Ana SayfaTürkiyeMustafa Gözel, Psikoloji bölümünün Açıköğretim'e dahil edilmesine ilişkin Medya Notu'na açıklamalarda bulundu

Mustafa Gözel, Psikoloji bölümünün Açıköğretim’e dahil edilmesine ilişkin Medya Notu’na açıklamalarda bulundu

Sayın Gözel, siyasi kimliğinizin yanında mesleki bir kimliğiniz de var. Klinik Psikologsunuz. Bir haftadır gündemde olan psikoloji eğitiminin açıköğretime dahil edilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?

Bu konuda hem kişisel olarak görüşlerimi paylaştım hem de kurumsal olarak Gelecek Partisi çatısı altında Gençlik Politikaları Başkanlığının hazırlığı ile parti görüş ve politikamızı paylaştık.
Psikoloji eğitiminin mevcut açıköğretim sistemi ile verilmesini doğru bulmuyorum. Bu sistem içerisinden yetkin bir psikolog yetiştirilme olasılığı yok denecek kadar az.

Örgün eğitimden ne farkı var? Neden Açıköğretim ile yetkin bir psikolog yetiştirilemez?

Psikologlar lisans eğitimleri sürecinde yalnızca kuramsal eğitim almazlar. Laboratuvar ortamında almaları gereken deneye dayalı eğitimler olduğu gibi, sınıf içi etkileşim ve iletişim becerileri psikoloji eğitiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu süreçlerden geçmemiş bir psikoloğun klinik görüşme yapması oldukça sakıncalıdır. Öte yandan örgün eğitimin ülkemizdeki kalitesi de açıkçası tartışmaya açık bir konu. Burada da birçok üniversite yetkin psikologlar yetiştirmekten oldukça uzak.

Yurt dışında psikoloji eğitiminin uzaktan eğitim ile yapılabildiği gibi eleştiriler de var. Üstelik koronavirüs şartlarının dünyayı uzaktan eğitime sürüklediği bir dönemdeyiz. Bu çerçevede ülkemizde psikoloji bölümünün açıköğretime açılması normal değil mi?

Türkiye’de bir gün Tıp Fakültelerinin kısmen ya da tamamen uzaktan eğitime açıldığını görürsek o gün psikoloji bölümü de kısmen ya da tamamen uzaktan eğitim ile verilebilir diyebiliriz. Önemi açısından söylüyorum. Bu konunun birçok yönü var birazdan aktaracağım. Fakat evvela şunu anlamamız gerek; ruh sağlığı en az beden sağlığı kadar önemli ve hassastır. Ruh sağlığımızı emanet ettiğimiz psikologların yetkinliği de bu yüzden çok çok önemlidir.
Meselenin bir boyutu yurt dışındaki psikoloji eğitimi ile kazanılan ya da kazanılmayan mesleki haklar. Birçok ülkede lisans eğitimi ile klinik görüşme hakkı kazanmazsınız, yüksek lisans gerekir, bazılarında doktora gerekir. Türkiye’de ise psikolojiden mezun olan hemen psikoterapi uygulamaya, danışan görmeye başlıyor. Bu hali ile açıköğretimden mezun olan birinin danışan görmesi büyük zararlara yol açması muhtemel bir durumdur.

İkinci boyutu mevcut açıköğretim sistemimiz. Yurt dışında üniversite özelinde yahut ders özelinde bunun örnekleri mevcut olabilir fakat ülkemizde açıköğretimin hem giriş kolaylığı, bir puan aranmaması hem sınavlarının yalnızca test olması ve kolaylığı ve sınamanın da yalnızca bu sınavlar üzerinden olması buradaki eğitim kalitesini oldukça düşürüyor. Örneğin Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü dese ki ben bölümümde bazı dersleri uzaktan eğitim ile vereceğim. Ama bölüme giriş şartları aynı, sınavlar yine eskisi gibi ve yine sınıfta verilmesi gereken dersler sınıfta veriliyor, o durumda hiçbirimiz buna karşı çıkmayız. Yurt dışındaki bu örnekler ile ülkemizdeki mevcut açıköğretim ve uzaktan eğitim sistemini karıştırmamak gerek. Ciddi fark var.

İlk meseleyi biraz daha açabilir misiniz? Ülkemizdeki sistem nedir yurt dışı ile farkı nedir mesleki yeterliliğin?

Ülkemizde bu konuda bir sistem yok desek yeridir. Psikolojinin birçok dalı vardır. Sosyal Psikoloji, Adli Psikoloji, Eğitim Psikolojisi, Klinik Psikoloji gibi daha sayabileceğimiz birçok alanı var. Fakat ülkemizde psikolog denince akla aslında Klinik Psikolog olması gereken, psikoterapi uygulayan, psikanaliz yapan kişiler gelir. Bu psikolojinin bir alanıdır ve normal şartlarda lisans eğitiminin üzerine yüksek lisans eğitimi gerektirir. Yetkinlik kazanmanız için lisans eğitimi müfredatı yeterli değildir.

Ülkemizde ise, ki kanayan yaralarımızdan biridir, psikologlar için bir meslek yasası olmadığından yalnızca yetkin olmayan lisans mezunları değil alakalı alakasız birçok bölümden kişiler “danışmanlık” “şu terapisi, bu terapisi” yahut doğrudan “psikoterapi” adı altında klinik görüşme yapıyor. Bu halihazırda acilen düzeltilmesi gereken büyük bir sorun. Acilen bir meslek yasası çıkarılmalı ve danışan kabul edebilmenin şartları belirlenmelidir. Uygulamaya da caydırıcı cezalar ile geçirilmelidir. Aksi, toplumun ruh sağlığı ile oynanmasına göz yummaktır.
Şimdi hal böyle iken ülkemizde bir de açıköğretimde psikoloji bölümü açmak, üstelik bunu yaparken “ama yurt dışında da var” demek nasıl bir tutarsızlıktır siz düşünün.

Cevaplarınız için teşekkür ederiz Mustafa bey

Ben teşekkür ederim.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,714TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri