Ana SayfaTürkiyeSerpil Yılmaz, Abdullah Güzeldülger'in Türkbank'ta verdiği gerçek 'ekonomik kurtuluş savaşı'nı yazdı

Serpil Yılmaz, Abdullah Güzeldülger’in Türkbank’ta verdiği gerçek ‘ekonomik kurtuluş savaşı’nı yazdı

Türkbank’ı tasfiyeden çıkartan Gelecek Partisi Kurucusu Abdullah Güzeldülger’in mücadelesi sonunda başarıya ulaştı ve banka faaliyet izni aldı. Serpil Yılmaz bankanın geri dönüşünü ve arkasındaki gerçek “Türk Ekonomik Kurtuluş Savaşı”nın hikayesini kaleme aldı.

Sözcü gazetesinin deneyimli ismi Serpil Yılmaz, başına genel müdür olarak atandığında bitik haldeki Türkbank’ta sadece 4 ayda büyük bir başarı hikayesi yazan Abdullah Güzeldülger’in kritik açıklamalarına geniş yer verdi.

İşte o yazı…

Türk Ticaret’in İslami “hikayesi” satışa hazır

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) fiili lideri Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Ankara’ya eli boş gelmedi.

Abu Dabi Kalkınma Holdingi (ADQ) Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Hasan Al Suwaidi, BAE’nin toplam 10 milyar dolar kaynakla Türkiye’ye 9 alanda yatırım yapacağını duyurdu.

Anlaşmalar arasında TCMB ve BAE Merkez Bankası arasındaki işbirliği mutabakat zaptı da yer aldı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 4 Kasım 2021’de Türk Ticaret Bankası’na bankacılık faaliyet izni vermesi, bu ziyaretin öncesine denk geldi.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), 109 milyon lira ödenmiş sermayesi bulunan bankanın yüzde 98.50 hisse payı ile hakim ortağı konumunda bulunuyor. Kalan yüzde 1.50 hissenin sahibi ise bilinmiyor.

Türk Ticaret Bankası’nın toplumsal hafızamıza yer eden “karanlık sayfası” hatırlandı.

1997 yılında 820 milyon dolar zararla TMSF’ye geçen banka, 1998 yılında açılan ihaleyle 600 milyon dolara iş insanı Korkmaz Yiğit’e satılmıştı.

İhaleye Alaattin Çakıcı’nın müdahale ettiği ortaya çıkınca, 1999 yılında dönemin Mesut Yılmaz hükümeti Meclis’ten güvenoyu alamadı ve düştü.

Banka 2002 yılında TMSF’nin el koyduğu 25 banka ile birlikte tasfiye sürecine girdi.

2012 yılında TMSF’nin Türk Ticaret Bankası genel müdürü olarak atadığı Abdullah Güzeldülger, “Tasfiyeyi tamamlamak üzere 4 yıl için atanmıştım, 6 ay içinde banka borçları ödendi ve bilanço pozitife geçti” diyor.

Güzeldülger süreci şöyle anlatıyor:

“Bankanın yüzde 6 hissedarı konumunda bulunan çalışanlarının ve emeklilerinin kurduğu Munzam Vakfı’nın TMSF uygulamalarına açtığı, 15-16 dava büyük sorundu.

Munzam Vakfı’na 1 milyon lira ödeyerek davalarından vazgeçmelerini sağladık.

Hazine’ye olan 250 milyon lira borcu da kapattık.  Bilançosunda pozitif bakiye kalıyordu. 2013 yılında TMSF’nin talebi üzerine BDDK da tasfiyeden dönüşe onay verdi.”

Güzeldülger, sektör görünümüyle ilgili de bir not düşüyor:

“Faizlerin hızlı düşmesiyle, bankalar yüksek kâr yazacakları için kârları patlıyor. Öz kaynak kârlılıkları artıyor. Bankacılığın cazibesi artıyor.”

Banka, 1913 yılında Adapazarı İslam Ticaret Bankası ismiyle kurulmuş, 1937’ye kadar geçen sürede künyesinden ilk iki kelime çıkartılmış ve bugünkü adını almıştı.

İslami bankacılık köklerine vurgu yapılan bankanın; BAE ya da diyalog köprüleri kurulan Suudi Arabistan sermayesine, faizsiz bankacılık yapan “katılım bankası” portföyünde sunulmuş olma ihtimali hiç de az değil.

Gelecek Partisi kurucularından Güzeldülger de bu ihtimali yadsımıyor: “Bankanın içindeki hikaye kıymetli.  Adapazarı’nda gayrimüslim tüccarlarla rekabet eden Müslüman Türk tüccarlarının bankası olarak kurulmuş.”

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,712TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri