Osman Sert: Türkiye Suriye’ye müdahil olmak zorundaydı

Ankara Enstitüsü Araştırma Direktörü Osman Sert, TV 5’te konuk olduğu Düşünme Vakti programına katıldı. Suat Toktaş’ın konuğu olan Sert, Erdoğan – Putin görüşmesini değerlendirirken, Suriye meselesine ve Rusya ile olan ilişkilerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Ya Hulusi Akar ya da Putin yalan söylüyor

Türkiye, cinayetin asıl faali ile masaya oturdu diyen Osman Sert, “Bugün Türkiye ilk defa gölge boksundan çıktı. Herkesin bildiği bir şey var. İdlib’de yaşananların sorumlusu Rusya.” dedi. Bugüne kadar asıl sorumluyla yüzleşilmediğini söyleyen Sert, “Bu tür askeri kriz zamanlarında muhatapla konuşmazsanız bütün her şey bir SİHA’yı kontrol eden arazideki bir askeri uzmanın, bir generalin, bir albayın sinirlerine bırakılır ki bundan kurtulmak iyi bir şey.” derken, “Psikoloji Türkiye için kötüydü. Toplantı keşke bu formatta olmasaydı. Putin’in, İstanbul’daki, Ankara’daki, Astana’daki, Soçi’deki açıklamalarında bir çelişki yoktu. Putin’in durduğu yerde bir değişiklik yok. Biz anlamak istediğimizi anladık.” şeklinde konuştu.

Osman Sert sözlerini şöyle sürdürdü. “36 askerimize ne oldu. Bunun sorumlusu kim. Bunları kim öldürdü. Bununla ilgili hiç kimse bir şey söylemedi. Rejim dedik geçtik.”

Tarafların yaptığı açıklamalara da değinen Sert, 36 askerimizin şehadetine ilişkin olarak, “Ya Hulusi Akar ya Feridun Sinirlioğlu ya da Putin yalan söylüyor. İkisinden biri.” şeklinde sözlerini sürdürürken, “Askeri ateşkes tabi ki çok önemli. Ateşkesin olmaması hem Ankara hem de Moskova için büyük kayıp olurdu.” şeklinde konuştu.

Türkiye Suriye’ye müdahil olmak zorundaydı

Yakın vadede Suriye’de veya Irak’ta ciddi anlamda yeni bir düzenin kurulabilmesine çok ihtimal vermiyorum. Türkiye müdahale ederek yanlış mı yapmıştır? Hayır. Hesap hatası yapılmış olabilir mi evet. Ki ben de hesap hatası yapıldığını düşünüyorum. Beşar Esad, bugün itibariyle Miloseviç neyse odur, Saddam Hüseyin neyse odur, Hitler neyse odur. Bugün itibariyle Beşar Esad Suriye’yi yönetmiyor. Beşar Esad, Suriye’yi yönetiyormuş gibi yapmakla kendimizi kandırmaktan öteye gitmiyoruz. Bugün Suriye’nin toprak bütünlüğünü zedeleyen Rusya da değildir, İran da değildir, Türkiye de değildir, Amerika da değildir. Bu toprak bütünlüğünü zedeleyen Esad Ailesi ve Nusayri rejimdir. Bunu görmek lazım. Türkiye bundan kaçabilir miydi? Kaçmak istedi ama kaçmasının sınırları vardı. Rejim bile isteye kendi toplumunu marjinalleştirmiş, ılımanları yok etmiş, radikalleri ortaya bırakmış, hapishanelerden teröristleri bırakmış, radikal islamcıları bırakmış fakat ılımlı islamcıları içeride tutmayı tercih etmiştir. Burnumuzun dibine kadar IŞİD gelmiş, buradan size sirayet eden bir güvenlik riskine karşı İran, Rusya, Amerika ve Arap ligiyle, BM ile denenen şey bir güvenli bölge oluşturulmasıydı. Bunların hepsi reddedildi. Sınırınıza 3 milyon mülteci gelecek. Sizin sınırlarınızın içinde beklemeniz mümkün değil.