Ana Sayfa Türkiye Nasıl başladı, nasıl bitecek? İbrahim Turhan A'dan Z'ye anlattı! 128 değil 165...

Nasıl başladı, nasıl bitecek? İbrahim Turhan A’dan Z’ye anlattı! 128 değil 165 milyar dolar dediler… Yeni bir satış daha mı geliyor?

Karar Gündem'e konuk olan Gelecek Partisi ekonomi kurmayı İbrahim Turhan" Yaşadığımız şey aslında bir ekonomik sorun değil bir yönetim krizi yaşıyoruz" dedi.

Karar Gündem’e konuk olan Gelecek Partisi ekonomi kurmayı İbrahim Turhan “Yaşadığımız şey aslında bir ekonomik sorun değil bir yönetim krizi yaşıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 128 milyar dolar hakkındaki açıklamalarını hatırlatan İbrahim Turhan, “Satılan rezervlerin 128 değil 165 milyar dolar olduğunu devletin en yetkili ağzından ilk kez duyduk. Bu rezervler iki yıl içerisinde satıldı. 2 yıl içerisinde milli gelirin yüzde 10’undan fazlası satıldı” ifadelerini kullandı.

İbrahim Turhan’ın Mustafa Karaalioğlu’na yaptığı açıklamalardan satır başları şöyle:

“(128 milyar dolar tartışmaları) Bu konu ilk defa 2019 Mart’ında dikkatimize çarptı. Yerel seçimler öncesinde piyasada bir tuhaflık oldu. O zamana kadar bankaların yurtdışına yaptığı işlemler birdenbire yasaklandı.

Yabancı para geliri olmayan firmaların döviz cinsinden borç alması mümkün değil. Dolayısıyla bankanın alacakları Türk Lirası borçları yabancı para. Bu çok uygun bir şey değil. Çünkü kur arttığı zaman bankanın borçları artacak ve alacakları aynı kalacak.

Neden Merkez Bankası’nda olması gerekenden az Türk Lirası olur? Merkez Bankası bir şey satarsa, o Türk Lirası Merkez Bankası’na geldiği için yok olur, yani tam manasıyla buharlaşır. Merkez Bankası’na giren Türk Lirası yok olur.

Gerekirse yine satarız dediler

Bir taraftan rezerv olması gerekenden az. Bir taraftan da TL likidite olması gerekenden az. Diğer bir deyişle Merkez Bankası’nın piyasaya bu kadar TL borç vermemesi lazım.

Devletin en yetkili ağzından bu rakam ilk defa telaffuz edildi. 128 değil 165 milyar dolar. Ve bunu iki yıl içerisinde sattık. 2 yıl içerisinde milli gelirin yüzde 10’undan fazlasını sattık. Aradan gelen cümle de şu: Gerekirse yine satarız.

2001 krizinden beri ilk defa Merkez Bankası’nın net döviz pozisyonu eksiye geçti. Neden bu noktaya gelindi? MB bir yandan diyor ki: Bu büyük bir yalan, öyle bir şey yok. Arkasından da diyorlar ki: 128’de değil, 165 milyar dolar sattık. Sonra da şunu dediler: MB üzerinden değil, bir kamu bankası üzerinden satıldı. Burada bir tuhaflık var.

Biz bunu biliyorduk zaten. Döviz tekrar bankaya yattığı için tekrar Merkez Bankası’na borç olarak geri dönüyor. Borç olarak aldığı parayı geri sattı. Merkez Bankası’nın Türk Lirası rezervleri de azaldı.

AK Parti geleceği olmayan, geçmişini de inkar eden bir pozisyonda. Yarın yok dün de yok. Bugüne sıkışmış durumda. Dolayısıyla bütün kararlar günlük ve anlık. Böyle bir durumda gelecek ile ilgili yapılabileceklerini tahmin etmek neredeyse imkansız.

1993’te Tansu Çiller ‘Bu faiz çok yüksek’ dedi, düşürmeye kalktı. Bunun üzerine dövize hücum oldu. MB’ye zorla döviz sattırdılar. 1994’ün Ocak’ına kadar devam etti bu. 1994 krizinde dolar kuru bir gecede 11 bin liradan 44 bin liraya çıktı. Şimdi de bunun aynısını yaptılar.

İbrahim Turhan: Türkiye’nin kendini güvende hissetmesi için 200 milyar rezervi olmalı

Bir de şöyle bir iddia var: Döviz alan vardı, satan yoktu. Türkiye devleti temerrüte düşerdi. Tamamen tepeden tırnağa saçma. Serbest kur rejiminde, dalgalı kur rejiminde devletin böyle bir taahhüdü olmaz. Döviz almak isteyen piyasadan alır.

Türkiye gibi bir ülkenin kendini güvende hissetmesi için 200 milyar dolar rezervinin olması lazım. Şu anda biz bunun yarısının altındayız.

Bu rezervin kolayca alınıp yerine konulabileceğini sanmıyorum. Türkiye yaptığı ihracat ya da turizm gelirleri ile o rezervi kısa dönemde inşa edemez. Bu iktidardan sonra gelecek hükümet ‘Uluslararası bir kredi anlaşması yapacak’ diye endişe ediyorum.

MB ihale yöntemiyle sattığı dövizi açıklamış, doğrudan müdahale ile sattığı dövizi açıklamış, bahsedilen protokol çerçevesinde enerji kitlerine dövizi açıklamış. Peki, bunu niye açıklamamış? Neresinden bakarsan tutarsızlık, neresinden baksan çelişki.

Merkez Bankası eksilen Türk Lirası’nı bir daha veriyor piyasa. İnsanlar bir daha Türk Lirası alıyorlar. Eksilen TL’yi bir daha veriyorsunuz. Nereden baksan tutarsızlık, neresinden baksan çelişki.

Naci Ağbal o zaman Maliye Bakanı. 2017 yılında bütçe ile ilgili yapılan değişikliği eleştirdi. Ben orada anladım ki: Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın bu değişiklikten haberi bizimle birlikte olmuş. Ortak akılı böylesine devre dışında bırakan bir akıldan bahsediyoruz

Yaşadığımız bir ekonomik problem değil ki… Tamam, ekonomik çözüm arayalım fakat Türkiye’nin yaşadığı bir yönetim krizi.”

Takip Et

20,204BeğenenlerBeğen
18,142TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri