Ana SayfaTürkiyeTaha Ün: Gelecek Partisi, Türkiye'nin yeni dönem siyasetinde önemli bir omurgayı taşıyacak

Taha Ün: Gelecek Partisi, Türkiye’nin yeni dönem siyasetinde önemli bir omurgayı taşıyacak

Gelecek Partisi’nin siyasal iletişimini sürdüren Taha Ün, Nevşin Mengü’nün podcast yayınına konuk oldu. Trend Topic isimli programın konuğu olan Ün, AK Parti’nin iletişim stratejisinden güncel konulara kadar pek çok konuyu değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı, artık siyaseti değil mühendisliği tercih ediyor

Pelikan tarzı yapılar siyasetin bitip mühendisliğin başladığı bir ortamda ortaya çıkar diyen Taha Ün, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı son birkaç senedir siyaset yapmaktan ziyade mühendislik yapmayı tercih etti. Bu tarz bir yapılanma siyasetin bitip mühendisliğin ortaya çıktığı bir döneme geldiysek ortaya çıkar. Üreten bir mekanizma Pelikan tarzı bir yapılanmaya ihtiyaç duymaz. Siyaseti siyasetçilerle yaparsın. Siyaset yapmak hele hele iktidar partisiysen çok zor bir iştir. Mesela, MHP ile kurulan ittifak normal şartlar altında AK Parti’nin doğasına aykırı. Kendi yola çıkış hikayesine, kendi varoluş sebebine. MHP’nin de kendini oturtmuş ve konumlandırmış olduğu pozisyona da tezat. Siyaset yapmak yerine mühendislik yapmaya başladıysanız böyle hasletler gözetmezsiniz. Ben artık Sayın Cumhurbaşkanı’nın siyaset yapmaktan ziyade bir mühendislik yapma çabası içinde olduğunu görüyorum. Mühendislik çabası içindeyseniz bir Pelikan yetmez, birkaç tane daha Pelikan üretmeniz gerekir. Böyle bir arayışın neticesinde ortaya çıktığını düşünüyorum Pelikan yapılanmasının. Bu Pelikan dediğimiz yapı her şeyden önce meşru siyasete darbe vuruyor.”

Nerede sevilmeyen, nerede karakterinde soru işaretleri olan kişiler varsa hepsi tencere kapak misali bir araya gelip, orada buluşmuşlar

Siyasetin en önemli unsurunun ahlaki üstünlük olduğunun altını çizen Taha Ün, sözlerine şöyle devam etti: “Siyasette ahlaki üstünlüğü kaybederseniz her şeyi kaybederseniz. Pelikan denen yapıyla mücadele eden ilk isimlerden birisiyim ve bu mücadele esnasında ahlaki üstünlüğü kaybetmemek için yoğun çaba sarf ettim. Orada konuşlanmış isimlerin geçmişte neler yaptıklarını ve nereden geldiklerini biliyoruz. Neler konuştuklarını da biliyoruz. Bunların içinde örgüt üyeliğinden yatan var. Geçmişte sol kesimde yer alıp orada da tutunamayanlar var. FETÖ’ye methiyeler düzenler var. İslami kesimden gelmiş birisi var mesela orada. Adam eskiden de nefret objesi. Bundan beş sene sonra kimsenin hayırla anmayacağı işler yaptıkları için aklı başında, makul, normal insanlar bu yapının bir parçası haline gelmezler, gelemezler. İktidarı hala savunmakta olan çok saygın isimler de var ama hiçbirisinin bu yapının bir parçası olduğunu göremezsiniz. Bunların yaptıkları iş, çok büyük bir ahlaki kırılma gerektiren, çok büyük fikirsel ve değersel erozyon gerektiren bir iş olduğu için fikr-i namusuna önem veren insanların bu örgütün içinde olabilmesi mümkün değil. Nerede sevilmeyen, nerede karakterinde çok ciddi soru işaretleri olan kişiler varsa hepsi tencere kapak misali bir araya gelip, orada buluşmuşlar.

Tik-Tok, Türkiye’nin bir mozaiği

Nevşin Mengü’nün, Ahmet Davutoğlu’nu Tik-Tok’a girmeye siz mi ikna ettiniz sorusunu yanıtlayan Ün, “Evet ben ikna ettim. Sayın Davutoğlu’ndan sonra Ekrem İmamoğlu da bir Tik- Tok hesabı açtı.” derken, sözlerine şunları ekledi: “Siyaset, Türkiye’nin tüm kesimlerine, tüm katmanlarına, tüm sosyo-ekonomik, tüm sosyo-kültürel yapılarına erişebilmekle gerçekleşmesi mümkün olan bir şey. Orada bir Türkiye ortalamasını görebilirsiniz. Bir taraftan memleketin varoşlarında yaşayan gençlerin hayat hikayelerini görebilirken bir taraftan da Maraş’ta, Sivas’ta, Çorum’da yaşını başını almış amcaların, teyzelerin Tik-Tok videolarını da orada görebilirsiniz. Tik-Tok, Türkiye’nin bir mozaiği.”

1994’te Erdoğan’ın elinde sosyal medya da yoktu!

Sosyal medyanın önemine değinen, Taha Ün, “Geleneksel siyasi yöntemler hala daha siyasetin en belirleyici aktörü olmaya devam ediyor. Kapı kapı gezmek, halini hatrını sormak, kötü gününde yanında olmak.” ifadelerini kullanırken, ana akımda olmamanın bir handikap olduğunu fakat 1994 mahalli seçimlerinde Tayyip Erdoğan ve Melih Gökçek’e yok gibi davranılırken, onların elinde sosyal medya gibi bir enstrüman da olmadığına dikkat çekti.

Yeni bir muhalefet dili

Gelecek Partisi’nin sosyal medya stratejisine de değinen Taha Ün, sosyal medyayı televizyon mecrası gibi kullanıyoruz derken, şunları aktardı: “Sayın Genel Başkan’ın haftada bir gün mutat bir gündem değerlendirmesi var. Genel Başkan, politika izleme kurullarından zoom üzerinden tek tek brifing alıyor. Bu değerlendirme toplantısına parti çok iyi hazırlanıyor. Her hafta pazartesi günü, bugüne kadar Türkiye’de muhalefetin de pek kullanmadığı bir yöntemle yeni bir muhalefet dili inşa ediyor Gelecek Partisi. Sadece eleştirmekle kalmayan yapıcı önerilerde de bulunan bir siyaset dili oluşturuyor.”

Geleneksel yöntemler siyasi iletişimin en önemli unsuru

Nevşin Mengü’nün anketlerde Gelecek Partisi’nin ne durumda olduğu sorusunu, “Tabi ki sık sık anket yaptırıyoruz. Benim sonuç paylaşmam çok doğru olmaz ama çeşitli mecralarda yer alan rakamların çok ötesinde rakamlar görüyoruz biz.” şeklinde yanıtlarken, “Gelecek Partisi, Türkiye’nin yeni dönem siyasetinde önemli bir omurgayı taşıyacak.” ifadelerini kullandı. Taha Ün, çok sayıda insanın da partide görev almak için çok yoğun bir talep olduğunu, partinin iletişimcisi olduğu halde kendisinin bile partide görev almak isteyen insanlar tarafından arandığını söyledi. Geleneksel yöntemlerin hala siyasi iletişimin en önemli unsuru olduğunu vurgulayan Ün, kapı çalmadan, düğünde, cenazede bulunmadan, insanlarla duygudaşlık kurmadan siyasette başarılı olunamayacağını belirtti.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,702TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri