Ana Sayfa Türkiye Soru çok basit: Selçuk Özdağ'a saldırı emrini kim verdi?

Soru çok basit: Selçuk Özdağ’a saldırı emrini kim verdi?

Selçuk Özdağ'a saldırı emrini kim verdi? Saldıranlardan ikisi yakalandı ancak hala yanıt bekleyen çok net bir soru var. Selçuk Özdağ'a saldırı emrini kim verdi?

Selçuk Özdağ’a saldırının üzerinden neredeyse 3 gün geçtikten sonra saldırganlardan ikisinin yakalandığı açıklandı. Ancak hala yanıt bekleyen çok net bir soru var. Selçuk Özdağ’a saldırı emrini kim verdi?

Karar gazetesi “Saldırı emrini kim verdi” manşetiyel çıktı bugün.

Ankara’da önceki gün 20 saat içerisinde siyaset ve medyaya silahlı, sopalı saldırılar düzenlendi. Saldırganların eş zamanlı olarak harekete geçmeleri ve aynı yöntemi kullanmaları bu kişilerin tek bir merkez tarafından organize edildiğini gösterdi. “Failler ortaya çıkarılana kadar soracağım” diyen Davutoğlu “Terör Ankara’da. Saldırganlar, azmettirenler nerede?” dedi.

Ankara’da Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Eski Ülkü Ocakları Başkanı, TV programcısı Afşin Hatipoğlu ve gazeteci Orhan Uğuroğlu’nun saldırıya uğramasıne tepki sürüyor. Araçlarına binerken arkalarından gelen kişiler tarafından darp edilen üç isimden sadece Uğuroğlu’na saldıranlar yakalanabildi. Saldırılara en sert tepki Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’ndan geldi. Özdağ’ı tedavi gördüğü hastanede ziyaret eden Davutoğlu, ardından yaptığı açıklamada “Silahlı ve sopalı 5 kişi kendisine cinayete teşebbüs edecek şekilde bir saldırı gerçekleştirdi. Kaygı duyduğumuz şekilde kafa travmasına benzer bir durum yok. 17 dikiş atıldı. Hala ciddi şekilde tabi travmatik etki devam ediyor” diyerek Özdağ’ın sağlık durumuna ilişkin bilgi verdi.

Amaç topluma korku salmak

KRT TV program sunucusu Afşin Hatipoğlu’na yapılan saldırıyı anımsatan Davutoğlu “Selçuk Özdağ’a, hemen sonrasında Orhan Uğuroğlu’na yapılan saldırıların, insanların yüreklerine korku salmak isteyen bir çete tarafından gerçekleştirildiği aşikardır. Piyonlara bakarak yanılmamak lazım. Bu piyonların arkasında kimler varsa, Türkiye’yi tekrar 90’lı yılların faili meçhullerine götürmek isteyenler kimlerse, buradan onlara bütün Gelecek Partililer ve bizimle dayanışma sergileyen kesimler adına sesleniyorum” dedi ve şöyle devam etti: “Siyasi partiler aradılar, açıklama yaptılar hepsine teşekkür ediyorum. Liderleri bazında açıklama yapmayan iki parti var. Ne cumhurbaşkanı ne de Bahçeli bu alçakça saldırıyı kınayan bir açıklama yapmadılar. Saldırıyı duyar duymaz yaptığım açıklamada Cumhurbaşkanı’na çağrıda bulunmuştum. Bizim birinci dereceden muhatabımız Cumhurbaşkanı’dır. Şu ana kadar 10 saat geçti.

İktidarın utanç veren sessizliği

Bugün bu saldırılar yaşanırken Türkiye’yi yönetenlerin açıklama yapmış olmaması utanç verici. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Eğer şuysa, istenen şuysa, saldırıya uğrayan bizi eleştiren biriyse susarız diye bir düşünce varsa aynen hep uluslararası alanda tenkit ettiğimiz ‘terörist bizimse iyidir’ yaklaşımının Türkiye’ye yaklaşımı olur. Türkiye’yi daha otoriter bir rejime yöneltmeye çalışırlarsa bilsinler ki, bir daha bu ülkede dikta rejimlerine izin vermeyeceğiz.”

Saldırganlar nerede?

Davutoğlu dün öğle saatlerinde ise Özdağ’ın sağlık durumu hakkında açıklama yaparak, saldırganların yakalanmasını istedi. Davutoğlu “Başkent’in göbeğinde siyasi terör saldırısına uğrayan kardeşim Selçuk Özdağ’ın ameliyatı şükür başarıyla sonuçlandı. 24 saat geçti silahlı-sopalı saldırganlar nerede?. Azmettirenler nerede? Failler bulunup ortaya çıkarılana kadar soracağım: Terör Ankara’da, failler nerede?” açıklaması yaptı.

Kolundan ameliyat geçiren Selçuk Özdağ da Twitter’dan mesaj paylaştı. Özdağ mesajında “Camdan evlerde, sırça köşklerde oturanlar başkasının evine taş atarken “delilerine” çok güvenmesinler. Zira bir akıllı bin delinin hakkından gelir. Siz herkese herşeyi diyecekseniz ama başkaları size hep temenna mı sunacak? Hayırdır sn. devletlular! siz ağa mısınız bey misiniz?” ifadelerini kullandı.

Ankara’da gerçekleşen üç saldırıda sadece Yeniçağ gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu’nu darp eden 4 kişi yakalanmıştı. 4 şüpheli, nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Geçen yıl 6 saldırı yapıldı

Özdağ ve Uğuroğlu’na yapılan saldırı, kısa süre önce arka arkaya yapılan saldırıları hatırlattı. Saldırıya uğrayan isimlerin ise, geçmişte MHP kökenli olması dikkat çekiyor. Gazeteci/Yazar Sabahattin Önkibar, 2019 yılının Mayıs ayında Ankara’da saldırıya uğramıştı. Evinin önünde 3 kişinin saldırısına uğrayan Önkibar da, yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştı. Sabahattin Önkibar, saldırıya uğramadan önce MHP lideri Devlet Bahçeli’yi eleştirmişti. Önkibar’a İstanbul TÜYAP kitap fuarında da saldırı düzenlenmişti. Saldırganlar serbest bırakılmıştı. Odatv’nin haberine göre Yeniçağ yazarı, gazeteci Yavuz Selim Demirağ da 2019 yılının Mayıs ayında evinin önünde saldırıya uğramıştı. Geçen Haziran ayında da posta kutusuna kurşun bırakıldı. Saldırı sonrasında Demirağ yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştı. Yavuz Selim Demirağ da, saldırıdan önce MHP’liler ile tartışma yaşamıştı. Saldırganlar yakalandı 2 saat sonra bırakıldı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in danışmanı gazeteci Murat İde de, 2019 yılının Aralık ayında evinin önünde saldırıya uğramıştı. Saldırganlar yakalanıp bırakıldı. Korkusuz gazetesi yazarı Ahmet Takan da, 2019 yılının Kasım ayında evinin önünde beyzbol sopalı saldırıya uğradı. Saldırgana ilişkin hukuki bir ilerleme kaydedilemedi. SONAR Araştırma şirketinin sahibi Hakan Bayrakçı da 2019 yılının Ağustos ayında saldırıya uğradı. Bayrakçı saldırıda yaralanmıştı. Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alaattin Aldemir, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanlığını yapıyordu. Aldemir’e bir büroda yapılan silahlı saldırı, Aldemir ve arkadaşları tarafından püskürtüldü

Gazeteciler hedef haline geldi

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 2021’in ilk 15 gününde 5 gazetecinin fiili saldırıya uğradığını açıkladı. Gazeteci ve siyasetçilerin can güvenliğinin iktidarın sorumluluğunda olduğunu hatırlatan Çakırözer “2019 yılında 34, 2020 yılında 17 gazeteci saldırıya uğradı. Cezasızlık politikası devam ederse saldırılar artarak sürecektir” dedi. Çakırözer “2019 yılında gazeteciler Sabahattin Önkibar, Ahmet Takan, Yavuz Selim Demirağ, Murat İde yazıları, haberleri nedeniyle sokak ortasında saldırıya uğradı. Sorumlular caydırıcı cezalara çarptırılmadı. Bu cezasızlık politikası yeni saldırıların kapısını araladı. 2020 yılında da saldırılar devam etti. Aralarında Elazığ ve Diyarbakır’daki yerel gazetecilerin de bulunduğu 17 basın çalışanı haberleri ve paylaşımları nedeniyle darp edildi ya da tehdit edildi. Hem gazetecilerin basın özgürlüğü, hem de saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve tüm siyasetçilerin ifade özgürlüğünü sonuna kadar kullanmalarını sağlamak iktidarın ana sorumluluğudur. Bu saldırıların faillerine caydırıcı ceza verilmezse, saldırılar artarak devam eder” dedi.

Takip Et

20,146BeğenenlerBeğen
18,112TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri