Ana SayfaTürkiyeSerkan Özcan: Herkesin canı yanarken Kanal İstanbul'dan bahseden bir aklın reform yapamayacağını...

Serkan Özcan: Herkesin canı yanarken Kanal İstanbul’dan bahseden bir aklın reform yapamayacağını herkes biliyor

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Serkan Özcan, gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Serkan Özcan, KRT TV’de Elif Doğan Şentürk’ün sunduğu Ankara Saati programının konuğu oldu.

Özcan, Katarlılara satılan çeşitli gayrımenkul ve limanlardan, yeni göreve gelen Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’a, Erdoğan’ın bugün yaptığı Kanal İstanbul açıklamasından Berat Albayrak dönemine kadar birbirinden çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Serkan Özcan’ın değerlendirmelerinden satır başları şöyle:

Hatır çeki!

Hükümet, bundan birkaç ay önce Amerika’dan, AB’den, İngiltere Merkez Bankası’ndan, Japon Merkez Bankası’ndan gidip bir SWAP yapabilir miyiz, Türk Lirası’ndaki kanamayı durdurabilir miyiz diye kapı kapı dolaştı. O ülkelerin ve kurumların hepsinin söylediği ortak bir şey vardı. Dediler ki; “Sizin kurumlarınız, kurallarınız, ülkenizdeki hukuk, şeffaflık ve hesap verilebilirlik kriterleri uluslararası kriterlere uygun değil. Sizinle böyle SWAP anlaşmaları yapamayız.” Tam da o sıralarda bir sabah uyandık ve Katar ile SWAP anlaşması yapıldığını duymuştuk. İşte bu Katar ile yaptığımız SWAP anlaşması tıpkı esnafın yaptığı hatır çeki işi gibi bir hatır SWAP’ıydı. Çünkü biz artık bu sistemle, bu hukukla, bu demokrasiyle, bu şeffaf olmayan yönetimle ancak Katar gibi ülkelerle ticari ve ekonomik ilişkilere girebiliyoruz. Aslında bunda şaşılacak hiçbir şey yok. Amerika’da, İngiltere’de, AB ülkelerinde hukuk var, sistem var. O ülkelerle ticari ilişkilere girmek istediğiniz zaman uymanız gereken bazı kurallar var. Türkiye bunları başaramadı.

Erdoğan’ın Avrupa çıkışı!

Sayın Cumhurbaşkanının iki lafından biri son günlerde “Kendimizi Avrupa’da tasavvur ediyoruz” lafı. Aslında, Avrupa da bizi kendi içinde tasavvur etti. 2015 yılı içinde BIST’in yüzde 10’luk payını Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aldı. Bu payı 2019 yılı sonuna kadar korudu. 2019 yıl sonunda neden çıktı? Dedi ki; Benim ortak olduğum bir şirkette yaptırımlar nedeniyle ABD’de hüküm giymiş birisi genel müdür olamaz dedi. Borsa İstanbul’a atanan genel müdürü protesto ederek bıraktı. Bana danışmadınız, benim bundan bilgim yok dedi. Avrupa’nın en önemli kurumlarından birisi olan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Türkiye’yi terk etti.

Bakan da, başbakan da, genel müdür de Sayın Erdoğan!

Bu bozulma, bu hükümet sistemiyle birlikte olan bozulmanın yan etkileri bunlar. Artık Türkiye’de hükümet, hükümetteki herhangi bir bakan da, herhangi bir kurumun başındaki başkan da, genel müdür de Sayın Erdoğan. Bir ülkede Sermaye Piyasası Kanunu var. Bu kanunun yürütülmesinden sorumlu olan bir kurul var ve bu kanun diyor ki; Eğer borsada bir pay devri gerçekleşecekse benim bundan bilgim olmak zorunda. Biz herhangi bir izin falan duymuş değiliz. Dün bir basın açıklamasıyla Borsa İstanbul’un yüzde 10’unun Katar’a satıldığını duyuyoruz. İşte hep söylüyoruz ya… Türkiye Varlık Fonu bu yüzden kapatılmalı. Bütçe dışı, hesap vermeyen, denetime tabi olmayan bir kuruluş şeklinde oluşturuldu Varlık Fonu.

Sayın Lütfi Elvan nasıl reform yapacak?

Sayın Lütfi Elvan, ilk yaptığı açıklama, “Bütün kurul başkanlarını çağırdım. Bundan sonra yasa neyi emrediyorsa onu yapacaksınız dedim” dedi. Şimdi sormazlar mı? Sizden önce kurul başkanları yasaya aykırı mı iş yapıyorlardı? Yasaya ve kanuna aykırı iş yaptılarsa siz bu başkanlarla nasıl devam edersiniz? Yasaya aykırı iş yaptıklarını bildiğiniz ekonomi bürokratlarıyla güvenilir, makul bir ekonomi programı ortaya koyabilir misiniz? Sizin reform lafınıza kim inanır Allah aşkına? Lütfi Elvan’a soruyorum: Sayın Bakan, siz mi reform yapacaksınız? Geçmiş dönemin günahlarını yaşayan ekonomi bürokratlarını görevde tutarak mı reform yapacaksınız? Memleketin 130 milyar dolarını hiçbir kurala tabi olmadan MB bürokratlarıyla mı reform yapacaksınız?

AK Parti bir anket partisi

AK Parti’nin bugün gerek ekonomi çevrelerinde gerek millette artık karşılığının ne kadar hızlı bir biçimde eridiğini görmemeleri imkansız. AK Parti bir anket partisi; bir matematik, bir sayı partisi. Pragmatizmin altında yatan da, hızlı dönüşlerin altında yatan da bu rakamlara, anketlere ve istatistiklere olan bağımlılık. Milletin canı yanıyor. Bugün Türkiye’de ciddi bir yoksulluk sorunu var. Herkesin canı yanarken, esnaf dükkanını açamazken, kirasını ödeyemezken, çiftçi tarlasını ekemezken Kanal İstanbul’dan bahseden bir aklın reform yapamayacağını herkes biliyor. Türkiye’den 80 milyar dolar yabancı yatırım çıkmıştır. 80 milyar dolar yatırımın çıktığı ülkede “Kanal İstanbul yapacağım, buraya da çok fazla rağbet var” dediğiniz zaman hiç kimse size inanmaz.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,701TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri