O kadar cahilsin ki Hikmet Genç keşke biraz okusan

Bazıları için moderniteyi başlatan felsefeci Descarters ise romancısı da meşhur Don Kişot’un yazarı Cervantes’tir. Nereden çıktı bu bahis şimdi. Elbette Hikmet Genç’in Akşam’daki yazısından.

“Don Kişot’un kılıcını çekip yel değirmenlerine saldırdığı sahnedeki gibi kepçeyle Haliç’e dalıyormuş İmamoğlu!” diyerek Ekrem İmamoğlu’nu aşağılamaya çalıştı Hikmet Genç. Ancak burada bir sorun var. Bunu Don Kişot’u kullanarak yapmaya çalıştı. Yani aslında aşağıladığı şey sanatla yaşam arasındaki çatışmayı en yüksek biçimde dile getirmeyi başarmış Don Kişot’tu.

Roman sanatı için Don Kişot pek çok edebiyat eleştirmeni için bir köşe taşıdır. Dostoyevski için de geçerli bu. Dostoyevski için bu roman insan düşüncesinin en son ve en büyük sözüdür. Aynı zamanda da en acı ironisi.

Cervantes’in büyük Don Kişot romanında asıl hikaye gündelik hayatla ilkeler arasındaki çatışmada, pragmatizmle idealizmin gerilimde dönüyor.

Don Kişot değirmenler karşısında insan onurunu savunur. Aslında tam olarak kurtarmaya çalıştığı şey de budur. İnsan onuru.

Hikmet Genç belki Cervantes’in hayalle gerçek arasında bir yerde yaşayan Don Kişot’uyla Ekrem İmamoğlu arasında bir bağ kuraraka sözüm ona İmamoğlu ile dalga geçmeye çalıyor. Ama seçtiği örnek yanlış. İmamoğlu’nu Don Kişot örneğiyle küçümsemeye çalışmak olsa olsa Hikmet Genç gibi birinin cahilliğinin genişliğini, sınırlarını gösterebilir.

Cervantes’in çok katmanlı anlatısında Don Kişot okuduğu kitapların etkisiyle şövalye olmak ister.

Cervantes’in neredeyse bütün büyük Rus yazarlarını da etkilemiş olan Don Kişot romanını kaba bir komediye indirgemek ancak Hikmet Genç gibi bir cahile nasip olabilirdi zaten.

Don Kişot belki kaybedilecek olsa da bir davanın peşinden koşabilmenin romantizmini yansıtan bir büyük eserdir.

Kon Kişot bu dünyada bir huzursuz ruhtu. Bu dünya ile bir türlü barışamamış ancak bu dünyayı da aşmayı bir türlü becerememiş bir romantik.

Don Kişot romanı aynı zamanda sanatla yaşam arasındaki çatışmanın en yüce ifadelerinden biridir.

Don Kişot hakkında yazılmış kitapların başlığını bile alt alta sıralamak için günler belki aylar harcamak gerekebilir.

Bazılarına göre moderniteyi başlatan felsefeci Descarters ise romancısı da Cervantes’tir.

Don Kişot o güne kadar yazılmış bütün şövalye romanlarıyla eğlenen bambaşka bir şövalye romanıydı aynı zamanda.

Editörün notu: Konu hakkında daha fazla bilgi için Jale Parla’nın ‘Don Kişot’dan Bugüne Roman’ kitabına bakılabilir.