Ana Sayfa Türkiye Serkan Özcan’dan iktidara: Sizin getirdiğiniz günlerin 28 Şubat’tan farkı kaldı mı?

Serkan Özcan’dan iktidara: Sizin getirdiğiniz günlerin 28 Şubat’tan farkı kaldı mı?

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, partisinin gündeme ilişkin görüş ve önerilerini düzenlediği basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaştı

28 Şubat anmalarını hatırlatan Serkan Özcan, “28 Şubat günleri bitti, bin yıl sürmedi hukuk ayaklar altına alınmıyor, insanlar haksızlıklara uğramıyor diyebiliyor muyuz acaba?” ifadelerini kullandı.

Özcan’ın açıklamalarından bazı satır başları şu şekilde:

İKTİDARIN YENİ DOSTU “FAİZ LOBİSİ” %21.4 BÜYÜDÜ

TÜİK rakamlarına göre ekonomi yüzde 1.8 büyüdü. Ancak bu büyüme için öyle şeyler feda edildi ki, bunları görünce “keşke %1,8 büyüyeceğimize %2-3 küçülseydik de bunlar olmasaydı” diyeceksiniz. Büyümenin maliyeti ne yazık ki çok yüksek oldu. Enflasyonda %15 ile Zambiya ve Sierra Lione ligine geriledi ülke. Cari açık 37 milyar dolara ulaştı. Ülkenin 128 milyar dolarlık döviz rezervleri bir hiç uğruna ve cahilce buharlaştırıldı. Yıllardır milletin gözünün içine baka baka sözüm ona faizci olmadığını anlatan bu iktidarın övündüğü bu %1.8’lik büyümede en büyük katkı nerden geldi biliyor musunuz? İktidarın eski düşmanı yeni yol arkadaşı olan Finans Kesimi %21.4 oranında büyüdü. Emeğin milli gelirden aldığı pay düşerken, esnafın aldığı pay düşerken, çiftçinin aldığı pay düşerken, Sn. Cumhurbaşkanı’nın bizzat Faiz Lobisi olarak adlandırdığı kesim tarihi bir büyüme yaşadı. Elinde parası olup faize yatıran, parasını dövize veya altına çeviren, hükümete olan yakınlığıyla iş bitirenler dışında hiç kimse hissemedi büyüdüğümüzü. Sessizce büyüdüler, derinden, hiç ses çıkarmadan, millete hissettirmeden, kendi kendilerine büyüdüler.

ALBAYRAK’I NEDEN BU MİLLETE PAZARLAMAYA ÇALIŞIYORLAR, NE DEĞİŞTİ? HASTAYDI, İYİLEŞTİ Mİ?

Bugünlerde ekonomiyi iflasa sürükleyen, milletin alın teriyle biriktirdiği 128 milyar doları buharlaştıran damat için “Efsane geri dönüyor” senaryoları yazıyorlar. Madem efsane geri dönüyor; kendilerine “TCMB’nin 128 milyar dolarlık rezervi ne oldu?” diye soruyoruz. Hesap vereceklerine, soru soranlara “üst aklın maşası” diyorlar! Bu nasıl bir pişkinlik, bu nasıl bir aymazlıktır böyle? Ülkenin döviz rezervlerinin şeffaf olmayan, arka kapı yöntemleriyle satılmasının hesabını sormak mıdır üst aklın maşası olmak? Yabancıya ucuz döviz satacaksın. Garantili yol, köprü projelerinde vatandaşın parasını müteahhitlere peşkeş çekeceksin. O müteahhitler sıkışınca borç affına gideceksin. Kiralarını yarıya indireceksin. Vatandaşa da bol faizli kredi uygulayacaksın. Vatandaşın 3 aylık doğalgaz faturası birikince utanmadan kesmeye gidip, yandaş müteahhittin vergilerini, kiralarını hokus pokus yapıp yok edeceksin. Soru sorunca da yok “üst akıl”, yok “ahlaksızlar” falan, Öyle mi? Soruyoruz, sormayalım mı? “Neden Albayrak’ı yeniden allayıp pulluyor, yeniden bu millete pazarlamaya çalışıyorlar? Ne değişti? Hastaydı, iyileşti mi? O değil miydi; “At izi it izine karıştı, Hak ile batılı ayırmak zorlaştı, Mevla sonumuzu hayreylesin” diyen?

YENİ HAZİNE VE MALİYE BAKANI ENFLASYON ÜZERİNDEKİ RİSKLERİ ARTTIRIYOR

Milletimiz, iktidara ilk günden bu yana yaptığımız tüm uyarılara rağmen, gelişmiş ülkelerin 15 katı enflasyona, hayat pahalılığına maruz kalmaya devam ediyor. Nisan ayında enflasyonun %17’li seviyeleri aşması mümkün görülüyor. Yeni Hazine ve Maliye Bakanı Elvan, milleti her geçen gün fakirleştiren çift haneli enflasyon ile mücadele etmek yerine, hala eski bakanın ne kadar başarılı olduğu üzerine açılan kampanyalara destek vererek, enflasyon üzerindeki riskleri daha da arttırıyor.

KANAL İSTANBUL’UN ÇEVRESİNDEKİ ARSALARI KİMLER ALDI?

Sayın Cumhurbaşkanı şimdi de çıkmış “İnadına Kanal İstanbul” diyor. Yani “inadına gerginlik”, “inadına rant” diyor. Hadi gelin şeffaf biçimde açıklayın o zaman: Kanal çevresindeki arsaları kimler aldı? Açıklayın; Ardından da gelin halka soralım, referanduma gidelim.

SİZİN GETİRDİĞİNİZ GÜNLERİN 28 ŞUBAT’TAN FARKI KALDI MI?

28 Şubat’ın yıl dönümünü idrak ediyoruz. Her tarafta 28 Şubat anmaları yapılıyor, unutulmasın bir daha o günler yaşanmasın diye. Ancak “28 Şubat günleri bitti, bin yıl sürmedi hukuk ayaklar altına alınmıyor, insanlar haksızlıklara uğramıyor” diyebiliyor muyuz acaba?” Ne uzun gözaltı ve uzun tutukluluklar, ne gizli tanıklar ve yalancı şahitler var artık diyebiliyor muyuz? Ne işkence kaldı, ne adam kaçırmalar, ne kayıplar, ne de cezaevlerindeki kötü muamele diyebiliyor musunuz mesela? Yargı vesayet altında brifing almıyor, insanlar haksız yere işlerinden ihraç edilmiyor, Artık ne televizyonlar, radyolar, dernekler, vakıflar kapatılıyor, ne de sendikalara üye olanlar suçlu ilan ediliyor, diye yazabiliyor muyuz o hukuk karnesine? Sizleri “ya bu geçmiş günler geri gelirse” diye kandırmaya devam edenlere bir sorun lütfen “sizin getirdiğiniz günlerin 28 Şubat’tan bir farkı kaldı mı?” Boşuna demiyoruz bunlar Yerli-Milli-Çinli diye. Rehberlerinin kim olduğunu iyi biliyorsunuz. Miloseviç gibi kasapların, Esad gibi katillerin dostu, Uygurlara “terörist” diyen zat, kılavuz kaptan rolünü her daim tekrarlıyor. Artık örnekleri İsrail’den veriyorlar, Çin’den veriyorlar. Biri “çıplak arama İsrail’de de var” derken; diğeri “kalkınmak için demokrasiye gerek yok” diyerek Çin’i işaret ediyor. 28 Şubat mimarlarıyla “gelecek vizyonu” açıklamalarını yapmaya devam ediyorlar! Terörle mücadele adı altında siyasetin canına okunuyor, seçmenlere hakaret ediliyor, Kürtlere lanetler yağdırılıyor bizzat Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı tarafından. 28 Şubat’ta çok zulüm gördük ama seçmene lanet edecek cesareti gösterememişlerdi.

Takip Et

20,216BeğenenlerBeğen
18,108TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri