Ana SayfaTürkiyeSayın Erdoğan ve vasisi Sayın Bahçeli ayrı bir dünyada yaşıyorlar; onların dünyasında...

Sayın Erdoğan ve vasisi Sayın Bahçeli ayrı bir dünyada yaşıyorlar; onların dünyasında keyifleri yerinde, çaylarını içiyorlar, astıkları astık, kestikleri kestik!

Gelecek Partisi Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, partisinin gündeme ilişkin görüş ve önerilerini paylaşmak için her Çarşamba günü olduğu gibi kameralar karşısına geçti

Özcan, TBMM’de başlayan bütçe maratonu, yeniden düzenlenmesi beklenen asgari ücret, enflasyon, şefafflık, pandemi döneminde esnafa verilecek destek paketleri, koronavirüs salgını, KÖİ projeleri gibi başlıkları gündeme getirirken Cumhur İttifakı’na da sert eleştiriler yöneltti.

Bir gün uyandık bir de baktık ki Korona vaka/hasta sayımız bir anda yirmi kat artmış!

“Korona salgınının ulaştığı boyut hepimizi ürkütmektedir” diyerek sözlerine başlayan Serkan Özcan, “Ancak ülkemizin maalesef Korona’dan daha büyük bir sorunu bulunmaktadır. Milletçe “Korona’dan mı daha fazla korkmalıyız?” yoksa “bu liyakatsiz ve ciddiyetsiz iktidarın sebep olduğu felaketten mi?” inanın bilemiyoruz. Bu endişemizin oldukça gerçekçi bir zemini vardır. Nasıl olmasın? Bir gün uyandık bir de baktık ki Korona vaka/hasta sayımız bir anda yirmi kat artmış! Bu nasıl bir kriz yönetimidir nasıl bir salgın yönetimidir. Aylardır dilimizde tüy bitti İktidara seslenmekten. Şeffaflık yaşatır, karartma öldürür demekten. Niçin siz herhangi bir konuda şeffaf olamıyorsunuz? Niçin şeffaflıktan bu kadar korkuyorsunuz?” dedi.

Bir iktidar niçin şeffaflıktan korkar?

İktidarın ekonomiden sağlığa kadar her alanda şeffaflıktan uzak bir tutum sergilediğini vurgulayan Özcan, “Bir tek cevabı olabilir: Yanlış işler yapıyorsanız şeffaflıktan korkarsınız, hile hurdanız varsa şeffaflıktan korkarsınız, liyakatsiz ve ciddiyetsiz bir yönetim sergiliyorsanız şeffaflıktan korkarsınız. Bir buçuk yıl hile hurda ile, karartma ile 132 milyar dolarlık döviz rezervimizi sattınız. Ne oldu sonunda? Bütün karartma çabalarınıza rağmen gerçek eninde sonunda ortaya çıktı, takke düştü kel göründü, öyle değil mi? Deve kuşu gibi kafanızı kuma gömmekten başka ne sonuç verdi? Milletin kaynaklarını israf ettiniz” ifadelerini kullandı.

Siz sabıkalısınız!

Gelecek Partisi’nin aşı konusundaki endişelerini de dile getiren Gelecek Partisi Sözcüsü, şunları söyledi: “Şimdi de bir aşı krizinin geldiğini; gözü olan, kafasını kuma gömmeyen Allah’ın her kulu görüyor. Yahu siz sabıkalısınız. Siz bırakın aşıyı, basit bir maskenin dağıtımını bile krize çevirmeyi başarmış, yeryüzündeki en liyakatsiz, en ciddiyetsiz, en garip iktidarsınız. Dünyaya maske dağıttığını söyleyip garip bir şekilde kendi kendisini överken, kendi ülkesinde basit bir maske meselesini krize çevirmeyi başarmış bir beceriksiz iktidarsınız.”

Kendi çıkardığı kararnanmeyi değiştirmek için daha fazla kararname çıkaran ülke dünyanın neresinde var?

Merkez Bankası’ndaki Döviz rezervlerinin satılması ve Rahip Brunson olayı üzerinden verdiği örneklerle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiren Özcan, “Hatırlayın, memleketin rezervlerini satarak doları düşürme cin fikrini daha doğrusu akılsızlığını ve sorununu bunlar icat etmediler mi? Sonra da kendi icatları olan sorunu çözemeyip Merkez Bankasının kasasını tam takır hale getirmediler mi? BDDK’da akla ziyan bir sürü saçma sapan uygulama ile önce sorun icat edip sonra da sorunu bir finansal krize çevirmediler mi? Rahip Brunson diye bir adamı önce içeri atıp büyük bir sorun icat edip sonra da bu sorunu çözmek için başka bir kriz çıkarmadılar mı? Hepsinden önemlisi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye dünyada örneği olmayan bir sorunu icat edip şimdi de bu sorunun sebep olduğu krizlerle memleketi büyük bir felakete sürüklemediler mi? Bu iktidarın özeti “sorun icat etmektir”. Bu koalisyon iktidarı, çözüm kabiliyetini tamamen kaybetmiştir. Allah aşkına, “kendi çıkardığı kararnamelerden daha fazla o kararnameleri değiştirmek için yeni kararname” çıkaran bir ucube Cumhurbaşkanlığı Sistemi dünyanın başka neresinde var?” diye konuştu.

Aşı işi maske işine, Merkez Bankası rezervi işine, BDDK işine dönmesin!

Çin ile yapılan aşı anlaşmasına ilişkin partisinin önerilerini sıralayan Özcan, iktidara şeffaflık çağrısı yaptı. Çin’den ithal edilecek aşılar için  “En azından kullanıp kullanmayacağımızı bile bilmediğimiz S-400’ü anlattığınız kadar millete aşıyı anlatın” diyen Gelecek Partisi Sözcüsü,aşı sürecine ilişkin partisinin iktidara yaptığı çağrıyı şu 8 maddede ifade etti:

Öncelikle şeffaf olun:

  1. Millete satın aldığınız aşının bütün özelliklerini açıklayın. En azından kullanıp kullanmayacağımızı bile bilmediğimiz S-400’ü anlattığınız kadar millete aşıyı anlatın.

Hatırlayın sanki millet S-400’ü evinde kullanacakmış gibi bütün ülkeyi S-400’le yatırıp kaldırdınız, bütün iktidar sözcüleriniz birer askeri uzmana dönmüştü.

Emin olun ülkemizin bugün etkili aşılara ihtiyacı S-400’le mukayase edilmeyecek kadar gerçektir, ciddidir, hayatidir.

Lütfen şu aşıyı şeffaf bir şekilde anlatın.

Millet aşının özelliklerini şeffaf bir şekilde öğrensin.

Kendi yandaşlarınıza gizli gizli aşıyı herkesten önce uygulamayın.

Sayın Cumhurbaşkanı ve diğer görünür isimlere kameralar önünde getirdiğiniz aşıyı yaptırın.

Yaptırın ki vatandaş getirdiğiniz aşıya güven duyabilsin. Vatandaş sizinle aynı aşıyı vurulacağını bilsin, emin olsun.

  • Ne kadarlık bir anlaşma yaptınız, açık bir şekilde anlatın.
  • Niçin başka aşı üreticisi şirketlerle de anlaşma yapmadığınızı açıklayın.
  • Amerika’da, İngiltere’de geliştirilen aşılar niçin bizim ülkemize gelmiyor vatandaşa anlatın.
  • Niçin milyonlarca Müslüman Türk’e Nazi zulmü yapan Çin’le aşı anlaşması yaptınız şeffaf bir şekilde açıklayın. Vatandaş bilsin.
  • Mahalle arasındaki bir bakkal bile arz güvenliğinin ne olduğunu bilir. Siz Korona salgını gibi büyük bir tehdit karşısında niçin Türkiye’yi sadece bir tek ülkeye, Çin’e mahkum ediyorsunuz? Açıklayın.
  • Bütün dünya faz çalışmaları tamamlanmış farklı aşılardan bir sepet yaparken biz niçin sadece Çin aşısı alıyoruz? Kim veriyor size bu akılları? Açıklayın.
  • Bu iktidara rota çizdiğini söyleyen Çin ve Rus muhibbi 28 Şubatçı Perinçek’ten mi alıyorsunuz aklı? Açıklayın.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Bütçe Performansı

Gelecek Partisi Serkan Özcan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin hayata geçtiği 2018 yılından bu yana Bütçe’ye ilişkin bazı rakamlar da paylaşarak bir performans değerlendirmesi yaptı.

Özcan’ın açıkladığı veriler şu şekilde:

              2014 – 2016 yılları arasında bütçe açığı hedeflerimiz 20-30 milyar lira bandında belirlenmiş ve bütçe gerçekleşmeleri hedefler ile uyum göstermiş.

•            2017 yılında bütçe açığı hedefi 47 milyar liraya çıkarken, gerçekleşen bütçe açığı da yine bu seviyelerde.

Ancak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçtiğimiz, “Hani Sn. Cumhurbaşkanı’nın siz bu kardeşinize emaneti verin bakın ekonomi nasıl yönetilirmiş dediği” 2018 yılından itibaren ülkenin bütçesi adeta darmadağın olmuş.

•            2018 – 2020 yıllarında bütçe açığı hedefleri sırasıyla 65, 80 ve 139 milyar liraya fırlamış. Daha da kötüsü, bu yüksek hedefler dahi yetmemiş bu ucube sistemin israfına, faizine.

•            Bütçe gerçekleşmesi 2018 yılında yaklaşık %10 civarında, 2019 yılında

İse yaklaşık %53 civarında sapmış.

2020 için hedeflenen 139 milyar lira bütçe açığına ise daha yılın bitimine 3 ay kala ulaşılmış.

Şimdi 2021 yılı için ortaya konulan açık hedefi ise tam 245 milyar lira.

-Yani bu Ak-Parti-MHP koalisyonun korona salgını süresince vatandaşına layık gördüğü doğrudan yardımların tam 30 katı.

-Yani bundan sadece 4 yıl önceki bütçe açığının tam 10 katı.

-Yani milletimizi salgın belasından kurtarmak için gereken aşı harcamalarının, kullanılacak aşıya bağlı olarak tam 15 katı.

Bu liste böyle uzar gider.

Nereye harcadınız bu ülkenin kaynaklarını?

Hani şu çok karşı olduğunuz faize ve faizcilere mi teslim oldunuz?

45-50 milyar TL olan faiz harcamalarını, 130 milyar TL’ye nasıl çıkardınız?

Faiz harcamalarının, bütçe gelirleri içindeki payını %8-9’lardan %15’lere nasıl ulaştırdınız?

Borçlanma tüm bütçe harcamalarının %20’si iken şimdi nasıl %50’si oldu?

Eğer gerçekten reform söyleminizde en ufak bir samimiyetiniz varsa, eğer gerçekten milletin verdiği yetkiyle oturduğunuz makamlara biraz olsun saygınız varsa bu sorularımıza cevap verin.

Biz böyle sorular sormaya devam ede duralım; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay mecliste hükümet adına yaptığı konuşmada “kamu yatırımlarının sadece %10’unun kamu özel iş birliği projeleri ile hayata geçtiğini” anlatıyor.

Onların dünyasında keyifleri yerinde; çaylarını içiyorlar, astıkları astık, kestikleri kestik!

Milletin payına yüzde 20’yi geçen gıda zamları ve hayat pahalılığı düştü. Milletin payına yüzde 30’a ulaşan geniş işsizlik, yüzde 15 faizler düştü. Milletin payına Sayın Erdoğan’ın ifadesiyle “acı reçete” düştü. Türkiye’nin ekonomisini iflasa götüren Berat Albayrak bir de baktık ki Erdoğan’ın affı, Bahçeli’nin tasdiki ile ortadan kaybolmuş. Siz istediğiniz kadar aile içinde, iktidar içinde affetme mizansenleri yapın. Millet, Allah’ın her günü sebep olduğunuz ağır ekonomik maliyetin altında eziliyor. Millet sizlerin zorla dayattığınız acı reçetenin ağır yükü altında inim inim inliyor. Ama sizlerin umurunda bile değil. Sayın Erdoğan ve vasisi Sayın Bahçeli ayrı bir dünyada yaşıyorlar. Onların dünyasında keyifleri yerinde. Çaylarını içiyorlar, astıkları astık, kestikleri kestik. Hiçbir konuda sorumluluk almıyorlar. Çok sıkışırlarsa bir dış mihrak var zaten. Şikâyeti olan varsa gitsin dış mihraka söylesin diyorlar. Mafya artıkları siyaseti tehdit ediyor arkasına diziliyorlar. Mahkemelere talimat üstüne talimat yağdırıyorlar.

Hayaller hukuk reformu, gerçekler evi kurşunlanan siyasiler!

Partimiz Genel Başkan Yardımcısı Sayın Ayhan Sefer Üstün’ün evi de bu atmosferden cesaret alan bir mafya artığı tarafından kurşunlanmıştır. Ülkenin Cumhurbaşkanı, bakanları hukuk ve adalet reformundan bahsederken şu kurduğumuz cümleye bakar mısınız. Hayaller adalet reformu, hukuk reformu, insan hakları reformu gerçekler kurşun sıkılan siyasilerin evleri, ölümle tehdit edilen genel başkanlar. Bu koalisyon iktidarının ülkeyi getirdiği yer burasıdır. Bahçeli vesayet rejiminin ülkemizi getirdiği yer burasıdır. Hukuk devleti tahrip edilmiş, asgari adalet yok olmuş, en temel insan hakları ve can güvenliği “askıya çıkmıştır”. Bu iktidar bırakın herhangi bir hukuk ve adalet reformu yapmayı asgari can güvenliğini sağlamaktan aciz hale gelmiştir.

Özcan’ın açıklamalarından diğer satır başları ise şöyle:

Ülkemizde çalışma çağındaki her 10 kişiden 3’ü işsiz. Geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı oranının %30’u aşması artık neredeyse her evde üretimden kopmuş ve hayallerini yitirmiş en az bir aile bireyi olması anlamına geliyor. Reel ücretlerdeki düşüş ile, çalışan bireylerin de ailesinde bakmak zorunda olduğu kişi sayısı ve sorumlulukları artıyor. Başka bir deyişle sofra küçülüyorancak sofraya oturanlar artıyor. Türkiye’de bugün asgari ücret düzeyi 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının altına düşmüş durumda.

Nüfusun en zengin yüzde 10’unun geliri Avrupa ortalaması seviyesindeyken en alt gelir dilimindeki 16 milyon insanımız Vietnam koşullarında bir yaşam sürdürmeye çalışıyor. AK Parti-MHP koalisyonunda son üç yılda yoksulluk milletimizin yaşam biçimi haline geldi.

Toplumun geniş kesimlerini yakından ilgilendiren gıda enflasyonunun son 1 yıllık artışı %21’i geçmişken, üretici fiyatları enflasyonu %23’e ulaşıp yeni fiyat artışları yaratmaya gebe iken,

asgari ücret tartışmalarını resmi %14’lük TÜİK enflasyon verisi üzerinden tartışmayı reddediyoruz.

Gelecek Partisi olarak, 15 Haziran’da açıkladığımız “Ekonomide Gelecek Modelimizde de” altını çizerek ifade etmek istiyorum “bir siyasi parti olarak ilk kez kamuoyu gündemine getirdiğimiz üzere;

Öncelikle bütün çalışanlarımızda asgari ücret tutarı için tüm vergi, prim ve diğer yüklerin devlet tarafından yüklenilmesini, bundan sonra asgari ücretin” net 3,300 TL” olarak ödenmesini,

Buna ek olarak; işveren tarafından yüklenilen sosyal güvenlik sigortası priminin 4,5 puan indirilmesini ve istihdamın üzerindeki yükler azaltılarak işsizliği azaltıcı tedbirlere öncelik verilmesini öneriyoruz.

Esnafa “hibe desteği” verilmeli diye daha salgının başında 23 Mart’ta çağrıda bulunmamıza rağmen, bir yandan kredi kullanan esnaflar ağır kredi faizlerini dahi ödeyecek parayı bulamamış, bir kısmı ise mali durum yetersizliği gerekçesi ile bu ağır faizli kredilere dahi ulaşamamıştır. Ekonomideki cehaletiniz yüzünden zaten zor günler yaşamakta olan esnaf için salgın maalesef işin tuzu biberi olmuş, koşullar katlanılamaz hale çoktan gelmiştir.

Bir yandan evine ekmek götürmek için çabalayan, diğer yandan kazandığı zaman verdiği vergi ile devleti ayakta tutan esnaf, bugün zor günleri yaşıyorsa, ihtiyacı olan desteği almak da en tabii hakkıdır ve almalıdır.

Gelecek Partisi olarak;

-Kira, elektrik, su, doğalgaz gibi genel giderler için karşılıksız hibelerden, tüm vergi ve sigorta yükümlülüklerinin salgın sürecinin sonuna kadar durdurulmasına,

-Kira stopajlarının salgın dönemi boyunca kaldırılmasından, Nakdi Ücret Desteğinden faydalanma şartlarının genişletilmesine,

– Çalışanlar için emekliliğine ilişkin sigorta priminin devlet desteğine alınmasından, kredi borçlarının ertelenerek yapılandırılmasına dek bir çok konuda esnaflarımız için acil bir önlem paketinin derhal hayata geçirilmesini teklif ediyoruz.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,940TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri