Ana SayfaTürkiyeMillet ittifakı genişliyor mu? Davutoğlu'nun aklındaki plan ne?

Millet ittifakı genişliyor mu? Davutoğlu’nun aklındaki plan ne?

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu’nun CHP ve İYİ Parti genel başkanlarıyla yürüttüğü görüşmelere dikkat çeken Ahmet Taşgetiren’dan dikkat çeken bir analiz geldi.

KARAR gazetesinin yazarları Ahmet Taşgetiren ve Yusuf Ziya Cömert muhalefetin ittifak turlarından, Cumhurbaşkanı’nın ‘Edirne’deki en büyük hesabı İmralı’dakine verecek’ sözlerine kadar gündemin öne çıkan konu başlıklarını değerlendirdi.

Ahmet Taşgetiren ve Yusuf Ziya Cömert KARAR TV’de gündemin öne çıkan başlıklarını değerlendirdi. Millet İttifakı’nın genişleme turlarına vurgu yapan Cömert, “Davutoğlu, CHP’ye eklemlenme hissini seçmenin üzerinden kaldıracak bir formül olarak da bakıyor. Biz oraya eklemlenmiş olmayalım yeni bir yapı oluşmuş olsun, diyor.” ifadelerini kullandı.

MİLLET İTTİFAKI GENİŞLİYOR MU?

Muhalefetin hem aday belirleme noktasında hem de birlikte iktidar olma konusunda çok ciddi sorunları olduğunu belirten Cömert, “Şu ekonomik ortamda toplum muhalefete yönelmiyor. Yönelim damla damla oluyor. Terörle mücadele konusunda ne yapacaksanız, Kürt sorunu var mı varsa bu sorunla ilgili ne yapacaksınız, dış politikada Mavi Vatan, Akdeniz, Kafkasya bu alanlarda ne düşünüyorsunuz, Suriyeli sığınmacıları iktidara geldikten sonra kısa bir süre içinde geri mi göndereceksiniz yoksa bunun için bir süreç mi gerekiyor. O süreç konusunda mutabık mısınız, ekonomiyi nasıl yöneteceksiniz gibi bir sürü başlık var. Her bir parti ayrı siyasi çizgileri temsil ediyor. 3 ana damar olduğunu söyleyebiliriz. Milliyetçi, sol ve muhafazakar diyebiliriz. Bunların değişik konularda değişik görüşleri var. Bu temel konularda mutabakat sağlandı mı? Bunlar önemli. Bir de aday belirleme sorunu var. Adayın belirleneceği süreçte bir takım tartışmaların, sıkıntıların çıkacağı belli. Bu iki konuda belirsizlik var” ifadelerini kullanan Cömert sözlerine şunları ekledi:

”Davutoğlu Millet İttifakı’nın bir bakıma yeniden yapılanmasını öneriyor. Bu yeniden yapılanma belirsizlik alanlarını belirli hale getirmeye yönelik bir çalışmayı ifade ediyorsa bu olabilir. Bu konuları belirli bir çerçeveye oturtmak lazım oturtmayınca toplumun teveccühünü de temin edemiyorsunuz. Sayın Davutoğlu, DEVA Partisi’nin, Gelecek Partisi’nin ittifakın içinde olacağı bir yapı düşünüyor. herkes mutabık kalırsa makul. Diyelim DEVA Partisi bu ayrıntılardan hoşlanmıyorum derse ne olacak, bu tartışmaları olmazsa olmaz, olmuyorsa ben yokum sertliğinde yaparlarsa o zaman umulmadık sonuçlar doğurabilir. Bir öneri olarak gündeme gelir ve ele alınabilirse faydaları da olabilir.”

Millet İttifakı’nın üç ana unsuru olduğuna vurgu yapan Taşgetiren, “Davutoğlu’nun Millet İttifakı, Batı eksenli, İslamcı akım ve Türkçü akım var. Bu 3 ana akımın bir araya gelişi gibi görülebilir. Karşı tarafta ise daha çok muhafazakar milliyetçi bir blok var. Toplum iki kampa ayrıldı bu iki kamplı yapı ülkeye kazandırmıyor. Kamplaşmadan herkes şikayet ediyor ve birbirini suçluyor. Biz bu üç yapının Türkiye çözümünü birlikte üretebiliriz vizyon olarak bunu ortaya koyuyor. Seçimi biz kazansak bile karşı tarafta olanların da kaybetmeyeceğini iade eden bir sunum yapalım” dedi.

Taşgetiren sözlerine şöyle devam etti:

”Ali Babacan’ında ifadeleri var, seçimde kazandık diyelim seçim sonrasını da planlamadığımız taktirde birdenbire ülkenin sorumluluğu, bu yapının yani kazananın üzerine binmiş olacak ve çözümsüz kalmış olacaksınız. Seçim sonrasını da projelendirmek lazım diyor. Hem DEVA Partisi’nin hem de Gelecek Partisi’nin projeleri var. Bunu önemli buluyorum. Her iki yapı düne kadar devlet sorumluluğunu, yönetim sorumluluğunu üstlenmiş yapılar, kadroları da oradan. Dolayısıyla devleti de ekonomiyi de bilen yapılar. Buna dair projeler de üretiyorlar. Davutoğlu biraz daha farklı sanki, liderlerde bu yeni vizyonu benimsemiş özellikle benim üzerinden durduğum Cumhur İttifakı tabanının kaygılarını da izole eden bir yapı olsun diyor. Bu bir yer edinme çabası gibi söyleniyor. Ben Akşener ve Kılıçdaroğlu’nun öyle bakmadığını düşünüyorum.”

MUHAFAZAKARLAR KAZANIMLARIN KAYBEDİLMEMESİNE İKNA OLMASI LAZIM

Davutoğlu’nun muhafazakar kitlenin Türk siyaseti açısından önemini vurguladığını belirten Cömert, ”Bu kitlenin kazanımları kaybetme diye bir kaygısı var. Bu kazanımları iyimser bir düşünce tarzıyla baktığımızda, başörtüsü gibi özgürlük alanlar kastediliyor. Kazanımlar diye sıkı sıkıya tutunan insanların maddi kazanımları da kastediyor olabilir, bunu da bir kenarda tutuyorum. Kazanımların kaybedilmemesine toplumun muhafazakar kesimin ikna edilmemesi lazım. İkna olması içinde bir bakıma Saadet Partisi’nin, DEVA Partisi’nin Gelecek Partisi’nin birazda Kılıçdaroğlu ve Akşener’in bunu tekeffül etmesi lazım. Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çıkışı aslında buna dönük bir çıkış Davutoğlu’nun endişelerini de kısmen cevap veriyor. Davutoğlu, CHP’ye eklemlenme hissini seçmenin üzerinden kaldıracak bir formül olarak da bakıyor. Biz oraya eklemlenmiş olmayalım yeni bir yapı oluşmuş olsun, diyor. Eğer herkes mutabık olursa iyi sonuç verebilir.

ÖCALAN’IN YARDIMINA MÜRACAAT EDİLDİ

Erdoğan’ın siyasette tartışmalara sebep olan Demirtaş Öcalan çıkışına da değinene Cömert, ”Ben ilke gibi şeylerin normal, saf, kendi halinde sağcı, solcu, milliyetçi fark etmeksizin insanlar için ve kullanılmak için geliştirildiğini düşünüyorum. Siyasetin içinde böyle bir şeyin olmadığını düşünüyorum. Seçimlerde bir bakıma Öcalan’ın yardımına müracaat edildi, olur şey miydi? O günün hesabına göre 13 bin oya ihtiyaç vardı. 13 bin tane bu mesajı alacak HDP seçmeni sizin işinizi görüyordu. Halbuki daha etkili bir şey oldu, seçim iptal edildi. AK Parti seçmeni de dahil rahatsız oldu, üzüldü. CHP’ye hiç oy vermeyecek binler gittiler, İmamoğlu’na oy verdiler. Seçmeni kızdıran Osman Öcalan’ı ekrana çıkaran değildi. Seçime yönelik iptale götüren süreçti” ifadelerini kullandı.

Öcalan’ı tekrar siyaset meydanına çektiklerini belirten Taşgetiren de, ”Bağımsız olması gereken yargı yargılıyor. Nasıl böyle bir noktaya geliniyor. Bu işe hala yarar gibi mi bakıyorlar. Cumhurbaşkanlığı etiğine uyar mı? Seçmen kitlesinde siyasi bilinci en yüksek HDP kitlesi diye bilinir. Onlar bundan etkilenir mi ve bunu devletin en büyük makamından yapıyorsunuz. Sonuçta bu bir mahkum, onun bir şeyini getirip kendi siyasetinize monte ediyorsunuz. Devlet İmralı’yı siyasi bir unsur olarak değerlendiriyor. Elinizdeki iki mahkumu birbirine karşı kullanıp siyasete sokmak bu. Vahim bir durumla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,939TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri