Ana SayfaTürkiyeKerim Rota korkutan tabloyu anlattı: Türk lirasından son 40 yılın en büyük...

Kerim Rota korkutan tabloyu anlattı: Türk lirasından son 40 yılın en büyük…

Gelecek Partisi ekonomi kurmayı Kerim Rota, Türk lirasında son 40 yılın en büyük üçüncü değer kaybının yaşandığını belirtti.

Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Kerim Rota KARAR TV’de Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’un konuğu oldu. Rota, Faiz politikasının iflasının gerçekleştiğine ve bankaların faiz artırdığına vurgu yaparak, Türk Lirası değer kazansa da dolar’ın artık tek haneli rakamlara gelmesinin tarih olduğunu belirtti.

Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Kerim Rota KARAR TV’de Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’un sorularını yanıtladı. Uzmanların ortaya attığı, doğru politikalar işletilirse dolar 8 liraları görür tartışmasına Kerim Rota, ”Bu noktadan sonra göremez. O kadar büyük bir enflasyon geliyor ki, reel kur hesabını etkileyen en önemli unsur enflasyondur. O yüzden tek haneli seviyeler tarih oldu” dedi.

TÜRK LİRASINDA SON 40 YILIN EN YÜKSEK 3. DEĞER KAYBI

Türk Lirası bundan 3 ay önce aklımızın ucuna gelmeyecek seviyelere geldi. Bu çok büyük bir devalüasyon girdabının içine girdiğimizin göstergesi, son 30 yıldır yaşadığımız en büyük devalüasyonlardan biri diyebiliriz. Dalgalı kurda olmamıza rağmen son 40 yılın en yüksek 3. değer kaybını yaşadık. 1980’de %150’lik bir artış görüyoruz, orada sabit kurdayız. 24 ocak 1980 kararları hatırlarsınız. 1988’de %100’ün altında, 1994’de ki artış %150’nin üstünde, 2021 krizinde ki artış ise %120’ler civarındaydı. Bugün geldiğimiz nokta Türk Lirası’nın 3. en büyük değer kaybı. Tüm bunların önemli bir ortak özelliği vardı, hemen arkasından biz nereye gidiyoruz deyip bir istikrar programı açıklanıyordu. Yaklaşık bir 1-2 ay içerisinde gelen bu şoklarla önemli istikrar kararları alınmıştı şuan ufukta o yok maalesef. En azından Türk Lirası’nın öngörülebilirliğini arttıracak bir program ortaya konulmalıdır. Merkez Bankası’nın faiz arttırmasından geçtik, faiz arttırmadan yapılacak şeyler çok daha önemlidir. Mesela, Merkez Bankası Başkanı’nı görevden alıp liyakati piyasalarca tanınmış birinin atanması, Para Politikası Kurulu (PPK) üyelerinin değişmesi, 128 milyar dolarla ilgili soruşturma açıp yeni bir bütçenin meclise getirilmesi gibi çalışmalar yapılmalıdır.” dedi.

Rota sözlerine şöyle devam etti;

”1990 sonrası karşılaştığımız değer kayıpları çok ciddi yönetim hataları sonucu ortaya çıkıyor. Bugün ki de öyle son 2 ay içinde dolar neden 8 liradan 16-17’lere geldi diye baktığımızda beklentilerin hesaplanmadık şekilde bozulduğunu görüyoruz. Erdoğan Merkez Bankası’nın bu şekilde bir davranış kalıbını öngörseydi biz bu artışı Şahap Kavcıoğlu atandıktan birkaç ay sonra hızlı şekilde görürdük. Demek ki bu beklenmiyordu. Beklentiler Eylül ayıyla birlikte bozulmaya başladı ve özellikle 2 hafta önceki salı günü Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu konuda ki net beyanıyla Türk Lirası istenmeyen para haline geldi. Ekonomik kurtuluş mücadelesi denirken, aslında vatandaşlar tarafından cebinde ki Türk Lirası’ndan kurtulma mücadelesine döndü. En çok kaybeden Türk lirası ile tasarruf edenler oldu.”

Merkez Bankası’nın piyasada ki diğer faizleri yönlendirme yeteneği önemline vurgu yapan Rota, ” Bu yeteneğin şartı güven verebilmesidir. Bu faizleri belirledikten sonra uzun vadeli faizler üzerinde işlem yapıp yapamadığıdır. Bizim Merkez Bankası ne güven verebiliyor ne de uzun vadeli faizler karşından herhangi bir tasarrufu var. Güvenin olduğu Merkez Bankası’nın takip edildiği piyasalarda mevduat faizleri ilk tepki verendir. Bunun sürdürülebilir olmadığını hissettiği noktada bankalar, piyasalar önce tahvil ve kredi faizlerinde gerekeni yapmaya başlarlar. Şirketlere verilen faizler geçtiğimiz hafta %17-18’lerdeydi, bu hafta itibariyle 28-30’lara çıkmış olacak” diye ekledi.

ÜLKEDE MÜTHİS BİR DOLARİZASYON VAR

Ülkede müthiş bir dolarizasyon olduğunu belirten Rota, ”Mevduatların neredeyse 3’te 2’si döviz ve altın cinsi, 3’te 1’i Türk Lirası cinsinde. Bankacılık sistemi toplam sistem içerisinde hem Merkez Bankası müdahale ettikçe hem de insanlar dolar aldıkça Türk Lirası miktarı azalıyor. Mevcut rejimimiz gereği azalan Türk Lirası miktarı kadar Merkez Bankası %14 faizle bankalara vermek zorunda, böylece Merkez Bankası bankacılık sistemine verdiği para miktarı artıyor bu da çok istenen bir şey değildir. 1 haftalık vade ile veriliyor oysa bankaların kredilerinin ortalama vadesi bir yıl ve üstündedir. Bankalar bu kadar Merkez Bankasına bağımlı olmak istemezler. Bugün geldiğimiz noktada bankaların Merkez Bankası’ndan aldıkları Türk Lirası miktarı, Türk Lirası kredilerinin %40’na ulaşmış durumda ben meslek hayatım boyunca bu kadar yüksek oran hiç görmedim” dedi.

MERKEZ BANKASINDAN PİYASALARA 5. MÜDAHALE

Merkez Bankası’nın piyasalara müdahale etmesinin ne anlama geldiği sorusunu da yanıtlayan Rota; ”Merkez Bankası’nın müdahalelerinin başarılı olmayacağını herkes biliyor. 1990’da buna benzer günlük müdahaleler olurdu. Bu müdahaleler resmi müdahaleler, oynaklar müdahale diye de adlandırılır. Böylece rezervler düştü. Bu rezervi yerine koymak bugün ki koşullarda imkansız. Hiç müdahale edilmezse bundan farklı olur muydu? emin değiliz. Faizin %14, gıda enflasyonun %28 olduğu yerde bu kadar negatif faiz varken ne kadar döviz satsanız da boşuna gidiyor” ifadelerini kullandı.

ENFLASYON 30’U AŞACAK

Enflasyon rakamlarına da değinen Rota, ”Enflasyon muhtemelen ay sonu itibariyle %30’un üstünde gelmiş olacak, bu ay için de enflasyon %10 ve üstü gelebilir. Bu 1994 ve 2001’den sonra ilk çift haneli enflasyon olur. %30 enflasyonun olduğu yerde mevduat faizleri %14’dü, hadi bu hafta %18 olsun yine %12 puanlık negatif bir faiz olduğu sürece dolarizasyonun artması kaçınılmaz. Tek farkı karşımızda kuru tutmaya çalışan bir merkez bankası olmadığı için kurlar daha hızlı yükseliyor. Kurların hızlı yükselmesi bir noktadan sonra buradan da dolar alınmaz fakirleştim noktasına getirebilir. Bu bir kara delik bu delik kapanmadığı sürece su sızar ve bunun önünü alamazsınız. Doları %20’de bile görürsünüz” dedi.

TEK HANELİ RAKAMLAR TARİH OLDU

Elif Çakır’ın uzmanların belirttiği üzere doğru politikalar uygulanırsa dolar 8 liraları görür mü? Sorusuna da cevap veren Rota, ”Bu noktadan sonra göremez. O kadar büyük bir enflasyon geliyor ki, reel kur hesabını etkileyen en önemli unsur enflasyondur. Çok yüksek bir enflasyon önünüzdeyse kurlar hiç artmasa bile Türk Lirası ilave bir değer kaybetmese bile sizin reel kurunuz yükselir. Diyelim ki dolar 17.50 seviyelerinde kalsın önümüzde ki 4 ay içinde enflasyonda %30 olsun neredeyse Türk Lirası %30’a yakın değer kazanmış olur. O yüzden o seviyeler tarih oldu. Biz doğru seviyeyi enflasyon politikası yavaşladığında, enflasyon düşmeye başladığında, konuşabiliriz” dedi.

ASGARİ ÜCRET ARTIK 6 AYDA BİR BELİRLENMELİ

Bu kadar keskin, insanları bir gecede %50’ye yakın fakirleştiren bir ekonomik modelin arkasında çok siyasi bir deha olmadığını belirten Rota; ”Burada toplumsal bir mutabakat yokken böyle bir u dönüşü yaparak kendilerini bu yolda buldular. Bu modelin siyaseten de bir çıkar sağlayacağını sanmıyorum. Erdoğan’da 6 ay içerisinde enflasyonun düşeceği ve insanların refaha kavuşacağına dair bir inanç oluşmuş, kendisi 6 ay ve hemen öncesinde ki dönemde büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaktır” ifadelerini kullandı.

Rota son olarak sözlerine şunları ekledi;

”Asgari ücret zammı yıllık belirleniyor, enflasyonun %30-40 olduğu bir yerde asgari ücret Nisan Mayıs gibi erimiş olacak. Tam da Cumhurbaşkanı’nın 6 ay dediği dönemde aslında insanların en fakirleştiği döneme denk gelecek, dolayısıyla asgari ücretin 6 ayda bir belirlenmesi gerekiyor. Asgari ücretteki artış bir çok gıda artışının çok altında, özellikle yumurta, süt gibi temel gıda maddelerinin artışı %50’lerin üzerinde olduğu için erimiş olacak ve geçtiğimiz Şubat ayına geri dönecektir.”

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,711TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri