesi için, yılmadan çalışacağız. İlk fatura 23 Haziran’da yola çıktı. 23 Haziran sonuçları göstermiştir ki, milletimiz olan bitenin farkında. Bu işin dönüşü yok. Türkiye 17 yıllık kabustan uyanıyor. Türkiye’nin İYİ ve cesur insanları iktidara yürüyor… Hz. Ali’nin sözlerine kulak verin: “Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber, şerefinizi de kaybedersiniz.” Türk milleti tarihi boyunca, savaş kaybetmiştir, toprak kaybetmiştir, can kaybetmiştir. Ama onurunu asla kaybetmemiştir. O onuru ayakta tutan da, haksızlık ve adaletsizlik karşısında eğilmeyişidir. Adalet duygusu en yüksek millet, Türk Milleti’dir. İmparatorluk dönemlerinde, fethettiği topraklarda bile bu adalet duygusundan ayrılmayan bir devlet geleneğimiz var… Buna izin vermeyeceğiz. Akarsularımızı daha fazla kirlettirmeyeceğiz. Ormanlarımızı daha fazla talan ettirmeyeceğiz. Meralarımıza daha fazla beton diktirmeyeceğiz. Çiftçimizi daha fazla küstürmeyeceğiz.

Meral Akşener: Saraya kapanan iktidara isyan ediyorum

Biz genciyle yaşlısıyla, aziz milletimizin her bir ferdini dinliyoruz. Sokakta, işyerinde, kahvede, otobüste, dolmuşta, vatandaşlarımız dertlerini söylüyor, çare bekliyor. Ama duymuyorlar… Saraya kapanmış bir iktidarın, milleti duyması mümkün değil. Onca zenginlik arasında, bu ülkede yokluk olmasına, açlık olmasına isyan ediyorum. İsyan ediyorum kardeşim, isyan. Bu potansiyeli harekete geçiremeyen, bizleri yokluğa mahkum edenlere, isyan ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların emanetine ihanet edenlere, isyan ediyorum. İş bulamadığı için evine hüzün çöken, ekonomik sebeplerle dağılan aileleri gördükçe, isyan ediyorum. Tam 17 yıldır “en iyisi bu” diye kendini pazarlayan bu iktidara, isyan ediyorum. Avrupa’nın en zengin ülkesi olmamız gerekirken, kişi başı milli gelirde en fakir ülkesi olmamız nasıl bir başarıdır? Her dört gençten biri işsizse, bu nasıl başarıdır?

Akşener’den Lozan çıkışı

Başarılı görünmek için, tarihimizde karanlık sayfa arıyorlar. Bulamadılar mı, yeni bir tarih yazmaya kalkıyorlar. Yunanistan’a peşkeş çektiğiniz adaları geri alın diyorsun; Misak-ı Milli’nin tapusu olan Lozan’a dil uzatıyorlar. Kendi şanlı tarihine bile savaş açmakta sakınca görmeyen bu iktidar, Türkiye için artık bir ayak bağıdır. Bunlar kendilerini büyük göstermek için geçmişi kurcalarken, gelişmiş devletler geleceği kurguluyor… Almanya geleceği konuşuyor. Amerika geleceği konuşuyor. İngiliz siyaseti, geleceği planlıyor. Güney Kore, Japonya, Çin, Fransa, İsviçre, İsveç, Norveç, Rusya… Bütün bu ülkeler geleceğin taşlarını döşüyorlar. AK Parti iktidarı ise, ülkenin temel taşlarını sökmekle meşgul. Milletin geleceğini değil, sadece iktidarının geleceğini düşünüyor. Peki ne olacak? En baştan söyleyeyim; bu devran böyle gitmeyecek. Türkiye İYİ olacak… Çünkü artık biz varız, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Akşener: Ekonomik krizden çıkaracağız

TUİK’e göre işsizlik rakamı yüzde 13.7… Damattan sonra, işsizlik rakamları nasıl açıklanıyor biliyor musunuz? Son 1 ayda iş aradınız mı diye soruyorlar? En son 32 gün önce iş aradıysan, yine işsiz değilsin. İş bulamadığın için iş aramayı bıraktıysan, yine işsiz değilsin. Ben size söyleyeyim. Türkiye’nin çalışabilir nüfusunun yüzde 54’ünün işi yok. Bugün 82 milyon nüfusa sahibiz. Ancak kayıtlı olarak sadece 22 milyon çalışanımız var. İşçi maliyetleri neden bu kadar yüksek biliyor musunuz? Tüm yükü çalışan 22 milyonun üstüne yığdığımız için. 82 milyon vatandaşımızın sağlık giderlerini, sadece 22 milyon kişi ödediği için. 12 milyon emeklinin maaşını, bu 22 milyon kişi ödediği için. Asgari ücretliden vergi alırken, devleti soyanlardan vergi almadığımız için. Türkiye’yi her geçen gün büyüyen ekonomik krizden çıkartacağız. Bunun için ilk adım, üreten sermayenin yükünü hafifletmek olacak.

Akşener: YÖK’ü kaldıracağız

Bugün Türkiye 20 milyar dolarlık tarım ihracatı yapıyor. 18 milyar dolarlık da ithalat yapıyoruz. Bu bize reva mıdır? Hollanda Türkiye’nin yüzde 4’ü kadar bir tarım alanına sahip. Altını çiziyorum. Yüzde 4’ü kadar ekili alana sahip. Ama yılda tam 100 milyar dolarlık tarım ürünü ihraç ediyor. Türkiye’nin toplam ihracatı 168 milyar dolar. Yani ürettiğimiz otomobil, tekstil, hepsinin toplamı bu. Tarımda el kadar Hollanda gibi üretim sağlayamıyorsan, sen kendine milliyetçi diyemezsin. Allah’ın Türk milletine bahşettiği bu bereketli topraklarla, milletinin karnını doyuramıyorsan, sen kendine milliyetçi diyemezsin. 82 milyon nüfusa sahip Türkiye’nin eğitim bütçesi 20 milyar dolar. 52 milyon nüfusa sahip Güney Kore’nin eğitim bütçesi ise tam olarak 64 milyar dolar. İşte bu yüzden, Türkiye Pisa testlerinde 72 ülke içinde 50. sıradayken, Güney Kore 9. sırada. 17 yılda üniversiteleri il başkanlıklarına çevirdiler. Siyaset, bilimin hizmetinde olmalıdır. Bilim, siyasetin hizmetine girerse, Türkiye’nin geleceğine ihanet edersiniz. YÖK’ü kaldıracağız. Bilim ocaklarına destek olacak, ama her türlü siyasi baskıdan arındıracağız. Siyasetten bağımsız bir eğitim sistemini, hayata geçireceğiz.

Akşener: Milletçiliğin tapusu millettedir

Milliyetçiliği kulüp üyeliği zannedenlere söylüyorum. Sizin bölücü ve ayrıştırıcı üslubunuza, milliyetçilik İYİ Parti’de olur diye cevap vermeyeceğim. Çünkü milliyetçiliğin sahibi bellidir. Türk milliyetçiliğin tapusu, Türk milletine aittir. Gerçek milliyetçiler, ilim irfan dağıtmak üzere Türkiye’nin dört bir yanına dağılan öğretmenlerimizdir. Asıl milliyetçi; Milletini aydınlatmak, eğitimli gençler yetiştirmek için Batman’a giden, bu uğurda şehit olan Aybüke öğretmendir. Sizin nereniz milliyetçi? Bir kişiye, beş kişi saldıran haydutlardan, ne milliyetçi olur, ne de adam olur. Siyasetçi yetiştireceğine, haydut yetiştiren zihniyetten, ne milliyetçi olur, ne de adam olur. Çözüm sunacağına, nefret saçanlardan, sokakta terör estirenlerden, ne milliyetçi olur, ne de adam olur.

Milletimiz İYİ Parti’yi görüyor. Milyonlarca gencimiz, İYİ Parti’yi görüyor. Sayın Erdoğan’ın ‘Artık inanmıyorum’ dediği anketler var ya; ben onlara her gün büyük bir keyifle bakıyorum. Manzara net. Şarkıda söylediğimiz gibi. “Siz asansörle inerken, biz merdivenden çıkıyoruz…” Korkuları öyle büyük ki… Çünkü hakikatin güçlü sesiyiz. Bugün, korkularına yenilerini eklemek üzere bir aradayız. Bugün, iktidar yürüyüşümüz için yeniden mevzileniyoruz. 4. Olağanüstü Kurultayımızı gerçekleştireceğiz. Bazıları diyor ki, parti kurulalı iki sene bile olmadı, bu kaçıncı kurultay? Eeee bizde böyle. Biz, kendi delegesinin iradesinden köşe bucak kaçanlardan değiliz. Biz, delegenin imzasını yok saymak için iktidara yanaşanlardan değiliz. Biz, koltuğumuzu korumak uğruna, kırk takla atanlardan da değiliz. Biz, Türkiye için vadettiği demokrasiyi, kendi partisinden esirgeyecek kadar şuursuz, hiç değiliz. Bizde böyle; böyle olmaya devam edecek. Tanıştırayım; bunun adı demokrasi. Önce İYİ Parti’de, pek yakında tüm Türkiye’de… Kurultayımız ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun… Şimdi, “Han sussun, töre konuşsun.” Çünkü bizim bir hasretimiz var. Rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in de okuduğu şiirinde, ne diyor Nazım Hikmet; “Dörtnala gelip Uzak Asya’dan, Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan, bu memleket bizim! Ve ipek bir halıya benzeyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim! Kapansın el kapıları bir daha açılmasın; yok edin insanın insana kulluğunu, Bu davet bizim! Yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür, Ve bir orman gibi kardeşçesine, Bu hasret bizim!” Türkiye’nin iyi ve cesur evlatları; unutmayın, bugün geleceğin ilk günü.”

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,942TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz