Ana Sayfa Türkiye Serkan Özcan: Hayaller şahlanan ekonomi, gerçekler PTT’den satmaya çalıştığınız sıvı yağ

Serkan Özcan: Hayaller şahlanan ekonomi, gerçekler PTT’den satmaya çalıştığınız sıvı yağ

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, partisinin başkanlık kurulu toplantısının ardından kameralar karşısına geçerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşananlardan ekonomik gidişata, iktidarın reform söylemlerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni Anayasa çıkışına kadar birçok konuya değinen Özcan, ikitdarı ve ortağı MHP’yi sert sözlerle eleştirdi

Albayrak arkasında bir enkaz bıraktı

Önceki Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ardında bir enkaz bıraktğını dile getiren Serkan Özcan, Albayrak dönemini hatırlatarak “Az zamanda çok iş başardı” dedi. Özcan, Albayrak dönemine ilişkin birtakım rakamlar paylaşarak şunları kaydetti:

“Resmen Erdoğan affıyla kurtarıldı Berat Albayrak. Geride miras olarak Sn. Erdoğan’ın ifadesiyle millete içirilmek üzere “acı bir reçete” bıraktı. İki yıldan biraz fazla oturduğu koltukta az zamanda çok iş başardı Albayrak. Dile kolay, iki yılda yüzde 45’i bulan enflasyon üretmek her babayiğidin harcı değil. Dile kolay iki yılda yüzde 30 geniş tanımlı işsizlik, yüzde 20’lerde faiz üretmek kolay iş değil. Dile kolay iki yılda kişi başı geliri 11 bin dolardan 8 000 dolara düşürmek kolay değil. Dile kolay iki yılda ülkedeki yoksul sayısını 17 milyona, yoksulluk oranını %21’e, çalıştığı halde insanca yaşayabileceği bir gelir elde edemeyenlerin, temel gereksinimlerini dahi karşılayamayanların oranını %14’e çıkarmak kolay değil. Dile kolay iki günde bir et, tavuk veya balık içeren yemek masrafını karşılayamayanların oranını %34’e, evimin ısınma ihtiyacını ekonomik olarak karşılayamıyorum diyenlerin oranını ise %30’a yükseltmek kolay değil. İki yılda dünyanın en çapsız, en ekonomi cahili adamına kasayı teslim etseniz 130 milyar dolar rezervimizi, 40 milyar Türk Lirası yedek akçemizi yakamazdı. Enflasyon ve faizde, ülkeyi Zambiya ve Sierra Leone gibi adını okumakta bile zorlandığımız Afrika ülkelerinin ligine düşürmezdi. Kamu borç stokunu iki yılda iki katına çıkarmaz, devletin faiz ödemelerini 50 milyar TL’den 180 milyar TL’ye zıplatmazdı. Hepsini başardı.”

Reform değerlendirmesi: Anayasa Mahkemesi’nin tabutuna son çivi çakıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son günlerde sıkça dile getirdiği ‘reform’ söylemini de eleştiren Özcan, son dönemdeki gelişmelere ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu. Özcan, şunları kaydetti:

“Millet en büyük reformu“Albayrak’ın gitmesi” olarak görürken, Sn. Erdoğan reform demeye devam ediyor. Peki son üç aydır, yani“reform” kelimesi telaffuz edilip duruken neler mi oldu? Allah’ın her günü yeni bir darbe tehdidi yapıldı. Allah’ın her günü birileri terörist, birileri hain ilan edildi. Anayasa mahkemesinin tabutuna son çivi çakıldı. Yerimiz Avrupa denirken AİHM kararları çöpe atıldı. Siyasetçiler uyduruk sebeplerle tutuklanmaya devam edildi. Kürt seçmenin oylarıyla seçtiği son birkaç belediyede de kayyımlar atanıp Güneydoğu’daki vatandaşların demokratik temsili fiilen bitirilmiş oldu. Her gün biraz daha “apolet dili” güçlendi. Demokrasi dili yok edildiği gibi asgari sivil siyaset dili bile, vebalı muamelesi görmeye başladı. Tahriklerle, mafya ve sokak çeteleri sokak ortasında öldürme kastı ile siyasetçi ve gazetecilere şiddet uygulamaya başladı. Yandaşlar için bir kişiye dört maaş bulunurken ağzını açan her bir vatandaşa da dört terör örgütü üyeliği icat edildi. Hâsılı-kelam reform telaffuz edildiğinden beri ülkemiz biraz daha demokrasiden uzaklaştı. Reform dendiğinden beri Sn. Erdoğan ve AK Parti üzerindeki Bahçeli vesayeti biraz daha arttı. Reform dendiğinden beri Albayrak’ın soğan-patates tanzim satışlarının yerini PTT sıvı yağ satışları aldı.”

Erdoğan’ın yeni Anayasa çıkışı

Gelecek Partisi Sözcüsü, Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde ortaya attığı yeni Anayasa söylemine de değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin yeni ve tam demokratik bir toplumsal sözleşmeye ekmek gibi, su gibi, hava gibi ihtiyaç duyduğu ortadadır. Lakin milletin ekmeğini küçültüp sefalete mahkûm edenlerin, havasını kirletip nefes alamaz hale getirenlerin gerçekten tam demokratik ve özgürlükçü bir anayasa teklifini getirmeleri için önce millete son beş yıldır yaşattıklarından dolayı bir özür dilemeleri gerekmiyor mu? Milletin affına mazhar olmadan sizin tam demokratik bir anayasa yapmanız mümkün olabilir mi? Kaldı ki bugünkü apoletli kafa ile siz eldeki derme çatma anayasayı bile Allah’ın her günü çiğnemekten bir hal oldunuz. Sn. Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında yeni bir reform ve anayasa açıklaması, etkisini dakikalar içerisinde gösterdi. Erdoğan reform derken İçişleri Bakanı cop dedi, Erdoğan yeni Anayasa derken İçişleri Bakanı Türkiye’nin en seçkin üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesi’ndeki gençleri derdest etmek üzere polis baskını düzenledi. Ülkedeki en başarılı öğrencilerin girebildiği üniversiteye, öğreciler değil de polis giriyorsa ortada derin bir çelişki vardır”

Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan olaylar 12 Eylül ürünüdür

Serkan Özcan, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan olayların 1982 Anayasası’nın bir tezahürü olarak niteledi.

“Sn. Cumhurbaşkanı’nın darbe anayasasından kurtulup yeni bir anayasa yapalım dediği saatlerde İçişleri Bakanı 1980’lerdeki gibi, 28 Şubat’taki gibi üniversiteleri polislerle basıyorsa; ya anayasa iddiası hamasetten ibarettir ya da ortada derin bir provakasyon vardır” diyen Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yapmayın, yazık etmeyin bu ülkenin geleceğine. Ülkenin en zeki ve çalışkan gençlerini hırpalar, atanmış rektörü protesto ediyor diye gözaltına alırsanız, o gençler de ilk fırsatta bu güzelim ülkeyi terk eder, dünyanın başına bela olan bir virüsün aşısını Almanya’da, Amerika’da veya İngiltere’de üretirler. Siz de kapı kapı dolaşır maddi ve manevi büyük bedeller ödemeye razı bir biçimde aşı dilenirsiniz. Gelin açık olalım, bir kez olsun dürüst bir biçimde, açıkça konuşalım: Bugün Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan olaylar, 12 Eylül yönetiminin ve 1982 Anayasası’nın dayandığı vesayet zihniyetinin eseridir. Bu Anayasayı hazırlayanlar, seçilmiş organlara, üniversitelere, bilime, kısacası düşünen herkese duyduğu güvensizlikle Cumhurbaşkanlığını bir vesayet makamı olarak tasarlamış; devlet organlarını ve toplum hayatını bu makamın denetimine tâbi kılmıştır. Yükseköğretim Kurulu’nun yaratılması, üniversite rektörlerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanması, bu zihniyetin eseridir. Böylece bilim, sanat ve ifade hürriyetinin en serbest olarak yaşanması gereken üniversiteler, Cumhurbaşkanlığının denetimine tâbi kılınmıştır.”

Hayaller şahlanan ekonomi, gerçekler PTT’den satmaya çalıştığınız sıvı yağ

Sayın Bahçeli tensip buyurur ve yeni bir anayasa için Erdoğan’a izin verirse neler olacağını hep beraber görürüz. Yalnız tedirgin değiliz diyemiyoruz. En son üç ay önce reform dediğinizde ülke tutuklamalar, parti kapatma lafları, Anayasa mahkemesinin fiilen iptali, konuşanın terörist, düşünenin hain olmasıyla bitti. Artık siz reform deyince millet tedirgin oluyor. Bizler gölge etmeyin başka ihsan istemez noktasındayız. Millet iş derdinde aş derdinde. Milletin aklıyla yıllardır dalga geçtiğiniz yetmiyormuş gibi son yıllarda ekmeğiyle de dalga geçmeye başladınız. Hayaller uçan, şahlanan ekonomi gerçekler PTT’den satmaya çalıştığınız sıvı yağ ve bakliyat. Daha önce üniversitede tanzim satış, iskelede tanzim satış, meydanda tanzim satışla fiyatları düşüreceğini zanneden bu cahiliye lobisi yeniden zuhur etti. Albayrak’ın affından sonra belki bir süre ara verirler diyorduk ama bir de baktık ki bir gram değişiklik yok. Evet, cahiliye lobisi geri geldi. Şimdi de PTT’den sıvı yağ, bakliyat satarak fiyatları düşüreceklermiş.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile anayasa, milletin meclisine musallat olmuştur

Yeni bir Anayasa’nın zaruri olduğunun altını çizen Özcan, bugünkü sistemi de çarpıcı örneklerle eleştirdi. Gelecek Partisi Sözcüsü, sistemin değişitirilmeden yeni bir Anayasa’nın da bir şey ifade etmeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile anayasa milletin meclisine musallat olmuş ve fiilen artık meclisimiz işlevsiz hale gelmiştir. Meclis artık turizm şirketi olan bürokrat Turizm Bakanının seçilmişleri haşladığı, hastanesi olan bürokrat Sağlık Bakanının milletvekillerine ayar verdiği, özel okulu olan bürokrat Milli Eğitim Bakanının seçilmişlere laf yetiştirdiği, kamu düzeninden sorumlu olması gereken atanmış Bakanın seçilmişlere racon kestiği yer haline gelmiştir. Meclis bütçe yapamaz hale gelmiştir. Meclis, Cumhurbaşkanının kararname zahmetinde bulunmadığı başlıklarda, sırf boş durmasınlar kabilinden, milletin iradesini anlamsızlaştıran işlerle meşgul edilen pasif bir iradeye dönüşmüştür. Yeni bir anayasanın A’sından bahsedenlerin Türkiye’nin ihtiyacı olan ciddi, işlevsel, güçlendirilmiş ve tam demokratik bir parlamenter sistemden bahsetmesi gerekmektedir. Aksi takdirde dünyanın en demokratik anayasası yazılsa, eldeki darbe artığı anayasa tamamen temizlense ya da sıfırdan bütün vatandaşları kuşatan bir şekilde yazılsa bile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kaldığı sürece Türkiye’nin ne demokratikleşmesi ne de demokratik bir anayasaya kavuşması mümkün olmayacaktır.”

Tüm vatandaşlarımıza sesleniyoruz: Lütfen ihbar edin!

Gelecek Partisi olarak tüm vatandaşlarımıza buradan sesleniyoruz. Lütfen ihbar ediniz, Hükümetimiz zahmet etmiş, lütfetmiş, vatandaşının mağduriyetine duyarsız kalmamış ve haksız fiyat artışları için ihbar hattı kurmuş. Alın elinize elektrik faturasını, son iki üç yılda gelen yüzde yüzün üzerindeki zammı ihbar edin. Alın elinize doğal gaz faturasını, son iki yılda gelen yüzde yüzün üzerindeki zammı ihbar edin. Aynen şunu yazın, Erdoğan ve Bahçeli’nin bizlere gönderdiği faturalardaki fahiş fiyat artışını ihbar ediyorum. Köprülerden geçen esnaf ve tüccar kardeşlerimiz, Akdeniz’den ve Ege’den İstanbul’a varmak için ödediğiniz binlerce liralık köprü ve otoyol geçiş ücretlerini ihbar edin. Alın köprü fişlerini aynen şöyle yazın, Erdoğan ve rantiyeci müteahhitler iki yılda yüzde yüzden fazla köprü geçişlerine fiyat artışı yaptıkları için ihbar ediyorum. Avrasya Tüneli açılırken geçiş ücretinin otomobiller için 4$+KDV olacağını söylediniz, bu hafta ise fiyatı 5.78$+KDV’ye denk gelecek şekilde 46 TL olarak belirlediniz. 4 doları nasıl 5.78 $ yaptınız? diye sorun. Yine mi Devlet sırrı, yine mi firma sırrı? diye sorun. Vatandaşın cebinden aldığınız parayı kime veriyorsunuz, yandaşınız olan müteahhitlere sözleşme sonrası “tadilat” adı altında çektiğiniz kıyağı mı ödetiyorsunuz bize? diye sorun.

Takip Et

20,260BeğenenlerBeğen
18,147TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri