Ana Sayfa Türkiye Akşener: Ya anlatacaksın ya da tıpış tıpış gideceksin bu kadar basit

Akşener: Ya anlatacaksın ya da tıpış tıpış gideceksin bu kadar basit

Erdoğan'ın "Memleketi bunlara teslim edemeyiz" sözleri tartışılmaya devam ederken Meral Akşener'den "İktidar teslim edilmez, devredilir" açıklaması geldi.

Erdoğan’ın “Memleketi bunlara teslim edemeyiz” sözleri tartışılmaya devam ederken Meral Akşener‘den “İktidar teslim edilmez, devredilir” açıklaması geldi.

İYİ Parti lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın Millet İttifakı’nı kastederek ‘Memleketi bunlara teslim edemeyiz’ sözlerine cevap verdi. Akşener, Erdoğan’ın devleti teslim aldığını sandığını belirterek, “Bak Sayın Erdoğan, iktidar teslim edilmez, devredilir” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu. Burada önemli açıklamalarda bulunan Akşener’in gündeminde tütün işçileri, yörük aileler, fındık alım süreci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesi, AK Parti‘nin torba yasa teklifi vardı.

Tütün işçilerinin tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu belirten Akşener, iktidara ‘Yanlıştan dönün’ çağrısı yaptı. Akşener, Erdoğan’ın bir konuşmasında Millet İttifakı’nı kastederek, “Memleketi bunlara teslim edemeyiz” sözlerine de cevap verdi:

“Sayın Erdoğan devleti teslim aldığını sanıyor. Öyle sanıyor ya seçim kaybedince de teslim edeceğini düşünüyor. Bak Sayın Erdoğan, iktidar teslim edilmez, devredilir.”

Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Sayın Erdoğan, iktidar teslim edilmez, devredilir

Sayın Erdoğan, ‘Memleketi bunlara teslim edemeyiz’ dedi. Arkadaş, çok şaşırtıcı. Bu devleti teslim aldığını sanıyor. Sayın Erdoğan devleti teslim aldığını sanıyor. Öyle sanıyor ya seçim kaybedince de teslim edeceğini düşünüyor. Şu zihniyete, gaflete bakar mısın. Bak Sayın Erdoğan iktidar olmak milletin verdiği bir yetkidir bu yönüyle bir bayrak yarışıdır. Bak Sayın Erdoğan, o nedenle iktidar teslim edilmez devredilir. Sen ve küçük ortağın ve minik ortağın beğenseniz de beğenmeseniz de demokrasilerde esas olan milletin iradesi ve milletin kararıdır.

Benden sana tavsiye

Eğer millet iradesiyle probleminiz varsa, eğer aklınızdan başka şeyler geçiyorsa benden sana tavsiye çok uzaklara gitme yakın tarihe bak. Millet iradesinin nasıl bir sel olduğunu nasıl önünde hiçbir engelin önünde tutunamadığını açıkça görürüsün. Sayın Erdoğan ezcümle günü geldiğinde Türkiye’yi kimin yöneteceğine sen değil milletimiz karar verecek. O karar verildiğinde sen de aynı senden öncekiler gibi yapılması gerekeni yapacak ve elinde çiçeklerle iktidarı devredip senden sonra gelene görevinde başarılar dileyeceksin. Rahmetli Ecevit’in sizlere yaptığı gibi. Bu iş bu kadar basit. Bunu böyle bil aklını da başına al.

25 milyon et yiyemiyor

Söz hayvancılıktan açılmışken, bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Biliyorsunuz, mübarek Kurban Bayramı yaklaşıyor. Her yıl, kurban ibadetimiz dolayısıyla ülkemizde, yaklaşık 900 bin büyükbaş, 3 milyona yakın da küçükbaş hayvan kesiliyor. Yani aslında, ülkemizde bir yıl içinde kesilen, toplam küçükbaş hayvanın yarısı, büyükbaş hayvanın da dörtte biri, kurban için kesiliyor. Böylece, yaklaşık 325 bin ton karkas et, tüketime sunulmuş oluyor.

Bu ne demek biliyor musunuz? Toplam yıllık et tüketimimizin, yaklaşık dörtte biri kurban ibadetimiz üzerinden sağlanıyor demek. Yani, yaklaşık 25 milyon vatandaşımız, kurban eti dışında, et tüketemiyor demek. Nitekim, ilçe ziyaretlerimizde vatandaşlarımızla dertleşirken, “Ayda kaç kilo et alıyorsunuz?” diye sorduğumda sıklıkla aldığım cevap, ‘kurbandan kurbana’ oluyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Toplam yıllık et tüketimimizin, yaklaşık dörtte biri kurban ibadetimiz üzerinden sağlanıyor demek. Yani, yaklaşık 25 milyon vatandaşımız, kurban eti dışında, et tüketemiyor demek. Nitekim, ilçe ziyaretlerimizde vatandaşlarımızla dertleşirken, ‘Ayda kaç kilo et alıyorsunuz?’ diye sorduğumda, sıklıkla aldığım cevap, ‘kurbandan kurbana’ oluyor.

İşte o nedenle; Tam da bu hazin tablodan yola çıkarak, Kurban Bayramı’na özel bazı önerilerimiz var: Bu bağlamda, ilk olarak, Et ve Süt Kurumu’na seslenmek istiyorum; Hem büyükbaş, hem de küçükbaşlar için, Kurban Bayramı dönemine özel, ‘karkas kesim referans fiyatı’ ilan edin. Bu fiyattan, üreticinin elinde kalan hayvanları, satın alacağınızı taahhüt edin. Yapabilirseniz peşin ödeyin, yok yapamazsanız, yüzde 25 avans ödeyin Kalanı için de, aylık bazda bir ödeme planı oluşturun.

İkinci çağrım ise, başta Millet İttifakı belediyeleri olmak üzere tüm Büyükşehir ve İl Belediyelerine: Şehrinizde misafir ettiğiniz besicilere, ve hayvanlara gereken konforu sağlayın. Kaba ve karma yem yardımı yapın. Besicilerden alınan ücretleri ve sağlanan gelirleri, asgari seviyede tutun. Et ve Süt Kurumu devreye girmezse, siz devreye girin ve elde kalan hayvanları satın alın. İhtiyaç sahiplerine ve gıda yardımı yaptığınız vatandaşlarımıza buradan üretilecek etleri, taze ya da işlenmiş olarak dağıtın. Bu, hem zorluk çeken vatandaşlarımız için, önemli bir hizmet olur hem de yüzbinlerce vatandaşımızın, ekmek yediği bir sektöre, can suyu olur. Sağduyu sahibi tüm Belediye Başkanlarımızın, bu çağrımıza destek vereceklerine ve mübarek kurban bayramında, milletimiz için böyle hayırlı bir adımı, hep birlikte atacağımıza, yürekten inanıyorum.

İlk sandıkta biz gerekeni yapacağız

Buradan Sayın Erdoğan’a seslenmek istiyorum; Taban fiyatı açıklamakta gecikilirse, üreticinin kaybı büyük olur. Ziraat Odalarımızın yaptığı hesaplamalara göre, 2021 yılı için, fındığın kilo başına maliyeti, 22 lira 85 kuruş. Senin ekibin yan gelip yattığı için, mecburen benim uzman arkadaşlarım oturdu çalıştı. Artan maliyetleri, dolar kurunu, refah payını, enflasyonu, ve de en önemlisi, bu yıl dünyadaki rekolte düşüşünü göz önüne aldığımızda, bu yıl için, kilo başına 35 lira uygun olacaktır. 35 liralık fiyat, hem hareketlenecek piyasaların hem emeğin hem de bu alanda dünya devi olmanın hakkıdır.
Sayın Erdoğan; Rizelilik, kürsülerden üfürmekle olmaz. Rizelilik, Karadenizli fındık üreticisini, yabancı şirketlere ezdirmeyerek olur. Eğer, her fırsatta söylediğin gibi, gerçekten Karadeniz’in oğluysan, o zaman bu sefer yabancı lobilerin elemanlarını bu işten uzak tut ve fındık üreticilerimize sahip çık Eğer sen sahip çıkmazsan, ilk sandıkta biz gelip gerekeni yapacağız. Bunu da böyle bilesin.

Çin tepkisi

Sayın Erdoğan bu sıralar Çin Komünist Partisi’ne şirin görünmeye çalışmakla meşgul. Kendisi, ÇKP’nin, 100’üncü kuruluş yıldönümü için yeni kankası, Şi Cinping’i arayıp, pamuk gibi, yumuşacık mesajlar vermiş. Yalnız yanlış olmasın, Türkiye’dekini değil, orijinalini aramış. Peki görüşmede neler var? Mesela, ilişkileri ilerletme arzusu var. Mesela, Çin politikalarına tam destek var. Bol miktarda takdir var, teşekkür var, övgü var. Peki Uygurlara yapılan soykırıma dair bir şey var mı? Yok. Peki evlerinden alınan erkeklerin köle kamplara yerleştirildiği, ucuz işçi olarak çalıştırıldığı, evin oğlunun evden alınıp gönderildikten sonra o evlere Çinli erkeklerin yerleştirildiği ve o Müslüman Türk kardeşlerimizin Çinli erkeklerle yaşamak zorunda bırakılması konusunda bir şey var mı? Yok. Zihniyete bakar mısınız? Uygur kardeşlerimize, her türlü alçaklık yapılırken, Sayın Erdoğan, yapanların kuruluş yıldönümünü kutlama peşinde. Dünya Uygurlara sahip çıkarken Sayın Erdoğan, Çin’le ilişki geliştirme peşinde. Vicdanı olan herkes, Çin’in yaptığı soykırımı kınarken, Sayın Erdoğan paracıkların peşinde… Yazıklar olsun.

Vatandaşımız artık her şeyin farkında. Bu iktidarın, kendisine verecek bir şey kalmadığını görüyor. Mesela, çay bahçesinde sohbet ettiğim bir kardeşim diyor ki; ‘Türkiye uçuyordu. Uçan Türkiye nerede kaldı? Uçan Türkiye’ye ne oldu? Biri bize anlatsın’ Sayın Erdoğan; O biri ben değilim, sensin sen! Hadi çık da anlat bakalım. Uçan Türkiye’ye ne olduğunu, Tunceli’ye anlat. Ama bu sefer masal anlatma, gerçekleri anlat. Anlat ki herkes anlasın. Kim uçmuş, kim uçmamış herkes öğrensin.

Ya anlatacaksın ya tıpış tıpış gideceksin

Mesela, besici bir kardeşim diyor ki; ‘Her sürü sahibinin en az 200 bin, 300 bin lira borcu var. Yayla kiraları ortada. Süt para etmiyor. Yün zaten boş. Et de para etmiyor. İktidarın buralara uğradığı yok. Onları bulup soramıyoruz. Bari size soralım, biz ne yapacağız?’ Anlat bakalım Sayın Erdoğan… Bunu da anlat. Ben milletimin ayağına gidiyorum, onların dertlerini, sorunlarını sana iletiyorum. Bu soruların muhatabı sensin. Anlat bakalım; Müteahhitlerin uçarken borç içinde yüzen insanımız ne yapsın? Danışmanların 5 maaş alırken 1100 lirayla ev geçindiren emeklimiz ne yapsın? Sen havuzlu saraylarında sefa sürerken işsiz kahvesinde, çaresiz bekleyen kardeşim ne yapsın? Ya çıkacaksın, milletine olanı biteni anlatacaksın ya da tutmadığın sözlerin, uçuruma sürüklediğin ekonominin ve anlattığın masalların hesabını sandıkta vereceksin. Ya anlatacaksın ya da tıpış tıpış gideceksin. Bu kadar basit.

Takip Et

20,122BeğenenlerBeğen
18,076TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri