Ana Sayfa Türkiye Serkan Özcan: 'Merkezin kasasında' dedikleri rezervin kimlerin kasasında olduğunu bilmek milletin hakkıdır!

Serkan Özcan: ‘Merkezin kasasında’ dedikleri rezervin kimlerin kasasında olduğunu bilmek milletin hakkıdır!

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, düzenlediği basın toplantısında partisinin görüş ve önerilerini kamuoyu ile paylaştı

Gündeminde Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın açıklamaları ve “kayıp 128 milyar dolar” olan Özcan, çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak iktidara Merkez Bankası rezervlerinin kimlere verildiğini açıklama çağrısında bulundu.

Gündemdeki kripto para mevzuna da değinen Özcan, iktidarı eleştirerek “Sözüm ona spekülatörlerden şikayet eden sizler, geniş kesimleri kendi ellerinizle üretimden el çektirip spekülatörlüğe sevk etmiş olmadınız mı? Milletin kripto paralarla bu derece haşır neşir oluşunun, umudunu sadece borsada para kazanmaya bağlamasının sizin bu kara cehalet operasyonlarınızla ilgisi yok mu? Çalışanların yarısının asgari ücretli olduğu bir ülke haline nasıl geldik değerli arkadaşlar? O asgari ücretin yoksulluk sınırının altında kalmak üzere olduğu bir ülkeye nasıl dönüştürüldük?” ifadelerini kullandı.

Serkan Özcan’ın konuşmalarından bazı satır başları şu şekilde:

Bu iktidarın inkar-itiraf denklemi artık hiç kimseyi şaşırtmıyor. Son itiraflar sayın Bakan Lütfi Elvan’dan geldi. Kendinden önceki yöntemin yanlış olduğunu itiraf etti. Merkez Bankası rezervlerinin Hazine üzerinden satıldığını açıkça kabul etti. Merkez Bankası’nın bunu şeffaf biçimde açıklaması gerektiği de başka bir inkarın itirafı oldu. Merkez Bankası ve Hazine arasında yapıldığını iddia ettikleri protokol, neden daha önce kamuoyuna açıklanmadı? Dahası, neden böyle bir protokole ihtiyaç duyuldu? Üstelik, madem elinizde döviz rezervlerini satacak bir protokol 2017’den beri vardı, 2018 Ağustosundaki Brunson krizinde ortalık yanarken, dolar 4 liradan 7 liraya çıkarken, bu protokole dayanarak neden 1 dolar bile satmadınız? O krizde 1 dolar bile satmazken, yerel seçimler öncesi dolar 6 liranın altında iken neden milyarlarca dolar satma ihtiyacı duydunuz? Merkez Bankasının bir protokolle bütün rezervini ve rezerv yönetimini Hazineye devretmesindeki sorumsuzluk bir yana, neden bu yola tevessül edildiğini de bizimle açık biçimde paylaşacak mısınız?

ELVAN’IN DERDİ BİRİLERİNİ SORUMLULUKTAN KURTARMAK!

Belli ki bakanın derdi birilerini sorumluluktan kurtarmak. Kısmi itiraflarla dikkatleri başka yöne çekmek. Onca soru karşısında sayın bakanın derdine bakar mısınız? Neymiş? “Yöntem yanlışmış ama ortada yolsuzluk yokmuş!” Siz bırakın kendi sahanızda boşa top çevirmeyi de kamuoyunun sorduğu ciddi sorulara ciddi cevaplar verin: Belli bir rezervin, nasıl belirlendiğini bilmediğimiz bir “fiyattan” satılması talimatı verenin kim olduğunu bu millete açıklayın! Madem durum bu minvalde idi, abuk subuk cahilce açıklamalarla neyi neden inkar ettiler o vakit? Eski bakanlarına toz kondurmayacaklar diye, millet bunların önce suskunluklarına, sonra şarlatanlıklarına katlandı aylarca. Türlü yalanlarla, “kasada duruyor”, “pandemide kullandık” “cari açığı finanse ettik” masallarıyla avutulmaya çalışılmadı mı vatandaşlarımız? Kamuoyunun soruları açık, basit ve net: Faizi düşürürken kurlar yükselmesin diye gizlice yapılan satışlarla rezervler düşük kurdan satıldı mı satılmadı mı? Bu şekilde kamu, yüz milyarlarca Türk lirası zarara uğratıldı mı, uğratılmadı mı? Damat bakan, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen yöntemlere başvurdu mu başvurmadı mı? Aklınca arka kapı operasyonlarıyla piyasaları terbiye edeceğini zannetmedi mi? Görevini kötüye kullanmadı mı?

PARANIN KİMİN KASASINA GİTTİĞİNİ BİLMEK BU MİLLETİN HAKKIDIR!

Bütün bu vahamet tablosu karşısında Sayın Lütfi Elvan’ın çıkıp “Merkez Bankası açıklasın” demesi de yetmez! Rezervlerin hangi mekanizmalarla satıldığı değil bu satış talimatını kimin verdiği, yapılan operasyonların sorumlularının kim veya kimler olduğu da önemlidir. “Merkezin kasasında” dedikleri rezervlerin, bugün itibarıyla kimlerin kasasında olduğunu bilmek bu milletin hakkıdır! Yapılan satışların ortalama 6.2 kur seviyesinden yapıldığı hesaplanmaktadır. Bu rezervleri bugünkü kur düzeyinden tekrar Merkez Bankamıza kazandırmanın maliyeti yaklaşık 250 milyar TL’dir. Başka bir deyişle ortada en az, altını çizerek söylüyorum en az 256 milyar TL’lik bir kamu zararı vardır. Bu kamu zararına sebep olanları, talimat verenleri bütün açıklığıyla bilmek istiyoruz. Ülke iktisadi açıdan yangın yerine dönmüş, bunlar, “Yolsuzluk değildi; talimat verilmedi” savunmalarıyla siyasetlerini kollamanın derdine düşmüşler! Yok öyle iki cümleyle sıvışıp kaçmak. O malum soru hala havada ve cevabını bekliyor: 128 Milyar Dolar Nerede? Hanginiz verecek bu hesabı?  

Takip Et

20,204BeğenenlerBeğen
18,142TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri