Ana Sayfa Türkiye Şeyh Said ayaklanması: Ayrılıkçı hareket mi yoksa dini kıyam mı?

Şeyh Said ayaklanması: Ayrılıkçı hareket mi yoksa dini kıyam mı?

Araştırmacı-yazar Fatih Şahintürk hala tartışmalı bir konu olan Şeyh Said ayaklanmasını kaleme aldı... 

Araştırmacı-yazar Fatih Şahintürk hala tartışmalı bir konu olan Şeyh Said ayaklanmasını kaleme aldı…

Ünlü sanatçı Yıldız Tilbe’nin sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım, artık kronikleşmiş 100 yıllık bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.

Sosyal medya hesabından Şeyh Said ve Seyit Rıza’nın fotoğraflarını “Allah’ın rahmeti üzerine olsun” notuyla paylaşan Tilbe, bu paylaşımla sosyal medyada tartışmaların gündemi oldu.

Şeyh Said ayaklanması: Ayrılıkçı hareket mi yoksa dini kıyam mı? 1 – WhatsApp Image 2020 11 17 at 01.00.46

Peki Tilbe’nin paylaşımında yer alan Şeyh Said ve Seyit Rıza kim?

Şeyh Said 1925’te, Seyit Rıza 1937 Dersim isyanından sonra idam edilmiş iki isim.

Cumhuriyet tarihinin ilk isyanı olan Şeyh Said Ayaklanması, bizim tarihimizde ‘sağ mahalle’ ve ‘sol mahalle’ arasında tabu haline gelmiş konulardan biri. Her mahalle, kendi gazeteci ve yazar kadrosuyla bu konuyu kendine yontarak değerlendirir, yazar, çizer ve ideolojik mesaj devşirir durur…

Ulusalcı ve Kemalist mahalle, yani birinci Cumhuriyetçi kadro, Şeyh Said’in Nakşi Şeyhi ve Kürt olması nedeniyle vakayı İslamist-Kürdist yani ‘bölücü ve gerici’ bir ayaklanma olarak değerlendirir. Bu mahalle eşrafı, olaya beynelmilel ruh katmak için dış mihraklar bağını kullanmayı da ihmal etmeyerek ‘İngiliz patentli isyan’ sosunu da eklemeyi ihmal etmez… Oysa Şeyh Said isyanında İngiliz parmağı yoktur.

İngiliz desteği aranmış ancak karşılık bulmamıştır. Vakada ismi geçen Seyyid Abdülkadir’in adamı Palulu kör Sadi’nin temas kurduğu Mister Tempeton, aslında polis memuru ve muhbiri Nizamettin’den başkası değildir…

SAĞ MAHALLENİN ŞEYH SAİD’İ

Peki sol mahalle böyleyken, sağ mahalle ondan geri kalır mı?

Sağ mahalle de, vakaya ‘dini kıyam’ süsü vermek için Şeyh Said’in Hilafet’in kaldırılmasına tepki olarak kalkıştığını iddia eder ki, deli saçmasıdır.

Bu kesim, vakanın arka planında yer alan ve kilit rol oynayan Kürdistan Azadi Cemiyeti’nin kurulduğunda yani Mayıs 1923’te, Hilafet’in halen yürürlükte olduğunu gözden kaçırır, daha doğrusu görmemek işine gelir…

Şeyh Said’in torunu Abdülmelik Fırat ve aileyi yakından tanıyan Musa Anter anılarında, vakanın amacının Kürdistan’ın bağımsızlığı olduğunu, dini bir kıyam olmadığını, Seyyid Abdülkadir’in tavsiyesiyle taban ve meşruiyet sağlamak amacıyla bu yönde süs verildiğini, olayın önde gelen isimlerinin tarikat cemaat liderleri olmasından dolayı böyle sanıldığını kabul ve itiraf ederler…

Biraz geriden başlayarak vakayı hatırlayalım…

OSMANLI’DA İLK İSYANLAR

Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk ayrılıkçı ayaklanmalar, 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın lağvedilmesinden sonra başladı. Osmanlı Merkez 1’nci Ordusunun tarihe karışmasını fırsat bilen Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, İngiltere desteğiyle Kütahya’ya kadar geldi ve 1842’de Mısır Hidivliğini sağladı.

2000’li yılların Ekonomi Bakanı Kemal Derviş’in dedesi olan Arnavutluk Tepedelenli Ali Paşa, Bedirhan Aşireti lideri Bedirhan Bey gibi isimler de Kavalalı’nın ardından isyan bayrağı açarak Osmanlı İmparatorluğu’ndan toprak koparmanın peşine düştüler. Osmanlı idaresi bu isyanları çok sert bir şekilde bastırdı. İsyanlarda yer alan isimler ve aileler Girit, Trablusgarb gibi uzak yerlere sürgün edildi.

Dolayısıyla bu isimler daima Osmanlı hanedanı ve devletine haset ve kin beslediler. Bu yüzden Tanzimat döneminde yeşeren meşrutiyet akımına ve Jön Türklere destek verdiler.

Tanzimat dönemindeki meşrutiyetçi Jön Türk Hareketinin finansörü de zaten Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nı torunu Mustafa Fazıl Paşa’ydı…

1902 yılında düzenlenen 1’nci Jön Türk kongresi, meşrutiyetçilerin ‘liberal meşrutiyetçi’ ve ‘milli meşrutiyetçi ‘olarak bölünmesine neden oldu. Eyaletçi ve Federasyoncu Adem-i Merkeziyet ve Teşebbüs-i Şahsi fikrini savunan Prens Sabahaddin Bey kanadı, Kürtler ve Ermeniler tarafından desteklendi. Çünkü Prens Sabahaddin, hayalini kurduğu sistemde Kürdistan ve Ermenistan’ın bağımsızlığını hayal ediyordu…

Babanzade ailesinden Babanzade Süleyman Hikmet Bey de 1’nci Jön Türk Kongresine katılmış ve Prens Sabahaddin Bey kanadında yer almıştı.

Karşı kanat olan Ahmet Rıza Bey kanadı ise kesinlikle Osmanlı toprak bütünlüğünü savunuyor, eyalet ve konfederasyon gibi fikirleri şiddetle reddediyordu.

KÜRT TEAVUN VE TERAKKİ CEMİYETİ VE NAKŞİ-HALİDİZM

İşte bu ortamda, 2’nci Meşrutiyetin ilanından sonra Seyyid Abdülkadir liderliğinde ‘Kürt Teavun ve Terakki Cemiyeti’ kuruldu. Cemiyetin kurucuları arasında Babanzade Süleyman Hikmet Bey’in kardeşi Babanzade Ahmed Naim Bey de yer aldı.

Seyyid Abdülkadir kim?

Mevlana Halid Bağdadi’nin halifelerinden Seyyid Taha Hakkâri’nin torunu…

Bugün Osman Nuri Topbaş’ın başında olduğu Erenköy Cemaatinin kurucusu olan Mehmed Esad Erbili’nin selefi Taha Hariri de Seyyid Taha Hakkâri’nin halifelerindendi.

Esad Erbili’nin dedesi Şeyh Hidayetullah da, Halid-i Bağdadi’nin halifelerindendi.

Seyyid Taha Hakkâri’nin tespit edilebilen 15 halifesi vardı. Bunlardan en ünlüleri Seyyid Sibgatullah Arvasi, Seyyid Fehim Arvasi, Şeyh Taha Hariri, Şeyh Abdüsselâm Barzani, Şeyh Tacettin Barzani (Mesut Barzani’nin dedesi) ve Şeyh Muhammed Küfrevi…

Kürt Teavun Cemiyeti 31 Mart Vakası ve Mahmud Şevket Paşa suikastı olaylarından sonra etkisini yitirdi ve tarihe karıştı.

ŞEYH SAİD’İN SİYASİ TORUNLARI

Mevlana Halid Bağdadi’nin halifelerinden ve Seyyid Taha Hakkari’nin yakın dostu olan isimlerden biri de Şeyh Ali Septi’ydi. Şeyh Ali Septi de Şeyh Said’in dedesiydi.

Şeyh Ali Septi’nin oğlu Şeyh Hasan’ın torunu Ali Rıza Septioğlu, 1969’da Bağımsız Elazığ milletvekili olarak TBMM’ye girdi, daha sonra AP’ye katıldı. 1973 seçimlerinde AP Elazığ milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi.

1977 seçimlerinde AP Elazığ milletvekili olarak tekrar TBMM’ye giren Ali Rıza Septioğlu, tarihe Güneş Motel Pazarlıkları olarak geçen olaydan sonra AP’den istifa etti ve Ecevit Kabinesinde Devlet Bakanı olarak yer aldı.

Ali Rıza Septioğlu, 12 Eylül’den sonra siyasete DYP milletvekili olarak geri döndü. DYP Elazığ (1987-1995) milletvekili olarak iki dönem milletvekilliği yaptı. 1995 seçimlerinde seçilemedi, 1999’da DYP Elazığ milletvekili olarak tekrar TBMM’ye girdi ve 4 Eylül 2001 tarihinde vefat etti.

Ali Rıza Septioğlu’ndan sonra bayrağı oğlu Faruk Septioğlu aldı ve AK Parti Elazığ (2007-2015) milletvekili olarak iki dönem TBMM’de yer aldı.

Şeyh Ali Septî’nin Bağdadi’den “hilâfet” alması Cumartesi gününe tekabül ettiği için kendisine ilk orada “Septî” sıfatı takılır. Bütün hayatı boyunca “Septî” soyadını kullanmasının sebebi budur. “Sebt / Sabbat”, Arapça / İbranîce, yani Hamî – Samî kökenli bir kelime ve “Cumartesi” demektir.

1918: KÜRT TEALİ CEMİYETİ, BEDİRHANLAR VE ABDÜRRAHİM ZAPSU

İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin (İTC) idaresini ele geçiren genç subaylar, Ahmet Rıza Bey’in pozitivist, Mustafa Celaleddin Paşa’nın Turco-Germenik ve Von Der Goltz Paşa’nın militarist fikirlerine bağlıydı. Bu yüzden Enver Paşa liderliğinde ‘Milli Meşrutiyetçilik’ fikrine bağlı kaldılar.

Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın liberalleri ve İslamcıları gibi, Kürt Teavun Cemiyetini kuranlar da İTC’nin nefretine muhatap oldular ve siyasi arenada minder dışına itildiler.

1’nci Dünya Savaşında İTC’nin mağlup olması ve Sultan Vahdettin’in tahta çıkmasıyla durum değişti. İngiliz yanlısı Damat Ferit Paşa Sadrazam oldu ve İttihatçı avı başladı.

Bu arada Mütareke döneminde Kürt Teali Cemiyeti kuruldu. Cemiyetin başında yine tanıdık bir isim Seyyid Abdülkadir var. Diğer kurucular Hüseyin Şükrü Baban (1’nci Jön Türk Kongresine katılmıştı, kısa süre sonra cemiyetten ayrıldı), Babanzade Hikmet Bey, Bedirhan Aşiretinden Kamuran Bedirhan ve Kardeşi Celadet Bedirhan…

Ayrıca Abdullah Cevdet Bey ve 150’liklerden Mevlanzade Rıfat Bey de Kürt Teali Cemiyeti faaliyetlerine katıldı.

Kürt Teali Cemiyeti kurucularından biri de AK Parti’nin kurucularından, iş adamı Cüneyt Zapsu’nun dedesi Abdürrahim Zapsu’ydu. Cüneyt Zapsu, dedesinin kurucu üyeliğini şu sözlerle ifade ediyor:

– Dedenizin Kürt Talebe Ümit Cemiyeti’nin kurucusu olduğu, Şeyh Sait ayaklanmasına katıldığı doğru mu?

– “İlki doğrudur bir de Kürt Teali Cemiyeti vardı. Tek bildiğim, dedemin İstanbul’da Kürt talebeleri eğitmeye çalıştığıdır. Osmanlı dönemi son ilahiyat mezunlarından. Zaten, babam, Saint George’da. Halalarımdan biri de Saint George, diğeri Dame de Sion’da. Katı Müslüman olan bir insan, tutup papaz okullarına çocuklarını gönderir mi? Ki o zaman tam papaz okulu Saint George. Biz döndüğümüzde Almanya’dan, babam kendi okuluna gitmemizi istemişti. Biz istemedik. Yok baba, Alman Lisesi daha güzel. Biz papazların yanına girmeyelim dedik.”

Cüneyt Zapsu’nun dedesi Abdürrahim zaten Bedirhan aşiretinden Fatma Hidayet Çınar Hanım ile evliydi. Abdürrahim Zapsu Cumhuriyet döneminde Talebe Cemiyeti kurdu ve işletti. Burada yazar Musa Anter ile tanıştı (Musa Anter de Cüneyt Zapsu’nun halası Hale Zapsu’yla evlidir) ve Ehli Sünnet dergisini çıkardı.

Abdürrahim Zapsu ayrıca, 1949’da Necip Fazıl Kısakürek liderliğinde kurulan Büyük Doğu Cemiyetinin kurucuları arasında yer aldı. 1958’de vefat etti.

Necip Fazıl Kısakürek de Arvasi ailesinden Nakşi Halidi Şeyh Abdülhakim Arvasi’ye intisap etmişti.

Abdürrahim Zapsu’nun annesi Emetullah Hanım’ın annesi de Seyyid Muhiddin Arvasi Hazretlerinin kızı Zeliha Hanım’dı.

SİVAS KONGRESİNİ BASMA TEŞEBBÜSÜ

Kürt Teali Cemiyeti, Milli Mücadele döneminin ilk yıllarında Damat Ferit Paşa ve İstanbul Hükümetinden taraf oldu. Bu yüzden Kürdistan Teali Cemiyeti’nden Kamuran ve Celadet Bedirhan kardeşler, İstanbul Hükümeti, İngiliz İstihbaratından Binbaşı Noel ve Harput Valisi Ali Galip Bey ile bir olup Sivas Kongresini basmaya teşebbüs etti. Ancak zamanında istihbaratı alan Kazım Karabekir, bu basma teşebbüsü püskürttü. Olaydan sonra Kürdistan Teali Cemiyeti dağıldı, Bedirhan’lar yurtdışına kaçtı.

Bedirhan’ların Sivas Kongresini basma teşebbüsünden iki sene sonra bu kez Seyyid Abdülkadir ‘Koçgiri İsyanı’nı başlattı. Bu kez Sakallı Nurettin (Konyar) Paşa’nın müdahalesiyle Koçgiri isyanı bastırıldı (1921). Seyyid Abdülkadir yurtdışına kaçtı ancak kısa süre sonra döndü.

Bu arada Milli Mücadele hareketi de Kürtleri yanına almak için her türlü yolu deniyordu. İstanbul Hükümetinin vaadi gibi, Hilafete bağlı kalmak şartıyla Kürtlere özerklik vaadi de verilmişti.

1’nci Meclis’in 337 mebusundan 72 mebusu Kürtlerden oluşuyordu. Meclis görüşmelerinden sık sık Kürdistan ifadesi kullanılıyor, Milli Mücadelenin Türk ve Kürt halkının ortak başarısı olduğu vurgulanıyordu.

Bu bahar havası kısa sürdü. Çünkü merkezi yönetim, Milli Mücadelenin sonlarına doğru Kürt varlığını görmezden gelmeye başladı. Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasası’nda bu durum daha da somutlaştı.

1923: KÜRDİSTAN AZADİ CEMİYETİ

Bu yüzden Mayıs 1923’te, 1’nci Meclis Bitlis Mebusu Yusuf Ziya (Koçoğlu) Bey ve Cibranlı Albay Halid Bey liderliğinde ‘Kürdistan Azadi Cemiyeti’ adıyla bir cemiyet kuruldu. Cemiyetin amacı Kürdistan’ı kurmaktı.

Cemiyete kısa süre sonra Şeyh Said de dahil oldu. Zaten Şeyh Said’in üçüncü eşi olan Fatma Hanım, Cibranlı Albay Halid Bey’in kız kardeşiydi.

17 Kasım 1924’te Kazım Karabekir liderliğinde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu.

Aynı günlerde Şeyh Said’in oğlu Ali Rıza, Seyyid Abdülkadir ile görüştü ve Seyyid Abdülkadir’in Azadi Cemiyetine katılmasını sağladı.

MUHBİR BİNBAŞI KASIM ATAÇ SAHNEYE ÇIKIYOR

Kısa süre sonra Ankara Hükümeti, yani Cumhurreis Gazi Paşa’nın, Kürdistan Azadi Cemiyeti’nin faaliyetlerinden haberi oldu ve Yusuf Ziya Bey ile Cibranlı Albay Halid Bey’in tutuklanmasını istedi ve böylece tutuklandılar.

Peki Gazi Paşa, Kürdistan Azadi Cemiyeti faaliyetlerinden nasıl haberdar olmuştu?

Şeyh Said’in bacanağı ve Cibran’lı Albay Halid Bey’in kayınbiraderi olan Binbaşı Kasım Ataç, muhbirdi. Binbaşı Kasım Ataç, gelişmeleri an be an Ankara Hükümetine bildiriyordu.

Bu gelişmeler üzerine Şeyh Said Azadi Cemiyeti’nin başına geçti. Bir an evvel harekete geçmek için kolları sıvadı.

Seyyid Abdülkadir’in tavsiyesiyle harekete destek ve taban sağlamak için dini kıyam süsü verilmesi kararlaştırıldı. Hilafetin kaldırılmış olması bahane edilecekti.

Kıyam tarihi olarak Nevruz, yani 21 Mart 1925 seçilmişti. Seyyid Abdülkadir, başta İngilizler olmak üzere dış destek ararken, Şeyh Said’in oğlu Şeyh Ali Rıza, Kürt aşiret beyleriyle görüşmeler yapıyor destek arıyordu.

Seyyid Abdülkadir’in adamı Palulu Kör Sadi’nin görüştüğü ve İngiliz Hariciye Nazırlığından istihbaratçı sandığı Mister Templaton, aslında Polis Memuru Nizamettin’di.

Şeyh Said isyanı sonrası yapılan yargılamalarda Templaton’un adının geçmesi, Şeyh Said isyanının ardında İngiliz desteği var yanılgısına neden olmuştu.

Şeyh Ali Rıza’nın görüştüğü isimlerden biri de Said-i Kürdi’ydi ancak Said Kürdi, hareketin içinde olmayacağını söyledi.

Cuneyt Zapsu’nun dedesi Abdürrahim Zapsu da Şeyh Said İsyanında yer almadı.

NEVRUZ GÜNÜ BAŞLAYAN BİR İSYAN

5 Şubat 1925’te Şeyh Said, kardeşi Şeyh Abdürrahim’in evine bir düğün vesilesiyle misafir oldu.

8 Şubat 1925’te, Jandarma Kuvvetleri Şeyh Abdürrahim’in köyüne gelerek, Şeyh Said’in yanında yer alan ve haklarında tutuklama kararı çıkan birkaç ismin teslim edilmesini istedi. Ancak bu kabul edilmedi ve ardından Jandarma kuvvetleri ile Şeyh Said’in kuvvetleri arasında çatışma çıktı. Böylece Şeyh Said isyanı patlamış oldu.

Ankara’da bulunan Ali Fethi Okyar Hükümeti olayı önce önemsemedi ancak çatışmalar kısa sürede şiddetlenince olay büyüdü.

2 Mart 1925’te Başbakan Ali Fethi Okyar istifa etmek zorunda kaldı. Aynı gün, İsmet İnönü Hükümeti kuruldu ve meşhur Takrir-i Sükun Kanunu kabul edildi.

6 Mart 1925’te Tevhid-i Efkar, Son Telgraf, İstiklal, Sebilürreşad, Orak Çekiç ve Aydınlık dergi ve gazeteleri kapatıldı.

6 Nisan 1925’te Şeyh Said’in bacanağı ve Cibranlı Albay Halid Bey’in kayınbiraderi olan Binbaşı Kasım Ataç’ın ihbarı isyanın çöküşü oldu. 14 Nisan’da Şeyh Said teslim olmak zorunda kaldı ve isyan sona erdi.

15 Nisan 1925’te Cibranlı Albay Halit Bey kurşuna dizildi.

2 Ay süren isyan sırasında 15 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Şeyh Said dahil 48 kişi idam edildi.

27 Mayıs 1925’te Tutuklu bulunan eski Bitlis Mebusu Yusuf Ziya Bey, eski Erzincan Mebusu Hasan Hayri Bey ve Seyyid Abdülkadir idam edilenler arasındaydı.

3 Haziran 1925’te TCF kapatıldı.

28 Haziran’da Şeyh Said idam edildi.

Bu idamlar Şeyh Said ailesindeki ilk idamlar değildi. Şeyh Said’in dedesi Şeyh Ali Septi Efendi’nin 5’nci kuşak dedesi olan Seyyid Haşim, 1639’da “Ben milletine tütün ve alkolü yasaklayıp, kendi sarayında alkol alan adama biat etmem” deyip, Sultan 4’üncü Murad Han’a biat etmediği için idam edilmişti.

Seyyid Haşim’den 286 yıl sonra torunu Şeyh Said de idam edildi.

ŞEYH SAİD’İN TORUNU ABDÜLMELİK FIRAT

30 Kasım 1925’te çıkarılan bir yasayla Tekke ve Zaviyeler kapatıldı.

Şeyh Said ailesinin durumu ise daha kötüydü. Aile üyeleri Kırklareli’ne sürgün edildi. 1929’da Takrir’i Sükun kanunu kaldırılınca aile tekrar köyüne döndü.

Ancak bu kez Mecburi İskan Kanunu’yla aile 1934’te tekrar Kırklareli’ne sürgün edildi. Bu sürgün 13 yıl sürdü ve 1947’de aile Erzurum’a geri döndü.

Şeyh Said ailesinin Erzurum’a dönmesinden iki ay sonra aile reisi olan Şeyh Şahabettin Fırat vefat etti. Şeyh Şahabettin, hem Şeyh Said’in damadı, hem de kardeşi Bahaddin’in oğluydu.

Aile reisliğini Şeyh Şahabettin Fırat’ın oğlu 15 yaşındaki Abdülmelik Fırat üstlendi.

DP iktidarıyla Şeyh Said ailesi daha da rahatladı. Hatta 1954’de Başbakan Adnan Menderes Şeyh Said’in oğlu Şeyh Ali Rıza’yı milletvekili yapmak istemiş ancak dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın müdahalesiyle bu girişim akim kalmıştı.

1957’de ise Abdülmelik Fırat DP Erzurum (1957-1960) milletvekili olarak TBMM’ye girdi. Abdülmelik Fırat, milletvekili olabilmek için yaşını 5 yaş büyüterek 30’a yükseltmek zorunda kalmıştı.

Abdülmelik Fırat, 1951’de dayısı Şeyh Ali Rıza’nın kızı Zabide Hanım ile evlendi. Dışardan ortaokulu ve liseyi bitirdi.

27 Mayıs 1960 darbesinden sonra tutuklanan ve yargılanan Abdülmelik Fırat 3 yıl hapis yatarak siyasi yasaklıların arasına katıldı.

1963’te Kayseri Cezaevinden tahliye olan Abdülmelik Fırat, daha sonra ticaretle uğraştı.

AP döneminin ilk yıllarında Süleyman Demirel ve AP’yi destekleyen Fırat ailesinin, Demirel’in Kürt sorunu karşısındaki tutarsız çizgisi yüzünden araları açıldı. Abdülmelik Fırat’ın kayınbiraderi olan Fuat Fırat, Bağımsız Erzurum (1973-1977) milletvekili olarak TBMM’ye girdi.

Fuat Fırat daha sonra MSP’ye katıldı. 1977 seçimlerinde Fuat Fırat MSP Ankara 5’nci sıra, Abdülmelik Fırat ise MSP Erzurum 3’ncü sıra adayı olmalarına rağmen seçilemediler…

Fuat Fırat, yıllar sonra Refah Partisi/Fazilet Partisi İstanbul (1995-1999) milletvekili olarak tekrar TBMM’ye girdi.

Abdülmelik Fırat ise 12 Eylül 1980 darbesinden sonra bir ihbar üzerine 5 ay tutuklu kaldı. ANAP döneminde Turgut Özal’ın davet etmesine rağmen, Kenan Evren’in veto edeceğini bildiği için ANAP’tan milletvekili adayı olmadı.

1987 seçimlerinde ise DYP Erzurum milletvekili adayı oldu ancak kazamadı.

Abdülmelik Fırat, 1991 seçimlerini kazanarak DYP Erzurum (1991-1995) milletvekili olarak yeniden TBMM’ye döndü.

Abdülmelik Fırat’ın dayısı Mehmet Emin Fırat’ın oğlu Abdülillah Fırat ise Refah Partisi/Fazilet Partisi Erzurum (1991-1999) milletvekili oldu.

ŞEYH SAİD AİLESİ VE MİLLİ GÖRÜŞ

Şeyh Said ailesi ile Milli Görüş hareketinin daha köklü organik bağları da vardı. Şeyh Said’in ilk eşi Şeyh Ahmed’in kızı Emine Hanım’dı. Şeyh Ahmed’in 4’üncü kuşak torunu Hüsamettin Korkutata, RP/FP/SP Bingöl (1991-2002) milletvekili olarak TBMM’ye yer aldı.

Abdülmelik Fırat, 1994’de, RP milletvekili Hasan Mezarcı’nın 1926 İzmir Suikastının yeniden incelenmesini öngören önergeyi imzalayınca DYP genel başkanı Tansu Çiller tarafından haysiyet divanına sevk edildi, ardından Fırat ihracını beklemeden DYP’den istifa etti.

1994-1996 yılları arasında Özgür Gündem gazetesinde yazılar yazdı.

1995’te milletvekilliği süresi dolunca aday olmadı ve parlamenter hayatı sona erdi. Ancak dışardan DEHAP’ı destekleyeceğini de açıkladı.

2002 yılında HAKPAR’ı kuran ve 4 yıl genel başkanlığını yapan Abdülmelik Fırat, 29 Eylül 2009’da vefat etti.

Takip Et

20,459BeğenenlerBeğen
17,675TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Yakıt fiyatlarına yeni zam bu gece başlıyor

Yakıt fiyatlarına bir zam daha geldi. Geçtiğimiz günlerde benzinin litre fiyatına 37 kuruş zam yapılırken, bir zam haberi de motorine geldi. Buna...

İBB’nin 6 bin yeni taksi projesi reddedildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İstanbul’un taksi sorununu çözmek için gündeme getirdiği 6 bin yeni taksi projesi üçüncü kez reddedildi. UKOME...

MHP’li isimden skandal! Davutoğlu’na hiç söylemediği sözler üzerinden hakaret yağdırdı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Fox TV’de katıldığı Çalar Saat programında İsmail Küçükkaya’ya Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli’yi eleştiren...

Bakan Akar’dan Fransa’ya sert tepki: Sorunun parçası oldular

Fransız Senatosu’nun, Dağlık Karabağ’ı bağımsız ülke olarak tanıyan skandal kararına tepkiler yükselmeye devam ediyor. 30 yıl sonra Ermenistan işgalinden...

Editörün Seçtikleri

Faik Öztrak: Madem tıpış tıpış faizi artıracaktınız neden bu kadar dolar ve adamı yiyip bitirdiniz?

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, parti genel merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında Merkez Bankası’nın faiz kararını eleştirdi. Öztrak, Türkiye’nin yüzde 15’lik faiz oranıyla, Sierra...

Özet izle: Karabağ Sivasspor maç özeti! 3-2 ile kazanan Sivasspor

Karabağ Sivasspor maç özeti izle. Sivasspor UEFA Avrupa Ligi I Grubu’nda Karabağ'ı 3-2 mağlup ederek puanını 6'ya yükseltti. İşte maçın özeti ve gollerin videosu. Bugün...

Linç edilen Bülent Arınç’a Ahmet Hakan’dan destek geldi

Ahmet Hakan Bülent Arınç'a destek oldu. Ahmet Hakan, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavgala hakkındaki sözleri nedeniyle hedef haline getirilen Arınç'a destek verdi. Hatırlanacağı gibi dün...

Cumhurbaşkanlığı bütçesi, yeni yılda 886 milyon lira artacak iddiası

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bu hafta 4 kurumun 2021 bütçesi görüşülecek. Görüşülecek kurumlardan Cumhurbaşkanlığı 2021 Yılı Bütçe Teklifi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip...

MHP Türk siyasetini esir aldı! Ve Erdoğan Bahçeli ile kaybedeceğini gördü

KARAR TV canlı yayınına konuk olan siyasal iletişim uzmanı, eski anketçi İbrahim Uslu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MHP ile kaybedeceğinin farkına vardığını söyledi. Bir dönem kamuoyu araştırma...